Boşanma sürecinde mal paylaşımı, velayet ve nafaka gibi konular Türk Medeni Kanunu’nun ilgili hükümleri çerçevesinde değerlendirilir. Sürecin sağlıklı yönetilmesi için hangi hukuki dayanağın hangi talebe uygulandığının doğru tespiti önemlidir.
Boşanma davasının şartları, süreci, nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı konularındaki ayrıntılı bilgiye Boşanma Davası sayfamızdan ulaşabilirsiniz.
Bu sayfada kısaca neler var?
- Fethiye, Göcek ve Muğla’da boşanma sürecinin tüm adımları ve ilgili sayfalarımız
- Boşanmak isteyen birinin ilk yapması gerekenler
- Anlaşmalı ve çekişmeli boşanmanın karşılaştırması, Fethiye Aile Mahkemesi’ndeki ortalama süreler
- Boşanmadan önce ayrı yaşama, nafaka ve ayrılık davası
- Boşanmadan önce mal devri, aile konutu ve ev eşyası
- Davanın geri alınması, feragat, duruşmaya gelmeme ve vekaletname
Ana Noktalar
- Boşanmanın genel sebebi TMK m.166’da düzenlenmiştir.
- Mal paylaşımında kural, TMK m.202 uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimidir.
- Velayet kararında çocuğun üstün yararı esas alınır (TMK m.182).
Fethiye’de boşanma avukatı hangi konularda destek verir?
Boşanma tek bir davadan ibaret değildir; çoğu dosyada boşanma kararıyla birlikte ya da onun ardından nafaka, velayet, çocukla kişisel ilişki, mal paylaşımı, ziynet eşyası ve tazminat gibi birbirine bağlı talepler gündeme gelir. Fethiye, Göcek, Dalaman ve genel olarak Muğla ilindeki boşanma dosyalarında büromuz aşağıdaki konularda hukuki destek verir:
- Anlaşmalı boşanma ve protokol hazırlığı
- Çekişmeli boşanma davası, boşanma sebepleri ve kusurun ispatı
- Tedbir, yoksulluk ve iştirak nafakası
- Velayet ve çocukla kişisel ilişki
- Mal paylaşımı (katılma alacağı) ve ziynet alacağı
- Boşanmada maddi ve manevi tazminat
- Yabancı uyruklu eşle boşanma ve yabancı mahkeme kararının tanınması ve tenfizi
- Şiddet hâlinde koruma ve uzaklaştırma kararı
Boşanma davasının nasıl açıldığı, dilekçe, deliller, görevli ve yetkili mahkeme ile dava masrafı gibi usul konularını Boşanma Davası rehberimizde ayrıntılı olarak anlattık. Bu sayfa ise boşanmayı düşünen birinin karar ve hazırlık aşamasında karşılaştığı sorulara odaklanır.
Boşanmak isteyen biri ilk olarak ne yapmalı?
Dava açılmadan önceki dönem, sonradan telafisi zor sonuçlar doğurabilir. Öncelikle evliliğin ve çocukların kimlik ve nüfus bilgileri ile ortak yaşamın ekonomik tablosu (maaş, kira, kredi, banka hesapları, taşınmaz ve araç kayıtları) bir araya getirilmelidir; çünkü mal rejimi boşanma davasının açıldığı tarihte sona erer ve bu tarihte mevcut olan edinilmiş mallar, tasfiye anındaki değerleriyle hesaba katılır (TMK m.225/2, m.235/1). Aile konutu diğer eşin adına kayıtlıysa, malik olmayan eş tapu müdürlüğünden aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir (TMK m.194/3); şerh, konutun rızanız olmadan satılmasını veya üzerinde hak kurulmasını zorlaştırır. Boşanma sebebini gösteren deliller (mesaj, yazışma, tanık, rapor) hukuka uygun yollarla korunmalıdır; diğer eşin rızası olmadan yapılan ses kaydı gibi deliller hükme esas alınmayabilir (ayrıntısı Çekişmeli Boşanma sayfamızda). Son olarak, anlaşmalı boşanmanın mümkün olup olmadığı değerlendirilmelidir: evlilik en az bir yıl sürmüşse ve taraflar boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumu konusunda anlaşabiliyorsa, süreç çok daha kısa sürer. Şiddet söz konusuysa, bu adımlardan önce koruma tedbirleri gündeme gelir.
Anlaşmalı mı çekişmeli mi: hangi yol sizin durumunuza uyar?
Anlaşmalı boşanma, TMK m.166/3’te düzenlenen özel bir yoldur: evlilik en az bir yıl sürmüş olmalı, eşler birlikte başvurmalı ya da bir eş diğerinin davasını kabul etmeli; hâkim tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmeli ve boşanmanın mali sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulmalıdır. Bu şartlardan biri eksikse dava çekişmeli olarak yürür ve mahkeme boşanma sebebini, kusuru ve fer’i talepleri delillerle inceler. Aradaki farkın pratik karşılığı süredir: Fethiye Adliyesi’nin 2025 faaliyet raporuna göre Fethiye Aile Mahkemesi’nde anlaşmalı boşanma dosyaları ortalama 34-40 günde, çekişmeli boşanma dosyaları ise ortalama 193-382 günde karara bağlanmıştır (istinaf ve temyiz aşamaları bu sürelere dahil değildir).
| Anlaşmalı boşanma | Çekişmeli boşanma | |
|---|---|---|
| Dayanak | TMK m.166/3 | TMK m.161-165, m.166/1-2 ve m.166/4 |
| Evlilik süresi şartı | En az bir yıl | Yok |
| Kusurun ispatı | Gerekmez | Gerekir; nafaka ve tazminatı doğrudan etkiler |
| Nafaka, velayet, mal paylaşımı | Tarafların protokolüyle, hâkimin onayıyla | Mahkeme delillere göre karar verir |
| Fethiye Aile Mahkemesi ortalama süresi (2025) | 34-40 gün | 193-382 gün |
Anlaşmalı boşanma protokolünün içeriği için Anlaşmalı Boşanma, çekişmeli davanın aşamaları için Çekişmeli Boşanma sayfalarımıza bakabilirsiniz.
Boşanma Sürecinde Mal Paylaşımı ve Velayet
Boşanma davasında en sık gündeme gelen konulardan biri mal paylaşımıdır. Taraflar evlilik sırasında farklı bir mal rejimi seçmediyse, TMK m.202 ve devamı maddeleri uyarınca edinilmiş mallara katılma rejimi uygulanır; bu rejimde evlilik süresince edinilen mallar tasfiyeye tabi tutulur, miras veya bağış yoluyla edinilen mallar ile kişisel mallar bu tasfiyenin dışında kalır. Çocukların velayeti konusunda ise TMK m.182 uyarınca hakim, ana ve babanın haklarını ve çocukla kişisel ilişkilerini düzenler; velayet kararında çocuğun üstün yararı esas alınır, kanunun saydığı sağlık, eğitim ve ahlak bakımından yararlar ise velayeti kullanmayan eşle kişisel ilişkinin düzenlenmesinde esas tutulur; anlaşmalı boşanmalarda taraflar velayeti kendileri belirleyip protokole yazsa da, hakim bunu çocuğun üstün yararına aykırı bulursa değişiklik isteyebilir. Velayeti alamayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı ise TMK m.323 ve devamı maddelerinde güvence altına alınmıştır.
Bu konuların her biri kendine özgü kurallara tabi olduğundan ayrıntılarını kendi sayfalarında ele aldık: velayetin hangi ölçütlerle belirlendiği ve değiştirilmesi Velayet, çocukla görüşme düzeni Çocukla Kişisel İlişki, katılma alacağının hesabı Mal Paylaşımı, düğünde takılan altınlar Ziynet Alacağı, nafakanın türleri ve miktarı ise Nafaka sayfamızda yer alıyor. Mal paylaşımı (katılma alacağı) talebinin boşanma davasından ayrı bir dava olarak da açılabildiğini bilmek, sürecin planlanmasında önemlidir.
Boşanmadan önce ayrı yaşamak mümkün mü, nafaka istenebilir mi?
Evet. TMK m.197’ye göre eşlerden biri, ortak hayat sebebiyle kişiliği, ekonomik güvenliği veya ailenin huzuru ciddi biçimde tehlikeye düştüğü sürece ayrı yaşama hakkına sahiptir. Birlikte yaşamaya ara verilmesi haklı bir sebebe dayanıyorsa hâkim, eşlerden birinin istemi üzerine diğerinin yapacağı parasal katkıya (uygulamada “bağımsız tedbir nafakası”), konut ve ev eşyasından yararlanmaya ve eşlerin mallarının yönetimine ilişkin önlemleri alır; bunun için boşanma davası açılmış olması gerekmez. Ancak fiilen ayrı yaşamak tek başına yetmez: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 18.04.2012 tarihli, E. 2011/14572, K. 2012/10123 sayılı kararına göre tedbir nafakası isteyen eşin fiilen ayrı yaşaması yeterli değildir, ayrı yaşamada haklı bir sebebinin de bulunması gerekir; haklı sebebi kanıtlanamayan eşe tedbir nafakası verilmesi bozma sebebi sayılmıştır (oybirliği). Aynı karara göre ortak çocuk için istenen tedbir nafakasında ise ayrı yaşamada haklılık aranmaz. Haklı bir sebep olmadan ortak konuttan ayrılmak ise ileride terk sebebiyle boşanmanın (TMK m.164) ve kusur değerlendirmesinin konusu olabilir; terk sebebinin ihtar ve süre şartları Çekişmeli Boşanma sayfamızda anlatılmıştır.
Ayrılık davası nedir, boşanmadan farkı nedir?
Ayrılık, evliliği sona erdirmeden eşlerin belirli bir süre ayrı yaşamasına hükmedilmesidir. TMK m.170’e göre boşanma sebebi ispatlanmışsa hâkim boşanmaya veya ayrılığa karar verir; dava yalnız ayrılığa ilişkinse boşanmaya karar verilemez, dava boşanmaya ilişkinse ancak ortak hayatın yeniden kurulması olasılığı bulunduğu takdirde ayrılığa karar verilebilir. Ayrılığa bir yıldan üç yıla kadar bir süre için karar verilebilir ve bu süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar (TMK m.171). Süre bitince ayrılık kendiliğinden sona erer; ortak hayat yeniden kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir ve boşanmanın sonuçları düzenlenirken ilk davada ispatlanan olaylar ile ayrılık süresinde ortaya çıkan durumlar birlikte göz önünde tutulur (TMK m.172). Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 31.10.2016 tarihli, E. 2015/20551, K. 2016/14209 sayılı kararına göre ayrılığa karar verilebilmesi için ortak hayatın yeniden kurulması olasılığının ciddi ve kabul edilebilir delillerle kanıtlanmış ve gerçekleşmeye yakın olması gerekir; barışma ihtimali bulunmayan bir olayda boşanma yerine ayrılığa karar verilmesi bozma sebebi sayılmıştır (oybirliği).
Boşanmadan önce mallar devredilirse ne olur?
Boşanma davası açılmadan hemen önce taşınmaz, araç veya para devrederek katılma alacağını azaltma girişimleri sık görülür; kanun bunlara karşı iki ayrı mekanizma öngörür. Birincisi, devredilen değerin hesaba geri eklenmesidir: TMK m.229’a göre eşin mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içinde diğer eşin rızası olmadan, olağan hediyeler dışında yaptığı karşılıksız kazandırmalar ile mal rejimi devam ederken diğer eşin katılma alacağını azaltmak kastıyla yaptığı devirler, edinilmiş mallara değer olarak eklenir; eklenecek değerin hesabında devir tarihi esas alınır (TMK m.235/2). Yargıtay 8. Hukuk Dairesi’nin 13.02.2018 tarihli, E. 2016/12636, K. 2018/2050 sayılı kararında, boşanma davasından kısa süre önce eşlerden birinin banka hesabından çektiği paranın -önceki ayrılık davasında mahkemenin tanıdığı tasarruf yetkisine dayanılarak çekilmiş olsa bile- aksi ispat edilemedikçe mal rejimi sona erdiğinde onun elinde bulunduğunun kabul edileceği ve eklenecek değer olarak tasfiyeye dahil edilmesi gerektiği belirtilerek bu parayı hesaba katmayan karar bozulmuştur (oybirliği). Aynı maddenin son fıkrasına göre bu uyuşmazlıklarda verilen karar, dava kendisine ihbar edilmişse kazandırmadan veya devirden yararlanan üçüncü kişiye karşı da ileri sürülebilir. İkincisi, üçüncü kişiye karşı doğrudan davadır: TMK m.241’e göre tasfiye sırasında borçlu eşin malvarlığı katılma alacağını karşılamıyorsa, alacaklı eş hesaba katılması gereken karşılıksız kazandırmaları bunlardan yararlanan üçüncü kişiden, eksik kalan miktarla sınırlı olarak isteyebilir; bu dava hakkı, hakkın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl geçmekle düşer. Katılma alacağının hesabı için Mal Paylaşımı sayfamıza bakabilirsiniz.
Boşanmada aile konutu ve ev eşyası ne olur?
Evlilik devam ettiği sürece aile konutu özel olarak korunur: TMK m.194’e göre eşlerden biri, diğerinin açık rızası olmadıkça aile konutuyla ilgili kira sözleşmesini feshedemez, konutu devredemez veya konut üzerindeki hakları sınırlayamaz; malik olmayan eş tapu kütüğüne aile konutu şerhi verilmesini isteyebilir. Boşanma davası sürerken evlilik de devam ettiğinden bu koruma sürer ve hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınmasına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169); konutun dava süresince eşlerden birine bırakılması bu önlemlerden biridir. Boşanma kararı kesinleşince ise konutun aile konutu niteliği sona erer. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 03.10.2013 tarihli, E. 2013/9362, K. 2013/22713 sayılı kararına göre boşanma hükmü kesinleştiğinde aile konutu üzerine TMK m.194 uyarınca konulan şerhin yasal dayanağı kalmaz ve şerhin kaldırılması talebinin reddi bozma sebebidir (oybirliği). Dava süresince verilen konut tahsisi de kesinleşmeyle sona erer: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 15.01.2014 tarihli, E. 2013/25697, K. 2014/536 sayılı kararına göre TMK m.169 kapsamındaki konut tahsisi yalnız davanın devamı süresince alınabilecek bir önlemdir; tarafların bu yönde bir anlaşması yoksa boşanmadan sonra da devam edecek şekilde konutun eşlerden birine tahsisine karar verilemeyeceği gerekçesiyle aksi yöndeki hüküm bozulmuştur (oybirliği). Sık yapılan bir yanlışa da dikkat çekmek gerekir: sağ kalan eşe konut üzerinde intifa veya oturma hakkı tanınmasını sağlayan TMK m.240, eşin ölümü hâline ilişkindir; boşanmada konutun mülkiyeti kendiliğinden diğer eşe geçmez. Konut kimin adına kayıtlıysa onun malı olarak kalır, diğer eşin hakkı mal rejiminin tasfiyesinde katılma alacağı (para alacağı) olarak hesaplanır.
Boşanma davası açıldıktan sonra ilk günlerde neler olur?
Dava açıldığı anda bazı sonuçlar kendiliğinden doğar. Mal rejimi dava tarihinden geçerli olmak üzere sona erer (TMK m.225/2); bu tarihten sonra edinilen mallar artık paylaşıma girmez. Hâkim, davanın devamı süresince eşlerin barınması, geçimi, mallarının yönetimi ve çocukların bakımına ilişkin geçici önlemleri kendiliğinden alır (TMK m.169); tedbir nafakası bu önlemlerin en sık görülenidir. Önlemler re’sen alındığından talep edilmemiş olması hâkimi bağlamaz; ortak çocukların dava süresince kiminle kalacağı ve diğer eşle görüşme düzeni de bu aşamada geçici olarak belirlenir. Dava dilekçesi davalı eşe tebliğ edilir; cevap dilekçesi verme süresi dava dilekçesinin tebliğinden itibaren iki haftadır ve koşulları varsa bir defaya mahsus en fazla bir aylık ek süre verilebilir (HMK m.127). Dilekçeler karşılıklı tamamlandıktan sonra mahkeme ön inceleme duruşması için gün verir. Davaya ilişkin resmi bildirim tebligattır; dosya bilgileri e-Devlet ve UYAP Vatandaş Portalı üzerinden takip edilebilir. Duruşma takviminin ayrıntısı için Çekişmeli Boşanma sayfamıza bakabilirsiniz.
Eşiniz boşanmak istemiyorsa boşanabilir misiniz?
Eşin boşanmaya karşı çıkması davayı kendiliğinden düşürmez; ancak anlaşmalı boşanma yolunu kapatır, çünkü TMK m.166/3 eşlerin birlikte başvurmasını ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesini arar. Bu durumda dava çekişmeli olarak yürür ve boşanma sebebinin delillerle ispatı gerekir. Genel boşanma sebebine (TMK m.166/1) dayalı davada, davacının kusuru daha ağırsa davalının davaya itiraz hakkı vardır; ancak bu itiraz hakkın kötüye kullanılması niteliğindeyse ve evlilik birliğinin devamında davalı ve çocuklar bakımından korunmaya değer bir yarar kalmamışsa yine de boşanmaya karar verilebilir (TMK m.166/2). Bundan başka kanun, boşanma davası reddedildikten sonra ortak hayatı kuramayan eşler için ayrı bir yol açar: TMK m.166/4’e göre boşanma sebeplerinden herhangi biriyle açılan davanın reddine karar verilmesi ve bu kararın kesinleştiği tarihten başlayarak bir yıl geçmesi hâlinde, ortak hayat yeniden kurulamamışsa evlilik birliği temelden sarsılmış sayılır ve eşlerden birinin istemi üzerine boşanmaya karar verilir. Bu süre, 14 Kasım 2024 tarihli 7532 sayılı Kanun’la üç yıldan bir yıla indirilmiştir.
Boşanma davası geri çekilebilir mi, davadan feragat ne demek?
Bu iki işlem sık karıştırılır ama sonuçları farklıdır. Davanın geri alınması, HMK m.123’e göre hüküm kesinleşinceye kadar ancak davalının açık rızasıyla mümkündür ve bu durumda davanın açılmamış sayılmasına karar verilir; yani aynı talep ileride yeniden dava konusu yapılabilir. Davadan feragat ise davacının talebinden vazgeçmesidir (HMK m.307); dilekçeyle veya duruşmada sözlü olarak yapılır, karşı tarafın ya da mahkemenin muvafakatine bağlı değildir, kayıtsız ve şartsız olmalıdır (HMK m.309) ve kesin hüküm gibi sonuç doğurur (HMK m.311). Boşanma davasında feragatin önemli bir ek sonucu daha vardır: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2024 tarihli, E. 2024/1392, K. 2024/9844 sayılı kararına göre davadan feragat edilip evlilik devam ettiğinde feragatten önceki olaylar affedilmiş ya da en azından hoşgörüyle karşılanmış sayılır ve sonradan açılan boşanma davasında karşı tarafa kusur olarak yüklenemez; feragatten sonra yeni bir kusurlu davranış ispatlanmadıkça boşanma davasının kabulü bozma sebebidir (oybirliği). Aynı kararda, feragat edilen boşanma davasıyla birlikte açılan ziynet alacağı davası hakkında ayrıca hüküm kurulmamışsa, bu talep yönünden kesin hüküm oluşmadığı da belirtilmiştir. Taraflar barışmışsa hangi yolun seçileceği, ileride yeniden boşanma davası açılması ihtimali gözetilerek değerlendirilmelidir; vekil aracılığıyla feragat için vekaletnamede bu yönde açık yetki bulunması gerekir (HMK m.74).
Duruşmaya gidilmezse dava ne olur?
Usulüne uygun davet edilen taraflar duruşmaya gelmezse ya da gelip davayı takip etmeyeceklerini bildirirse dosya işlemden kaldırılır (HMK m.150/1). Taraflardan yalnız biri gelirse, gelen tarafın talebiyle yargılamaya gelmeyenin yokluğunda devam edilir veya dosya işlemden kaldırılır; geçerli bir özrü olmadan gelmeyen taraf yokluğunda yapılan işlemlere itiraz edemez (HMK m.150/2). İşlemden kaldırılan dosya, kaldırma tarihinden itibaren üç ay içinde taraflardan birinin dilekçesiyle yenilenebilir; bir aydan sonra yapılan yenilemede yeniden harç alınır. Üç ay içinde yenilenmeyen dava sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve yenilenen dava ilk yenilemeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz (HMK m.150/4-6). Açılmamış sayılan davadaki talep de hiç yapılmamış sayılır (HMK m.150/7); bu nedenle tebligat adresinin güncel tutulması ve duruşma günlerinin UYAP üzerinden takip edilmesi, davanın ve onunla birlikte ileri sürülen nafaka, tazminat gibi taleplerin düşmemesi için önemlidir. Anlaşmalı boşanmada ise ayrıca hâkimin tarafları bizzat dinlemesi şart olduğundan (TMK m.166/3), avukatla temsil edilen eşin de duruşmaya katılması gerekir.
Boşanma vekaletnamesinde nelere dikkat edilmeli?
Boşanma davası açmak kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hakkın kullanılmasıdır. HMK m.74’e göre vekil, hangileri hakkında yetki verildiği açıklanmadıkça kişiye sıkı sıkıya bağlı haklarla ilgili davaları açamaz ve takip edemez; aynı madde davadan feragat, davayı kabul, sulh ve alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurma gibi işlemler için de açıkça yetki verilmesini arar. Bu nedenle genel dava vekaletnamesi boşanma davası için yeterli değildir; noterden düzenlenen vekaletnamede boşanma davası açma ve takip etme yetkisinin ayrıca yazılması gerekir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 12.09.2024 tarihli, E. 2023/8065, K. 2024/5839 sayılı kararında, dosyadaki vekaletnamenin boşanma davasına ilişkin özel yetki içermeyen genel bir vekaletname olmasına rağmen mahkemenin özel yetkili vekaletname istemeden davayı sonuçlandırması bozma sebeplerinden biri sayılmıştır (oybirliği); eksiklik, kural olarak davanın hemen reddine değil, özel yetkili vekaletnamenin istenmesine yol açar.
Avukat ücretini karşılayamayanlar için adli yardım nasıl alınır?
Avukat ve yargılama giderlerini karşılama imkânı bulunmayanlar için iki ayrı yol vardır. Birincisi baronun adli yardım hizmetidir: Avukatlık Kanunu m.176’ya göre adli yardım, avukatlık ücretlerini ve diğer yargılama giderlerini karşılama olanağı bulunmayanlara avukatlık hizmeti sağlanmasıdır; hizmet baro yönetim kurulunca oluşturulan adli yardım bürosu tarafından yürütülür (m.177) ve istek sahibi, haklı olduğunu delillerle göstermek zorundadır; istemin reddine karşı baro başkanına başvurulabilir ve baro başkanının kararı kesindir (m.178). Fethiye’de yaşayanlar başvurularını Muğla Barosu’nun adli yardım bürosuna veya baro yönetim kurulunun yargı çevresinde görevlendirdiği temsilciye yapabilir. İkincisi mahkemenin adli yardım kararıdır: HMK m.334’e göre kendisi ve ailesinin geçimini önemli ölçüde zora sokmadan yargılama giderlerini ödeme gücünden yoksun olanlar, talepleri açıkça dayanaktan yoksun değilse adli yardımdan yararlanabilir; adli yardım kararı yargılama giderlerinden geçici muafiyeti, teminat göstermekten muafiyeti, giderlerin Devlet tarafından avans olarak ödenmesini ve gerekiyorsa ücreti sonradan ödenmek üzere avukat temin edilmesini kapsar ve hükmün kesinleşmesine kadar devam eder (HMK m.335). Avukatlık ücretinin miktarı ve kimin ödeyeceği konusunu Boşanma Davası sayfamızda ele aldık.
Şiddet varsa boşanmadan önce hangi koruma kararları alınabilir?
Şiddet veya şiddet tehlikesi varsa, boşanma davasını beklemeden 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’a göre koruma kararı istenebilir. Hâkim; şiddet uygulayanın müşterek konuttan derhal uzaklaştırılmasına ve konutun korunan kişiye tahsisine, korunan kişiye, konutuna, okuluna ve işyerine yaklaşmamasına, iletişim araçlarıyla rahatsız etmemesine ve silahlarını teslim etmesine karar verebilir (m.5/1); şiddet uygulayan aynı zamanda ailenin geçimini sağlıyor ya da buna katkıda bulunuyorsa, Türk Medeni Kanunu’na göre henüz nafakaya hükmedilmemiş olması kaydıyla, talep edilmese dahi tedbir nafakasına hükmedebilir (m.5/4). Kanuna göre korunan kişiye yönelik koruyucu tedbirler (m.4) için şiddetin uygulandığına dair delil veya belge aranmaz, şiddet uygulayana yönelik önleyici tedbir kararları (m.5) ise geciktirilmeksizin verilir; tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilir ve gerekirse uzatılabilir (m.8). Talep en yakın hâkimden, mülki amirden veya kolluktan yapılabilir. Ayrıntısı için Koruma ve Uzaklaştırma Kararı sayfamıza bakabilirsiniz.
Yabancı uyruklu eşle boşanma Fethiye ve Göcek’te nasıl yürür?
Fethiye ve özellikle Göcek, yabancı uyruklu eşlerin ve karma evliliklerin yoğun olduğu bir bölgedir. Türkiye’de açılan boşanma davasında hangi ülke hukukunun uygulanacağı 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’a (MÖHUK) göre belirlenir; eşlerin müşterek milli hukuku yoksa müşterek mutad meskenin hukuku, o da yoksa Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m.14/1); dava sırasındaki geçici tedbir taleplerine ise her durumda Türk hukuku uygulanır (MÖHUK m.14/4). Yabancı belgelerin tercümesi ve onayı, yurt dışındaki eşe tebligat ve yurt dışındaki mal varlığı (tekne, banka hesabı, taşınmaz) davanın süresini doğrudan etkiler. Yurt dışında verilmiş bir boşanma kararının Türkiye’de sonuç doğurması için ise tanıma veya tenfiz davası açılması gerekir; bu konuyu Yabancı Mahkeme Boşanma Kararının Tanınması ve Tenfizi sayfamızda anlattık. Göcek’e özgü mal paylaşımı soruları için Çekişmeli Boşanma sayfamızdaki Göcek bölümüne bakabilirsiniz.
Fethiye Aile Mahkemesi’nde boşanma davaları nasıl yürür?
Boşanma davalarına aile mahkemesi bakar ve TMK m.168’e göre dava, eşlerden birinin yerleşim yerinde ya da davadan önce son altı aydan beri birlikte oturdukları yerde açılabilir. Göcek, Fethiye ilçesine bağlı olduğundan Göcek’te yaşayan eşlerin davası da Fethiye Aile Mahkemesi’nde görülür. Fethiye Adliyesi faaliyet raporlarına göre Fethiye Aile Mahkemesi’nde en sık görülen dava türleri arasında anlaşmalı ve çekişmeli boşanma, nafaka artırımı, mal rejiminden kaynaklanan katılma alacağı, velayetin değiştirilmesi veya düzenlenmesi ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’na göre koruma kararları yer almaktadır. 2025 yılı verilerine göre anlaşmalı boşanma dosyaları ortalama 34-40 günde, çekişmeli boşanma dosyaları ise ortalama 193-382 günde sonuçlanmıştır; çekişmeli bir dosyada tanık sayısı, bilirkişi incelemesi ve tebligat süreleri bu süreyi uzatabilir. Fethiye dışında Muğla’nın diğer ilçelerinde yaşayanlar için yetkili mahkeme, yukarıdaki yetki kuralına göre belirlenir.
Sonuç
Boşanma sürecinde mal paylaşımı, velayet ve nafaka taleplerinin hangi hukuki dayanağa oturduğunun baştan belirlenmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar.
Boşanma sürecinde hak kaybına en çok yol açan konular sürelerdir: ayrılık kararı bir yıldan üç yıla kadar verilir ve süre kararın kesinleşmesiyle işler (TMK m.171); üçüncü kişiye karşı katılma alacağı davası, hakkın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde mal rejiminin sona ermesinden itibaren beş yıl içinde açılmalıdır (TMK m.241); reddedilen boşanma davasının ardından yeniden boşanma istenebilmesi için ret kararının kesinleşmesinden itibaren bir yıl geçmesi gerekir (TMK m.166/4); işlemden kaldırılan dosya üç ay içinde yenilenmezse dava açılmamış sayılır (HMK m.150). Davanın geri alınması davalının açık rızasına bağlıyken, feragat tek taraflı ve kesin hüküm sonucu doğuran bir işlemdir.
Fethiye, Göcek, Dalaman ve Muğla’da boşanma sürecinin her aşamasında, dava açılmadan önceki hazırlıktan karar sonrası mal paylaşımına kadar, hukuki değerlendirme için büromuzla iletişime geçebilirsiniz. Boşanma davasının usul ayrıntıları için Boşanma Davası, aile hukukunun diğer davaları için Fethiye Aile Mahkemesi Avukatı sayfalarımıza da bakabilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Fethiye Boşanma Avukatı nedir?
Boşanma davalarında müvekkillerine hukuki destek sağlayan bir aile hukuku avukatıdır.
Boşanma davası ne kadar sürer?
Süre, tarafların anlaşmasına, delil durumuna ve mahkeme yoğunluğuna bağlı olarak değişir.
Boşanma davasında neler talep edilebilir?
Mal paylaşımı, nafaka, tazminat ve çocukların velayeti gibi taleplerde bulunulabilir.
Boşanma avukatı tutmanın avantajları nelerdir?
Avukat, taleplerin doğru hukuki dayanakla ileri sürülmesini ve sürecin usulüne uygun yürütülmesini sağlar.
İki taraf arasında anlaşmalı boşanma nasıl gerçekleşir?
TMK m.166/3 uyarınca, en az 1 yıllık evlilik şartıyla, tarafların hazırladığı protokol mahkemeye sunulur ve hakim uygun bulursa onaylanır.
Çocukların velayeti nasıl belirlenir?
TMK m.182 uyarınca çocuğun üstün yararı esas alınarak mahkeme tarafından belirlenir.
Nafaka nasıl hesaplanır?
Nafaka miktarı, tarafların gelir durumu, ihtiyaçları ve diğer koşullara göre mahkeme tarafından belirlenir.
Boşanma davasında hangi belgeler gereklidir?
Kimlik belgesi, evlilik cüzdanı, varsa çocukların doğum belgeleri ve tarafların mali durumuna ilişkin belgeler gereklidir.
Boşanma avukatı ücretleri ne kadar?
Ücretler, avukatın deneyimine ve davanın karmaşıklığına bağlı olarak değişir.
Hukuki yardım alma hakkım var mı?
Evet, gelir durumu yetersiz olan kişiler baro aracılığıyla adli yardım başvurusunda bulunabilir.
Boşanma davası açmadan nafaka alınabilir mi?
Evet. Ayrı yaşamakta haklı bir sebebi olan eş, TMK m.197’ye dayanarak boşanma davası açmadan da diğer eşin parasal katkıda bulunmasını isteyebilir; fiilen ayrı yaşamak tek başına yeterli değildir.
Ayrılık kararı ne kadar süre için verilir?
TMK m.171’e göre bir yıldan üç yıla kadar; süre ayrılık kararının kesinleşmesiyle işlemeye başlar. Süre sonunda ortak hayat kurulmamışsa eşlerden her biri boşanma davası açabilir.
Boşanmadan önce satılan ev veya araba paylaşıma girer mi?
Mal rejiminin sona ermesinden önceki bir yıl içindeki karşılıksız kazandırmalar ve katılma alacağını azaltmak kastıyla yapılan devirler, devir tarihindeki değerleriyle edinilmiş mallara eklenir (TMK m.229, m.235/2).
Boşanmada ev kime kalır?
Ev kimin adına kayıtlıysa onun mülkiyetinde kalır; diğer eşin hakkı katılma alacağı olarak hesaplanır. Dava süresince hâkim konutun eşlerden birine bırakılmasına karar verebilir; sağ kalan eşe konut hakkı tanıyan TMK m.240 boşanmada değil ölüm hâlinde uygulanır.
Boşanma davası reddedilirse yeniden ne zaman boşanma istenebilir?
TMK m.166/4’e göre ret kararının kesinleştiği tarihten itibaren bir yıl geçer ve ortak hayat yeniden kurulamazsa, eşlerden birinin istemiyle boşanmaya karar verilir. Bu süre 7532 sayılı Kanun’la üç yıldan bir yıla indirilmiştir.
Genel vekaletname ile boşanma davası açılabilir mi?
Hayır. Boşanma kişiye sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan HMK m.74 gereği vekaletnamede boşanma davası açma ve takip yetkisinin ayrıca yazılması gerekir.
Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz
Av. Mustafa Kocatepe
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe