tr

Miras Sebebiyle İstihkak Davası Nedir? Adi İstihkaktan Farkı

Miras Sebebiyle İstihkak Davası Nedir? Adi İstihkaktan Farkı
16.09.2026
8

Bir kişinin ölümüyle birlikte tereke, kural olarak mirasçılarına intikal eder. Ancak uygulamada tereke malları veya mirasçılık sıfatının tamamı ya da bir kısmı üzerinde uyuşmazlık çıkması, terekeye ait malların üçüncü bir kişi ya da diğer mirasçılardan biri tarafından elinde bulundurulması sık karşılaşılan bir durumdur. Bu gibi hallerde mirasçının başvurabileceği hukuki yol, miras sebebiyle istihkak davasıdır. Ancak bu dava, uygulamada sıklıkla adi istihkak davası ile karıştırılmaktadır; oysa ikisinin şartları, ispat kuralları ve zamanaşımı süreleri birbirinden tamamen farklıdır. Bu yazımızda güncel Yargıtay kararları ışığında miras sebebiyle istihkak davasının ne olduğunu ve adi istihkak davasından farkını ele alacağız.

Miras Sebebiyle İstihkak Davası Nedir?

Miras sebebiyle istihkak davası, Türk Medeni Kanunu’nun 637. maddesi ve devamında düzenlenen; terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kişiye karşı, mirasçılıktaki üstün hakkını ileri süren yasal veya atanmış mirasçı tarafından açılan bir davadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 24.12.2025 tarihli, E. 2025/1896, K. 2025/5600 sayılı kararının karşı oy gerekçesinde de belirtildiği üzere, “yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir.” Aynı kararda mahkeme, bu davanın mirasçılıktaki üstün hakkını ileri süren yasal veya atanmış mirasçı tarafından tek başına da açılabileceğini tespit etmiştir.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 05.11.2025 tarihli, E. 2025/584, K. 2025/4674 sayılı kararında da yasal veya atanmış mirasçı tarafından terekenin tamamına veya bir kısmına el koyan ya da hakları eline geçirmiş kişilere karşı istihkak davası açılabileceği hükme bağlanmıştır. Bu davanın en belirleyici unsuru, davacının kendi mirasçılık sıfatının davalıya göre daha güçlü, yani “üstün” bir hukuki sebebe dayandığını ileri sürmesidir. Terekeye el koyan kişinin mirasçı olmadığı hallerde olduğu gibi, kendisini mirasçı sanan ya da mirasçılık sıfatı sonradan ortadan kalkan bir kişiye karşı da bu dava açılabilir.

Madde 637- Yasal veya atanmış mirasçı, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek miras sebebiyle istihkak davası açabilir.

Kanun metninin tam haline Türk Medeni Kanunu’nun ilgili maddelerinden ulaşılabilir.

Miras Sebebiyle İstihkak ile Adi İstihkak Davası Arasındaki Fark

Miras sebebiyle istihkak davası ile adi istihkak davası arasındaki ayrım, Yargıtay içtihatlarında sürekli olarak vurgulanan ve davanın sonucunu doğrudan etkileyen bir konudur. Bu iki dava türü arasındaki fark, davacının ileri sürdüğü iddianın niteliğinde, uygulanacak zamanaşımı kurallarında ve ispat rejiminde ortaya çıkmaktadır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 25.11.2025 tarihli, E. 2024/998, K. 2025/5346 sayılı kararında, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı dava açan yasal veya atanmış mirasçının mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmuyorsa, açılan davanın adi istihkak davası olacağı belirtilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 10.10.2024 tarihli, E. 2023/4552, K. 2024/4443 sayılı ilamında da aynı ilke tekrarlanmış ve “adi istihkak davasında miras sebebiyle istihkak davasından farklı olarak mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmadığı gibi mirasçılık sıfatıyla ilgili uyuşmazlık da mevcut değildir” tespiti yapılmıştır. Aynı kararda mirasçıların istihkak davası açmasının her zaman imkan dahilinde olduğu ifade edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 19.12.2024 tarihli, E. 2024/640, K. 2024/5857 sayılı kararında da bu ilkeler yinelenerek, mirasçılıkta üstün hak iddiasında bulunulmayan davaların adi istihkak davası olarak nitelendirileceği vurgulanmıştır.

Aradaki farkı somutlaştırmak gerekirse şu üç unsur belirleyicidir:

  • Üstün hak iddiası: Miras sebebiyle istihkak davasında davacı, mirasçılık sıfatının davalıya göre daha güçlü bir hukuki sebebe dayandığını ileri sürer. Adi istihkak davasında ise mirasçılık sıfatı konusunda bir uyuşmazlık yoktur; davacı zaten mirasçı olduğunu tartışmasız kabul ettirmiş durumdadır, sadece belirli bir malın terekeye ait olduğunu ve elinde tutan kişide haksız bulunduğunu ileri sürer.
  • Zamanaşımı: Miras sebebiyle istihkak davası belirli sürelere tabidir; adi istihkak davasında ise mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı işlemez.
  • İspat rejimi: Adi istihkak davasında davanın niteliği gereği delil serbestisi geçerlidir; davacı iddiasını banka kayıtları, tanık beyanı gibi her türlü delille ispat edebilir.

Delil serbestisi konusunda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 20.01.2026 tarihli, E. 2025/2586, K. 2026/338 sayılı kararı yol göstericidir. Kararda mirasçılar arasındaki adi istihkak talebine ilişkin davada, davanın niteliği gereği davacının iddiasını her türlü delille ispat edebileceği kuralı vurgulanmıştır. Yargıtay, ilk derece mahkemesinin davacının dosyaya sunduğu banka hesap hareketleri ile tanık delilini birlikte değerlendirmeden, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar vermesini isabetsiz bularak bozmuştur.

Bu ilkenin somut bir uygulaması, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 10.10.2024 tarihli, E. 2023/4552, K. 2024/4443 sayılı kararında görülmektedir. Olayda muris, 02.06.2004 tarihinde ölmüş, ölümünden sonra murise ait bir banka hesabından paralar çekilmiştir. İlk derece mahkemesi, işlemler murisin sağlığında yapılmadığı için talebi reddetmiş, ancak Yargıtay bu değerlendirmeyi isabetsiz bulmuştur. Yargıtay’a göre istemin denkleştirme değil, mirasta adi istihkaka yönelik olduğu gözden kaçırılmıştır; hesaba ilişkin kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılarak murisin ölümünden önce ve sonrasında davalının çekmiş olduğu bir para olup olmadığının tespit edilmesi ve mirasta istihkak hükümleri uyarınca değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu örnek, adi istihkak davasında ispatın miras sebebiyle istihkak davasına göre çok daha esnek bir şekilde, banka kayıtları gibi delillerle yapılabildiğini açıkça göstermektedir.

Buna karşılık miras sebebiyle istihkak davasında ispat edilemeyen iddialar reddedilir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 05.11.2025 tarihli, E. 2025/584, K. 2025/4674 sayılı kararında, davacının miras nedeniyle istihkak ve muris muvazaası iddialarını ispatlayamadığı gerekçesiyle talebin reddedilmesi gerektiği belirtilmiştir.

Dava Açma Süresi (TMK m. 637 vd.)

Miras sebebiyle istihkak davası ile adi istihkak davasının tabi olduğu zamanaşımı kuralları birbirinden tamamen farklıdır ve bu fark, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 24.12.2025 tarihli, E. 2025/1896, K. 2025/5600 sayılı kararında, miras sebebiyle istihkak davasının, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrayacağı hükmüne dikkat çekilmiştir.

Madde 639- Miras sebebiyle istihkak davası, davacının kendisinin mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Bu sürenin aşılması davanın kaderini doğrudan etkilemektedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 05.11.2025 tarihli, E. 2025/584, K. 2025/4674 sayılı kararında, dava zamanaşımı süresinin geçtiği anlaşıldığından miras nedeniyle istihkak talebinin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Bu nedenle mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürecek bir mirasçının, öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık ve her hâlde mirasbırakanın ölümünden itibaren on yıllık süreleri gözden kaçırmaması gerekir.

Adi istihkak davasında ise durum tamamen farklıdır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 25.11.2025 tarihli, E. 2024/998, K. 2025/5346 sayılı kararında, TMK’nın 639. maddesinde yazılı zamanaşımı süresinin adi istihkak davasında uygulanma olanağı bulunmadığı, mal mevcut olduğu sürece zamanaşımının söz konusu olmadığı açıkça vurgulanmıştır. Bu farklılık, hangi davanın açılacağının doğru tespit edilmesini, davanın sonucu bakımından belirleyici hale getirmektedir; zira aynı olayda yanlış dava türü seçilmesi, esasa girilmeden zamanaşımı nedeniyle ret kararı ile sonuçlanabilmektedir. Somut bir uyuşmazlıkta hangi davanın açılması gerektiğinin belirlenmesi için Fethiye Miras Avukatı desteği alınması, hak kaybının önüne geçilmesi bakımından önemlidir.

Güncel Yargıtay Kararları

Konuya ilişkin güncel Yargıtay içtihatlarından öne çıkan tespitler aşağıda özetlenmiştir:

  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1896, K. 2025/5600, T. 24.12.2025: Miras sebebiyle istihkak davasının yasal veya atanmış mirasçı tarafından, mirasçılıktaki üstün hak ileri sürülerek tek başına açılabileceğini; davanın öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde ölüm veya vasiyetnamenin açılmasından itibaren on yıllık zamanaşımına tabi olduğunu ortaya koymaktadır.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/584, K. 2025/4674, T. 05.11.2025: Terekenin tamamına veya bir kısmına el koyan ya da hakları eline geçirmiş kişilere karşı istihkak davası açılabileceğini; süresi geçen ve ispatlanamayan miras sebebiyle istihkak taleplerinin reddedileceğini belirtmektedir.
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/998, K. 2025/5346, T. 25.11.2025: Mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmayan davaların adi istihkak davası sayılacağını ve TMK m. 639’daki zamanaşımı süresinin adi istihkak davasına uygulanmayacağını; mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı olmadığını tespit etmektedir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4552, K. 2024/4443, T. 10.10.2024: Mirasçılıkta üstün hak iddiası bulunmayan davanın adi istihkak davası olduğunu; murisin ölümünden sonra banka hesabından çekilen paraların adi istihkak hükümleri çerçevesinde bilirkişi incelemesiyle araştırılması gerektiğini ortaya koymaktadır.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/640, K. 2024/5857, T. 19.12.2024: Mirasçılık sıfatıyla ilgili bir uyuşmazlık bulunmayan hallerde açılan davanın adi istihkak davası olduğunu tekrarlamakta; ayrıca mirasta iade şartlarının karşılıksız bir kazandırıcı işlemin varlığı, işlemin mirasbırakan tarafından ve sağlığında yapılmış olması ile miras hakkına mahsuben yapılmış olması unsurlarına bağlı olduğunu belirtmektedir.
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2586, K. 2026/338, T. 20.01.2026: Adi istihkak davasının niteliği gereği davacının iddiasını banka hesap hareketleri ve tanık beyanı dahil her türlü delille ispat edebileceğini; bu delillerin birlikte değerlendirilmeden davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddedilmesinin usule aykırı olduğunu vurgulamaktadır.

Sonuç ve İletişim

Miras sebebiyle istihkak davası ile adi istihkak davası, terekeye ait malların başkasının elinde bulunduğu durumlarda başvurulabilecek iki farklı hukuki yoldur. Aralarındaki temel fark, davacının mirasçılıktaki üstün hak iddiasına dayanıp dayanmadığında, uygulanacak zamanaşımı süresinde ve ispat rejiminde ortaya çıkmaktadır. Yanlış dava türünün seçilmesi, esasa girilmeden zamanaşımı nedeniyle ret ile sonuçlanabileceğinden, somut olayın hukuki niteliğinin doğru tespit edilmesi büyük önem taşımaktadır. Miras sebebiyle istihkak davası veya adi istihkak davası açmayı düşünen mirasçıların, dosyalarını bir avukata değerlendirtmeleri, hak kaybı yaşamamaları açısından önerilir.

Konuyla bağlantılı olarak Mirasçılık Belgesi (Veraset İlamı) ve Ortaklığın Giderilmesi Davası hakkındaki makalelerimiz de ilginizi çekebilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Miras sebebiyle istihkak davası nedir?

Miras sebebiyle istihkak davası, terekeyi veya bazı tereke mallarını elinde bulunduran kimseye karşı, mirasçılıktaki üstün hakkını ileri süren yasal veya atanmış mirasçı tarafından açılan bir davadır. Davanın temel şartı, davacının kendi mirasçılık sıfatının davalıya göre daha üstün bir hukuki sebebe dayandığını ileri sürmesidir.

Miras sebebiyle istihkak davası kime karşı açılır?

Bu dava, terekenin tamamına veya bir kısmına el koyan ya da mirasçılık hakları eline geçmiş olan kişilere karşı açılabilir. Davalının mirasçı olmayıp mirasçı olduğunu ileri süren biri olması da mümkündür.

Miras sebebiyle istihkak davasını kimler açabilir?

Yasal veya atanmış mirasçı, mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürerek bu davayı tek başına açabilir. Mirasçının bu davayı açmak için diğer mirasçılarla birlikte hareket etme zorunluluğu yoktur.

Adi istihkak davası ile miras sebebiyle istihkak davası arasındaki fark nedir?

Miras sebebiyle istihkak davasında davacı mirasçılıktaki üstün hakkını ileri sürer ve mirasçılık sıfatı tartışmalıdır. Adi istihkak davasında ise mirasçılık sıfatına dair bir uyuşmazlık yoktur; davacı zaten mirasçı olduğu tartışmasız kabul edilen kişidir ve sadece belirli bir malın terekeye ait olduğunu ileri sürer. Ayrıca adi istihkak davasında miras sebebiyle istihkak davasındaki zamanaşımı süreleri uygulanmaz.

Miras sebebiyle istihkak davasının zamanaşımı süresi ne kadardır?

Dava, davacının mirasçı olduğunu ve iyiniyetli davalının terekeyi veya tereke malını elinde bulundurduğunu öğrendiği tarihten itibaren bir yıl, her hâlde mirasbırakanın ölümünün veya vasiyetnamenin açılmasının üzerinden on yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Adi istihkak davasında zamanaşımı var mıdır?

Hayır. Yargıtay içtihatlarına göre TMK m. 639’daki zamanaşımı süresi adi istihkak davasında uygulanmaz; mal mevcut olduğu sürece zamanaşımı işlemez.

Mirasçılıkta üstün hak iddiası ne demektir?

Mirasçılıkta üstün hak iddiası, davacının kendi mirasçılık sıfatının veya miras payının, davalınınkine göre daha güçlü bir hukuki sebebe dayandığını ileri sürmesidir. Bu iddia, davanın miras sebebiyle istihkak davası olarak nitelendirilmesinin belirleyici unsurudur.

Mirasçılık belgesine (veraset ilamına) dayanarak malı elinde bulunduran kişiye karşı ne yapılabilir?

Terekeye ait bir malı, mirasçılık belgesine dayanarak elinde bulunduran ve bu belgeye göre üstün hakka sahip olmayan kişiye karşı, üstün hakkını ileri süren gerçek mirasçı miras sebebiyle istihkak davası açabilir. Mirasçılık sıfatında bir uyuşmazlık bulunmuyorsa ve sadece belirli bir malın paylaşımı tartışılıyorsa adi istihkak davası gündeme gelebilir.

Murisin ölümünden sonra banka hesabından para çekildiyse ne yapılabilir?

Yargıtay içtihatlarına göre bu tür olaylar mirasta adi istihkak kapsamında değerlendirilir. Davacı, banka hesap hareketleri ve tanık beyanı gibi her türlü delille iddiasını ispat edebilir; mahkeme gerektiğinde hesap kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırarak çekilen paranın murisin ölümünden önce mi sonra mı çekildiğini tespit eder.

Miras sebebiyle istihkak davasında ispat yükü kimdedir?

İspat yükü, davayı açan ve üstün hakkını ileri süren mirasçıdadır. İddiasını ispatlayamayan davacının talebi reddedilir.

Adi istihkak davasında hangi delillerle ispat yapılabilir?

Adi istihkak davasının niteliği gereği delil serbestisi geçerlidir. Davacı, banka kayıtları, tanık beyanı ve diğer her türlü delille iddiasını ispat edebilir.

Bu davalar ne kadar sürede sonuçlanır?

Dava süresi; tarafların delil sunma süreci, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediği ve mahkemenin iş yüküne göre değişkenlik göstermektedir. Bu nedenle somut dosyanın özelliklerine göre süre tahmini yapılması gerekir.

Yanlış dava türü seçilirse ne olur?

Miras sebebiyle istihkak davası açılması gereken bir olayda süre geçtikten sonra dava açılması hâlinde, dava esasa girilmeden zamanaşımı nedeniyle reddedilebilir. Bu nedenle somut olayda hangi dava türünün açılması gerektiğinin doğru tespit edilmesi büyük önem taşır.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

ETİKETLER:
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?