tr
tr

Fethiye Velayet Davası Avukatı

Velayet, Türk Medeni Kanunu’nun 182. maddesi uyarınca çocuğun sağlık, eğitim ve ahlaki gelişimi esas alınarak belirlenir. Mahkemenin bu kararı verirken uyguladığı “çocuğun üstün yararı” ilkesi, velayet davalarının en belirleyici unsurudur.

Ana Noktalar

  1. Velayet kararında tek ölçüt çocuğun üstün yararıdır (TMK m.182).
  2. Mahkeme, karar öncesinde olanak bulundukça ana ve babayı dinler.
  3. Velayeti alamayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı ayrıca düzenlenir (TMK m.323 vd.).

TMK 182. Madde: Velayet Kararında Çocuğun Üstün Yararı

TMK m.182 uyarınca mahkeme, boşanma veya ayrılığa karar verirken, olanak bulundukça ana ve babayı dinledikten sonra, ana ve babanın haklarını ve çocukla olan kişisel ilişkilerini düzenler. Bu düzenlemede esas alınan ölçüt, çocuğun üstün yararıdır; çocuğun sağlığı, eğitimi, ahlaki gelişimi ve duygusal bağları bu değerlendirmede belirleyici rol oynar. Anlaşmalı boşanmalarda taraflar velayeti protokolde kendileri belirleyebilir, ancak hakim bu düzenlemeyi çocuğun üstün yararına aykırı bulursa değişiklik isteyebilir. Velayeti alamayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı TMK m.323-325 hükümlerinde ayrıca güvence altına alınmıştır; bu hak, çocuğun sağlıklı gelişimi için önemli görülür ve ancak çocuğun yararını tehlikeye sokması halinde sınırlandırılabilir.

Velayetin Değiştirilmesi Şartları

Velayet düzenlemesi kesinleşmiş bir mahkeme kararı olsa dahi süreklilik taşımaz, çünkü velayet kamu düzenine ilişkindir ve değişen hal ve şartlara göre yeniden değerlendirilebilir. Türk Medeni Kanunu’nun 183. maddesi, ana veya babanın başkasıyla evlenmesi, başka bir yere gitmesi veya ölmesi gibi yeni olguların ortaya çıkması hâlinde hâkimin resen veya taraflardan birinin istemi üzerine gerekli önlemleri alacağını düzenler; aynı Kanunun 349. maddesi de velayet sahibinin yeniden evlenmesi durumunda çocuğun menfaati gerektirdiğinde velayetin değiştirilebileceğini öngörür. Yerleşik içtihada göre velayet kamu düzenine ilişkindir ve çocuğun üstün yararı gözetilerek değişen şartlara göre her zaman yeniden değerlendirilebilir; velayet görevini gereği gibi yerine getirmeyen ebeveynden velayetin alınıp diğer ebeveyne verilmesi TMK’nın 183. ve 349. maddeleri kapsamında değerlendirilir. Velayetin tamamen kaldırılmasını gerektiren daha ağır ihmal hâllerinde ise TMK m.348 devreye girer; bu maddeye göre velayet her iki ebeveynden birden kaldırılırsa çocuğa bir vasi atanır. Fethiye’de görülen velayetin değiştirilmesi davalarında da mahkemeler bu maddeleri birlikte uygulayarak ebeveynin çocuğu okula göndermemesi veya velayet görevini savsaklaması gibi somut olguları araştırır.

Ortak Velayet Meselesi

Türk hukukunda ortak velayet, yıllar içinde önemli bir değişim geçiren, güncelliğini koruyan bir tartışma konusudur. Yargıtay’ın 2016 tarihli kararlarında, yabancı mahkeme kararlarında öngörülen müşterek velayetin Türk hukukunda tanınabilecek bir müessese olmadığı kabul edilmekteydi. Sonraki yıllarda Dairenin yaklaşımı değişmiş ve ortak velayet, çocuğun üstün yararına uygun düştüğü ölçüde mümkün görülmeye başlanmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 28. Hukuk Dairesi’nin, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nce onanan 23.10.2024 tarihli, 2024/8171 esas ve 2024/7815 karar sayılı kararında, taraflar arasında ortak velayet konusunda bir anlaşma bulunmadığı hâlde ilk derece mahkemesince ortak velayet düzenlemesi yapılmasının isabetsiz olduğu belirtilerek, tarafların anlaşmasının ortak velayet için önemli bir ön koşul olduğuna işaret edilmiştir. Buna karşılık, taraflar ortak velayet konusunda anlaşmış olsalar dahi bu düzenleme kendiliğinden uygulanmaz. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 27.03.2025 tarihli, 2024/5611 esas ve 2025/3196 karar sayılı kararında, anne ve babanın farklı şehirlerde yaşadığı ve çocuğun kimin yanında kalacağı konusunda uzlaşamadıkları bir olayda, taraflar ortak velayet talep etmiş olsa da aralarındaki süregelen çekişme nedeniyle ortak velayet düzenlemesinin çocuğun üstün yararına uygun olmadığına karar verilmiştir. Bu içtihat çizgisi, Fethiye’de ortak velayet talebiyle açılacak bir davanın sonucunun taraflar arasındaki fiilî iş birliği olasılığına ve çocuğun günlük yaşamının pratikte nasıl düzenleneceğine sıkı sıkıya bağlı olduğunu göstermektedir; talebin yalnızca taraflarca istenmiş olması, mahkemeyi ortak velayete karar vermeye zorlamaz.

Çocuğun Üstün Yararı Testinin Uygulanışı

Velayet davalarında mahkemenin başvurduğu ölçüt, soyut bir ilke olmaktan çıkıp somut bir teste dönüşür. Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 3. maddesi, çocukları ilgilendiren bütün faaliyetlerde çocuğun yararının temel düşünce olmasını öngörür; Türk Medeni Kanunu’nun 339. maddesi de ana ve babanın çocuğun bakım ve eğitimi konusunda kararlarını onun menfaatini göz önünde tutarak almasını düzenler. Çocuğun üstün yararı belirlenirken onun bedensel, zihinsel, ruhsal, ahlaki ve toplumsal gelişiminin sağlanması amacı gözetilir; ana ve babanın boşanmadaki kusur dereceleri veya sosyal konumları gibi hususlar, çocuğun üstün yararını etkilemediği ölçüde dikkate alınabilir. Üstün yarar testi çocuğun kendi beyanıyla çelişebilir; çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde onun görüşünün aksine de karar verilebilir. Fethiye’deki aile mahkemelerinde görülen velayet davalarında bu test, taraflarla ve gerektiğinde çocukla görüşen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan oluşan uzman heyetin hazırladığı raporla somutlaştırılır.

Çocuğun Görüşünün Alınması

İdrak çağındaki çocuğun kendisini ilgilendiren konularda görüşünün alınması, çocuğun üstün yararı testinin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu yükümlülüğün kaynağı Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 12. maddesi ile Çocuk Haklarının Kullanılmasına İlişkin Avrupa Sözleşmesi’nin 3. ve 6. maddeleridir; bu düzenlemeler idrak çağındaki çocukların kendilerini ilgilendiren konularda görüşlerinin alınmasını ve bu görüşlere gereken önemin verilmesini öngörür. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin 13.06.2023 tarihli, 2022/5720 esas ve 2023/3126 karar sayılı kararında, idrak çağında olmasına rağmen görüşüne başvurulmadan velayeti anneye verilen ortak çocukla ilgili kararın bu eksiklik nedeniyle bozulduğu görülmektedir. Çocuğun görüşü mahkemeyi bağlamaz; aynı içtihatta, çocuğun üstün yararının gerektirdiği hâllerde görüşünün aksine karar verilebileceği de kabul edilmiştir. Uygulamada bu görüş, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 5. maddesi uyarınca görevlendirilen psikolog, pedagog ve sosyal çalışmacılardan oluşan uzman heyetin hazırladığı sosyal inceleme raporuyla veya çocuğun mahkemece bizzat dinlenmesiyle ortaya konur.

Velayet ile Çocukla Kişisel İlişki Arasındaki Fark

Velayet davası, çocuğun bakım ve temsil yetkisinin hangi ebeveynde olacağını belirlerken, velayeti kendisinde bulundurmayan ebeveynin çocukla düzenli görüşme hakkı ayrı bir kurumdur ve Türk Medeni Kanunu’nun 323-325. maddelerinde düzenlenir. Bu iki kurum arasındaki bağ 2021 yılında güçlendirilmiştir: 7343 sayılı Kanun’la TMK’nın 182. maddesine eklenen ikinci fıkra ve 324. maddesine eklenen üçüncü fıkra uyarınca, mahkeme kişisel ilişki düzenlemesinin gereklerinin yerine getirilmemesi hâlinde velayetin değiştirilebileceğini kararında ihtar eder ve kişisel ilişkiye uyulmaması fiilen bir velayet değişikliği sebebine dönüşebilir. Çocukla kişisel ilişki kurulmasının kapsamı ve sınırlandırılması hakkında ayrıntılı bilgiye Fethiye Çocukla Kişisel İlişki Avukatı sayfasından ulaşılabilir.

Görevli Mahkeme

Velayet davalarına bakma görevi, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesinin birinci fıkrası uyarınca aile mahkemelerine aittir; bu madde, Türk Medeni Kanunu’nun Üçüncü Kısmı hariç İkinci Kitabından doğan dava ve işleri aile mahkemesinin görev alanına dahil eder ve velayet hükümleri de bu İkinci Kitabın Hısımlık başlıklı kısmında yer alır. Aynı Kanunun 2. maddesi gereğince aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar. Fethiye’de aile mahkemesi kurulu olduğundan, Fethiye’de ikamet eden tarafların velayet davaları doğrudan Fethiye Aile Mahkemesi’nde görülür. Aile mahkemelerinin görev alanına giren diğer konular hakkında Fethiye Aile Mahkemesi Avukatı sayfasından bilgi alınabilir.

Sonuç

Velayet davasında sunulacak delillerin ve taleplerin, “çocuğun üstün yararı” ölçütüne göre şekillendirilmesi, davanın sonucunu doğrudan etkiler.

Konu Velayet Çocukla Kişisel İlişki
Yasal Dayanak TMK m.182, m.339 vd. TMK m.323-325
Kapsam Çocuğun bakım ve temsil yetkisinin hangi ebeveynde olacağı Velayeti bulunmayan ebeveynin çocukla düzenli görüşme hakkı
İhlalin Sonucu Görevi gereği gibi yerine getirmeme, velayetin değiştirilmesine (m.183, m.349) yol açabilir 2021 değişikliği (7343 s.K.) ile uyulmaması, mahkemenin ihtarıyla velayet değişikliği sebebine dönüşebilir

Sıkça Sorulan Sorular

Fethiye Velayet Davası nedir?

Bir çocuğun velayetinin hangi ebeveyne verileceğinin belirlenmesine yönelik açılan hukuki bir davadır.

Velayet davası açmak için hangi belgeler gereklidir?

Kimlik belgeleri, çocuğun doğum belgesi ve ailenin durumunu gösteren diğer belgeler gereklidir.

Velayet davasında mahkeme nasıl bir karar verir?

Mahkeme, TMK m.182 uyarınca çocuğun üstün yararını gözeterek velayeti hangi tarafa vereceğine karar verir.

Fethiye’de bir avukata nasıl ulaşabilirim?

Baro kanalıyla veya aile hukuku alanında deneyimli hukuk büroları üzerinden ulaşabilirsiniz.

Velayet davası ne kadar sürer?

Dosyanın karmaşıklığına ve mahkemenin iş yoğunluğuna bağlı olarak değişir.

İlk olarak hangi mahkemeye başvurmalıyım?

Velayet davası, çocuğun ikamet ettiği yerin aile mahkemesine açılmalıdır.

Velayet davalarında hangi faktörler göz önünde bulundurulur?

Çocuğun yaşadığı ortam, ebeveynlerin sağlık durumu ve çocukla olan duygusal bağları gibi faktörler değerlendirilir.

Velayeti olmayan ebeveynin çocukla görüşme hakkı var mı?

Evet, TMK m.323 uyarınca velayeti olmayan ebeveynin çocukla kişisel ilişki kurma hakkı vardır; bu hak mahkemece düzenlenir.

Anlaşmalı boşanmalarda velayet nasıl belirlenir?

Ebeveynler kendi aralarında vardıkları anlaşmaya göre velayeti belirler, ancak hakim bunu çocuğun üstün yararına aykırı bulursa değişiklik isteyebilir.

Velayet davası sonucunda itiraz edebilir miyim?

Evet, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf başvurusu yapılabilir.

Velayet hangi hâllerde değiştirilebilir?

Türk Medeni Kanunu’nun 183. ve 349. maddeleri uyarınca, ana veya babanın yeniden evlenmesi, farklı bir yere yerleşmesi, ölmesi veya velayet görevini gereği gibi yerine getirmemesi gibi durum ve koşullardaki değişiklikler, mahkemenin velayeti resen veya istem üzerine yeniden değerlendirmesine yol açabilir.

Boşanmadan sonra ortak velayete karar verilebilir mi?

Yargıtay içtihadı, tarafların anlaşması ve çocuğun üstün yararına uygun olması şartıyla ortak velayeti mümkün görmektedir; ancak taraflar farklı şehirlerde yaşıyor veya aralarında ciddi bir çekişme sürüyorsa mahkeme ortak velayet talebini reddedebilir.

Çocuğun görüşü velayet davasında bağlayıcı mıdır?

Hayır; idrak çağındaki çocuğun görüşü alınır ve önem verilir, ancak çocuğun üstün yararı gerektirdiğinde görüşünün aksine karar verilebilir.

Velayet davası ile çocukla kişisel ilişki davası aynı dava mıdır?

Hayır; velayet davası çocuğun kimin yanında kalacağını belirlerken, kişisel ilişki davası velayeti bulunmayan ebeveynin çocukla görüşme hakkının kapsamını düzenler.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe



Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?