tr

Vasiyetnamenin Açılması ve İptali Davası Nedir?

Vasiyetnamenin Açılması ve İptali Davası Nedir?
16.09.2026
14

Bir kişinin ölümünden sonra geride bıraktığı vasiyetnamenin mahkemece açılması ile bu vasiyetnameye karşı iptal davası açılması, miras hukukunda sık karşılaşılan ancak birbirine karıştırılan iki ayrı süreçtir. Vasiyetnamenin açılması yalnızca usuli bir tespit işlemiyken, iptal davası vasiyetnamenin geçerliliğini hedef alan ayrı bir yargılamadır. Bu yazımızda Fethiye miras avukatı olarak vasiyetnamenin açılması usulünü, TMK m. 557’de sınırlı olarak sayılan iptal sebeplerini, el yazılı ve resmi vasiyetnamedeki şekil şartlarını, dava açma sürelerini ve 2024 yılında yaşanan önemli içtihat değişikliğini güncel Yargıtay kararları ışığında ele alacağız.

Vasiyetnamenin Açılması Nedir, Nasıl Yapılır?

Vasiyetnamenin açılması, ölüme bağlı tasarrufun geçerli olup olmadığına bakılmaksızın yerine getirilen resmi bir tespit ve bildirim işlemidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 06.10.2025 tarihli, 2025/3957 Esas ve 2025/4101 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, vasiyetname geçerli olup olmadığına bakılmaksızın, tesliminden başlayarak bir ay içinde mirasbırakanın yerleşim yeri Sulh Hâkimi tarafından açılır.

Açılma işlemi sırasında bilinen mirasçılar ve diğer ilgililer, diledikleri takdirde hazır bulunmak üzere çağrılır ve vasiyetname okunur. Vasiyetname hazır bulunan mirasçılara bizzat okunmakta, açılma sırasında hazır bulunmayan ilgililere ise ayrıca tebliğ edilmektedir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2561, K. 2025/1122, T. 27.02.2025).

Sulh Hâkiminin bu aşamadaki görevi sınırlıdır: vasiyetnameyi açıp ilgililere tebliğ etmek, mirasçılara istekleri hâlinde bir mirasçılık belgesi vermek, terekeye dahil malları yasal mirasçılara geçici olarak teslim etmek ya da terekenin resmî yönetimini emretmekten ibarettir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3957, K. 2025/4101, T. 06.10.2025). Sulh Hukuk Mahkemesi bu aşamada vasiyetnamenin geçerliliğini incelemez; ilgililerin açılma sırasında ileri sürdüğü itiraz ve iptal iddiaları açılma usulünü durdurmaz. İptal talepleri, açılma işleminden bağımsız, ayrı bir iptal davasının konusunu oluşturur ve bu davanın kanunda öngörülen süre içinde açılması gerekir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/12, K. 2025/3599, T. 11.09.2025).

Vasiyetnamenin İptali Sebepleri (TMK m. 557) — Sınırlı Sayım

Vasiyetnamenin iptali sebepleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun 557. maddesinde sınırlı (tahdidi) olarak sayılmıştır. Bu, kanunda belirtilenler dışında bir gerekçeyle vasiyetnamenin iptalinin istenemeyeceği anlamına gelir.

Türk Medeni Kanunu Madde 557 (özet) — Aşağıdaki sebeplerle bir ölüme bağlı tasarrufun (vasiyetnamenin) iptali için dava açılabilir: 1) Tasarruf, mirasbırakanın tasarruf ehliyeti bulunmadığı bir sırada yapılmışsa; 2) Tasarruf, yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmışsa; 3) Tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemeler hukuka veya ahlâka aykırı ise; 4) Tasarruf, kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmışsa.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 15.05.2025 tarihli, 2024/4654 Esas ve 2025/2660 Karar sayılı ilamında bu sınırlı sayım ilkesi açıkça vurgulanmış; iptal sebepleri arasında ehliyetsizlik, vasiyetnamenin yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması, tasarrufun içeriğinin bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlâka aykırı olması ve tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olması hâllerinin sayıldığı belirtilmiştir. Bu sebeplerden birinin varlığı hâlinde vasiyetnamenin tamamen ya da kısmen iptali istenebilir.

Uygulamada en çok karşılaşılan ve en çok yanlış bilinen konulardan biri, mirastan mal kaçırma iddiasının vasiyetnamenin iptali davasında tek başına bir dayanak oluşturup oluşturmadığıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 29.09.2025 tarihli, 2025/82 Esas ve 2025/3906 Karar sayılı kararında bu konu açıkça netleştirilmiştir: 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 557. maddesinde iptal sebeplerinin sınırlı olarak sayıldığı, bu sebepler arasında mirastan mal kaçırma durumunun bulunmadığı; buna karşılık vasiyetnamenin şeklinin ve murisin tasarruf ehliyetinin bulunup bulunmadığı ile murisin irade sakatlığına maruz kalıp kalmadığının incelemeye konu olabileceği belirtilmiştir. Başka bir deyişle, “muris mal kaçırmak amacıyla vasiyetname düzenledi” şeklindeki bir iddia, tek başına vasiyetnamenin iptali için yeterli bir hukuki sebep değildir; davanın mutlaka kanunda sayılan dört sebepten birine dayandırılması gerekir.

İptal sebeplerini kısaca açacak olursak:

  • Ehliyetsizlik: Mirasbırakanın vasiyetnameyi düzenlediği sırada ayırt etme gücünden yoksun olması, örneğin akli melekelerinin yerinde olmaması hâlidir.
  • İrade Sakatlığı: Vasiyetnamenin mirasbırakanın yanılması, aldatılması, korkutulması veya zorlanması (baskı altında bırakılması) sonucunda düzenlenmiş olmasıdır.
  • Hukuka veya Ahlaka Aykırı Koşul/Yükleme: Tasarrufun içeriğine bağlanan koşul veya yüklemelerin hukuka ya da ahlaka aykırı olmasıdır.
  • Şekle Aykırılık: Vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekil şartlarına (el yazılı veya resmi vasiyetname usulüne) uyulmadan düzenlenmiş olmasıdır.

Ehliyetsizlik ve irade sakatlığı iddialarının esasa ilişkin incelemesi bakımından Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 11.09.2024 tarihli, 2024/2557 Esas ve 2024/3759 Karar sayılı kararında, bu sebeplerin resmi vasiyetnamedeki şekil kurallarıyla ve hak düşürücü sürelerle birlikte değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

El Yazılı ve Resmi Vasiyetnamede Şekil Şartları

Vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekle aykırı düzenlenmesi, TMK m. 557 kapsamında bağımsız bir iptal sebebidir. Kanun, el yazılı ve resmi vasiyetname için birbirinden farklı şekil şartları öngörmüştür.

El Yazılı Vasiyetnamede Tarih Şartı (TMK m. 538)

Türk Medeni Kanunu Madde 538 (özet) — El yazılı vasiyetnamenin yapıldığı yıl, ay ve gün gösterilerek tarih atılması ve mirasbırakan tarafından baştan sona el yazısıyla yazılıp imzalanması zorunludur.

Türk Medeni Kanunu‘nun 538. maddesi (TMK m. 538) gereğince el yazılı vasiyetnamelerde yıl, ay ve gün gösterilerek tarih atılması zorunludur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2025 tarihli, 2025/1825 Esas ve 2025/5327 Karar sayılı kararında, davaya konu el yazılı vasiyetnamede TMK m. 538 uyarınca şekil yönünden bulunması gereken tarihin yer almadığı gerekçesiyle davanın kabulüne ve vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir. Bu karar, tarih unsurunun yalnızca şekli bir ayrıntı olmadığını, el yazılı vasiyetnamenin geçerliliği için kurucu bir unsur olduğunu göstermektedir.

Şekil şartına tam olarak uyulmuş olması hâlinde ise iptal davası esastan reddedilir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 20.03.2025 tarihli, 2024/3556 Esas ve 2025/1592 Karar sayılı kararında, el yazılı vasiyetnamenin usulüne uygun şekilde açılıp tüm mirasçılara tebliğ edildiği ve şekil ile ehliyet şartlarının tam olduğu bir olayda iptal davasının esastan reddedildiği görülmektedir.

Resmi Vasiyetnamede Tanık Şartı (TMK m. 535)

Türk Medeni Kanunu Madde 535 (özet) — Mirasbırakanın vasiyetnameyi bizzat okuyamadığı veya imzalayamadığı hâllerde, tanıkların; mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini, ayrıca vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun son arzularını içerdiğini belirterek bu beyanlarının altını imzalamaları gerekir.

Resmi vasiyetname düzenlenmesi, Türk Medeni Kanunu‘nda (TMK m. 535) sıkı şekil şartlarına bağlanmıştır; bu nedenle düzenlemeye tanık olarak katılan kişilerin kimliği büyük önem taşır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3857, K. 2025/2474, T. 07.05.2025). Aynı kararda ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 09.10.2024 tarihli, 2023/726 Esas ve 2024/511 Karar sayılı ilamında, mirasbırakanın bizzat okuyamadığı veya imzalayamadığı durumlarda tanıkların; mirasbırakanın beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini, vasiyetnamenin kendi önlerinde memur tarafından mirasbırakana okunduğunu ve onun son arzularını içerdiğini belirtmeleri ve bu beyanlarının altını imzalamalarının gerektiği kabul edilmiştir. Tanıklık şartlarına tam olarak uyulmaması, resmi vasiyetnamenin şekil yönünden iptaline yol açabilmektedir.

Dava Açma Süresi ve 2024 İçtihat Değişikliği

Vasiyetnamenin iptali davası, Türk Medeni Kanunu‘nun 559. maddesinde (TMK m. 559) düzenlenen kesin hak düşürücü sürelere tabidir.

Türk Medeni Kanunu Madde 559 – Hak düşürücü süreler — İptal davası açma hakkı, davacının tasarrufu, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın geçmesi tarihinin üzerinden, iyiniyetli davalılara karşı on yıl, iyiniyetli olmayan davalılara karşı yirmi yıl geçmekle düşer.

Bu düzenlemeye göre iptal davası açma süresi iki ayrı eşikten oluşur: davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten başlayan bir yıllık subjektif süre ile bunun dışında her hâlde işleyen on yıllık (iyiniyetli davalı) veya yirmi yıllık (kötüniyetli davalı) mutlak/objektif süre (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5010, K. 2024/3745, T. 11.09.2024; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/269, K. 2024/5117, T. 20.11.2024). Bu süreler kamu düzenine ilişkindir ve mahkemelerce resen (kendiliğinden) dikkate alınır; taraflarca ileri sürülmese dahi hâkim bu süreleri gözetmek zorundadır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4925, K. 2025/4691, T. 05.11.2025).

2024’teki Önemli İçtihat Değişikliği

Bir yıllık hak düşürücü sürenin ne zaman başlayacağı konusunda Yargıtay içtihadında önemli bir görüş değişikliği yaşanmıştır. Daha önceki uygulamada bu süre, vasiyetnamenin sulh hukuk mahkemesince açılıp okunmasına dair kararın kesinleştiği tarihte işlemeye başlamaktaydı. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 11.12.2024 tarihli, 2024/1137 Esas ve 2024/5632 Karar sayılı ilamında bu görüşten dönüldüğü açıkça ifade edilmiştir: mirasçılar tarafından vasiyetnamenin iptali istemiyle açılan davalarda, bir yıllık hak düşürücü sürenin, açılıp okunma kararının kesinleştiği tarihte işlemeye başlayacağı görüşünden dönülmüş; bunun yerine sürenin, davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağı görüşü benimsenmiştir. Bu içtihat dönüşümünün ilk uygulamalarından biri Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 12.02.2024 tarihli, 2022/7184 Esas ve 2024/746 Karar sayılı kararında da görülmektedir.

Bu değişikliğin pratik sonucu önemlidir: artık sürenin başlangıcı için açılma kararının kesinleşmesini beklemeye gerek yoktur; davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve kendi hak sahipliğini öğrendiği an süre işlemeye başlar. Ayrıca “öğrenme” kavramı dar yorumlanmamaktadır; sadece vasiyetnamenin varlığından haberdar olmak yeterli değildir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 15.05.2025 tarihli, 2024/4654 Esas ve 2025/2660 Karar sayılı kararında, vasiyetnamenin açılıp okunarak tamamından haberdar olunmasıyla öğrenme süresinin başlayacağı, bir dilekçenin salt varlığının “öğrenme” olarak kabul edilerek davanın süre yönünden reddedilmesinin doğru olmadığı belirtilmiştir.

Sürenin fiilî başlangıcı, mirasçının açılma duruşmasında hazır bulunup bulunmadığına göre de değişebilmektedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 06.10.2025 tarihli, 2025/3957 Esas ve 2025/4101 Karar sayılı kararına göre, bir yıllık süre; vasiyetnamenin açılması sırasında hazır bulunanlar için açılma tarihinden, hazır bulunmayan mirasçılar için ise vasiyetname örneğinin kendilerine tebliğ edildiği tarihten itibaren işlemeye başlar.

Uygulamada bu sürenin kaçırılması nedeniyle reddedilen çok sayıda dava bulunmaktadır. Örneğin duruşma sırasında vasiyetnameden haberdar olduğunu ve aleyhe dava açacağını bildiren bir davacının yine de bir yıllık yasal süreyi geçirmesi davanın reddine yol açmıştır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3312, K. 2025/1468, T. 13.03.2025). Benzer şekilde açılma duruşmasında vasiyetnameyi öğrenen davacıların bir yıl bir ay yirmi gün sonra açtıkları dava da hak düşürücü süreden reddedilmiştir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4126, K. 2025/2637, T. 15.05.2025). Akli meleke eksikliği iddiasına dayalı bir iptal davasında dahi, öğrenme tarihi ile dava tarihi arasında bir yıllık sürenin geçmiş olması davanın reddi için yeterli görülmüştür (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2373, K. 2025/920, T. 20.02.2025). Noterlikçe düzenlenen bir resmi vasiyetnameye karşı ehliyetsizlik iddiasıyla açılan bir dava dahi, süresinde açılmadığı için esasa girilmeden reddedilmiştir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4846, K. 2025/2918, T. 29.05.2025).

Hak düşürücü sürenin dolmuş olması, davanın esasına girilmesini de engeller. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 24.11.2025 tarihli, 2025/1174 Esas ve 2025/4923 Karar sayılı kararında, hak düşürücü sürenin varlığı hâlinde diğer iptal sebeplerinin -örneğin ehliyetsizlik iddiasının- ayrıca incelenmesine gerek olmadığı; ilk derece mahkemesinin süre nedeniyle davayı reddetmesi gerekirken esasa girmesinin bozma sebebi oluşturduğu belirtilmiştir. Tenkis davalarında ise sürenin başlangıcı farklıdır: mirasçının saklı payının zedelendiğini öğrendiği tarihten itibaren bir yıllık süre işlemeye başlar (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4214, K. 2025/2560, T. 12.05.2025).

Güncel Yargıtay Kararları

Vasiyetnamenin açılması ve iptali konusunda yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan içtihatlara ek olarak, aşağıdaki kararlar da güncel yargı uygulamasının genel çerçevesini ortaya koymaktadır.

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/3957, K. 2025/4101, T. 06.10.2025: Vasiyetnamenin bir ay içinde Sulh Hâkimi tarafından açılma usulü ile hazır bulunan ve bulunmayan mirasçılar bakımından bir yıllık sürenin başlangıcı belirlenmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/12, K. 2025/3599, T. 11.09.2025: Açılma işlemine itiraz edilmesinin, iptal davasının bir yıllık süre içinde açılması zorunluluğunu ortadan kaldırmadığı vurgulanmıştır.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/82, K. 2025/3906, T. 29.09.2025: TMK m. 557 kapsamındaki sınırlı iptal sebepleri arasında mirastan mal kaçırma (muris muvazaası) iddiasının yer almadığı tespit edilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4654, K. 2025/2660, T. 15.05.2025: İptal sebeplerinin sınırlılığı ile öğrenme süresinin vasiyetnamenin tamamından haberdar olunmasıyla başlayacağı tespit edilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1137, K. 2024/5632, T. 11.12.2024: Hak düşürücü sürenin, açılma kararının kesinleşmesinden değil, davacının öğrenme tarihinden başlayacağına ilişkin içtihat değişikliği açıkça ifade edilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7184, K. 2024/746, T. 12.02.2024: Sürenin öğrenme tarihinden başlayacağına ilişkin içtihat dönüşümünün ilk uygulamalarından biridir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3857, K. 2025/2474, T. 07.05.2025: Resmi vasiyetnamede tanıkların kimliği, beyanları ve imzalarının şekil şartı olarak zorunluluğu vurgulanmıştır.
  • Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2023/726, K. 2024/511, T. 09.10.2024: Mirasbırakanın bizzat okuyamadığı resmi vasiyetnamelerde tanıkların tasarrufa ehil görme ve beyan yazıp imzalama zorunluluğu teyit edilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1825, K. 2025/5327, T. 11.12.2025: El yazılı vasiyetnamede TMK m. 538 gereği bulunması zorunlu tarihin yer almaması nedeniyle vasiyetnamenin iptaline karar verilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3556, K. 2025/1592, T. 20.03.2025: Şekil ve ehliyet şartlarının tam olduğu bir el yazılı vasiyetnameye karşı açılan iptal davasının esastan reddedildiği görülmüştür.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2557, K. 2024/3759, T. 11.09.2024: Ehliyetsizlik ve irade sakatlığı iddialarının resmi vasiyetname şekil kuralları ve hak düşürücü sürelerle birlikte değerlendirileceği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2373, K. 2025/920, T. 20.02.2025: Akli meleke eksikliği iddiasına dayalı iptal davasının, öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık sürenin geçmesi nedeniyle reddedildiği tespit edilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2561, K. 2025/1122, T. 27.02.2025: Vasiyetnamenin hazır bulunanlara okunması, bulunmayanlara tebliği ve bir yıllık sürenin aşılması ele alınmıştır.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5010, K. 2024/3745, T. 11.09.2024: TMK m. 559 ve m. 571 uyarınca vasiyetnamenin iptali ve tenkisi davalarındaki bir, on ve yirmi yıllık sürelerin hak düşürücü niteliği vurgulanmıştır.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/269, K. 2024/5117, T. 20.11.2024: TMK m. 559 kapsamındaki bir yıllık subjektif ile on ve yirmi yıllık objektif sürelerin birlikte uygulanacağı belirtilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4925, K. 2025/4691, T. 05.11.2025: Bir yıllık hak düşürücü sürenin kamu düzeninden olduğu ve mahkemece resen gözetilmesi gerektiği ifade edilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1174, K. 2025/4923, T. 24.11.2025: Hak düşürücü sürenin dolması hâlinde ehliyetsizlik iddiası dahil diğer iptal sebeplerinin incelenemeyeceği karara bağlanmıştır.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4214, K. 2025/2560, T. 12.05.2025: Tenkis davalarında sürenin, saklı payın zedelendiğinin öğrenildiği tarihten başlayacağı tespit edilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4126, K. 2025/2637, T. 15.05.2025: Açılma duruşmasında vasiyetnameyi öğrenen davacıların bir yıl bir ay yirmi gün sonra açtıkları davanın hak düşürücü süreden reddedildiği görülmüştür.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3312, K. 2025/1468, T. 13.03.2025: Duruşmada vasiyetnameden haberdar olup dava açacağını bildiren davacının yasal süreyi geçirmesi nedeniyle davanın reddedildiği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4846, K. 2025/2918, T. 29.05.2025: Noterlikçe düzenlenen resmi vasiyetnameye karşı ehliyetsizlik iddiasıyla açılan davanın hak düşürücü süreden reddedildiği görülmüştür.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1048, K. 2024/5879, T. 23.12.2024: Bir yıllık yasal hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan iptal davasının reddine karar verilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5438, K. 2024/3960, T. 19.09.2024: TMK m. 557 gereğince açılan iptal davasının, m. 559’daki bir yıllık hak düşürücü sürenin dolması sebebiyle reddedildiği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/784, K. 2025/5025, T. 26.11.2025: Kendi huzurunda açılıp okunan vasiyetnameye karşı bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmayan iptal ve tenkis davasının reddedildiği görülmüştür.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4483, K. 2025/2332, T. 30.04.2025: Sulh Hukuk Mahkemesince açılan vasiyetnameye karşı TMK m. 559 hak düşürücü sürelerinin uygulandığı belirtilmiştir.

Sonuç ve İletişim

Vasiyetnamenin açılması, mirasçıların vasiyetnameden haberdar olmasını sağlayan usuli bir işlemdir ve tek başına vasiyetnamenin geçerliliğini ortaya koymaz. Vasiyetnamenin geçerliliğine ilişkin itirazlar ancak TMK m. 557’de sınırlı olarak sayılan sebeplere dayanılarak açılacak ayrı bir iptal davasıyla ileri sürülebilir; bu sebepler arasında mirastan mal kaçırma iddiası bulunmamaktadır. Öte yandan, 2024 yılında yaşanan içtihat değişikliği sonrasında bir yıllık hak düşürücü sürenin başlangıcı, açılma kararının kesinleşmesinden değil, davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve hak sahipliğini öğrendiği tarihten itibaren hesaplanmaktadır. Bu süre kamu düzenine ilişkin olup mahkemece resen dikkate alınır ve kaçırılması hâlinde dava, esasına girilmeden reddedilir.

Konuyla bağlantılı olarak Tenkis Davası ve Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davası hakkındaki makalelerimiz de ilginizi çekebilir.

Somut bir olayda hangi iptal sebebinin uygulanabilir olduğunun, öğrenme tarihinin ne zaman gerçekleştiğinin ve sürenin ne zaman dolacağının doğru tespiti, davanın kaderini belirleyen kritik unsurlardır. Bu nedenle vasiyetnamenin açılması ve iptali süreçlerinde bir Fethiye Miras Avukatı ile vakit kaybetmeden görüşülmesi, hak kaybının önüne geçilmesi bakımından önem taşımaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

Vasiyetname mirastan mal kaçırma iddiasıyla iptal edilebilir mi?

Hayır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2025/82 Esas, 2025/3906 Karar sayılı kararında açıkça belirtildiği üzere, TMK m. 557’de sayılan iptal sebepleri arasında mirastan mal kaçırma durumu bulunmamaktadır. İptal davası ancak ehliyetsizlik, irade sakatlığı, hukuka/ahlaka aykırı koşul-yükleme veya şekle aykırılık sebeplerinden birine dayandırılabilir.

El yazılı vasiyette tarih olmazsa ne olur?

TMK m. 538 gereğince el yazılı vasiyetnamede yıl, ay ve gün gösterilerek tarih atılması zorunludur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 2025/1825 Esas, 2025/5327 Karar sayılı kararında, tarih eksikliği tek başına vasiyetnamenin iptaline yeterli görülmüştür.

Vasiyetnamenin iptali davası açma süresi ne zaman başlar?

2024 yılındaki içtihat değişikliği sonrasında bir yıllık hak düşürücü süre, açılma kararının kesinleşme tarihinden değil, davacının vasiyetnameyi, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlamaktadır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1137, K. 2024/5632, T. 11.12.2024).

Vasiyetnamenin açılması ile iptali davası aynı şey midir?

Hayır. Açılma, vasiyetnamenin geçerliliğine bakılmaksızın Sulh Hâkimi tarafından yapılan bir tespit ve bildirim işlemidir. İptal davası ise vasiyetnamenin TMK m. 557’de sayılan sebeplerden biriyle sakatlandığı iddiasıyla açılan ayrı bir yargılamadır; açılma işlemine itiraz edilmesi, iptal davasının süresinde ayrıca açılması zorunluluğunu ortadan kaldırmaz.

Vasiyetnamenin iptali için hangi sebepler ileri sürülebilir?

TMK m. 557 uyarınca yalnızca dört sebep ileri sürülebilir: mirasbırakanın tasarruf ehliyetsizliği, vasiyetnamenin yanılma/aldatma/korkutma/zorlama sonucu yapılmış olması, tasarrufun içeriğine bağlanan koşul veya yüklemelerin hukuka ya da ahlaka aykırı olması ve tasarrufun kanunda öngörülen şekle uyulmadan yapılmış olması. Bu sayım sınırlıdır, başka bir sebeple iptal istenemez.

Resmi vasiyetnamede tanık olarak kimler bulunur, tanığın kimliği neden önemlidir?

Resmi vasiyetname sıkı şekil şartlarına bağlı olduğundan, düzenlemeye katılan tanıkların kimliği ve beyanları büyük önem taşır. Mirasbırakanın vasiyetnameyi bizzat okuyamadığı veya imzalayamadığı hâllerde tanıkların, mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerini ve vasiyetnamenin ona okunduğunu belirterek imzalamaları TMK m. 535 uyarınca zorunludur.

Vasiyetnamenin iptali davasını kimler açabilir?

İptal davasını, vasiyetnamenin iptal edilmesinde hukuki yararı bulunan mirasçılar ile diğer ilgililer açabilir. Davacının, iptal sebebini ve kendisinin hak sahibi olduğunu öğrendiği tarih, hak düşürücü sürenin başlangıcı bakımından belirleyicidir.

Hak düşürücü süre geçtikten sonra açılan davada mahkeme ne yapar?

TMK m. 559’daki süreler kamu düzenine ilişkindir; taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme tarafından resen dikkate alınır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4925, K. 2025/4691, T. 05.11.2025). Süre dolmuşsa dava, diğer iptal sebepleri incelenmeksizin reddedilir.

Vasiyetnamenin şekline uyulmuşsa mal kaçırma itirazı yine de dinlenir mi?

Hayır. Şekil ve ehliyet şartlarının tam olduğu bir vasiyetnameye karşı yalnızca mirastan mal kaçırıldığı iddiasına dayanılarak açılan bir iptal davası, TMK m. 557’de sayılan sebeplerden hiçbirine girmediği için reddedilir. Nitekim şekil ve ehliyet şartları tam olan vasiyetnamelere karşı açılan davaların esastan reddedildiği görülmektedir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3556, K. 2025/1592, T. 20.03.2025).

Tenkis davası ile iptal davası arasındaki fark nedir?

İptal davası, vasiyetnamenin TMK m. 557’deki sebeplerden biriyle geçersiz olduğu iddiasına dayanır. Tenkis davası ise geçerli bir vasiyetnamenin saklı payları zedelemesi hâlinde açılır. Süre bakımından da farklılık vardır: iptal davasında süre iptal sebebinin öğrenilmesinden, tenkis davasında ise saklı payın zedelendiğinin öğrenilmesinden itibaren işlemeye başlar (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4214, K. 2025/2560, T. 12.05.2025).

Vasiyetnamenin açılmasına itiraz etmek iptal davası açmak anlamına gelir mi?

Hayır. Açılma sırasında ileri sürülen itiraz ve iptal iddiaları, açılma usulünü durdurmaz ve tek başına bir iptal davası yerine geçmez. İlgilinin, hak düşürücü süre içinde ayrıca bir iptal davası açması gerekir; aksi hâlde süre geçtiği için dava reddedilir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/12, K. 2025/3599, T. 11.09.2025).

Duruşmada vasiyetnameyi öğrenip dava açacağını söylemek süreyi durdurur mu?

Hayır. Duruşmada vasiyetnameden haberdar olduğunu ve aleyhe dava açacağını bildirmek, bir yıllık yasal süreyi durdurmaz veya uzatmaz. Bu beyana rağmen süre içinde dava açılmazsa, dava süre yönünden reddedilir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3312, K. 2025/1468, T. 13.03.2025).

Vasiyetnamenin iptali davasında avukatla temsil zorunlu mudur?

Hukukumuzda davaların avukat aracılığıyla açılması kural olarak zorunlu değildir. Ancak iptal sebeplerinin sınırlı sayıldığı, hak düşürücü sürelerin kesin ve resen dikkate alınan nitelikte olduğu ve şekil şartlarının teknik ayrıntılar içerdiği bu davada, sürecin usulüne uygun yürütülmesi bakımından bir avukattan destek alınması büyük önem taşır.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?