tr

Evlat Edinme Şartları ve Süreci (2026)

Evlat Edinme Şartları ve Süreci (2026)
20.09.2026
6

Bir çocuğun evlat edinilmesi, sadece duygusal bir karar değil; Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) ayrıntılı biçimde düzenlediği, mahkeme kararıyla kurulan bir soybağı işlemidir. Fethiye Aile Mahkemesi Avukatı olarak büromuza gelen başvuruların önemli bir kısmında, evlat edinmek isteyen kişiler yaş sınırını, evlilik süresi şartını, biyolojik ana babanın rızasının ne zaman aranmayacağını ve sürecin ne kadar süreceğini soruyor. Bu yazımızda TMK’nın 305 ila 320. maddeleri arasında düzenlenen evlat edinme kurumunu; küçüklerin ve erginlerin evlat edinilmesi şartlarını, rıza kurallarını, görevli ve yetkili mahkemeyi, evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebeplerini güncel mevzuat metni ve Yargıtay kararları ışığında ele alıyoruz.

Ana Noktalar

  • Bir küçüğün evlat edinilebilmesi için evlat edinen tarafından en az bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması ve evlat edinmenin küçüğün yararına bulunması şarttır.
  • Eşler ancak birlikte evlat edinebilir; bunun için en az beş yıldır evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş olmaları gerekir. Evli olmayan kişi ise tek başına ancak otuz yaşını doldurmuşsa evlat edinebilir.
  • Evlat edinilenin, evlat edinenden en az on sekiz yaş küçük olması zorunludur.
  • Ana ve babanın rızası kural olarak şarttır; ancak kim olduğu bilinmeyen, uzun süredir nerede olduğu bilinmeyen ya da çocuğa karşı özen yükümlülüğünü yerine getirmeyen ana veya babanın rızası aranmaz.
  • Yargıtay’a göre evlat edinme davaları çekişmesiz yargı işi değildir; taraflar duruşmaya çağrılmadan, dosya üzerinden karar verilemez.
  • Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası, sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıllık hak düşürücü süreye tabidir.

Evlat Edinmenin Genel Şartları (TMK m.305)

TMK m.305/1 uyarınca bir küçüğün evlat edinilebilmesi, evlat edinen tarafından bir yıl süreyle bakılmış ve eğitilmiş olması koşuluna bağlıdır. Bu bir yıllık bakım süresi, mahkemenin evlat edinenle küçük arasında gerçek bir aile bağının oluşup oluşmadığını değerlendirebilmesi için aranan asgari bir süredir; süre dolmadan açılan bir evlat edinme talebi, diğer şartlar tam olsa bile kabul edilemez. Kanunun aynı maddesinin ikinci fıkrası ayrıca iki şart daha getirir: evlat edinme her hâlde küçüğün yararına bulunmalı ve evlat edinenin varsa diğer çocuklarının menfaatleri hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemelidir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7022, K. 2023/5705, T. 28.11.2023 sayılı kararında, bir küçüğün evlat edinilmesine ilişkin talebin, geçmişte yaşanan istismar iddiaları ve çocuğun kurumca alınan sosyal inceleme raporundaki olumsuz beyanları birlikte değerlendirildiğinde küçüğün yararına olmadığı gerekçesiyle reddedilmesini onamış; şeklî şartlar tamam olsa dahi küçüğün yararı ölçütünün ayrıca ve bağımsız biçimde arandığını teyit etmiştir.

Evlat Edinen İçin Yaş ve Evlilik Süresi Şartları (TMK m.306-307)

Birlikte Evlat Edinme

TMK m.306/1 açıkça düzenlemiştir: eşler ancak birlikte evlat edinebilir, evli olmayan kişiler ise birlikte evlat edinemez. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre birlikte evlat edinebilmek için eşlerin en az beş yıldan beri evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları gerekir; bu iki koşul birbirinin alternatifi olup ikisinin birden aranması söz konusu değildir.

Üvey Çocuğun Evlat Edinilmesi

TMK m.306/3 uyarınca eşlerden biri, en az iki yıldan beri evli olmaları veya kendisinin otuz yaşını doldurmuş bulunması koşuluyla diğerinin çocuğunu evlat edinebilir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2022/9687, K. 2024/540, T. 06.02.2024 sayılı kararında, bu iki koşuldan yalnızca birinin gerçekleşmesinin üvey çocuğun evlat edinilmesi için yeterli olduğunu, davacının dava tarihinde otuz yaşını doldurmuş bulunması nedeniyle iki yıllık evlilik süresinin ayrıca aranmasına gerek kalmadığını belirterek, bu şartın hatalı uygulanması nedeniyle reddedilen davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Tek Başına Evlat Edinme

TMK m.307/1’e göre evli olmayan bir kişi, otuz yaşını doldurmuş ise tek başına evlat edinebilir. Evli olan bir kişi ise kural olarak tek başına evlat edinemez; ancak m.307/2 uyarınca otuz yaşını doldurmuş olan eş, diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli yoksunluğunu veya iki yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmediğini ya da mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süredir eşinden ayrı yaşadığını ispatlarsa, istisnaen tek başına evlat edinebilir.

Yaş Farkı ve Evlatlığın Kendi Rızası (TMK m.308)

TMK m.308/1, evlat edinilenin evlat edinenden en az on sekiz yaş küçük olmasını şart koşar; bu yaş farkı hiçbir hâlde ihmal edilemeyecek, kesin bir kanuni sınırdır. Ayırt etme gücüne sahip olan küçük, kendi rızası olmadıkça evlat edinilemez; bu rıza, çocuğun evlat edinme sürecindeki iradesinin doğrudan aranmasını sağlayan bağımsız bir güvencedir. Vesayet altındaki bir küçük ise ayırt etme gücüne sahip olup olmadığına bakılmaksızın ancak vesayet dairelerinin izniyle evlat edinilebilir. Bugün kapatılmış olan Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin E. 2014/10042, K. 2014/17642, T. 04.12.2014 sayılı kararı, on altı yaşında evlat edinilen ve o dönemde rızası alınmayan bir kişinin sonradan açtığı evlatlık ilişkisinin kaldırılması davasında, bu tür bir davanın hak düşürücü süresinin evlatlığın ergin olduğu tarihten itibaren işlemeye başladığını ortaya koymuştur.

Ana ve Babanın Rızası ve Rızanın Aranmadığı Hâller (TMK m.309-312)

TMK m.309/1 uyarınca evlat edinme, küçüğün ana ve babasının rızasını gerektirir; bu rıza, küçüğün veya ana babanın oturdukları yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanıp tutanağa geçirilir. TMK m.310’a göre rıza, çocuğun doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden verilemez ve tutanağa geçirilme tarihinden itibaren altı hafta içinde aynı usulle geri alınabilir; geri alındıktan sonra yeniden verilen rıza ise kesindir. Kanunun 311. maddesi, ana babadan birinin rızasının aranmayacağı iki hâli sayar: kim olduğu veya uzun süredir nerede oturduğu bilinmiyorsa ya da ayırt etme gücünden sürekli yoksun bulunuyorsa, veya küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, E. 2012/302, K. 2012/287, T. 11.04.2012 sayılı kararında, sokağa bırakılan ve koruyucu aileye teslim edilen bir bebeğin evlat edinilmesi istemine karşı çıkan biyolojik annenin, çocuğun babasının kimliği konusunda hiçbir açıklama yapmaması ve yargılamanın hiçbir aşamasına katılmaması karşısında özen yükümlülüğünü yerine getirmediğini kabul ederek annenin rızasının aranmasına gerek olmadığına hükmetmiştir. Aynı doğrultuda Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2021/8467, K. 2022/1932, T. 01.03.2022 sayılı kararında, cezaevinde hükümlü olarak bulunan ve bu nedenle velayet görevini fiilen yerine getiremeyen babanın rızasının aranmaması gerektiğine karar vererek, salt rıza vermemenin tek başına yeterli olmadığını, m.311/2’deki özen yükümlülüğü ölçütünün somut olarak incelenmesi gerektiğini vurgulamıştır. Benzer şekilde Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/8404, K. 2023/6462, T. 25.12.2023 sayılı kararında, küçüğü dayısının büyüttüğü bir olayda, biyolojik babanın çocuğu görmeye dahi gelmemesi ve kişisel ilişki talebinde bulunmaması nedeniyle onun rızasının aranmaması gerektiğine karar vermiştir. Yargıtay 2. Hukuk Dairesi, E. 2023/7865, K. 2023/5430, T. 21.11.2023 sayılı kararında ise, küçük yaşta yaşadığı bir cinsel saldırı sonucu hamile kalıp çocuğunu kuruma bırakan annenin rızasının aranmamasına ve çocuğun koruyucu ailesi tarafından evlat edinilmesine karar verilmesini onamıştır.

Rıza aranmayan hâllerin varlığı da tek başına yeterli değildir; Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/5979, K. 2016/238, T. 12.01.2016 sayılı kararında, evlat edinmede ana babanın rızasının aranmamasına ilişkin bir davanın çekişmesiz yargı işlerinden olmadığını, bu nedenle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun basit yargılama usulüne ilişkin hükümlerinin de uygulanamayacağını belirtmiş; hukuki dinlenilme hakkı gereğince davalı taraf duruşmaya usulüne uygun olarak çağrılıp dinlenmeden, dosya üzerinden karar verilemeyeceğine hükmetmiştir.

Erginlerin ve Kısıtlıların Evlat Edinilmesi (TMK m.313)

Evlat edinme yalnızca küçüklere özgü değildir. TMK m.313’e göre evlat edinenin altsoyunun açık muvafakatiyle, bir ergin veya kısıtlı üç durumdan birinde evlat edinilebilir: bedensel veya zihinsel engeli sebebiyle sürekli yardıma muhtaç olup evlat edinen tarafından en az beş yıldır bakılıp gözetilmesi; küçükken evlat edinen tarafından en az beş yıl bakılıp eğitilmiş olması; veya diğer haklı sebeplerin varlığı ve en az beş yıldır evlat edinenle aile hâlinde birlikte yaşanması. Evli bir kişi ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebilir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi, E. 2019/6368, K. 2020/496, T. 22.01.2020 sayılı kararında, evlat edinmenin TMK’nin soybağının kurulmasına ilişkin genel hükümleriyle birlikte değerlendirildiğinde bir soybağı davası niteliğinde olduğunu ve bu nedenle adli tatilde de görülebileceğini belirtmiştir.

Evlat Edinmenin Sonuçları: Soyadı, Miras ve Nüfus Kaydı (TMK m.314)

TMK m.314 uyarınca ana ve babaya ait haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçer; evlatlık, evlat edinenin yasal mirasçısı olur. Küçük evlatlık evlat edinenin soyadını alır, evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad da verebilir; ergin evlatlık ise evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir. Nüfus kaydına ana veya baba adı olarak kimin yazılacağı sorusu, yakın zamanda önemli bir değişikliğe uğramıştır: Anayasa Mahkemesi, E. 2023/3, K. 2023/139, T. 26.07.2023 sayılı kararıyla, bu konudaki eski düzenlemenin yalnızca eşler tarafından birlikte ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin evlat edinilmesi hâlini kapsayıp tek başına evlat edinmeyi dışarıda bıraktığı gerekçesiyle iptaline karar vermiştir. Bu iptal üzerine 7531 sayılı Kanunun 12. maddesiyle 14.11.2024 tarihinde yapılan yeni düzenlemeyle, ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına, birlikte evlat edinmede evlat edinen eşlerin adları, tek başına evlat edinmede ise evlat edinenin adı ana veya baba adı olarak yazılmakta; talepleri hâlinde bu hüküm diğer evlatlıklar için de uygulanabilmektedir. Evlat edinmeyle ilgili kayıt, belge ve bilgiler ise mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz.

Görevli ve Yetkili Mahkeme

TMK m.315/1’e göre evlat edinme kararı, evlat edinenin oturma yeri mahkemesince; birlikte evlat edinmede ise eşlerden birinin oturma yeri mahkemesince verilir. Görev bakımından belirleyici olan, 4787 sayılı Aile Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yargılama Usullerine Dair Kanun’un 4. maddesidir: bu maddeye göre aile mahkemeleri, TMK’nın Üçüncü Kısmı (vesayet) hariç olmak üzere İkinci Kitabından doğan dava ve işlere bakar; evlat edinme hükümleri de TMK’nın İkinci Kitabının Hısımlık başlıklı kısmında yer aldığından, evlat edinme davalarına bakmakla görevli mahkeme aile mahkemesidir. Aynı Kanunun 2. maddesi uyarınca, aile mahkemesi kurulmamış yerlerde bu davalara Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bakar; Fethiye Adliyesinde aile mahkemesi kurulu olduğundan, Fethiye’de yaşayan tarafların evlat edinme talepleri doğrudan Fethiye Aile Mahkemelerinde görülür.

Burada sık karşılaşılan bir yanılgıya da değinmek gerekir: evlat edinme, sıklıkla sanıldığının aksine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 382. maddesinde sayılan çekişmesiz yargı işlerinden değildir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan 2016/238 sayılı kararı bu noktayı açıkça ortaya koymuş, evlat edinmeye ilişkin davaların yazılı yargılama usulüne tabi, taraflı bir dava olarak görülmesi gerektiğini, davalı taraf usulüne uygun şekilde duruşmaya çağrılıp dinlenmeden karar verilemeyeceğini belirtmiştir. Bu nedenle Fethiye’de bir evlat edinme başvurusu hazırlanırken, sürecin adli tatilde de yürütülebilen fakat çekişmesiz değil, davalı tarafın usulüne uygun dinlenmesini gerektiren bir yargılama olduğu gözden kaçırılmamalıdır.

Mahkemenin Araştırma Yükümlülüğü

TMK m.316 uyarınca evlat edinmeye, ancak esaslı sayılan her türlü durum ve koşulun kapsamlı biçimde araştırılmasından, evlat edinen ile edinilenin dinlenmesinden ve gerektiğinde uzman görüşü alınmasından sonra karar verilebilir. Araştırmada özellikle tarafların kişiliği ve sağlığı, karşılıklı ilişkileri, ekonomik durumları, evlat edinenin eğitme yeteneği, evlat edinmeye yönelten sebepler ve aile ilişkileri ile bakım ilişkilerindeki gelişmeler açıklığa kavuşturulur; evlat edinenin altsoyu varsa onların evlat edinmeye ilişkin görüşleri de değerlendirilir. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi, E. 2015/4746, K. 2015/18041, T. 08.12.2015 sayılı kararında, bu araştırma yükümlülüğü yerine getirilmeden ve gerekirse yasal temsilciyle küçüğün menfaati çatıştığında bir kayyım atanmadan karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna hükmetmiştir.

Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması (TMK m.317-319)

Evlat edinme geri dönüşü olmayan bir işlem değildir. TMK m.317’ye göre yasal sebep bulunmaksızın rıza alınmamışsa, rızası alınması gereken kişiler, küçüğün menfaati bunun sonucunda ağır biçimde zedelenmeyecekse, hâkimden evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir. TMK m.318 uyarınca evlat edinme esasa ilişkin başka bir noksanlıkla sakatsa, Cumhuriyet savcısı veya her ilgili evlatlık ilişkisinin kaldırılmasını isteyebilir; ancak noksanlık ortadan kalkmışsa veya yalnızca usule ilişkinse ve kaldırma evlatlığın menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse bu yola gidilemez. Dava hakkı, TMK m.319 uyarınca evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Bu noktada güncel metne dikkat etmek gerekir: maddenin eski hâlinde yer alan ve davayı ayrıca evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl geçmesiyle de sınırlayan ibare, Anayasa Mahkemesi’nin E. 2012/35, K. 2012/203, T. 27.12.2012 sayılı kararıyla iptal edilmiştir; bugün için tek ölçüt, öğrenmeden itibaren işleyen bir yıllık süredir. Bugün kapatılmış olan Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin E. 2014/10042, K. 2014/17642, T. 04.12.2014 sayılı kararı bu güncel bir yıllık süreyi uygulayarak, evlat edinme sırasında ayırt etme gücüne sahip olduğu hâlde rızası alınmayan evlatlığın dava hakkının, ergin olduğu tarihten itibaren bir yıl içinde kullanılması gerektiğine hükmetmiştir.

Evlat Edinmede Aracılık Yasağı (TMK m.320)

TMK m.320, küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin aracılık faaliyetlerinin ancak Cumhurbaşkanınca yetki verilen kurum ve kuruluşlarca yapılabileceğini öngörür; bu faaliyetlerin yürütülmesine ilişkin usul ve esaslar Cumhurbaşkanınca çıkarılan yönetmelikle belirlenir. Uygulamada bu görev, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı il müdürlükleri eliyle yürütülmekte; koruyucu aile ve evlat edindirme süreçleri bu kurumlar aracılığıyla işletilmektedir. Kanunda öngörülen bu tekel, yetkisiz kişi veya kuruluşlar aracılığıyla yürütülen özel evlat edindirme girişimlerinin önüne geçmeyi amaçlar.

Fethiye ve çevresinde evlat edinme sürecine giren aileler için en sık karşılaşılan sorun, yukarıda anlatılan koşulların somut olaya doğru uygulanması ve mahkemenin araştırma sürecinde istenen belge ve raporların eksiksiz hazırlanmasıdır. Sürecin çekişmesiz değil, usulüne uygun bir dava olarak yürütülmesi gerektiği ve rızanın aranmadığı hâllerin dar yorumlandığı göz önüne alındığında, başvuru öncesinde dosyanın hukuki açıdan değerlendirilmesi, ileride ortaya çıkabilecek ret kararlarının önüne geçmek bakımından önem taşımaktadır.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

Sıkça Sorulan Sorular

Evlat edinmek için asgari yaş kaçtır?

Evli olmayan bir kişi tek başına evlat edinebilmek için otuz yaşını doldurmuş olmalıdır. Eşler birlikte evlat edinecekse en az beş yıldır evli olmaları veya otuz yaşını doldurmuş bulunmaları yeterlidir; eşlerden biri diğerinin çocuğunu evlat edinecekse bu süre iki yıla iner, otuz yaşını doldurmuş olmak ise tek başına yeterlidir.

Evlat edinen ile evlatlık arasında kaç yaş fark olmalıdır?

TMK m.308/1 uyarınca evlat edinilenin, evlat edinenden en az on sekiz yaş küçük olması şarttır. Bu sınırın altında kalan bir yaş farkıyla evlat edinme talebi kabul edilemez.

Biyolojik ana babanın rızası her zaman gerekli midir?

Hayır. TMK m.311 uyarınca kim olduğu veya uzun süredir nerede oturduğu bilinmeyen ya da ayırt etme gücünden sürekli yoksun olan, veya çocuğa karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmeyen ana veya babanın rızası aranmaz. Ancak Yargıtay, bu istisnaların dar yorumlanması gerektiğini ve her olayda somut olarak araştırılması gerektiğini vurgulamaktadır.

Evlat edinme davası çekişmesiz yargı işi midir?

Hayır. Yargıtay 18. Hukuk Dairesi’nin E. 2015/5979, K. 2016/238 sayılı kararına göre evlat edinmeye ilişkin davalar çekişmesiz yargı işlerinden değildir; yazılı yargılama usulüne tabidir ve davalı taraf duruşmaya usulüne uygun çağrılıp dinlenmeden karar verilemez.

Evlat edinme davasına hangi mahkeme bakar?

4787 sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Hâkimler ve Savcılar Kurulunca belirlenen asliye hukuk mahkemesi bu davalara bakar. Yetki bakımından ise TMK m.315’e göre evlat edinenin, birlikte evlat edinmede ise eşlerden birinin oturma yeri mahkemesi yetkilidir. Fethiye’de yaşayan taraflar için bu, Fethiye Aile Mahkemeleri anlamına gelir.

Ergin bir kişi evlat edinilebilir mi?

Evet. TMK m.313 uyarınca evlat edinenin altsoyunun açık muvafakatiyle, bedensel veya zihinsel engeli sebebiyle sürekli yardıma muhtaç olan, küçükken en az beş yıl bakılıp eğitilmiş olan veya diğer haklı sebeplerle en az beş yıldır evlat edinenle aile hâlinde yaşayan erginler evlat edinilebilir. Evli bir erginin evlat edinilmesi için ayrıca eşinin rızası gerekir.

Evlatlık ilişkisi hangi hâllerde kaldırılabilir?

TMK m.317 ve m.318 uyarınca yasal sebep bulunmaksızın rıza alınmamışsa veya evlat edinme esasa ilişkin başka bir noksanlıkla sakatsa, evlatlık ilişkisinin kaldırılması istenebilir. Ancak bu istem, küçüğün menfaatini ağır biçimde zedeleyecekse veya noksanlık ortadan kalkmışsa kabul edilmez.

Evlatlık ilişkisinin kaldırılması davası için süre sınırı var mıdır?

Evet. TMK m.319 uyarınca dava hakkı, kaldırma sebebinin öğrenilmesinden itibaren bir yıl geçmekle düşer. Maddenin eski metnindeki, evlat edinme işleminin üzerinden beş yıl geçmesiyle de dava hakkını sınırlayan ibare, Anayasa Mahkemesi’nin 2012 tarihli kararıyla iptal edilmiş olup bugün böyle bir üst sınır bulunmamaktadır.

Evlat edindirme işlemlerini özel kişiler veya kuruluşlar yürütebilir mi?

Hayır. TMK m.320 uyarınca küçüklerin evlat edinilmesine ilişkin aracılık faaliyetleri ancak Cumhurbaşkanınca yetki verilen kurum ve kuruluşlarca, uygulamada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’na bağlı birimler eliyle yürütülebilir.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?