Ticari hayatta alacakların tahsil edilememesi sık karşılaşılan bir sorundur. Bu durumda alacaklı, İcra ve İflas Kanunu (İİK) çerçevesinde icra takibi başlatarak alacağını tahsil etme yoluna gidebilir. Bir Fethiye İcra Avukatı, hem alacaklıların hem de borçluların bu süreçteki haklarını korur.
Bu sayfada kısaca neler var?
- İtiraz süreleri ve itirazın iptali/kesin kaldırılması
- Menfi tespit ve istirdat davası
- İhtiyati haciz şartları
- Üçüncü kişideki mal/alacağın haczi (haciz ihbarnamesi)
- İstihkak davası ve mülkiyet karinesi
- Ticari alacaklarda dava öncesi zorunlu arabuluculuk
- Yetkili icra dairesi ve yetki itirazı
- Tehiri icra, teminat ve mehil vesikası
- Kambiyo takibi, iflas ve konkordato mühleti
- Takip masrafları, harçlar ve takipten vazgeçme
İcra takibi başlatmak için gereken evraklar nelerdir?
İlamsız icra takibi başlatmak için alacağı kanıtlayan faturalar, varsa sözleşme veya protokoller, çek ya da senet asılları, icra takip talebi dilekçesi ve vekaletname örneği gibi belgeler gerekir. Belgelerin eksiksiz ve doğru şekilde hazırlanması, takibin hızlı ilerlemesi açısından önemlidir.
Takip talebinin içeriğini İİK m.58 belirler: tarafların adı soyadı, kimlik veya vergi kimlik numarası ve yerleşim yeri; alacaklının ödeme alacağı banka hesabı; alacağın Türk parasıyla tutarı, faizin miktarı ve işlemeye başladığı gün (yabancı para alacağında hangi tarihteki kurun esas alındığı); senet, senet yoksa borcun sebebi ve seçilen takip yolu. Alacak bir belgeye dayanıyorsa belgenin aslının veya onaylı, borçlu sayısından bir fazla örneğinin takip talebiyle birlikte icra dairesine verilmesi zorunludur. Kambiyo senedine dayalı takipte icra memuru ayrıca senedin kambiyo senedi niteliği taşıyıp taşımadığını ve vadesinin gelip gelmediğini inceler (İİK m.168).
İlamsız icra takibi nasıl başlatılır?
Alacaklı, icra dairesine yazılı, sözlü veya elektronik ortamda bir takip talebinde bulunur; İİK m.58 uyarınca bu talepte tarafların kimlik/adres bilgileri, alacağın miktarı ve varsa faizi, dayanılan senet veya borcun sebebi ve seçilen takip yolu gösterilir. İcra müdürü, talebin kanuna uygun olduğuna karar verirse bir ödeme emri düzenler; İİK m.60 uyarınca bu ödeme emri, borcun ve masrafların yedi gün içinde ödenmesi, itiraz edilecekse bu sürede bildirilmesi ve mal beyanında bulunulması gerektiği ihtarlarını içerir. Ödeme emri, İİK m.61 uyarınca takip talebinden itibaren en geç üç gün içinde borçluya tebliğe gönderilir.
Takip masrafları borçluya aittir; ancak alacaklı, istediği işlemin ve itirazın kendisine tebliğinin masrafını avans olarak peşin öder ve ilk tahsil edilen paradan geri alır (İİK m.59). İlamsız takipte alacağın binde beşi peşin harç olarak alınır (Harçlar Kanunu m.29); tahsil harcı ise hacizden önce ödenen paralardan yüzde 4,55, hacizden sonra satıştan önce ödenenlerden yüzde 9,10, satış yoluyla tahsil edilenlerden yüzde 11,38’dir (1 sayılı tarife).
Alacaklı takipten vazgeçebilir; bunun için vazgeçilen miktara ait tahsil harcının yarısı, satıştan sonra vazgeçilirse tamamı alınır (Harçlar Kanunu m.23). Takipten vazgeçme kural olarak alacaktan vazgeçme değildir, ancak dilekçenin ifadesi belirleyicidir: Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 26.04.2022 tarihli, E. 2021/12694, K. 2022/5205 sayılı kararına göre esas haktan feragatin açık olması gerekir; somut olayda “…icra dosyasından ve söz konusu borçtan feragat ediyorum…” beyanı alacaktan da feragat sayılmış ve aynı bonoya dayalı yeni takibin durdurulması gerektiği gerekçesiyle ilk derece kararı oybirliğiyle bozulmuştur.
Borca itiraz dilekçesi nasıl yazılır ve süresi nedir?
İİK m.62 uyarınca, genel haciz yoluyla (ilamsız) icra takibinde ödeme emrine itiraz süresi, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gündür ve itiraz icra dairesine yapılır; bu itiraz takibi kendiliğinden durdurur. Kambiyo senedine (çek, bono, poliçe) dayalı takiplerde itiraz süresi 5 güne iner ve itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır; bu itiraz takibi otomatik olarak durdurmaz. Alacaklı taraf, itirazın ortadan kaldırılması için itirazın iptali davası (İİK m.67, itirazın tebliğinden itibaren 1 yıl içinde açılabilir) veya itirazın kesin kaldırılması yoluna (İİK m.68, 6 aylık süre) başvurabilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 27.11.2024 tarihli, E. 2023/1139, K. 2024/581 sayılı kararında belirtildiği üzere, itirazın iptali davası yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan ispat külfeti de normal bir alacak davasındaki ile aynıdır; HMK m.190 uyarınca alacağın varlığını ispat yükü kural olarak davacı alacaklıya aittir. Hem itirazın iptali (İİK m.67) hem itirazın kesin kaldırılması (İİK m.68) davalarında, haksız çıkan tarafın hükmolunan meblağın en az yüzde 20’si oranında icra inkâr/kötü niyet tazminatına mahkûm edilebilmesi için, takip konusu alacağın “likit” (belirli ve sabit ya da borçlu tarafından tek taraflı olarak araştırılıp belirlenebilir nitelikte) olması şarttır; Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 30.03.2023 tarihli, E. 2022/1359, K. 2023/1299 sayılı kararında vurgulandığı üzere, alacağın miktarının ancak yargılama ile (örneğin kusur veya hesap incelemesiyle) belirlenebildiği hâllerde alacak likit sayılmaz ve tazminata hükmedilemez. Borçlu ise, borcu olmadığını ispatlamak amacıyla menfi tespit davası açabilir.
İİK m.72 uyarınca borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Takipten önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, alacağın yüzde 15’inden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir; takipten sonra açılan davada ise doğrudan takibin durdurulmasına karar verilemez, borçlu ancak icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir isteyebilir. Dava borçlu lehine sonuçlanırsa takip durur; borçlu, takibin haksız ve kötü niyetli olduğunu ispatlarsa uğradığı zararın (alacağın en az yüzde 20’si) tazminini de talep edebilir. Borçlu tedbir kararı almadan borcu ödemek zorunda kalmışsa, dava istirdat davası olarak devam eder.
Alacak ticari ise itirazın iptali davasından önce arabulucuya başvurmak zorunludur: TTK m.5/A uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır. Yargıtay 23. Hukuk Dairesi de bölge adliye mahkemeleri arasındaki görüş ayrılığını gidermek için verdiği 04.12.2020 tarihli, E. 2020/1943, K. 2020/4052 sayılı kararında bu şartın ticari nitelikteki itirazın iptali davalarında arandığına oybirliğiyle ve kesin olarak karar vermiştir. Dilekçenin içeriği için borca itiraz dilekçesi örneği sayfamıza bakabilirsiniz.
İmzaya itiraz ve yetki itirazı nasıl yapılır?
Takip bir senede dayanıyorsa ve borçlu senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa, İİK m.60 uyarınca bu itirazını yedi günlük süre içinde ayrıca ve açıkça bildirmesi gerekir; aksi hâlde senedin borçludan sadır sayılacağı kabul edilir. İmzasını reddeden borçlu, icra mahkemesindeki duruşmaya bizzat gelmek zorundadır; gelmezse itirazın geçici olarak kaldırılmasına karar verilir. Borçlu ayrıca, takibin yapıldığı icra dairesinin yetkili olmadığını da (yetki itirazı) aynı yedi günlük süre içinde ve borca itirazla birlikte ileri sürebilir; yetki itirazı da diğer itirazlar gibi icra dairesine yapılır ve takibi durdurur.
Hangi icra dairesinin yetkili olduğu, İİK m.50 uyarınca Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yetki hükümleriyle belirlenir: genel yetkili icra dairesi borçlunun yerleşim yerindekidir; sözleşmeden doğan para borçlarında ifa yeri ile sözleşmenin yapıldığı yerin icra dairesi de yetkilidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.03.2021 tarihli, E. 2017/2501, K. 2021/233 sayılı kararına göre icra dairesinin yetkisi kamu düzenine ilişkin değildir ve kendiliğinden gözetilmez; ödeme emrine itiraz ederken yetki itirazını birlikte bildirmeyen borçlu icra dairesinin yetkisini kabul etmiş sayılır, yetki itirazında yetkili icra dairesinin de gösterilmesi gerekir. Kurul, borçlunun önceki beyanıyla çelişen yeni yetki itirazını hakkın kötüye kullanılması sayarak direnme kararını oyçokluğuyla bozmuştur.
Takip ne zaman kesinleşir, haciz isteme süresi nedir?
Borçlu yedi günlük süre içinde itiraz etmez veya itiraz sonradan kaldırılırsa (icra mahkemesince kesin olarak veya alacaklının açtığı itirazın iptali davasıyla) takip kesinleşir ve alacaklı mal beyanını beklemeksizin haciz talep edebilir hâle gelir. Ancak bu hak süresizce saklı kalmaz: İİK m.78 uyarınca haciz isteme hakkı, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir yıl geçmekle düşer; itiraz veya dava sürdüğü dönemde ya da taraflar icra dairesinde taksit sözleşmesi yaptığı sürece bu bir yıllık süre işlemez. Süresinde haciz talep edilmez veya geri alındıktan sonra yenilenmezse dosya işlemden kaldırılır; yeniden haciz istenebilmesi için alacaklının yenileme talebinin borçluya tebliğ edilmesi gerekir.
İtirazın kaldırılması için öngörülen altı aylık süre geçirilirse aynı alacak için yeniden ilamsız takip yapılamaz (İİK m.68); itirazın iptali davasının bir yıllık süresi geçirilse bile alacaklının genel hükümlere göre dava açma hakkı saklıdır (İİK m.67).
İlamlı takip nasıl başlar, ilamsız takipten farkı nedir?
Bir mahkeme ilamına (kararına) dayanan alacaklarda ilamlı icra yoluna gidilir. İİK m.32 uyarınca icra memuru borçluya bir icra emri tebliğ eder; bu emirde hükmolunan şeyin cinsi ve miktarı belirtilir, borcun yedi gün içinde ödenmesi veya teminat gösterilmesi istenir. İlamsız takipten temel fark şudur: borçlunun ilamlı takipte “borca itiraz” hakkı yoktur, çünkü alacağın varlığı zaten yargılamayla sabittir. Borçlu ancak İİK m.33 uyarınca yedi gün içinde icra mahkemesine başvurarak borcun zamanaşımına uğradığını veya sonradan ifa/imhal edildiğini ileri sürebilir; bu iddialar resmî belgeyle kanıtlanmalıdır. İcra mahkemesi bu talebi reddederse, borçlu ancak teminat göstererek istinaf/temyiz yoluna başvurabilir.
İcra emrinin tebliğinden sonra gerçekleşen itfa, imhal veya zamanaşımına dayanan geri bırakma istekleri ise yedi günlük süreye bağlı değildir, her zaman ileri sürülebilir; geri bırakma talebi reddedildiğinde kanun yoluna başvuru için aranan teminat, borçlunun yeter malı zaten haczedilmişse gerekmez (İİK m.33).
İlamlı takipte icranın geri bırakılması (tehiri icra) ve mehil vesikası nedir?
İlama karşı istinaf veya temyiz yoluna başvuran borçlu, hükmolunan para veya eşya değerinde teminat (nakit, banka teminat mektubu, taşınır/taşınmaz rehni gibi) gösterirse, İİK m.36 uyarınca icra müdürü kendisine icranın geri bırakılması kararını takibin yapıldığı yer icra mahkemesinden almak üzere uygun bir süre tanır; uygulamada bu süreyi gösteren belgeye mehil vesikası denir ve icra takibi bu süre boyunca durur. Devlet veya adli yardımdan yararlanan borçludan teminat aranmaz; nafaka alacaklarında ise böyle bir süre hiç verilmez. İstinaf/temyiz başvurusu reddedilirse teminat alacaklıya ödenir; borçlu lehine sonuçlanırsa teminatın geri verilip verilmeyeceğine karar verilir.
Kararı veren merci konusunda dikkat: 24.11.2021 tarihli 7343 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikten bu yana icranın geri bırakılması kararını bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay değil, takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesi verir; icra müdürü teminat gösterilmesi üzerine bu kararı almak için borçluya uygun bir süre tanır ve süre ancak zorunluluk hâlinde uzatılır (İİK m.36/1). Bölge adliye mahkemesinin esastan ret kararına karşı temyiz yolu açıksa kararın etkisi temyiz süresinin dolmasına kadar sürer; temyiz aşaması için yeniden karar alınması gerekir. Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’nin 02.07.2018 tarihli, E. 2018/3125, K. 2018/7054 sayılı kararına göre mehil için verilen teminat ödeme yerine geçmez; ancak yatırıldığı tarihte dosya alacağını tüm fer’ileriyle karşılıyorsa mevcut hacizler aşkın hâle gelir ve kaldırılması gerekir; Daire bunu incelemeden verilen ret kararını oybirliğiyle bozmuştur. Ayrıntılar için tehiri icra nedir ve tehiri icra dilekçesi sayfalarımıza bakabilirsiniz.
İcra takibi sorgulama işlemleri nasıl yapılır?
Takip sürecinin güncel durumu, UYAP Vatandaş Portalı veya e-Devlet üzerinden dosya numarası veya T.C. kimlik numarası ile sorgulanabilir. Sorgulama sonucunda dosyanın güncel durumu, yapılan haciz işlemleri ve dosya kapak hesabı gibi bilgilere ulaşılabilir.
2020 değişikliğiyle İİK m.78, alacaklıya haciz talebinde bulunmaksızın UYAP üzerinden borçlunun mal, hak ve alacaklarını sorgulama imkânı vermiştir. Sistem varsa malın niteliği ve ayrıntısı hakkında bilgi verir; alacaklı aynı sistem üzerinden haciz isteyebilir ve icra dairesi tespit edilen mal, hak veya alacağı elektronik ortamda haczeder. Edinilen bilgiler hukuka aykırı olarak paylaşılamaz; sorgulamanın tür, kapsam ve sınırı Adalet Bakanlığının yönetmeliğiyle belirlenir. İtiraz süresi ödeme emrinin tebliğinden işlediğinden, borçlunun dosyadaki tebliğ tarihini de kontrol etmesi gerekir. Kapak hesabındaki asıl alacak, faiz, masraf ve vekâlet ücreti dökümünün takip talebiyle karşılaştırılması yararlıdır.
İhtiyati haciz nedir, hangi şartlarda alınabilir?
İİK m.257 uyarınca, rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun elinde veya üçüncü kişide bulunan taşınır/taşınmaz mallarını ve alacaklarını ihtiyaten haczettirebilir. Vadesi henüz gelmemiş bir borç için ihtiyati haciz, ancak borçlunun belirli bir yerleşim yeri bulunmaması veya mallarını kaçırmaya/gizlemeye ya da kendisi kaçmaya hazırlanması gibi istisnai hâllerde istenebilir. İhtiyati hacze yetkili mahkeme karar verir; alacaklının alacağı ve haciz sebepleri hakkında mahkemeye kanaat verecek delil göstermesi gerekir (İİK m.258). Alacak bir ilama dayanmıyorsa, alacaklı İİK m.259 uyarınca haksız çıkması hâlinde doğacak zararlara karşı teminat göstermekle yükümlüdür; alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz.
Alacaklı, kararın verildiği tarihten itibaren on gün içinde infazını istemezse ihtiyati haciz kendiliğinden kalkar (İİK m.261); takipten önce haciz yaptırmışsa haczin uygulanmasından itibaren yedi gün içinde takip talebinde bulunmalı veya dava açmalıdır (İİK m.264). Borçlu, kendisi dinlenmeden verilen karara sebepleri, mahkemenin yetkisi ve teminat yönünden yedi gün içinde itiraz edebilir (İİK m.265).
Hangi mallar haczedilemez, maaş haczi nasıl uygulanır?
İİK m.82 uyarınca devlet malları, borçlunun mesleğini sürdürmesi için gerekli eşya, ailenin ortak kullanımına hizmet eden ev eşyası (kıymetli eşya hariç), çiftçi ise geçimi için zorunlu arazi ve araçlar, borçlunun “haline münasip evi” gibi belirli mal ve haklar haczedilemez. Maaş, ücret, emekli aylığı gibi düzenli gelirler ise tamamen değil kısmen haczedilebilir: İİK m.83 uyarınca borçlu ve ailesinin geçimi için icra memurunca takdir edilen miktar düşüldükten sonra kalan kısım haczolunabilir, ancak haczolunacak miktar gelirin dörtte birinden az olamaz. İİK m.83/a uyarınca borçlunun hacizden önceki bir dönemde, haczi mümkün olmayan bir mal veya hakkın haczedilebileceğine dair alacaklıyla yaptığı anlaşma geçersizdir; borçlu bu hakkından ancak haciz sırasında veya hacizden sonra vazgeçebilir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 05.06.2015 tarihli, E. 2013/2274, K. 2015/1486 sayılı kararı bu ayrımı somutlaştırmıştır: ihtiyati haciz sırasında alınan muvafakat manevi cebir altında verildiği gerekçesiyle kabul edilmemiş, buna karşılık takip kesinleştikten sonra borçlunun özgür iradesiyle tekrarladığı muvafakat geçerli sayılmış ve emekli maaşının tamamının haczi ayakta bırakılmıştır. Karar oyçokluğuyla alınmış; azınlık, her hâlde dörtte birlik sınırın korunması gerektiği görüşünü savunmuştur. Uygulamadaki sonuç şudur: dörtte birlik oran bir üst sınır değil asgari kesintidir ve takip kesinleştikten sonra verilen bir muvafakatle maaşın tamamı haczedilebilir. Bu nedenle haciz sırasında imzalanması istenen muvafakat metinleri, imzalamadan önce mutlaka okunmalı ve hukuki destek alınmalıdır. Emekli aylıklarında ise kanun ayrı bir koruma getirmiştir: borçlunun açık muvafakati olmadıkça emekli aylığı hiç haczedilemez.
Bu korumanın kaynağı 5510 sayılı Kanun m.93’tür: gelir, aylık ve ödenekler, Kurum alacakları ile nafaka borçları dışında haczedilemez; haczi yasaklanan aylıkların haczine ilişkin talepler, borçlunun muvafakati yoksa icra müdürünce reddedilir.
Üçüncü kişideki mal veya alacak nasıl haczedilir?
Borçlunun, üçüncü bir kişideki alacağı veya elindeki taşınır malı haczedilirse, icra memuru bu kişiye bir haciz ihbarnamesi gönderir; üçüncü kişi borcu olmadığını veya malın elinde bulunmadığını iddia ediyorsa, İİK m.89 uyarınca ihbarnamenin tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine bildirmek zorundadır. Bu süre içinde itiraz edilmezse mal üçüncü kişinin yedinde veya borç zimmetinde sayılır; ikinci bir ihbarname ile durum bildirilir ve üçüncü kişiye borcu ödemesi, malı teslim etmesi veya menfi tespit davası açması için ek süre tanınır. Kambiyo senedine (çek, bono) dayalı alacakların haczi ve tahsili sürecinin ayrıntılarına Fethiye Çek Davası Avukatı ve Fethiye Senet Davası Avukatı sayfalarımızdan ulaşabilirsiniz.
İkinci ihbarnameye de uymayan üçüncü kişiye on beş gün içinde ödeme, teslim veya menfi tespit davası açma süresi verilir; bu davayı kaybeden üçüncü kişi yüzde yirmiden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilir (İİK m.89).
İstihkak davası nedir, kim açabilir?
Haczedilen bir malın borçluya değil üçüncü bir kişiye ait olduğu iddia edildiğinde istihkak davası gündeme gelir. Davayı kimin açacağı, malın kimin elinde bulunduğuna göre değişir ve bu ayrım kritiktir. Mal borçlunun elindeyse (İİK m.96-97): üçüncü kişinin istihkak iddiasına alacaklı veya borçlu itiraz ederse icra mahkemesi dosyayı inceleyerek takibin devamına veya talikine (ertelenmesine) karar verir; bu hâlde istihkak davasını üçüncü kişi açar ve süresinde açmazsa iddiasından vazgeçmiş sayılır. Mal üçüncü kişinin elindeyse (İİK m.99): icra müdürü, üçüncü kişi aleyhine istihkak davası açması için alacaklıya yedi gün süre verir; bu süre içinde dava açılmazsa üçüncü kişinin iddiası kabul edilmiş sayılır ve süresinde açılan dava sonuçlanıncaya kadar haczedilen malın satışı yapılamaz. Uygulamada özellikle borçlu ile üçüncü kişi arasında yakın akrabalık bağı bulunan hâllerde mahkemeler dikkatli davranır. Bunun kanuni dayanağı İİK m.97/a’daki mülkiyet karinesidir: “Bir taşınır malı elinde bulunduran kimse onun maliki sayılır. Borçlu ile üçüncü şahısların taşınır malı birlikte ellerinde bulundurmaları hâlinde dahi mal borçlu elinde addolunur.” Bu nedenle haciz sırasında borçlunun da mahalde bulunması karinenin üçüncü kişi aleyhine işlemesine yol açar; karinenin aksini ispat yükü üçüncü kişiye düşer ve uygulamada güçlü, inandırıcı delil aranır. Haczedilen taşınmazla ilgili malikin hakları ve ihalenin feshi konusundaki ayrıntılı rehberimize İcra Takibinde Taşınmaz Sahibinin Hakları sayfamızdan, ipoteğin kaldırılması konusuna ise İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Haczedilen malın satışı ve ihalenin feshi nasıl olur?
Haczedilen taşınır veya taşınmaz mal, kıymet takdiri yapıldıktan sonra icra dairesi veya elektronik satış portalı üzerinden ihale ile satışa çıkarılır. İhale kesinleştiğinde alıcı, taşınmazın mülkiyetini kazanır. İhalenin feshi ise İİK m.134 uyarınca yalnızca satış isteyen alacaklı, borçlu, taşınmazın resmî sicilinde kayıtlı ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ve ihaleye pey sürerek katılanlar tarafından, ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde icra mahkemesinden şikâyet yoluyla istenebilir; bu kişiler dışında kalanların talebi dosya üzerinden kesin olarak reddedilir. 2021 değişikliğiyle, satış isteyen alacaklı, borçlu, resmî sicilde kayıtlı ilgililer ve sınırlı ayni hak sahipleri dışında kalanlar (uygulamada ihaleye pey sürerek katılanlar) için ihale bedeli üzerinden nispi harç ve ihale bedelinin yüzde beşi oranında teminat şartı getirilmiştir; talep reddedilirse harç iade edilmez ve hükmedilen para cezası teminattan tahsil edilebilir.
2021 değişikliğiyle borçlu, kıymet takdirinin tebliğinden itibaren yedi gün içinde malının rızaen satışı için yetki isteyebilir (İİK m.111/a); cebri satış elektronik portalda yedi günlük teklif süresiyle yapılır (İİK m.111/b).
Borçlunun taahhüdü ihlali ve aciz vesikası ne anlama gelir?
Borçlu, satış talebinden önce borcunu düzenli taksitlerle ödemeyi taahhüt edip ilk taksidi derhal öderse İİK m.111 uyarınca icra işlemi durur; ancak her taksidin borcun dörtte birinden az olmaması, aydan aya ödenmesi ve toplam sürenin üç ayı aşmaması şarttır. Taksitlerden biri zamanında ödenmezse icra işlemi kaldığı yerden devam eder; borçlunun bu taahhüdü hiç yerine getirmemesi veya kötü niyetle vermesi ayrıca icra ceza mahkemesinde “taahhüdü ihlal” suçunu oluşturabilir. Alacaklı, alacağının tamamını tahsil edemezse İİK m.143 uyarınca kalan miktar için icra dairesinden bir aciz vesikası alır; bu belge borç ikrarını içeren bir senet niteliğindedir, borçluya karşı yirmi yıllık zamanaşımına tabidir ve üzerinden faiz istenemez. Borçlu, aciz vesikasını düzenleyen icra dairesine borcunu her zaman ödeyebilir; bu takdirde vesika sicilden terkin edilir.
Taksit taahhüdüyle icranın durması için borçlunun yeterli malının haczedilmiş olması da şarttır (İİK m.111); aciz vesikası alan alacaklı bir yıl içinde takibe girişirse yeniden ödeme emri gerekmez (İİK m.143).
Kambiyo senetlerine mahsus takip nasıl işler?
Çek, bono ve poliçe gibi kambiyo senetlerine dayanan alacaklarda, genel haciz yolundan farklı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu izlenir; itiraz süresi yedi gün değil beş gündür ve itiraz doğrudan icra mahkemesine yapılır, bu itiraz takibi kendiliğinden durdurmaz (İİK m.168). Çek ve senet alacaklarına özgü sürecin ayrıntılarına Fethiye Çek Davası Avukatı ve Fethiye Senet Davası Avukatı sayfalarımızdan ulaşabilirsiniz.
Bu takipte ödeme süresi on gündür. Senedin kambiyo vasfı taşımadığı iddiası şikâyet yoluyla, imza inkârı beş gün içinde açıkça bir dilekçeyle, borca ve yetkiye ilişkin itirazlar sebepleriyle birlikte beş gün içinde icra mahkemesine bildirilir (İİK m.168). Borca ve imzaya itiraz satış dışındaki takip işlemlerini durdurmaz; mahkeme imza itirazını ciddi bulursa takibi geçici olarak durdurabilir (İİK m.169, m.170). İmzasını haksız yere inkâr eden borçlu alacağın yüzde onu oranında para cezasına mahkûm edilir; mahkeme senedin kambiyo vasfı taşımadığını kendiliğinden gözeterek takibi iptal edebilir (İİK m.170, m.170/a).
İflas ve konkordato nedir?
İflas, tacir sıfatını haiz bir borçlunun borçlarını ödeyemez duruma düşmesi hâlinde malvarlığının tasfiye edilerek alacaklılara paylaştırılması sürecidir; konkordato ise borçlunun, alacaklılarının belirli bir çoğunluğunun onayı ve mahkeme kararıyla borçlarını yeniden yapılandırarak iflastan kurtulmasını sağlayan bir hukuki yoldur. Her iki süreç de bu sayfanın kapsadığı bireysel icra takibinden farklı, daha kapsamlı ve çok taraflı bir usul izler; iflas ve konkordato süreçlerinin ayrıntıları ilerleyen dönemde ayrı bir sayfada ele alınacaktır.
İflas yoluyla takip yalnızca tacirler ve özel kanunlarına göre iflasa tabi olanlar hakkında yapılabilir; alacaklı bunlar hakkında haciz yolunu da seçebilir ve seçtiği yolu bir defaya mahsus bırakıp harç ödemeden diğerine geçebilir (İİK m.43). Konkordato ise yalnızca tacirlere açık değildir: borçlarını vadesinde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altındaki herhangi bir borçlu asliye ticaret mahkemesinden konkordato talep edebilir (İİK m.285). Alacaklı açısından en önemli sonuç, geçici veya kesin mühlet içinde borçlu aleyhine kural olarak hiçbir takip yapılamaması, önceden başlamış takiplerin durması ve ihtiyati haciz kararlarının uygulanmamasıdır (İİK m.288, m.294).
Fethiye’de icra süreci nasıl yürütülür?
Fethiye’de icra takipleri Fethiye İcra Daireleri üzerinden yürütülür; icra işlemlerine karşı şikâyet ve itirazlara Fethiye İcra Hukuk Mahkemesi, taahhüdü ihlal veya mal beyanında bulunmama gibi icra suçlarına ilişkin davalara ise Fethiye İcra Ceza Mahkemesi bakar. Ortaca ve Seydikemer gibi ayrı bir icra hukuk/ceza mahkemesi bulunmayan yerlerdeki uyuşmazlıklar, o yer için görevlendirilmiş mahkemeler üzerinden yürütülür.
Fethiye Adliyesi’nin 2023-2025 faaliyet raporlarına göre bölgedeki icra hukuk mahkemelerinde en sık karşılaşılan iş türleri arasında icra müdürlüğü işlemlerine karşı şikâyetler, itirazın kaldırılması ve tahliye talepleri, borca ve imzaya itirazlar, kıymet takdirine itirazlar, istihkak iddiaları, yetki itirazları ve meskeniyet iddiaları yer almaktadır. Kira alacağı ve tahliye takipleri için Fethiye kira avukatı sayfamıza bakabilirsiniz. Yetki bakımından ilk bakılacak nokta borçlunun yerleşim yeridir: yerleşim yeri Ortaca, Dalaman veya Seydikemer olan borçlu hakkında genel kurala göre takip o yerin bağlı olduğu icra dairesinde yapılır; yanlış yerde başlatılan takip yetki itirazıyla başka bir icra dairesine gönderilir.
İcra Hukukunda Temel Kavramlar
İflas ve konkordato, ticari işletmeler için daha kapsamlı hukuki süreçlerdir. İstihkak davası ise, haczedilen malın üçüncü bir kişiye ait olduğu iddiasıyla açılan bir davadır. İcra sürecinde malvarlığının doğru tespiti (banka hesapları, taşınmazlar) alacağın etkin tahsili için önemlidir.
- Takip yolları: ilamsız takip, kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu, ilamlı takip, rehnin paraya çevrilmesi ve iflas yoluyla takip; seçilen yol takip talebinde gösterilir (İİK m.58).
- Mal beyanı: borçlunun malvarlığını, gelirlerini ve borcunu nasıl ödeyebileceğini icra dairesine bildirmesidir (İİK m.74).
- Kesinleşme: itiraz edilmemesi veya itirazın kaldırılmasıyla takibin haciz aşamasına geçebilir hâle gelmesidir.
- İhtiyati haciz: alacağı güvenceye almak için takipten önce veya takip sırasında mahkemeden alınan geçici haciz kararıdır (İİK m.257).
- Aşkın haciz: ana para, faiz ve masraflar dâhil alacağa yetecek miktar haczolunur; bunu aşan haciz yapılamaz (İİK m.85).
İcra hukukunda diğer kaynaklarımız
Bu sayfada icra hukukunun genel çerçevesini ele aldık. Kambiyo senedi ve haciz süreçlerinin özel yönlerine Fethiye Çek Davası Avukatı, Fethiye Senet Davası Avukatı, İcra Takibinde Taşınmaz Sahibinin Hakları ve İpoteğin Kaldırılması (Fekki) Davası sayfalarımızdan ulaşabilirsiniz. Tehiri icra ve mehil vesikası, itirazın iptali davası, itirazın kaldırılması, menfi tespit ve istirdat davası, maaş haczi, ihalenin feshi, haciz ihbarnamesi ve aciz vesikası konularının her biri, ilerleyen dönemde kendi başına ayrı ve daha ayrıntılı bir sayfada ele alınacaktır.
Borca itiraz ve tehiri icra konularında ayrı sayfalarımız yayındadır; bu sayfadaki ilgili bölümlerden bağlantı verilmiştir. Bunlara ek olarak ticari alacaklarda arabuluculuk için Fethiye ticaret hukuku avukatı, nafaka alacağının icrası için Fethiye nafaka avukatı sayfalarımız da bu sayfayı tamamlar; boşanmaya bağlı nafaka ve mal paylaşımı alacakları için Fethiye boşanma avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Sonuç ve İletişim
İcra hukuku, usul kurallarına sıkı sıkıya bağlı bir alandır; süreçlerin doğru yönetilmesi hak kaybının önlenmesi için kritik önem taşır. Dosyanızı değerlendirmek için 0506 773 3969 numaralı telefondan veya avmustafakocatepe@gmail.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.
| Konu | Şart / süre | Dayanak |
|---|---|---|
| İlamsız takipte itiraz süresi | Ödeme emri tebliğinden itibaren 7 gün, icra dairesine | İİK m.62 |
| Kambiyo senedine itiraz süresi | Ödeme emri tebliğinden itibaren 5 gün, icra mahkemesine | İİK m.168 |
| İtirazın iptali davası süresi | İtirazın tebliğinden itibaren 1 yıl | İİK m.67 |
| İtirazın kesin kaldırılması süresi | 6 ay | İİK m.68 |
| Üçüncü kişinin haciz ihbarnamesine itirazı | Tebliğden itibaren 7 gün | İİK m.89 |
| İstihkak davası açma süresi | İcra mahkemesi kararının tebliğinden itibaren 7 gün | İİK m.97 |
| İhtiyati haciz teminatı | İlamsız alacakta teminat şart; ilama dayalı alacakta aranmaz | İİK m.259 |
| Ödeme emrine itiraz/ödeme süresi | Tebliğden itibaren 7 gün | İİK m.60 |
| İlamlı takipte icra emrine itiraz süresi | Tebliğden itibaren 7 gün (yalnız zamanaşımı/imhal/itfa) | İİK m.32-33 |
| Haciz isteme süresi | Ödeme emri tebliğinden itibaren 1 yıl | İİK m.78 |
| İcra inkâr tazminatı | Min. %20, alacağın likit olması şart | İİK m.67/68; Yargıtay 6. HD E.2022/1359 K.2023/1299 |
| Maaş haczinde asgari oran | Gelirin en az 1/4’ü — üst sınır değil asgari kesinti; hacizden önce verilen muvafakat geçersiz, takip kesinleştikten sonra verilen muvafakatle tamamı haczedilebilir | İİK m.83; Yargıtay HGK E.2013/2274 K.2015/1486 |
| İhalenin feshi talebi süresi | İhale tarihinden itibaren 7 gün | İİK m.134 |
| Aciz vesikasının zamanaşımı | Düzenlenmesinden itibaren 20 yıl | İİK m.143 |
| Ticari alacakta dava öncesi arabuluculuk | İtirazın iptali, menfi tespit ve istirdat dahil dava şartı | TTK m.5/A |
| Yetki itirazı | Esas hakkındaki itirazla birlikte; yetkili icra dairesi gösterilerek | İİK m.50; Yargıtay HGK E.2017/2501 K.2021/233 |
| İhtiyati haczin infazı / sonrasında takip | Karardan itibaren 10 gün / haczin uygulanmasından itibaren 7 gün | İİK m.261, m.264 |
| Tahsil harcı | Hacizden önce %4,55; hacizden sonra %9,10; satışla %11,38 | Harçlar Kanunu 1 sayılı tarife |
Sıkça Sorulan Sorular
İcra avukatı ne iş yapar?
Alacaklının veya borçlunun icra sürecindeki haklarını takip eder, itirazları hazırlar ve mahkemede temsil eder.
Hangi durumlarda icra avukatına ihtiyaç duyulur?
Borç tahsilatı, haciz işlemleri, itiraz süreçleri gibi durumlarda ihtiyaç duyulabilir.
Borçlu, icra takibine nasıl itiraz edebilir?
Genel takipte 7 gün içinde icra dairesine, kambiyo senedine dayalı takipte 5 gün içinde icra mahkemesine itiraz edilir.
Danışmanlık ücreti nasıl belirlenir?
Avukatlık ve danışmanlık ücretleri, Türkiye Barolar Birliği Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve Muğla Barosu tavsiye ücret tarifesi esas alınarak dosyanın kapsamına göre belirlenir.
İcra avukatlarından alınacak hukuki destek hangi süreçleri kapsar?
Ödeme talepleri, haciz işlemleri, alacak tahsili ve itiraz süreçlerini kapsar.
Menfi tespit davası açarsam icra takibi durur mu?
Takipten önce açılan menfi tespit davasında mahkeme, alacağın yüzde 15’inden az olmamak üzere teminat karşılığında takibin durdurulmasına karar verebilir; takipten sonra açılan davada takip kendiliğinden durmaz.
İhtiyati haciz için mutlaka teminat yatırmak gerekir mi?
Alacak bir ilama dayanmıyorsa evet, teminat gösterilmesi gerekir; alacak bir ilama dayanıyorsa teminat aranmaz.
Üçüncü kişideki alacağım haczedilirse ne yapmalıyım?
Haciz ihbarnamesinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde borcunuzun olmadığını veya malın elinizde bulunmadığını icra dairesine bildirmeniz gerekir; aksi hâlde borç zimmetinizde sayılır.
İstihkak davasını kim, ne zaman açmalıdır?
Haczedilen malın kendisine ait olduğunu iddia eden üçüncü kişi, icra mahkemesi kararının tebliğinden itibaren 7 gün içinde istihkak davası açmalıdır; aksi hâlde iddiasından vazgeçmiş sayılır.
Borçlu ile aramda akrabalık varsa istihkak davası zorlaşır mı?
Evet; yakın akrabalık bağı bulunan hâllerde mahkemeler mülkiyet karinesini alacaklı yararına yorumlama eğilimindedir, bu karinenin aksini güçlü delillerle ispatlamak gerekir.
İmzaya itiraz nasıl yapılır?
Senet altındaki imzanın kendisine ait olmadığını 7 gün içinde ayrıca ve açıkça bildirmek, icra mahkemesindeki duruşmaya bizzat gelmek gerekir; gelinmezse itiraz geçici olarak kaldırılır.
İtiraz etmezsem ne olur?
Takip kesinleşir ve alacaklı haciz talep edebilir hâle gelir; ancak alacaklının bu hakkı kullanması gerekir, aksi hâlde 1 yıl içinde haciz istenmezse dosya işlemden kalkar.
İlamlı takip ile ilamsız takip arasındaki fark nedir?
İlamlı takipte borca itiraz hakkı yoktur; borçlu yalnızca zamanaşımı, imhal veya itfa gibi sınırlı sebeplerle icranın geri bırakılmasını isteyebilir.
Mehil vesikası nedir, nasıl alınır?
İstinaf/temyize başvuran borçlunun teminat göstermesi hâlinde icra müdürünün, icranın geri bırakılması kararını almak üzere tanıdığı süreyi gösteren belgedir.
Maaşımın tamamına haciz konulmasına rıza gösterirsem geçerli olur mu?
Hacizden önce, alacaklıyla önceden yapılan böyle bir anlaşma İİK m.83/a uyarınca geçersizdir. Ancak takip kesinleştikten sonra özgür iradenizle verdiğiniz muvafakat geçerlidir ve maaşınızın tamamının haczine yol açabilir. Dörtte birlik oran bir üst sınır değil, asgari kesinti oranıdır.
İhalenin feshini kimler, ne zaman isteyebilir?
Satış isteyen alacaklı, borçlu, sicilde kayıtlı ilgililer, sınırlı ayni hak sahipleri ve ihaleye pey sürerek katılanlar, ihale tarihinden itibaren 7 gün içinde icra mahkemesinden isteyebilir.
Aciz vesikası aldıktan sonra alacağım tamamen kaybolur mu?
Hayır; aciz vesikası borç ikrarı niteliğinde bir belgedir ve 20 yıllık zamanaşımı süresince borçludan tahsil imkânı devam eder.
Fethiye’de icra takibiyle ilgili itiraz ve şikâyetlere hangi mahkeme bakar?
Fethiye İcra Hukuk Mahkemesi bakar; taahhüdü ihlal gibi icra suçlarına ise Fethiye İcra Ceza Mahkemesi bakar.
Ticari alacak için itirazın iptali davası açmadan önce arabulucuya gitmek zorunlu mu?
Evet. TTK m.5/A uyarınca ticari davalardan konusu bir miktar para olan itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.
Tehiri icra kararını hangi mahkeme verir?
İİK m.36 uyarınca icranın geri bırakılması kararını takibin yapıldığı yerdeki icra mahkemesi verir; icra müdürü teminat gösterilmesi üzerine bu kararı almak için borçluya uygun bir süre tanır.
Konkordato mühleti verilen borçluya icra takibi yapılabilir mi?
Mühlet içinde borçlu aleyhine kural olarak hiçbir takip yapılamaz, önceden başlamış takipler durur ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz; İİK m.206’nın birinci sırasındaki imtiyazlı alacaklar bunun istisnasıdır.
Takipten vazgeçersem aynı alacak için yeniden takip yapabilir miyim?
Kural olarak evet; takipten vazgeçme alacaktan vazgeçme anlamına gelmez. Ancak dilekçede borçtan veya alacaktan da feragat edildiği yazılmışsa aynı alacak için yeni takip yapılamaz.
Yasal Uyarı: Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Hukuki tavsiye içermez. İhtiyaçlarınız için mutlaka bir hukuk bürosuna başvurun.
Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz
Av. Mustafa Kocatepe