tr

İnançlı İşleme (İnançlı Temlik) Dayalı Tapu İptali Davası

Tapuda malik olarak görünen kişi, taşınmazı bazen gerçek bir satış veya bağış iradesiyle değil, belirli bir amaç gerçekleştiğinde geri vermek üzere devralmış olabilir. Bu ilişki hukukumuzda inançlı işlem (inançlı temlik) olarak adlandırılır ve inanılanın hakkı geri vermemesi hâlinde tapu iptal ve tescil davası yoluna başvurulur. Bu yazıda inançlı işlemin hukuki niteliği, ispat şartları, zamanaşımı konusunda Yargıtay içtihadında görülen farklı yaklaşımlar ve taşınmazın üçüncü kişiye devri hâlinde uygulanan iyiniyet koruması, bir Yargıtay içtihat raporunda yer alan kararlar esas alınarak ele alınmaktadır. İnançlı işlem, gayrimenkul hukuku kapsamındaki tapu iptali davalarının önemli bir hukuki nedenini oluşturmaktadır.

Ana Noktalar

  • İnanç sözleşmesi, inanan ile inanılan arasındaki hak ve borçları, işlemin sona erme sebeplerini ve hakkın geri verilme şartlarını belirleyen borçlandırıcı bir işlemdir.
  • 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı temlik iddiası kural olarak yazılı delille ispatlanır; delil başlangıcı varsa tanık dinletilebilir ve son çare olarak yemin teklif edilebilir.
  • Zamanaşımı konusunda Yargıtay içtihadında birbirinden farklı yaklaşımlar bulunmakta; bu farklılık raporda da açıkça görülmektedir.
  • Taşınmazı sonradan iyiniyetle edinen üçüncü kişi, kötüniyeti ispatlanamadığı sürece TMK m.1023 korumasından yararlanabilir.

İnançlı İşlem (İnançlı Temlik) Nedir?

İnançlı işlemler, inananın bir hakkını inanılana devretmesi ve inanılanın da bu hakkı inanç anlaşmasına uygun olarak kullanıp amaç gerçekleştiğinde inanana geri vermesini içeren işlemlerdir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 21.06.2023 tarihli, E. 2023/2197, K. 2023/3532 sayılı kararında inanç sözleşmesi; “inananla inanılan arasında yapılan, onların hak ve borçlarını belirleyen, inançlı muamelenin sona erme sebeplerini ve devredilen hakkın, inanılan tarafından inanana geri verme (iade) şartlarını içeren borçlandırıcı bir muamele” olarak tanımlanmıştır. Ayrıca Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 25.01.2023 tarihli, E. 2022/4603, K. 2023/467 sayılı kararında belirtildiği üzere, “İnanç sözleşmeleri, tarafların karşılıklı iradelerine uygun bulunduğu için, onlara karşılıklı borç yükleyen ve alacak … veren geçerli sözleşmelerdir”.

Uygulamada en sık görülen inançlı temlik örneği, bir taşınmazın icra takibinden kaçırmak veya geçici bir süre için güvence oluşturmak amacıyla yakın bir kişiye devredilmesi, işlem amacının ortadan kalkmasından sonra ise inanılanın taşınmazı geri vermekten kaçınmasıdır. Bu durumda inanan, inançlı temlik hukuki nedenine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açabilir.

1947 Tarihli İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yazılı Delil Kuralı

05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı temlik iddialarının kural olarak yazılı delille ispat edilmesi zorunludur. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 22.11.2022 tarihli, E. 2022/6160, K. 2022/7683 sayılı kararında; “İçtihadı Birleştirme kararının sonuç bölümünde ifade olunduğu üzere, inançlı işleme dayalı olup dinlenilirliği kabul edilen iddiaların ispatı, şekle bağlı olmayan yazılı delildir. İnanç sözleşmesi olarak adlandırılan bu belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gereklidir” tespiti yapılmıştır. Aynı doğrultuda Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 15.09.2021 tarihli, E. 2021/1136, K. 2021/646 sayılı kararında da; “İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak yazılı delille kanıtlanabilir” ilkesi yinelenmiştir.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.10.2024 tarihli, E. 2023/1079, K. 2024/528 sayılı kararında, inanç sözleşmesi niteliğindeki belgenin akit tarihinden önce ya da sonra düzenlenmiş olmasının sonuca etkili olmadığı ifade edilmiştir. Yazılı delilin şekle bağlı olmaması, elle yazılmış bir mektup, senet veya benzeri her türlü belgenin bu nitelikte kabul edilebileceği, ancak belgede sözleşmeye taraf olanların veya en azından inanılanın imzasının bulunması gerektiği anlamına gelmektedir.

İspat Yöntemleri: Delil Başlangıcı, Tanık ve Yemin Teklifi

Delil Başlangıcı Bulunması Hâlinde Tanık Dinletilmesi

Yazılı belgenin bulunmaması hâlinde delil başlangıcı sayılabilecek bir belgenin varlığı aranır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 22.11.2022 tarihli, E. 2022/6160, K. 2022/7683 sayılı kararında ve 21.06.2023 tarihli, E. 2023/2197, K. 2023/3532 sayılı kararında; “Şayet, ispat külfeti kendisinde olan tarafın yazılı bir belgesi yok ise ancak taraflar arasında gerçekleştirilen mektup, banka dekontu, yazışmalar gibi birtakım belgeler var ise bunların delil başlangıcı sayılacağı ve iddianın her türlü delille kanıtlanmasının olanaklı hale geleceği sabittir.” tespiti yer almaktadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 15.09.2021 tarihli, E. 2021/1136, K. 2021/646 sayılı kararı ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 23.10.2024 tarihli, E. 2023/1079, K. 2024/528 sayılı kararında; uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yetmeyen ancak karşı tarafın elinden çıkmış delil başlangıcı niteliğinde bir belgenin varlığı hâlinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 202. maddesi uyarınca iddianın tanık dâhil her türlü delille ispatlanabileceği belirtilmiştir. Sözleşmedeki imzanın davalıya ait olduğunun tespit edilememesi durumunda da bu belgenin delil başlangıcı niteliğinde olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi gerekmektedir.

Diğer Güçlü Deliller

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2019 tarihli, E. 2016/3089, K. 2019/3179 sayılı kararında, yazılı belge bulunmasa dahi boşanma davasındaki beyanlar ve konut kredisi taksitlerinin ödendiğine ilişkin banka dekontları “güçlü delil niteliğindeki” vakıalar olarak kabul edilmiş ve inançlı işlemin varlığına hükmedilmiştir.

Yemin Teklifi Hakkı

Yazılı delil veya delil başlangıcı bulunmayan hâllerde başvurulacak son hukuki çare yemin teklifidir. Bu husus, Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 22.11.2022 tarihli, E. 2022/6160, K. 2022/7683 sayılı kararında da vurgulanmıştır. Yemin teklifi, ispat imkânlarının tükendiği durumlarda davacının başvurabileceği son usuli imkândır ve karşı tarafın yemini kabul etmesi veya reddetmesi sonuca doğrudan etki eder.

Zamanaşımı Tartışması: Yargıtay İçtihadında Farklı Yaklaşımlar

İnançlı temlike dayalı tapu iptali ve tescil davalarında zamanaşımı konusunda incelenen kararlar arasında birbirinden farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bu farklılık aşağıda görüldüğü şekliyle aktarılmaktadır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 25.01.2023 tarihli, E. 2022/4603, K. 2023/467 sayılı kararında; “inanç sözleşmesi sona ermediği, inanç konusu inanılanda, alınan para inananda kaldığı sürece zaman aşımı süresinin başlamasına olanak yoktur. Açıklanan kuralın doğal sonucu olarak taraflar borcun ödenmesi için bir süre kararlaştırmış ve borç bu süre içerisinde ödenmemiş olsa dahi inanç ilişkisi devam ettiğinden inanç konusunun iadesi için dava açılabilir” denilmiştir. Bu görüşe göre inanç ilişkisi sürdükçe zamanaşımı süresi işlemeye başlamaz.

Buna karşılık Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 15.09.2021 tarihli, E. 2021/1136, K. 2021/646 sayılı kararında; “İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden Borçlar Kanununun 125. maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir” görüşü ifade edilmiştir.

Üçüncü bir yaklaşımda ise Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 29.01.2009 tarihli, E. 2008/12255, K. 2009/1083 sayılı kararında; “Kaynağını 5.2.1947 tarih ve 20/6 Sayılı İçtihadı Birleştirme Kararının oluşturduğu İnançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil davalarının herhangi bir hak düşürücü veya zamanaşımı süresine bağlı olmaksızın her zaman açılacağı tartışmasızdır.” yaklaşımı benimsenmiştir. İncelenen kararlar arasındaki bu farklılık, somut bir uyuşmazlıkta zamanaşımı savunmasının değerlendirilmesinde dosyaya özgü koşulların ve ilgili dairenin güncel içtihadının ayrıca araştırılmasını gerekli kılmaktadır.

Taşınmazın Üçüncü Kişiye Devri ve İyiniyet Koruması (TMK m.1023)

İnançlı temlik konusu taşınmazın inanılan tarafından üçüncü bir kişiye devredilmesi hâlinde, davanın akıbeti üçüncü kişinin durumuna göre değişmektedir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 21.05.2019 tarihli, E. 2016/3089, K. 2019/3179 sayılı kararında belirtildiği üzere, kötüniyeti ispatlanamayan ikinci el konumundaki kayıt maliki Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 1023. maddesindeki iyiniyet korumasından yararlanır. Bu durumda inanan, inanç ilişkisinin varlığını ispat etse dahi, taşınmazı iyiniyetle edinen üçüncü kişiye karşı tapu iptalini elde edemeyebilir; talebi tazminata dönüşebilir. Buna karşılık üçüncü kişinin inançlı ilişkiyi bildiği veya bilmesi gerektiği ispatlanabilirse iyiniyet korumasından söz edilemez.

Açmak istediğiniz davanın veya tarafı olduğunuz davanın konusuna göre avukatlık ücreti değişebilecektir. Her davanın iş yükü ve çalışma süreci birbirinden farklıdır. Avukatlar, Türkiye Barolar Birliği tarafından belirlenen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin altında bir ücret karşılığında iş üstlenemezler.

İnançlı işleme dayalı tapu iptali davası veya diğer tapu uyuşmazlıkları hakkında bilgi almak için avmustafakocatepe@gmail.com adresine mail gönderebilir, 0506 773 39 69 numaralı telefonu arayabilirsiniz.

İnançlı temlik dışında tapu kaydının yolsuz sayılmasına yol açabilecek bir diğer hukuki neden olan muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) hakkında da ayrı bir yazımız bulunmaktadır.

Sıkça Sorulan Sorular

İnançlı işlem (inançlı temlik) nedir?

İnançlı işlem, inanan olarak adlandırılan kişinin bir hakkını inanılana devretmesi, inanılanın da bu hakkı inanç anlaşmasına uygun olarak kullanıp amaç gerçekleştiğinde inanana geri vermesini içeren hukuki ilişkidir. İnanılanın hakkı geri vermemesi hâlinde inanan, inançlı temlik hukuki nedenine dayanarak tapu iptali ve tescil davası açabilir.

İnançlı temlike dayalı tapu iptali davasında ispat nasıl yapılır?

05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca inançlı temlik iddiası kural olarak yazılı delille ispatlanır. Bu belgenin sözleşmeye taraf olanların veya inanılanın imzasını içermesi gerekir.

Yazılı delil bulunmazsa tanık dinletilebilir mi?

Yazılı belge bulunmasa da mektup, banka dekontu veya yazışma gibi karşı taraftan çıkmış bir belge delil başlangıcı sayılabiliyorsa, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 202. maddesi uyarınca iddia tanık dâhil her türlü delille ispatlanabilir.

Yemin teklifi ne zaman gündeme gelir?

Yazılı delil veya delil başlangıcı niteliğinde bir belge bulunmadığı hâllerde, ispat imkânlarının tükenmesi üzerine başvurulabilecek son hukuki çare yemin teklifidir.

İnançlı temlike dayalı tapu iptali davasında zamanaşımı var mıdır?

Bu konuda Yargıtay içtihadında farklı yaklaşımlar bulunmaktadır. Bir görüşe göre inanç ilişkisi sürdükçe zamanaşımı işlemeye başlamaz; başka bir görüşe göre Borçlar Kanunu’nun 125. maddesi gereğince on yıllık zamanaşımı uygulanır; bir başka görüşe göre ise dava herhangi bir hak düşürücü veya zamanaşımı süresine bağlı değildir. Somut olaya uygulanacak yaklaşımın dosya kapsamında ayrıca değerlendirilmesi gerekir.

Taşınmaz üçüncü bir kişiye devredilirse dava sonuçsuz mu kalır?

Taşınmazı devralan üçüncü kişinin kötüniyeti ispatlanamıyorsa, bu kişi Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesindeki iyiniyet korumasından yararlanabilir ve tapu iptali bu kişiye karşı sonuç doğurmayabilir. Üçüncü kişinin inançlı ilişkiyi bildiği veya bilmesi gerektiği ispatlanabiliyorsa iyiniyet korumasından söz edilemez.

İnançlı temlike dayalı tapu iptali ve tescil davası hangi mahkemede açılır?

Dava konusunun değer ve miktarına bakılmaksızın malvarlığı haklarına ilişkin davalarda görevli mahkeme, aksine bir düzenleme bulunmadıkça asliye hukuk mahkemesidir (HMK m.2). Yetkili mahkeme ise taşınmazın bulunduğu yer mahkemesidir.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?