tr

Gaiplik Kararı Nedir? Şartları ve Evliliğe Etkisi (TMK)

Gaiplik Kararı Nedir? Şartları ve Evliliğe Etkisi (TMK)
20.09.2026
8

Bir yakınından yıllardır haber alınamaması, ailenin sadece duygusal değil hukuki bir belirsizlikle de baş etmesi anlamına gelir: kayıp kişinin malvarlığı kimin tarafından yönetilecek, mirası açılabilecek mi, evliyse eşi yeniden evlenebilecek mi? Fethiye Aile Mahkemesi Avukatı olarak büromuza gelen bu tür başvurularda en sık karşılaştığımız yanlış kanı, gaiplik kararı verilir verilmez evliliğin kendiliğinden sona ereceği düşüncesidir; oysa Türk Medeni Kanunu bu iki süreci birbirinden ayırmıştır. Bu yazımızda gaiplik kararının şartlarını, bekleme sürelerini, görevli ve yetkili mahkemeyi, kararın evliliğe etkisini ve gaip kişinin sonradan ortaya çıkması hâlinde mirasın akıbetini güncel mevzuat metni ve Yargıtay kararları ışığında ele alıyoruz.

Ana Noktalar

  • Gaiplik kararı için iki ayrı süre öngörülmüştür: ölüm tehlikesi içinde kaybolmada en az bir yıl, uzun süredir haber alınamamada ise en az beş yıl geçmesi gerekir (TMK m.33).
  • Gaiplik, kişiler hukukuna ilişkin çekişmesiz bir yargı işi olduğundan görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesi‘dir.
  • Gaiplik kararı, gaip kişinin evliliğini kendiliğinden sona erdirmez; eşin ayrıca evliliğin feshini istemesi gerekir (TMK m.131) ve bu talep genellikle Aile Mahkemesi‘nin görev alanına girer.
  • Gaibin mirasçıları, tereke mallarını teslim almadan önce gaibin veya üstün hak sahiplerinin ortaya çıkması ihtimaline karşı güvence göstermek zorundadır (TMK m.584).
  • Gaip kişi sonradan ortaya çıkarsa, malları teslim almış olanlar bunları zilyetlik kurallarına göre geri vermekle yükümlüdür (TMK m.585).

Gaiplik Kararı Nedir? (TMK m.32)

TMK m.32/1 uyarınca, ölüm tehlikesi içinde kaybolan veya kendisinden uzun zamandan beri haber alınamayan bir kimsenin ölümü hakkında kuvvetli olasılık varsa, hakları bu ölüme bağlı olanların başvurusu üzerine mahkeme bu kişinin gaipliğine karar verebilir. Burada aranan, kişinin kesin olarak öldüğünün ispatı değil, ölümünün kuvvetle muhtemel görünmesidir; ölüm kesin ise zaten gaiplik değil ölüm karinesi hükümleri uygulanır. “Hakları ölüme bağlı olanlar” ifadesi, gaibin mirasçılarını, sigorta lehtarlarını veya evliliğin sona ermesinde hukuki yararı bulunan eşini kapsar; Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2014/18638, K. 2014/16778, T. 24.11.2014: davacının gaiplik kararından yararlanabileceği somut bir hakkı bulunmadığı hâllerde, hukuki yarar yokluğu nedeniyle davanın reddi gerektiğine, aksi yöndeki kabul kararının isabetsiz olduğuna hükmedilmiştir.

TMK m.32/2’ye göre yetkili mahkeme, kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesidir; Türkiye’de hiç yerleşmemişse nüfus sicilinde kayıtlı olduğu yer, böyle bir kayıt da yoksa anasının veya babasının kayıtlı bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Yargıtay 20. Hukuk Dairesi, E. 2015/3797, K. 2015/7928, T. 29.09.2015: gaipliğine karar verilmesi istenen kişinin kolluk araştırmasıyla belirlenen son yerleşim yeri adresi esas alınarak yetkili mahkemenin belirlenmesi gerektiğine karar verilmiştir.

Bekleme Süreleri: Bir Yıl mı, Beş Yıl mı?

TMK m.33/1, gaiplik kararının istenebilmesi için iki farklı süre öngörür: ölüm tehlikesinin üzerinden en az bir yıl veya son haber tarihinin üzerinden en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Bir deprem, deniz kazası veya benzeri somut bir tehlike içinde kaybolma hâlinde kısa süre yeterli görülürken, kişinin sıradan biçimde ortadan kaybolup hiçbir haber alınamadığı hâllerde kanun koyucu daha uzun bir bekleme öngörmüştür. Mahkeme bu sürelerin dolmasından sonra, gaip hakkında bilgisi bulunan kimseleri usulüne uygun bir ilanla mahkemeye davet eder; TMK m.33/2-3 uyarınca bu ilan süresi, ilk ilanın yapıldığı günden başlayarak en az altı aydır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2011/8476, K. 2011/9849, T. 05.10.2011: ilan süresinin ilk ilan tarihinden itibaren en az altı ay olması gerektiğini teyit etmiş, ayrıca verilen kararın ayrıca ulusal gazetede ilanının kanunda öngörülmeyen bir zorunluluk olduğunu belirtmiştir.

İlan süresi dolmadan gaip ortaya çıkar, kendisinden haber alınır veya öldüğü tarih tespit edilirse, TMK m.34 uyarınca gaiplik istemi kendiliğinden düşer. İlandan sonuç alınamazsa mahkeme gaipliğe karar verir; TMK m.35/1’e göre ölüme bağlı haklar, aynen gaibin ölümü ispatlanmış gibi kullanılır. Kararın geriye etkili sonuç doğurması da ayrıca önemlidir: TMK m.35/2 uyarınca gaiplik kararı, ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur; yani mirasın açılma anı, kararın kesinleştiği tarih değil, geriye dönük olarak belirlenen bu tarihtir.

Gaiplik Kararına Görevli ve Yetkili Mahkeme

Gaiplik kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 382/2-a.4. maddesinde kişiler hukukuna ilişkin bir çekişmesiz yargı işi olarak sayılmıştır; ilgililer arasında bir uyuşmazlık bulunmadığından bu tür işlerde davalı/hasım da yer almaz. HMK m.383/1, çekişmesiz yargı işlerinde aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunu hükme bağlar. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2017/7232, K. 2018/9854, T. 22.03.2018: gaipliğe karar verilmesi davalarında HMK’nın 382/1, 382/2-a.4 ve 383. maddeleri gereğince sulh hukuk mahkemelerinin görevli olduğuna, asliye hukuk mahkemesince verilen aksi yöndeki görevsizlik kararının isabetsiz bulunduğuna karar vermiştir. Fethiye’de ikametgahı bulunan bir kişi hakkında gaiplik kararı istenecekse, bu talep de Fethiye Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yöneltilir.

Gaiplik Kararı Evliliği Kendiliğinden Sona Erdirir mi? (TMK m.130-131)

Uygulamada en çok karıştırılan nokta budur: TMK m.130 uyarınca yeniden evlenmek isteyen bir kimse, önceki evliliğinin sona erdiğini ispat etmek zorundadır; gaiplik ise tek başına bu ispatı sağlamaz. TMK m.131/1 açıkça, gaipliğine karar verilen kişinin eşinin, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemeyeceğini düzenler. Yani gaiplik kararı kendiliğinden evliliği sona erdirmez; sağ kalan eşin ayrıca bir fesih talebinde bulunması gerekir. TMK m.131/2 uyarınca eş, evliliğin feshini gaiplik başvurusuyla birlikte veya ayrıca açacağı bir dava ile isteyebilir; ayrı bir dava açılması hâlinde TMK m.131/3’e göre bu dava, davacı eşin yerleşim yeri mahkemesinden istenir.

Evliliğin Feshi Davasında Görevli Mahkeme Neden Farklıdır?

HMK m.382/2-b.2, “gaiplik nedeniyle evliliğin feshi”ni de ayrıca aile hukukuna ilişkin bir çekişmesiz yargı işi olarak sayar; ancak bu işin görüleceği mahkeme, gaiplik kararının kendisinden farklıdır. Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un (4787 sayılı Kanun) 4. maddesi, TMK’nın vesayet hükümlerini düzenleyen Üçüncü Kısmı hariç olmak üzere İkinci Kitabından, yani aile hukukundan doğan dava ve işlerin Aile Mahkemesinin görevine girdiğini düzenler; evlenme ehliyeti ve engellerine ilişkin m.131 bu istisnanın dışında kaldığından, evliliğin feshi talebi Aile Mahkemesi’nin -kurulmadığı yerlerde bu sıfatla görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin- görev alanındadır. Yargıtay 17. Hukuk Dairesi, E. 2013/13577, K. 2013/14556, T. 30.10.2013: aynı dilekçeyle hem gaiplik hem de gaiplik nedeniyle evliliğin feshi istenen bir davada, gaipliğe karar verilmesi isteminin Sulh Hukuk Mahkemesi’nin, evliliğin feshine karar verilmesi isteminin ise Aile Mahkemesi sıfatıyla görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görev alanına girdiğine ve iki talebin farklı yargılama usulleri nedeniyle aynı mahkemede görülemeyeceğine, bu nedenle evliliğin feshi talebinin tefrik edilerek görevli mahkemeye gönderilmesi gerektiğine karar vermiştir. Fethiye’de açılacak bir gaiplik ve evliliğin feshi talebinde de aynı ayrım geçerlidir: gaiplik istemi Fethiye Sulh Hukuk Mahkemesi’nde, evliliğin feshi istemi ise Fethiye Aile Mahkemesi’nde -aile mahkemesi kurulmayan yerlerde bu sıfatla görevli asliye hukuk mahkemesinde- görülür.

Gaip Ortaya Çıkarsa Miras Ne Olur? (TMK m.584-588)

Gaiplik kararı, ölüme bağlı hakları -dolayısıyla mirası- gaibin ölümü ispatlanmış gibi açar; ancak kanun, gaibin ileride ortaya çıkma ihtimalini de baştan hesaba katmıştır. TMK m.584/1 uyarınca, hakkında gaiplik kararı verilmiş bir kimsenin mirasçıları, tereke malları kendilerine teslim edilmeden önce bu malları ileride ortaya çıkabilecek üstün hak sahiplerine veya gaibin kendisine geri vereceklerine ilişkin güvence göstermek zorundadır. Bu güvencenin süresi de kanunla ayrıca belirlenmiştir: TMK m.584/2’ye göre güvence, ölüm tehlikesi içinde kaybolma durumunda tereke mallarının tesliminden başlayarak beş yıl, uzun zamandan beri haber alınamama durumunda son haber tarihinden başlayarak onbeş yıl ve her hâlde en çok gaibin yüz yaşına varmasına kadar geçecek süre için gösterilir.

TMK m.585/1’in getirdiği asıl güvence budur: gaip ortaya çıkarsa veya üstün hak sahibi olduklarını ileri sürenler bu sıfatlarını ispat ederlerse, tereke mallarını teslim almış olanlar aldıkları malları zilyetlik kurallarına göre geri vermekle yükümlüdür. Bu senaryonun 2025 tarihli bir Yargıtay kararına konu olması, kuralın yalnızca teorik olmadığını gösterir: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3015, K. 2025/1552, T. 20.03.2025: gaiplik kararı verilen kişinin, mahkemeye yaşadığını bildiren bir dilekçe sunması üzerine, gaibe düşen miras payının diğer mirasçılara devri istemine ilişkin davanın TMK m.585/1 ve m.586/2 uyarınca konusuz kaldığına ve gaibin ortaya çıkması karşısında miras payının devrinin artık düşünülemeyeceğine karar vererek ilk derece ve bölge adliye mahkemesi kararlarını onamıştır. Mirasın Hazineye geçtiği hâllerde de aynı güvence geçerlidir; TMK m.588/3 uyarınca Devlet, gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi geri vermekle yükümlüdür. Konuyla bağlantılı miras paylaşımı, tenkis veya mirasçılık belgesi uyuşmazlıkları için Fethiye Miras Avukatı sayfamızdan da bilgi alabilirsiniz.

Fethiye ve çevresinde özellikle yurt dışında uzun süre yaşamış veya denizcilik faaliyeti sırasında kaybolmuş kişilerin mirasçıları için gaiplik başvuruları sık karşılaşılan bir ihtiyaçtır; hem gaiplik sürecinin usulüne uygun yürütülmesi hem de tereke tesliminde alınacak güvencenin doğru hesaplanması, ileride açılacak bir geri verme davasının önüne geçmek açısından belirleyicidir. Sürecin başında doğru mahkemeye, doğru sürelerle başvurmak, hem gaiplik kararının hem de buna bağlı evliliğin feshi talebinin gereksiz yere uzamasını önler.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

Sıkça Sorulan Sorular

Gaiplik kararı için ne kadar süre beklemek gerekir?

TMK m.33/1 uyarınca iki farklı süre uygulanır: kişi ölüm tehlikesi içinde kaybolmuşsa en az bir yıl, kendisinden uzun zamandan beri haber alınamıyorsa en az beş yıl geçmiş olması gerekir. Bu sürelerin dolmasından sonra mahkeme, en az altı ay sürecek bir ilan yapar; ilandan sonuç alınamazsa gaiplik kararı verilir.

Gaiplik kararını kimler isteyebilir?

TMK m.32/1’e göre, hakları gaibin ölümüne bağlı olan kişiler gaiplik kararı isteyebilir; bu genellikle gaibin yasal mirasçıları, sigorta lehtarları veya evliliğin sona ermesinde hukuki yararı bulunan eşidir. Başvuranın, gaiplik kararından yararlanabileceği somut bir hakkının bulunması gerekir; aksi hâlde dava hukuki yarar yokluğundan reddedilir.

Gaiplik kararı hangi mahkemede istenir?

Gaiplik kararı, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382/2-a.4 ve 383. maddeleri uyarınca kişiler hukukuna ilişkin bir çekişmesiz yargı işi olduğundan Sulh Hukuk Mahkemesi’nde istenir. Yetkili mahkeme ise kişinin Türkiye’deki son yerleşim yeri mahkemesidir.

Gaiplik kararı evliliği otomatik olarak sona erdirir mi?

Hayır. TMK m.131/1 uyarınca gaipliğine karar verilen kişinin eşi, mahkemece evliliğin feshine karar verilmedikçe yeniden evlenemez. Gaiplik kararı tek başına evliliği sona erdirmez; eşin ayrıca evliliğin feshini talep etmesi gerekir.

Gaiplik nedeniyle evliliğin feshi davası nerede açılır?

Evliliğin feshi talebi, gaiplik başvurusuyla birlikte istenebileceği gibi ayrıca da açılabilir; ayrı açılması hâlinde TMK m.131/3 uyarınca davacının yerleşim yeri mahkemesi yetkilidir. Görev bakımından ise bu talep, 4787 sayılı Kanun’un 4. maddesi gereğince Aile Mahkemesi’nin görev alanına girer; Aile Mahkemesi kurulmayan yerlerde bu görevi, bu sıfatla belirlenen Asliye Hukuk Mahkemesi yürütür. Dolayısıyla gaiplik kararı ile evliliğin feshi talebi genellikle farklı mahkemelerde görülür.

Gaip kişi geri dönerse teslim edilen miras ne olur?

TMK m.585/1 uyarınca gaip ortaya çıkarsa, tereke mallarını teslim almış olanlar bu malları zilyetlik kurallarına göre geri vermekle yükümlüdür. Bu nedenle TMK m.584 uyarınca mirasçılar, malları teslim almadan önce ileride ortaya çıkabilecek gaibe veya üstün hak sahiplerine geri vereceklerine dair güvence göstermek zorundadır.

Miras Hazineye geçtiyse ve gaip sonradan ortaya çıkarsa ne olur?

TMK m.588/3 uyarınca, gaiplik kararı verilebilmesi için gerekli ilan süresinde hiçbir hak sahibi ortaya çıkmazsa gaibin mirası Devlete geçer; ancak Devlet de gaibe veya üstün hak sahiplerine karşı, aynen gaibin mirasını teslim alanlar gibi bu malları geri vermekle yükümlüdür.

Gaiplik kararı ne zaman hüküm doğurur?

TMK m.35/2 uyarınca gaiplik kararı geriye etkilidir: ölüm tehlikesinin gerçekleştiği veya son haberin alındığı günden başlayarak hüküm doğurur. Mirasın açılma anı da kararın kesinleştiği tarih değil, bu geriye dönük tarihtir.

Gaiplik kararı kesinleştikten sonra iptal edilebilir mi?

Evet. Gaibin hayatta olduğunun öğrenilmesi veya öldüğü tarihin tespit edilmesi hâlinde, kararın artık bir hükmü kalmayacağından ilgililerce kaldırılması istenebilir. Uygulamada gaibin kendisi de mahkemeye başvurarak gaipliğinin kaldırılmasını isteyebilir; bu durumda gaibe düşecek miras payının devri gibi işlemler de yeniden değerlendirilir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?