Hırsızlık suçu, Türkiye’de en sık işlenen suç tipi olup uygulamada gerek soruşturma gerek kovuşturma aşamasında en çok karşılaşılan dosya türlerinden biridir. Fethiye Ceza Avukatı olarak bu yazımızda, Türk Ceza Kanunu’nun 141 ila 147. maddeleri arasında düzenlenen hırsızlık suçunun temel şekli, nitelikli halleri, daha az cezayı gerektiren haller, değer azlığı, kullanma hırsızlığı ve etkin pişmanlık kurumlarını, mevzuat.gov.tr’den doğrulanan güncel kanun metinleri ve gerekçeli Yargıtay kararları ışığında ele alacağız.
Hırsızlık ve mala zarar verme suçları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun İkinci Kitabı’nın “Malvarlığına Karşı Suçlar” başlıklı Onuncu Bölümü’nde düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 17.03.2020 tarihli, E. 2020/16, K. 2020/181 sayılı kararında belirtildiği üzere, hırsızlık suçunun manevi unsuru kasıttır; failin, bilerek ve isteyerek başkasına ait taşınır bir malı zilyedinin rızasına aykırı olarak bulunduğu yerden alması ve bunun yanında “kendisine veya başkasına bir yarar sağlama maksadı” ile hareket etmiş olması gerekir.
Ana Noktalar
- Hırsızlık suçunun temel şekli (TCK m.141) bir ila üç yıl hapis cezasını gerektirir; suçun oluşması için zilyetliğin failin rızası dışında kırılması ve yarar sağlama kastı aranır.
- TCK m.142’de sayılan nitelikli hâllerde ceza üç yıldan on iki yıla kadar hapse çıkabilir; kilitli yer, bina veya eklenti içi, bilişim sistemi kullanımı ve kamu kurumu malına karşı işlenen hırsızlık bu hâllerin başlıcalarıdır.
- Suçun gece vakti işlenmesi (m.143) cezayı yarı oranında artırırken; malın değerinin azlığı (m.145) cezada indirim veya cezasızlık nedeni olabilir.
- Kullanma hırsızlığı (m.146) ile paydaşlar/akrabalar arasındaki hırsızlık (m.144, m.167) şikâyete bağlı ve indirimli haller olarak ayrıca düzenlenmiştir.
- Çalınan malın geri verilmesi veya zararın tazmini hâlinde TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri, üçte ikisine kadar ceza indirimi sağlayabilir.
Hırsızlık Suçu Nedir? (TCK m.141)
Hırsızlık suçunun temel şekli, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu‘nun 141. maddesinde düzenlenmiştir:
Madde 141/1- Zilyedinin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı, kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla bulunduğu yerden alan kimseye bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası verilir.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 28.06.2022 tarihli, E. 2018/601, K. 2022/490 sayılı kararında açıklandığı üzere, hırsızlık suçunun oluşabilmesi için genel kastın yanında failin “yararlanma” özel kastıyla hareket etmesi gerekir; failin elde etmeyi umduğu her türlü maddi veya manevi tatmin yarar kavramı içinde değerlendirilir, ancak şaka yapılması veya alay edilmesi amacıyla malın alınması bu kapsamda sayılmaz. Nitekim Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 09.12.2025 tarihli, E. 2023/25846, K. 2025/22499 sayılı kararında da, sanığın asıl amacının şikâyet edilmesine engel olmak olduğu ve yararlanma kastının bulunmadığı bir olayda hırsızlık suçunun unsurlarının oluşmadığı vurgulanmıştır.
Hırsızlık suçunu mala zarar verme suçundan ayıran temel ölçüt de bu yararlanma amacıdır: fail malı yok etmek değil, ondan faydalanmak amacıyla almaktadır. Suçun konusu, taşınır bir mal olmalı ve mağdurun zilyetliği, malın bulunduğu yerden alınması suretiyle tamamen ortadan kaldırılmalıdır.
Nitelikli Hırsızlık Halleri (TCK m.142)
Kanun koyucu, hırsızlık suçunun belirli koşullar altında işlenmesini daha ağır yaptırıma bağlamıştır. TCK m.142/1’de düzenlenen ve üç yıldan yedi yıla kadar hapis cezasını gerektiren nitelikli hâllerden biri, kilitlenmek suretiyle ya da bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya hakkında işlenen hırsızlıktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2019 tarihli, E. 2017/486, K. 2019/620 sayılı kararında belirtildiği üzere, bu nitelikli hâlin uygulanabilmesi için eşyanın herkesin girebileceği bir yerde bulunmasının yanında ayrıca kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olması gerekir; örneğin kapıları kilitli olmayan bir otomobildeki eşyanın çalınması bu nitelikli hâli oluşturmaz.
Aynı fıkrada düzenlenen ikinci nitelikli hâl ise bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşyanın çalınmasıdır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.10.2019 tarihli, E. 2018/278, K. 2019/619 sayılı kararında açıklandığı üzere, burada aranan koşul eşyanın mutlaka kilit altına alınması değil, bina veya eklentisi içinde bulunmuş olmasıdır; failin bina veya eklentiye halat veya merdiven gibi bir araçla ya da kişisel çevikliğiyle girmesi de, sadece elini uzatarak eşyayı alması da bu nitelikli hâlin oluşması bakımından fark yaratmaz.
Diğer Nitelikli Haller
TCK m.142’de sayılan diğer nitelikli hâller arasında; kamu kurum ve kuruluşlarına veya ibadete ayrılmış yerlere ait eşya, halkın yararlanmasına sunulmuş ulaşım araçlarındaki eşya, kişinin malını koruyamayacak durumda olmasından yararlanma, elde veya üstte taşınan eşyayı çekip almak veya özel beceriyle alma, taklit anahtar ya da başka bir aletle kilit açma, bilişim sistemlerinin kullanılması ve büyük veya küçükbaş hayvan hakkında işlenen hırsızlık sayılmaktadır. Bu hâllerde ceza beş yıldan on yıla kadar hapistir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 07.04.2021 tarihli, E. 2020/7250, K. 2021/7050 sayılı kararında, mağdurun evinin balkonundan kafesiyle birlikte alınan bir kuşa ilişkin olayda, eylemin m.141 değil, kısa süreliğine kullanılıp iade edilmesi nedeniyle kullanma hırsızlığıyla birlikte m.142/2-h kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Suçun, sıvı veya gaz hâlindeki enerjinin nakline, işlenmesine veya depolanmasına ait tesislerde işlenmesi hâlinde ceza beş yıldan oniki yıla kadar hapistir (m.142/3); bu hâlin bir örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi cezayı yarı oranında artırır. Uygulamada sıkça karışan bir husus, abonelik esasına göre yararlanılan elektrik, su veya doğal gazın sayaç müdahalesiyle usulsüz tüketilmesinin ayrı bir suç olan “karşılıksız yararlanma”yı (TCK m.163/3) oluşturduğu, hırsızlık hükümlerine değil bu maddeye tabi olduğudur. Ayrıca hırsızlık suçunun işlenmesi amacıyla konut dokunulmazlığının ihlâli veya mala zarar verme suçunun işlenmesi hâlinde bu suçlardan dolayı soruşturma yapılabilmesi için ayrıca şikâyet aranmaz (m.142/4).
Suçun Gece Vakti İşlenmesi (TCK m.143)
TCK m.143 uyarınca, hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarı oranında artırılır. Bu artırım hükmü, m.141’deki temel şekle de m.142’deki nitelikli hâllere de uygulanabilen bağımsız bir ağırlaştırıcı sebeptir. Örneğin Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 08.06.2017 tarihli, E. 2014/37001, K. 2017/6683 sayılı kararında, suçun geceleyin işlenmesi nedeniyle TCK m.143 uyarınca üst sınırdan artırım yapılırken bu tercihin yasal ve yeterli gerekçeyle desteklenmesi gerektiği vurgulanmıştır.
Şikâyete Bağlı Haller: Paydaşlık, Hukuki İlişki ve Akrabalık (TCK m.144 ve m.167)
TCK m.144, hırsızlık suçunun paydaş veya elbirliğiyle malik olunan bir mal üzerinde ya da bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi hâlini, “daha az cezayı gerektiren hâl” olarak düzenlemiştir; bu durumda soruşturma ve kovuşturma şikâyete bağlıdır ve fail hakkında iki aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur. Ayrıca TCK m.167, hırsızlık da dâhil olmak üzere yağma ve nitelikli yağma hariç malvarlığına karşı suçların, haklarında ayrılık kararı bulunmayan eşler, üstsoy-altsoy veya aynı konutta yaşayan kardeşler arasında işlenmesi hâlinde ceza verilmeyeceğini; ayrılık kararlı eşler, ayrı yaşayan kardeşler ile aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze veya yeğen zararına işlenmesi hâlinde ise şikâyet üzerine cezanın yarı oranında indirileceğini öngörmektedir.
Malın Değerinin Azlığı Nedeniyle Ceza İndirimi (TCK m.145)
TCK m.145’e göre, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle verilecek cezada indirim yapılabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de gözetilerek ceza vermekten de vazgeçilebilir. Yargıtay 17. Ceza Dairesi’nin 16.10.2017 tarihli, E. 2016/14312, K. 2017/11757 sayılı kararında belirtildiği üzere, indirim için malın değerinin az olması yeterli olup hâkim indirim oranını işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı şekilde belirlemeli; ceza vermekten vazgeçme kararı için ise değer azlığı yanında suçun işleniş şekli ve özellikleri de ayrıca değerlendirilmelidir. Uygulamada birkaç on liralık eşyaya yönelik hırsızlıklarda bu madde sıkça gündeme gelmektedir.
Kullanma Hırsızlığı (TCK m.146) ve Zorunluluk Hâli (TCK m.147)
TCK m.146 uyarınca, hırsızlık suçunun malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere işlenmesi hâlinde, şikâyet üzerine verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir; ancak malın suç işlemek için kullanılmış olması hâlinde bu hüküm uygulanmaz. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.06.2012 tarihli, E. 2011/440, K. 2012/229 sayılı kararında açıklandığı üzere, kullanma hırsızlığını genel hırsızlıktan ayıran temel unsur, failin malı sürekli mülk edinme değil geçici süre kullanıp iade etme amacıyla alması olup bu iade niyetinin suç işlenmeden önce veya en geç suç işlenirken mevcut olması gerekir. Uygulamada araç hırsızlığı davalarında, aracın yakıtının tükenmesi veya hasar görmesi gibi hâllerde iade koşulunun gerçekleşmediği kabul edilmektedir. TCK m.147’de düzenlenen zorunluluk hâlinde ise, hırsızlık suçunun ağır ve acil bir ihtiyacı karşılamak için işlenmesi durumunda, olayın özelliğine göre cezada indirim yapılabileceği gibi ceza vermekten de vazgeçilebilir.
Hırsızlığa Teşebbüs
Hırsızlık suçuna teşebbüsten söz edebilmek için failin doğrudan doğruya icra hareketlerine başlamış olması gerekir; salt hazırlık hareketleri teşebbüs oluşturmaz. Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 23.09.2025 tarihli, E. 2025/9751, K. 2025/16132 sayılı kararında, bir siteye girip herhangi bir daireye yönelmeden veya kapı önünde beklemeden dışarı çıkan sanığın eyleminin henüz icra hareketi niteliğine ulaşmadığı ve hırsızlığa teşebbüs suçunun unsurlarının oluşmadığı belirtilmiştir. Uygulamada, üzerinde tornavida gibi alet bulundurmak veya bir yapıyı gözetlemek gibi davranışlar tek başına icra hareketi sayılmamakta; buna karşılık bina içine girip bir dairenin kapısını kurcalamak gibi doğrudan eyleme geçiş, mağdurun fark etmesi nedeniyle tamamlanamasa dahi teşebbüs olarak değerlendirilmektedir.
Etkin Pişmanlık (TCK m.168)
5237 sayılı Kanun‘un 168. maddesi, hırsızlık suçu tamamlandıktan sonra ancak kovuşturma başlamadan önce failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun zararını aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi hâlinde cezanın üçte ikisine kadarının indirileceğini; kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmeden önce gösterilen pişmanlıkta ise indirimin yarısına kadar uygulanacağını öngörmektedir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi’nin 05.10.2022 tarihli, E. 2021/3838, K. 2022/16136 sayılı kararında, bir AVM’den çalınan giysinin mağazaya yakın bir yere bırakılıp mağdur tarafından kolayca bulunmasının sanık lehine değerlendirilmesi ve tam iade nedeniyle m.168/1’in uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
Kısmi iade hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun rızası aranır (m.168/4). Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18.09.2018 tarihli, E. 2015/155, K. 2018/355 sayılı kararında, kanun koyucunun bu düzenlemeyle mağdurun iradesini esas aldığı ve mağdurun kısmi iadeye rıza göstermemesi hâlinde failin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanamayacağı vurgulanmıştır. Bu nedenle çalınan malın bir kısmının bulunup iade edilmesi tek başına yeterli olmayıp, mahkemenin mağdurdan kısmi iadeye rızası olup olmadığını ayrıca sorması gerekmektedir.
Görevli Mahkeme ve Soruşturma Süreci
Hırsızlık suçu kural olarak re’sen soruşturulan bir suçtur; m.144 ve m.146’da düzenlenen şikâyete bağlı özel hâller ile m.167 kapsamındaki akrabalık istisnaları bu kuralın dışında kalır. Diğer tüm hâllerde Cumhuriyet savcılığı şikâyet olmaksızın da soruşturma başlatabilir. Yargıtay içtihadında istikrarlı biçimde vurgulandığı üzere, gerek temel şeklin gerekse m.142’deki nitelikli hâllerin büyük çoğunluğunun öngördüğü ceza üst sınırı itibarıyla davaya bakma görevi Asliye Ceza Mahkemesi’ne aittir. Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 15.04.2013 tarihli, E. 2011/23866, K. 2013/6880 sayılı kararında, bir eylemin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu açıkça belirtilmiştir. Fethiye’de bu davalara Fethiye Asliye Ceza Mahkemesi bakmakta, soruşturma aşaması ise Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülmektedir; suçun m.142/3’teki gibi örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenmesi gibi istisnai ve ağır hâllerde başka bir suçla birleşme söz konusu olursa görev tartışması Ağır Ceza Mahkemesi yönünden de gündeme gelebilmektedir. Fethiye ve çevresinde hırsızlık suçlamasıyla karşılaşan ya da mağduru olan kişilerin, sürecin en başından itibaren bir Fethiye Ceza Avukatından destek alması, delillerin toplanması ve savunmanın doğru kurgulanması bakımından önem taşır.
Güncel Yargıtay Kararları
Hırsızlık suçuna ilişkin yukarıda açıklanan içtihatların özeti aşağıdaki gibidir:
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/601, K. 2022/490, T. 28.06.2022: Hırsızlık suçunun manevi unsurunun kasıt ve yarar sağlama maksadından oluştuğu, şaka amacıyla eşya alınmasının bu kapsamda sayılmayacağı belirtilmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/486, K. 2019/620, T. 22.10.2019: Kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış eşya nitelikli hâlinin uygulanabilmesi için eşyanın herkesin girebileceği bir yerde bulunması ve ayrıca kilitlenmiş olması gerektiği belirtilmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2018/278, K. 2019/619, T. 22.10.2019: Bina veya eklentileri içinde muhafaza altına alınmış eşya nitelikli hâlinin oluşması için eşyanın kilit altına alınmasının gerekli olmadığı, bina veya eklentisi içinde bulunmasının yeterli olduğu vurgulanmıştır.
- Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2020/7250, K. 2021/7050, T. 07.04.2021: Balkondan kafesiyle birlikte alınan bir kuşa yönelik eylemin TCK m.142/2-h kapsamında değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2014/37001, K. 2017/6683, T. 08.06.2017: Suçun geceleyin işlenmesi nedeniyle TCK m.143 uyarınca yapılan artırımın yasal ve yeterli gerekçeyle desteklenmesi gerektiği belirtilmiştir.
- Yargıtay 17. Ceza Dairesi, E. 2016/14312, K. 2017/11757, T. 16.10.2017: TCK m.145 uyarınca değer azlığı indiriminin ölçütlerinin hâkimin takdirine bağlı olduğu, ancak bu takdirin fiilin ağırlığıyla orantılı kullanılması gerektiği belirtilmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2011/440, K. 2012/229, T. 12.06.2012: Kullanma hırsızlığını genel hırsızlıktan ayıran unsurun, malı geçici süre kullanıp iade etme amacının suç işlenmeden önce veya işlenirken var olması olduğu belirtilmiştir.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/9751, K. 2025/16132, T. 23.09.2025: Doğrudan doğruya icraya başlama ölçütüne göre henüz icra hareketi niteliğine ulaşmayan eylemlerde hırsızlığa teşebbüs suçunun unsurlarının oluşmayacağı belirtilmiştir.
- Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2021/3838, K. 2022/16136, T. 05.10.2022: Çalınan malın tam olarak iade edilmesi hâlinde TCK m.168/1 uyarınca etkin pişmanlık hükmünün uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
- Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/155, K. 2018/355, T. 18.09.2018: Kısmi iade nedeniyle etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için mağdurun rızasının arandığı, rıza bulunmadıkça failin bu hükümden yararlanamayacağı belirtilmiştir.
- Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2011/23866, K. 2013/6880, T. 15.04.2013: Hırsızlık suçuna ilişkin delillerin takdir ve tartışma görevinin üst dereceli Asliye Ceza Mahkemesine ait olduğu belirtilmiştir.
Sonuç ve İletişim
Hırsızlık suçu, sayısal olarak en sık karşılaşılan suç tipi olmakla birlikte; nitelikli hâllerin tespiti, değer azlığı veya kullanma hırsızlığı gibi indirim sebeplerinin uygulanması ve etkin pişmanlık koşullarının doğru değerlendirilmesi teknik bilgi gerektiren konulardır. Fethiye ve çevresinde hırsızlık suçlamasıyla karşı karşıya kalan ya da bu suçun mağduru olan kişilerin, savunma ya da şikâyet süreçlerini doğru yönetebilmeleri için bir ceza avukatından destek almaları önerilir. Sorularınız için Av. Mustafa Kocatepe ile iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Hırsızlık suçunun cezası nedir?
Hırsızlık suçunun temel şeklinde (TCK m.141) ceza bir yıldan üç yıla kadar hapistir. Nitelikli hâllerde (TCK m.142) ceza, işlenen fıkraya göre üç yıldan on iki yıla kadar hapse çıkabilir.
Hangi hâller nitelikli hırsızlık sayılır?
Kilitli bir yerden veya bina/eklentisi içinden çalma, kamu kurumu malına karşı çalma, taklit anahtarla veya kilit açarak girme, bilişim sistemi kullanarak çalma, elde/üstte taşınan eşyayı çekip alma ve enerji tesislerinden çalma gibi haller TCK m.142 kapsamında nitelikli hırsızlık sayılır.
Hırsızlık suçunda görevli mahkeme hangisidir?
Hırsızlık suçunun temel şeklinde ve m.142’deki nitelikli hâllerin büyük bölümünde davaya bakma görevi Asliye Ceza Mahkemesine aittir. Fethiye’de bu davalara Fethiye Asliye Ceza Mahkemesi bakmaktadır.
Çalınan malı geri vermek cezayı ortadan kaldırır mı?
Cezayı tamamen ortadan kaldırmaz ancak TCK m.168’deki etkin pişmanlık hükümleri gereğince, kovuşturma başlamadan önce yapılan tam iade veya tazminde cezanın üçte ikisine, kovuşturma başladıktan sonra hüküm verilmeden önce yapılan iadede ise yarısına kadar indirim uygulanabilir.
Kısmi iade yapılırsa etkin pişmanlık uygulanır mı?
Kısmi iade veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için ayrıca mağdurun bu duruma rıza göstermesi gerekir. Mağdur kısmi iadeye rıza göstermezse fail bu indirimden yararlanamaz.
Kullanma hırsızlığı nedir?
Malın geçici bir süre kullanılıp zilyedine iade edilmek üzere alınmasıdır (TCK m.146). Bu suç şikâyete bağlıdır ve ceza yarı oranına kadar indirilir; ancak malın suç işlemek için kullanılması veya iade edilmemesi hâlinde bu hüküm uygulanmaz.
Az değerli bir eşyanın çalınması cezayı etkiler mi?
Evet. TCK m.145 uyarınca, çalınan malın değerinin azlığı nedeniyle hâkim verilecek cezada indirim yapabileceği gibi, suçun işleniş şekli ve özellikleri de gözetilerek ceza vermekten de vazgeçebilir.
Akrabalar arasındaki hırsızlıkta ceza uygulanır mı?
TCK m.167 uyarınca eşler, üstsoy-altsoy veya aynı konutta yaşayan kardeşler arasında işlenen hırsızlıkta ceza verilmez. Ayrılık kararlı eşler, ayrı yaşayan kardeşler veya aynı konutta yaşayan amca, dayı, hala, teyze, yeğen zararına işlenmesi hâlinde ise şikâyet üzerine ceza yarı oranında indirilir.
Hırsızlığa teşebbüs cezalandırılır mı?
Evet, ancak failin doğrudan icra hareketlerine başlamış olması gerekir. Bir yeri gözetlemek veya üzerinde alet bulundurmak gibi sadece hazırlık niteliğindeki hareketler teşebbüs için yeterli sayılmaz.
Elektrik veya doğalgaz kaçak kullanımı hırsızlık suçu mudur?
Hayır. Abonelik esasına göre yararlanılan elektrik, su veya doğal gazın sayaç müdahalesiyle usulsüz tüketilmesi, TCK m.163/3’te ayrıca düzenlenen “karşılıksız yararlanma” suçunu oluşturur; hırsızlık hükümleri değil bu madde uygulanır.
Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz
Av. Mustafa Kocatepe
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)