Tehdit ve hakaret, Türk Ceza Kanunu’nun sırasıyla 106. ve 125. maddelerinde düzenlenmiş, ancak şikayet ve kovuşturma koşulları birbirinden farklı iki ayrı suçtur. Hangi hükmün uygulanacağının ve hakaret suçunda 6 aylık şikayet süresinin doğru hesaplanması, sürecin sonucunu doğrudan etkiler.
Ana Noktalar
- Tehditte kural, suçun şikayete tabi olmamasıdır; ancak malvarlığına yönelik veya “sair bir kötülük” ile tehditte şikayet aranır.
- Hakaret suçu (TCK m.125), kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâli hariç, şikayete tabidir; şikayet süresi 6 aydır.
- Tehditte amaç korku yaratmakken, şantajda (TCK m.107) somut bir haksız yarar elde etme amacı vardır.
TCK 106 ve 125. Maddeler: Şikayet Koşulları
TCK m.106 uyarınca, bir başkasının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle yapılan tehdit şikayete tabi değildir ve savcılık resen soruşturma başlatır. Buna karşılık, malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle yapılan tehditte soruşturma ve kovuşturma şikayete bağlıdır. TCK m.125 kapsamındaki hakaret suçu ise, TCK m.131/1’in kendi metninde yer alan istisna uyarınca kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hâli hariç olmak üzere, mağdurun şikayetine bağlıdır; şikayet, fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 6 ay içinde yapılmalıdır, aksi halde şikayet hakkı düşer. Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakarette ise soruşturma ve kovuşturma resen yürütülür. Tehdit ile şantaj (TCK m.107) arasındaki temel fark, tehditte amacın yalnızca korku ve kaygı yaratmak olması, şantajda ise failin somut bir haksız yarar elde etmeye çalışmasıdır.
Tehdit Suçunda Ceza Tayini ve Nitelikli Haller
TCK m.106’nın güncel metni şu şekildedir: “Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit eden kişi, altı aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Bu suçun kadına karşı işlenmesi hâlinde cezanın alt sınırı dokuz aydan az olamaz. Malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından veya sair bir kötülük edeceğinden bahisle tehditte ise, mağdurun şikâyeti üzerine, iki aydan altı aya kadar hapis veya adli para cezasına hükmolunur.” Tehdidin silahla; failin kendisini tanınmayacak bir hâle koyması suretiyle, imzasız mektupla veya özel işaretlerle; birden fazla kişi tarafından birlikte; ya da var olan veya var sayılan bir suç örgütünün korkutucu gücünden yararlanılarak işlenmesi hâlinde ceza iki yıldan yedi yıla kadar hapse çıkar (TCK m.106/2).
26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nce onanan bir kararında, tehdidin tipik hâle gelebilmesi için failin sözlerinin doğrudan muhatap aldığı kişinin irade özgürlüğünü hedeflemesi gerektiği, tehdit sözlerinin yöneldiği kişi ile mağdur farklıysa suçun o kişi yönünden oluşmayacağı kabul edilmiştir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/18037, K. 2025/8063, T. 29.09.2025 sayılı kararında ise, hesaplaşma ve canını yakma türünden ifadelerin TCK m.106/1’in üçüncü cümlesi kapsamında sair tehdit suçunu oluşturduğuna hükmedilmiştir.
Ceza tayini yönünden Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/17276, K. 2025/9325, T. 04.11.2025 sayılı kararı iki önemli ilke ortaya koymuştur: aynı gün içinde art arda gönderilen tehdit mesajları tek bir eylem olarak değerlendirilmeli, zincirleme suç hükümleri (TCK m.43/1) bu durumda uygulanmamalıdır; ayrıca temel ceza belirlenirken suçta kullanılan araç, tehlikenin ağırlığı ve failin kastının yoğunluğu dikkate alınarak alt sınırdan uzaklaşılıp uzaklaşılmayacağı ayrıca değerlendirilmelidir. Tehdit içeren bir eylemin nitelikli yağmaya teşebbüs kapsamında kalıp kalmadığının tartışılması ise görevli Ağır Ceza Mahkemesine aittir; bu durumda asliye ceza mahkemesinin görevsizlik kararı vermesi gerekir.
Hakaret Suçunda Eleştiri Sınırı
Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/18037, K. 2025/8063, T. 29.09.2025 sayılı kararında, hakaret fiillerinin cezalandırılmasıyla korunan hukuki değerin kişilerin onur, şeref ve saygınlığı olduğunu, suçun oluşabilmesi için davranışın kişiyi küçük düşürmeye yönelik olarak gerçekleşmesi gerektiğini belirtmiştir. Eleştiri sınırı ilkesi şudur: kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici söz hakaret suçu bağlamında değerlendirilemez; sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını ya da sövme fiilini oluşturması gerekir. Buna karşılık bir sosyal medya paylaşımına yapılan yorumun mağdurun onur, şeref ve saygınlığını açıkça rencide edecek nitelikte olması hâlinde hakaret suçu oluşur.
Hakaretin muhatabın yokluğunda (gıyapta) yapılması hâlinde suçun oluşması için ayrı bir şart aranır: 26. Asliye Ceza Mahkemesi’nin, Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nce onanan aynı kararında, gıyapta hakaretin oluşabilmesi için hakaret içeren sözlerin ikiden fazla, yani en az üç kişiyle görüşülerek onların bilgisine ulaştırılması gerektiği kabul edilmiştir.
İleti Yoluyla (Mesaj/Telefon) Hakaret
TCK m.125/2 uyarınca, hakaret fiilinin mağduru muhatap alan sesli, yazılı veya görüntülü bir iletiyle işlenmesi hâlinde de aynı ceza uygulanır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2026/2441, K. 2026/6925, T. 14.04.2026 sayılı kararında bu düzenleme, hakaret suçunun mağdurun huzurunda işlenmemesine rağmen kanun tarafından huzurda işlenmiş gibi cezalandırılan hâli olarak açıklanmıştır. Karara göre, tahkir edici nitelikteki bir fiilin ileti yoluyla mağduru hedef alması durumunda fail, huzurda hakaret etmiş gibi cezalandırılır; buna göre hakaret içeren bir mektup, bir telefon konuşması veya yazılı bir mesaj da huzurda söylenmiş gibi değerlendirilerek cezalandırılacaktır. Bu içtihat, günümüzde mesajlaşma uygulamaları veya sosyal medya özel mesajı yoluyla yapılan hakaret iddialarında da doğrudan uygulama alanı bulmaktadır.
Kamu Görevlisine Karşı Hakaret ve Aleniyet Unsuru
TCK m.125/3-a, hakaretin kamu görevlisine karşı ve görevinden dolayı işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/4483, K. 2026/4960, T. 10.03.2026 sayılı kararında, bu hükmün uygulanabilmesi için mağdurun TCK m.6/1-c’de tanımlanan “kamusal faaliyetin yürütülmesine atama veya seçilme yoluyla ya da herhangi bir surette sürekli, süreli veya geçici olarak katılan kişi” niteliğini taşıyıp taşımadığının her olayda ayrıca belirlenmesi gerektiği, ayrıca hakaretin yerine getirilen kamu görevi nedeniyle yapılmış olması ve kamu görevi ile hakaret eylemi arasında bir nedensellik bağı bulunması gerektiği içtihat edilmiştir.
Hakaretin alenen, yani birden fazla kişinin görebileceği veya duyabileceği bir ortamda işlenmesi TCK m.125/4 uyarınca cezayı artıran bir unsurdur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2024/4483, K. 2026/4960, T. 10.03.2026 sayılı kararında, hakaret eyleminin aleniyet unsurunu taşımasına rağmen TCK m.125/4’ün uygulanmamış olmasını hukuka aykırı bulmuştur.
2024-2025 Mevzuat Değişiklikleri: Hakarette Ön Ödeme Usulü ve Şikâyet Süresi
Hakaret suçunun muhakeme usulünde 2024-2025 döneminde art arda üç önemli değişiklik yaşanmıştır ve bu değişiklikler hâlen derdest olan veya kesinleşmemiş hakaret dosyalarını doğrudan etkilemektedir.
7531 sayılı Kanun ile ön ödeme kapsamının genişletilmesi (RG 14.11.2024): 7531 sayılı Kanun’un 15. maddesiyle TCK m.75’in 6. fıkrasının (a) bendine yapılan ekleme sonucunda, TCK m.125’in 2. fıkrası (ileti yoluyla hakaret), 3. fıkrasının (b) ve (c) bentleri ile 4. fıkrası (aleniyet) ön ödeme kapsamına dahil edilmiştir. Yargıtay bu değişiklikten sonra kesinleşmemiş dosyalarda ön ödeme değerlendirmesinin gözetilmesi gerektiğini istikrarlı biçimde içtihat etmektedir.
Hakarette 2 yıllık azami şikâyet süresi (7531 sayılı Kanun): Aynı Kanun’un 14. maddesiyle TCK m.73’e eklenen cümle şöyledir: “Ancak, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan hakaret suçu bakımından şikâyet süresi, her ne suretle olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren iki yılı geçemez.” Bu düzenleme, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren işleyen 6 aylık şikâyet süresine ek olarak, öğrenme tarihi ne olursa olsun aşılamayacak mutlak bir azami süre (2 yıl) getirmiştir; yani fiilin işlenmesinden 2 yıl geçtikten sonra öğrenilse dahi şikâyet hakkı kullanılamaz.
Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararı (27.03.2025): 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’na 7531 sayılı Kanun ile eklenen geçici 7/2. maddesindeki düzenleme, Anayasa Mahkemesi’nin 27.03.2025 tarihli, 2024/197 Esas ve 2025/86 Karar sayılı kararıyla iptal edilmiş ve iptal 29.05.2025 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Yargıtay, bu iptal kararının ardından TCK m.75 kapsamına giren hakaret suçları yönünden TCK m.7 ve Anayasa m.38 gereğince lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerektiğini içtihat etmiştir (Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2023/18037, K. 2025/8063, T. 29.09.2025).
7571 sayılı Kanun ile hakaretin tamamının ön ödeme kapsamına alınması (25.12.2025 yürürlük): En güncel ve en kapsamlı değişiklik 7571 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle gelmiştir. Bu düzenlemeyle TCK m.75’in 6-a bendinin (2) numaralı alt bendi değiştirilerek, kamu görevlisine karşı işlenen hakaret suçu (TCK m.125/3-a) hariç tutulmak üzere, hakaret suçunun (TCK m.125) tamamı ön ödeme kapsamına alınmıştır. Kanun 24.12.2025 tarihinde kabul edilmiş, 25.12.2025 tarihli ve 33118 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Yargıtay, bu değişiklik sonrasında kesinleşmemiş hakaret dosyalarında TCK m.2 ve m.7 gereğince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu bulunduğu gerekçesiyle istikrarlı biçimde bozma kararları vermektedir.
Pratik sonucu şudur: 25.12.2025 sonrasında, mağduru kamu görevlisi olmayan (veya hakaretin görevinden dolayı kamu görevlisine karşı işlenmediği) her hakaret suçunda, ister ileti yoluyla ister yüz yüze, ister aleni ister değil işlenmiş olsun, soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısı, kovuşturma aşamasında ise mahkeme tarafından ön ödeme usulünün uygulanması gerekir; failin ön ödemeyi kabul edip belirlenen miktarı ödemesi hâlinde kamu davası açılmaz veya açılmışsa düşer. Bu nedenle hâlen derdest olan veya istinaf/temyiz aşamasındaki hakaret dosyalarının da lehe kanun ilkesi çerçevesinde yeniden gözden geçirilmesi gerekmektedir.
Ön ödeme ile uzlaştırma birbirinden bağımsız iki ayrı kurumdur ve karıştırılmamalıdır: CMK m.253/3, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile hakaret suçunda (TCK m.125) uzlaştırma yoluna gidilemeyeceğini açıkça hükme bağlamıştır; bu nedenle hakaret dosyaları hiçbir zaman uzlaştırma bürosuna gönderilmez, yukarıda anlatılan ön ödeme süreci bundan tamamen ayrı işler. Ayrıca TCK m.75/6’nın son cümlesi uyarınca, bu fıkra kapsamındaki bir suçun beş yıl içinde aynı fail tarafından tekrar işlenmesi hâlinde, aynı suçtan dolayı önödeme hükümleri bir daha uygulanmaz. Son olarak, 7571 sayılı Kanun’la CMK’ya eklenen Geçici Madde 8, bu Kanun’un yürürlüğe girdiği 25.12.2025 tarihi itibarıyla uzlaşmanın zaten sağlanmış olduğu dosyaları yeni düzenlemeden istisna tutmuş, bu dosyaların CMK m.253/3’ün değişiklikten önceki hükümlerine göre sonuçlandırılacağını öngörmüştür.
Tehdit ve hakaret dışında ceza hukukunun diğer alanlarında destek almak isteyenler Fethiye Ceza Avukatı sayfamızdan detaylı bilgi alabilir.
| Kavram | Şikâyete Tabi mi? | Süre | Ön Ödeme (TCK m.75) |
|---|---|---|---|
| Tehdit (hayat/vücut/cinsel dokunulmazlık, m.106/1-1.cümle) | Hayır, resen soruşturulur | — | Hayır |
| Tehdit (malvarlığı/sair kötülük, m.106/1, üçüncü cümle) | Evet | 6 ay (TCK m.73 genel kural) | Hayır |
| Hakaret (m.125, kamu görevlisine karşı olan hariç) | Evet | 6 ay + azami 2 yıl (7531 s.K.) | Evet (7571 s.K. sonrası, 25.12.2025) |
| Hakaret (kamu görevlisine karşı, m.125/3-a) | Hayır, resen soruşturulur | — | Hayır |
Sonuç
Tehdit veya hakarete maruz kalan kişilerin, hangi hükmün uygulanacağını ve varsa şikayet süresinin ne zaman başladığını ivedilikle netleştirmesi, hak kaybını önlemek açısından önemlidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Fethiye Tehdit ve Hakaret Avukatı nedir?
Fethiye’de tehdit, hakaret ve benzeri suçlarla ilgili hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti veren bir ceza avukatıdır.
Tehdit ve hakaret durumlarında ilk adım ne olmalıdır?
Öncelikle olayı belgeleyip kanıtları (mesaj, tanık, ses/görüntü kaydı) toplamalı, ardından bir avukattan danışmanlık alarak hukuki süreci başlatmalısınız.
Bu alanda avukat hangi konularda hukuki destek verir?
Avukat, tehdit, hakaret, şantaj ve benzeri durumlarda müvekkillerine hukuki destek sağlar, dava takibi ve savunma stratejileri geliştirir.
Fethiye’de doğru avukatı seçmek için nelere dikkat etmeliyim?
Avukatın ceza hukuku alanındaki deneyimi ve iletişim becerileri gibi kriterleri değerlendirmeniz faydalı olur.
Hangi durumlarda tehdit ve hakaret avukatına başvurmalıyım?
Tehdit mesajları alınması, hakaret içeren ifadeler kullanılması ya da sosyal medyada yapılan saldırılar gibi durumlarda avukat desteği almanız gerekir.
Hukuki sürecin genel işleyişi nasıl devam eder?
Önce olay analiz edilir, deliller toplanır; hakaret gibi şikayete bağlı suçlarda süresi içinde şikayet dilekçesi hazırlanarak savcılığa başvurulur.
Hakaret suçunda şikayet süresi nedir?
Mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 6 aydır; bu süre geçtikten sonra şikayet hakkı düşer.
Tehdit her zaman şikayete mi tabidir?
Hayır; hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit şikayete tabi değildir, malvarlığına veya “sair kötülüğe” yönelik tehdit ise şikayete tabidir.
Ücretlendirme nasıl belirleniyor?
Ücretlendirme, davanın niteliği, karmaşıklığı ve avukatın deneyimine bağlı olarak değişebilir.
Fethiye’de tehdit ve hakaret dışında hangi hukuki hizmetler sunuluyor?
Ceza hukuku kapsamında diğer suç tiplerinin yanı sıra aile hukuku, gayrimenkul hukuku gibi alanlarda da danışmanlık ve temsil hizmeti sağlanmaktadır.
Hakaret suçunda ön ödeme nedir, nasıl uygulanır?
Ön ödeme, kanunda öngörülen para cezası veya hapis cezasının alt sınırına karşılık gelen bir miktarın fail tarafından ödenmesi karşılığında kamu davasının açılmamasını veya açılmışsa düşmesini sağlayan bir usuldür (TCK m.75). 25.12.2025 tarihinde yürürlüğe giren 7571 sayılı Kanun değişikliğiyle, kamu görevlisine karşı işlenen hâli hariç olmak üzere hakaret suçunun tamamı ön ödeme kapsamına alınmıştır.
Hakaret suçunda şikayet süresi ne kadardır?
Mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 6 ay içinde şikâyet edilmesi gerekir. Ayrıca 7531 sayılı Kanun ile getirilen düzenleme uyarınca, öğrenme tarihi ne olursa olsun fiilin gerçekleştiği tarihten itibaren 2 yılı geçtikten sonra şikâyet hakkı kullanılamaz.
Tehdit suçu şikayete tabi midir?
Hayata, vücut veya cinsel dokunulmazlığa yönelik tehdit şikâyete tabi değildir ve resen soruşturulur. Buna karşılık malvarlığına büyük bir zarar vermek veya sair bir kötülük etmekle yapılan tehditte soruşturma ve kovuşturma mağdurun şikâyetine bağlıdır.
2024-2025 tarihli mevzuat değişiklikleri derdest hakaret davalarını etkiler mi?
Evet. Yargıtay, 7531 ve 7571 sayılı kanunlardaki ön ödeme düzenlemeleri ile Anayasa Mahkemesi’nin 27.03.2025 tarihli iptal kararı sonrasında, TCK m.75 kapsamına giren hakaret suçlarında TCK m.7 ve Anayasa m.38 gereğince lehe kanun değerlendirmesi yapılması gerektiğine hükmetmektedir; bu nedenle kesinleşmemiş dosyalar bu değişiklikler ışığında yeniden değerlendirilmektedir.
Kamu görevlisine hakarette ön ödeme uygulanır mı?
Hayır. 7571 sayılı Kanun’un getirdiği düzenlemede, TCK m.125/3-a kapsamındaki kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu ön ödeme kapsamı dışında tutulmuştur.
Sosyal medyada veya mesaj yoluyla yapılan hakaret cezalandırılır mı?
Evet. TCK m.125/2 uyarınca mağduru muhatap alan yazılı, sesli veya görüntülü bir iletiyle (mesaj, telefon konuşması, özel mesaj gibi) yapılan hakaret, huzurda işlenmiş gibi cezalandırılır.
Hakaret suçunda her ağır eleştiri veya rahatsız edici söz suç sayılır mı?
Hayır. Yargıtay içtihadına göre kişilere yönelik her türlü ağır eleştiri veya rahatsız edici söz hakaret suçu bağlamında değerlendirilemez; sözlerin açıkça onur, şeref ve saygınlığı rencide edebilecek nitelikte somut bir fiil veya olgu isnadını ya da sövme fiilini oluşturması gerekir.
Tehdit suçunda aynı gün gönderilen birden fazla mesaj tek suç mu sayılır?
Yargıtay içtihadına göre, aynı gün içinde art arda gönderilen tehdit mesajları bir bütün hâlinde tek bir tehdit eylemi olarak değerlendirilmeli, bu durumda zincirleme suç hükümleri uygulanmamalıdır.
Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz
Av. Mustafa Kocatepe
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe