tr

Zimmet Suçu ve Cezası (TCK m.247)

Zimmet Suçu ve Cezası (TCK m.247)
19.09.2026
13

Zimmet suçu, kamu görevlisinin görevi nedeniyle kendisine teslim edilen ya da koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunan bir malı, bu güven ilişkisini kötüye kullanarak kendisinin veya bir başkasının yararına geçirmesiyle oluşan ağır bir kamu idaresi suçudur. Bir belediye veznedarının kasadaki nakdi usulsüz kullanmasından bir kooperatif müdürünün ortaklardan tahsil ettiği parayı kayıtlara geçirmeden uhdesinde tutmasına kadar farklı görünümlerde karşımıza çıkan bu suç, hem öngörülen ceza miktarı hem de soruşturma usulü bakımından diğer kamu idaresi suçlarından belirgin biçimde ayrılır. Fethiye Ağır Ceza Avukatı olarak bu yazımızda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 247, 248 ve 249. maddelerinde düzenlenen zimmet suçunu; unsurları, nitelikli ve kullanma zimmeti ayrımı, etkin pişmanlık, değerin azlığı, soruşturma usulü ve görevli mahkeme bakımından güncel Yargıtay kararları ışığında ele alacağız.

Ana Noktalar

  • TCK m.247/1 basit zimmeti, m.247/2 nitelikli zimmeti, m.247/3 ise kullanma zimmetini düzenler; suçun oluşması için malın failin görevi nedeniyle kendisine teslim edilmiş ya da koruma-gözetim yükümlülüğü altında olması zorunludur.
  • Zimmet, yalnızca kamu görevlileri ile özel kanunlarında kamu görevlisi gibi cezalandırılacağı öngörülen kişiler tarafından işlenebilen özgü bir suçtur; bu şart gerçekleşmezse eylem hırsızlık veya güveni kötüye kullanma olarak nitelendirilir.
  • TCK m.248 uyarınca zimmete konu malın soruşturma veya kovuşturma başlamadan önce iadesi cezada üçte iki veya yarı oranında indirim sağlar; TCK m.249 ise değerin azlığı halinde ayrı bir indirim öngörür.
  • Zimmet suçu 4483 sayılı Kanun’un soruşturma izni prosedürüne tabi değildir; Cumhuriyet savcılığınca resen ve doğrudan soruşturulur, yargılaması ise ağır ceza mahkemesinde yürütülür.

Zimmet Suçu (TCK m.247) Nedir?

Zimmet suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun “Kamu İdaresinin Güvenilirliğine ve İşleyişine Karşı Suçlar” bölümünde, 247. maddede düzenlenmiştir. Maddenin güncel metni şu şekildedir:

Madde 247/1- Görevi nedeniyle zilyedliği kendisine devredilmiş olan veya koruma ve gözetimiyle yükümlü olduğu malı kendisinin veya başkasının zimmetine geçiren kamu görevlisi, beş yıldan oniki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Madde 247/2- Suçun, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranında artırılır.

Madde 247/3- Zimmet suçunun, malın geçici bir süre kullanıldıktan sonra iade edilmek üzere işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilebilir.

Madde üç fıkradan oluşur: birinci fıkra basit zimmeti, ikinci fıkra zimmetin daha ağır cezayı gerektiren nitelikli halini, üçüncü fıkra ise kullanma zimmetini düzenler. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 20.03.2024 tarihli, E. 2023/596, K. 2024/127 sayılı kararında da vurgulandığı üzere, zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hali nitelikli zimmet suçunu oluşturur ve ceza bu nedenle yarı oranında artırılır.

Zimmet Suçunun Unsurları: Özgü Suç Niteliği ve Yasal Tevdi Şartı

Zimmet, TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi sıfatını taşıyan veya özel kanunları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişiler tarafından işlenebilen özgü bir suçtur; bu sıfatı taşımayan bir kişi zimmetin faili olamaz. Bunun yanında suçun oluşması için malın failin görevi nedeniyle kendisine teslim edilmiş ya da koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunması gerekir; Yargıtay uygulamasında bu şart “yasal tevdi unsuru” olarak adlandırılır.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 20.04.2022 tarihli, E. 2021/11724, K. 2022/4045 sayılı kararında, ayniyat memuru olarak görev yapmadığı belirlenen bir sanığın, kurumun ayniyat ambarından çalınan malzemeler bakımından zilyetliğin kendisine görevi nedeniyle tevdi edilmiş sayılamayacağı ve koruma-gözetim yükümlülüğünün de bulunmadığı gerekçesiyle zimmet suçunun unsurlarının oluşmadığına hükmedilmiştir. Aynı Dairenin 09.05.2016 tarihli, E. 2014/1686, K. 2016/4791 sayılı kararında da, laboratuvar müdürüne zimmetle teslim edilen platin krozelerin analiz sonrası kilitli kasada saklanması nedeniyle bunlar üzerinde ayrı bir koruma-gözetim yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının şüpheli kaldığı, yasal tevdi unsuru gerçekleşmezse zimmetin de güveni kötüye kullanmanın da oluşmayacağı, eylemin hırsızlık suçu olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir. Fethiye’de görev yapan bir kamu görevlisi hakkında zimmet isnadı yöneltilmeden önce bu tevdi ilişkisinin somut olarak ortaya konulması, savunmanın kurulacağı ilk zemindir.

Nitelikli Zimmet ve Kullanma Zimmeti Arasındaki Fark

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.05.2023 tarihli, E. 2022/547, K. 2023/261 sayılı kararında belirtildiği üzere, 765 sayılı eski Kanun döneminde ayrı biçimde düzenlenen nitelikli zimmet suçu, TCK m.247/2’de “zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi hali” olarak yeniden düzenlenmiştir. Sahte belge düzenlemek veya muhasebe kayıtlarını değiştirmek gibi davranışlar bu nitelikli hali oluşturabilir; Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 09.10.2025 tarihli, E. 2024/3827, K. 2025/10610 sayılı kararında, sahte belgeler düzenlemek suretiyle zimmetin açığa çıkmamasını sağlayan sanık hakkında nitelikli zimmet hükümlerinin uygulanması gerektiği vurgulanmıştır.

Buna karşılık TCK m.247/3’te düzenlenen kullanma zimmetinde fail, malı geçici bir süre kullandıktan sonra kendiliğinden, herhangi bir uyarı, ihbar, şikâyet veya soruşturma olmaksızın iade eder; bu halde ceza yarı oranına kadar indirilebilir. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 19.02.2025 tarihli, E. 2022/1835, K. 2025/2074 sayılı kararında, malın belli bir süre kullanılıp kendiliğinden iade edilmesi halinde kullanma zimmetinin, aksi takdirde temellük zimmetinin söz konusu olacağı açıklanmıştır.

Zimmet Suçu; Hırsızlık ve Güveni Kötüye Kullanma Suçlarından Nasıl Ayrılır?

Zimmet suçunun en belirgin özelliği, failin kamu görevlisi sıfatı ve malın ona görevi nedeniyle tevdi edilmiş olmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2013 tarihli, E. 2012/1275, K. 2013/419 sayılı kararında, zimmetin güveni kötüye kullanma suçunun özel şekli ya da failin görevi nedeniyle ağırlaşmış güveni kötüye kullanma suçu olduğu, güveni kötüye kullanma suçunda malın devrinin failin şahsına duyulan güvene dayandığı, zimmette ise malın kamu görevlisine görevi nedeniyle devredildiği veya koruma-gözetim yükümlülüğü altında bulunduğu belirtilmiştir. Aynı kararda, suça konu malın kamu görevlisinin şahsına duyulan güven nedeniyle değil görevi dolayısıyla teslim edilmemesi halinde zimmet değil güveni kötüye kullanma suçunun gündeme geleceği açıkça vurgulanmıştır. Malın failin görevi nedeniyle değil örneğin hırsızlık yoluyla ele geçirilmesi halinde ise tevdi unsuru hiç gerçekleşmediğinden zimmetten söz edilemez.

Kamu idaresi suçları içinde TCK m.247, kamu görevlisinin görev yetkisini genel biçimde kötüye kullandığı hallere ilişkin görevi kötüye kullanma suçu karşısında özel ve ağırlaştırılmış bir normdur; fiil zimmetin unsurlarını taşıyorsa TCK m.257 uygulanmaz, doğrudan zimmet hükümleri esas alınır.

Etkin Pişmanlık (TCK m.248): İade ve Tazminin Zamanlaması Belirleyicidir

Madde 248/1- Soruşturma başlamadan önce, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisi indirilir.

Madde 248/2- Kovuşturma başlamadan önce, gönüllü olarak, zimmete geçirilen malın aynen iade edilmesi veya uğranılan zararın tamamen tazmin edilmesi halinde, verilecek cezanın yarısı indirilir. Etkin pişmanlığın hükümden önce gerçekleşmesi halinde, verilecek cezanın üçte biri indirilir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 11.11.2021 tarihli, E. 2018/7174, K. 2021/5568 sayılı kararında, zimmete konu paranın soruşturma başlamadan önce ödenmiş olması nedeniyle sanık hakkında TCK m.248/1’in uygulanması gerektiği, mahkemenin daha düşük oranlı 248/2’yi uygulamasının hatalı olduğu belirtilmiştir. Aynı Dairenin 19.02.2025 tarihli, E. 2022/1835, K. 2025/2074 sayılı kararında ise, ödemenin zimmet miktarının tamamını karşılayıp karşılamadığının belirlenmesi gerektiği, karşılıyorsa etkin pişmanlığın kovuşturma başlamadan önce gerçekleştiğinin kabul edilmesi gerektiği vurgulanmıştır. Soruşturma ile kovuşturma arasındaki bu zamanlama farkı indirim oranını doğrudan belirlediğinden, iade işleminin hangi aşamada gerçekleştirildiğinin somut delillerle ortaya konulması büyük önem taşır.

Değerin Azlığı: Daha Az Cezayı Gerektiren Hal (TCK m.249)

Madde 249/1- Zimmet suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilir.

Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 14.06.2021 tarihli, E. 2020/6998, K. 2021/2784 sayılı kararında, zimmete geçirilen 9.880 TL’nin suç tarihindeki ekonomik koşullar ve Dairenin yerleşik uygulamaları gözetildiğinde değer azlığı sınırında kaldığı, bu nedenle TCK m.249’un uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Aynı Dairenin 10.06.2024 tarihli, E. 2021/5506, K. 2024/6898 sayılı kararında da benzer bir değerlendirme yapılmış, zimmet miktarının değer azlığı sınırında kalıp kalmadığının suç tarihindeki ekonomik koşullara göre her somut olayda ayrıca değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Zimmet Suçunda Soruşturma Usulü: Cumhuriyet Savcısının Resen Soruşturması

Kamu görevlilerinin görevleriyle ilgili suçlarının çoğunda 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun uyarınca önceden bir soruşturma izni alınması aranır. Zimmet suçu bu genel kuralın önemli bir istisnasıdır. 3628 sayılı Mal Bildiriminde Bulunulması, Rüşvet ve Yolsuzluklarla Mücadele Kanunu’nun 17. maddesi, irtikap ve rüşvetin yanı sıra basit ve nitelikli zimmet suçlarından sanık olanlar hakkında 4483 sayılı Kanun hükümlerinin uygulanmayacağını açıkça hükme bağlamıştır. Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 23.05.2024 tarihli, E. 2024/4444, K. 2024/6167 sayılı kararında bu hüküm hatırlatılarak, zimmet suçundan dolayı Cumhuriyet savcılığınca soruşturma izni beklenmeksizin doğrudan genel hükümlere göre soruşturma ve kovuşturma yapılacağı vurgulanmıştır.

Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı da bir kamu görevlisi hakkındaki zimmet ihbarını veya şikâyetini aldığı andan itibaren, idari makamlardan izin beklemeksizin resen soruşturma başlatabilir; bu durum sürecin görevi kötüye kullanma gibi izne tabi suçlara kıyasla çok daha hızlı işlemesine yol açar.

Zimmet Suçunda Görevli Mahkeme: Ağır Ceza Mahkemesi

Mahkemelerin görev alanı, 5235 sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun ile belirlenir. Kanunun 14. maddesi uyarınca görev tayininde, ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin, suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı esas alınır. Aynı Kanunun 12. maddesine göre, on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlara ağır ceza mahkemeleri bakmakla görevlidir. TCK m.247/1’de zimmet suçunun üst sınırı on iki yıl hapis cezası olarak belirlendiğinden, zimmet -basit hali dahil- ağır ceza mahkemesinin görev alanına girer.

Nitekim Yargıtay 5. Ceza Dairesi’nin 01.11.2023 tarihli, E. 2021/7771, K. 2023/10615 sayılı kararında, zimmet suçundan yargılama yapma, delilleri değerlendirme ve suç vasfını belirleme görevinin üst dereceli ağır ceza mahkemesine ait olduğu belirtilerek, davaya asliye ceza mahkemesinde devam edilmesinin 5235 sayılı Kanun’un 12. maddesine aykırı olduğuna hükmedilmiştir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin 10.11.2010 tarihli, E. 2010/22680, K. 2010/18731 sayılı kararında da zimmet suçunun açıkça ağır ceza mahkemesinin görevi kapsamında bulunduğu ifade edilmiştir. Buna göre Fethiye’de zimmetle suçlanan bir kamu görevlisinin yargılaması, iddianamenin kabulünün ardından Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi‘nde görülür.

Fethiye’de Zimmet Suçu İddiasıyla Karşılaşanlar İçin Öneriler

Zimmet suçu, alt sınırı beş yıl hapis cezası olan ağır bir suç tipidir ve doğrudan Cumhuriyet savcılığınca soruşturulup ağır ceza mahkemesinde yargılandığından, sürecin en başından itibaren dosyanın teknik ayrıntılarına hâkim bir savunma stratejisi kurulması gerekir. Yasal tevdi unsurunun somut olarak gerçekleşip gerçekleşmediği, zimmete konu meblağın tam olarak tespiti, etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanma imkânı ve değer azlığı indiriminin uygulanabilirliği, her dosyada ayrı ayrı değerlendirilmesi gereken teknik meselelerdir. Fethiye ve çevresinde görev yapan kamu görevlileri hakkında yürütülen zimmet soruşturmalarında ifade aşamasından itibaren bir avukatla çalışmak, hem savunmanın doğru delillerle ve zamanında kurulmasını hem de olası bir iade işleminin etkin pişmanlık süresine uygun biçimde gerçekleştirilmesini sağlar.

Sıkça Sorulan Sorular

Zimmet suçunun cezası nedir?

TCK m.247/1 uyarınca basit zimmet suçu beş yıldan on iki yıla kadar hapis cezasını gerektirir. Suçun zimmetin açığa çıkmamasını sağlamaya yönelik hileli davranışlarla işlenmesi halinde ceza yarı oranında artırılır; malın kullanılıp kendiliğinden iade edilmesi halinde ise ceza yarı oranına kadar indirilebilir.

Zimmet suçunun faili kimler olabilir?

Zimmet özgü bir suçtur ve yalnızca TCK m.6/1-c anlamında kamu görevlisi sayılan kişiler ile özel kanunları gereği kamu görevlisi gibi cezalandırılabilen kişiler tarafından işlenebilir. Bu sıfatı taşımayan bir kişinin eylemi hırsızlık veya güveni kötüye kullanma olarak değerlendirilir.

Zimmet suçunun oluşması için mal nasıl teslim edilmiş olmalıdır?

Malın failin görevi nedeniyle kendisine teslim edilmiş ya da koruma ve gözetim yükümlülüğü altında bulunması gerekir. Bu yasal tevdi unsuru gerçekleşmediği takdirde zimmet suçundan söz edilemez; eylem somut duruma göre hırsızlık veya güveni kötüye kullanma suçunu oluşturabilir.

Zimmete geçirilen parayı iade etmek cezayı ortadan kaldırır mı?

Hayır, ortadan kaldırmaz ancak TCK m.248 uyarınca cezada önemli bir indirim sağlar. Soruşturma başlamadan önce iade edilmesi halinde cezanın üçte ikisi, kovuşturma başlamadan önce gönüllü iade halinde ise yarısı indirilir.

Zimmete konu değerin az olması ne anlama gelir?

TCK m.249 uyarınca zimmete konu malın değerinin az olması, cezanın üçte birden yarıya kadar indirilmesini sağlayan ayrı bir hafifletici nedendir. Değerin azlığı, suç tarihindeki ekonomik koşullar esas alınarak her somut olayda ayrıca değerlendirilir.

Zimmet suçunda soruşturma izni gerekir mi?

Hayır. 3628 sayılı Kanun’un 17. maddesi uyarınca zimmet suçu, 4483 sayılı Kanun’un soruşturma izni prosedürünün dışında tutulmuştur; Cumhuriyet savcılığı izin beklemeksizin resen ve doğrudan soruşturma yürütür.

Zimmet davasına hangi mahkeme bakar?

Zimmet suçunun üst sınırı on iki yıl hapis cezası olduğundan, 5235 sayılı Kanun’un 12. ve 14. maddeleri uyarınca yargılama görevi ağır ceza mahkemesine aittir.

Fethiye’de işlenen bir zimmet suçuna hangi mahkeme bakar?

Fethiye’de görev yapan bir kamu görevlisi hakkında açılan zimmet davası, iddianamenin kabulünün ardından Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülür.

Dosyanızı değerlendirmek için 0506 773 39 69 numaralı telefondan veya avmustafakocatepe@gmail.com adresinden bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?