Cinsel taciz suçu, Türk Ceza Kanunu’nun 105. maddesinde düzenlenmiş, bedensel temas içermeyen ancak cinsel amaçlı rahatsız edici söz veya davranışları kapsayan bir suçtur. Temel hâlinin şikayete tabi olması ve altı aylık şikayet süresi, mağdurların erken hareket etmesini gerektiren önemli bir husustur; mesajla veya işyerinde işlenmesi gibi nitelikli hâller ise resen soruşturulur.
Ana Noktalar
- TCK m.105, bedensel temas olmaksızın cinsel amaçlı rahatsız etme fiillerini düzenler.
- Temel hâlin soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır; m.105/2’deki nitelikli hâller resen soruşturulur.
- Fiilin çocuğa karşı işlenmesi halinde ceza daha ağırdır.
Bu sayfada kısaca neler var?
- Cinsel tacizin unsurları ve huzur ve sükunu bozma suçundan farkı
- Mesajla ve işyerinde taciz: nitelikli hâller ve resen soruşturma
- Şikâyet süresi, şikâyetten vazgeçme ve uzlaşma yasağı
- Ceza, adli para cezası, tutuklama ve memuriyete etkisi
- Deliller ve şikâyet dilekçesi
TCK 105. Madde: Cinsel Taciz Suçunun Unsurları ve Şikayet Süresi
TCK m.105 uyarınca bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine 3 aydan 2 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası ile cezalandırılır; fiilin çocuğa karşı işlenmesi halinde ceza 6 aydan 3 yıla kadar hapis cezasıdır. Cinsel taciz, telefon, mesaj, sosyal medya ya da yüz yüze söz ve davranışlarla gerçekleşebilir ve bedensel temas içermemesiyle cinsel saldırıdan (TCK m.102) ayrılır. Temel hâlin soruşturulması ve kovuşturulması mağdurun şikayetine bağlıdır; şikayet süresi, mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 6 aydır. Failin kamu görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanması veya çocuğun görüntüsünü kaydetmesi gibi durumlarda, fiil ayrıca daha ağır hükümler kapsamında değerlendirilebilir.
Kanunun bugünkü metni 2014 yılında 6545 sayılı Kanun’la değiştirilmiş, nitelikli hâller genişletilmiş ve mesajla işlenen taciz ayrıca sayılmıştır. Olay bu tarihten önceyse, fail lehine olan kanunun hangisi olduğu ayrıca belirlenir.
Cinsel tacizin unsurları: cinsel amaç ve temasın bulunmaması
Cinsel taciz, bir kimsenin cinsel amaçla taciz edilmesidir (TCK m.105/1). Fiil sözle, yazıyla, mesajla, jest ve mimiklerle ya da teşhirle gerçekleşebilir; mağdurun vücuduna temas varsa fiil artık taciz değil, yoğunluğuna göre sarkıntılık veya cinsel saldırıdır. Suçun oluşması için failin cinsel amaçla hareket etmesi ve davranışın belirli bir kişiye yönelmesi gerekir; tek bir söz veya mesaj da somut olayın koşullarına göre yeterli olabilir.
Cinsel amaç kanıtlanamazsa fiil başka bir suçu oluşturabilir. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 01.03.2023 tarihli, E. 2021/18206, K. 2023/1013 sayılı kararında, sanığın mağdureyi ısrarla takip edip konuşmaya çalıştığı, ancak cinsel içerikli bir söz veya eyleminin bulunmadığı ve cinsel amacın şüpheden uzak delille kanıtlanamadığı olayda fiilin kişilerin huzur ve sükununu bozma suçunu (TCK m.123) oluşturduğu belirtilmiş; cinsel tacizden kurulan mahkûmiyet hükmü oybirliğiyle bozulmuştur. Bu ayrım cezayı, şikâyet şartını ve memuriyet gibi sonuçları değiştirir.
Mesajla ve işyerinde taciz: nitelikli hâller
Cinsel tacizin kamu görevinin, hizmet ilişkisinin veya aile içi ilişkinin sağladığı kolaylıktan faydalanılarak; vasi, eğitici, öğretici, bakıcı, koruyucu aile, sağlık hizmeti veren ya da koruma, bakım veya gözetim yükümlülüğü bulunan kişiler tarafından; aynı işyerinde çalışmanın sağladığı kolaylıktan faydalanılarak; posta veya elektronik haberleşme araçlarının sağladığı kolaylıktan faydalanılarak ya da teşhir suretiyle işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır. Mağdur bu fiil nedeniyle işi bırakmak, okuldan veya ailesinden ayrılmak zorunda kalmışsa ceza bir yıldan az olamaz (TCK m.105/2).
Uygulamada en sık karşılaşılan nitelikli hâl, WhatsApp, Instagram veya SMS gibi araçlarla gönderilen mesajlardır. Bu hâllerin önemli bir sonucu vardır: şikâyet şartı yalnızca birinci fıkradaki temel hâl için öngörüldüğünden, nitelikli hâller resen soruşturulur. Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 21.03.2023 tarihli, E. 2021/15534, K. 2023/1566 sayılı kararında, mesajlaşma uygulaması üzerinden işlenen tacizin şikâyete tabi olmadığı belirtilmiş ve şikâyetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararı oybirliğiyle bozulmuştur.
Şikâyetten vazgeçme ve şikâyeti geri alma
Temel hâldeki cinsel tacizde mağdur, fiili ve faili öğrendiği günden itibaren altı ay içinde şikâyette bulunmalıdır (TCK m.73). Şikâyetten vazgeçme bu hâlde davayı düşürür; ancak hüküm kesinleştikten sonraki vazgeçme cezanın infazını engellemez ve vazgeçme, kabul etmeyen sanığı etkilemez. Mağdur vazgeçerken şahsi haklarından da vazgeçtiğini açıkça belirtirse artık tazminat davası açamaz (m.73/7); bu nedenle vazgeçme dilekçesinin içeriği dikkatle hazırlanmalıdır.
Nitelikli hâllerde ise durum farklıdır: mesajla, işyerinde veya aile içinde işlenen tacizde şikâyetten vazgeçilmesi davayı düşürmez ve yargılama devam eder. “Şikâyetimi geri çekersem dava biter” düşüncesi bu nedenle her dosya için doğru değildir. Şikâyetten vazgeçmenin baskı altında yapılıp yapılmadığı da mahkemece değerlendirilir; mağdur üzerinde baskı kurulması ayrıca suç oluşturabilir. Vazgeçme beyanı savcılığa veya mahkemeye yazılı olarak ya da tutanağa geçirilerek yapılabilir; bir kez yapılan vazgeçmeden sonra aynı fiil için yeniden şikâyette bulunulamaz.
Cinsel tacizde uzlaşma olur mu?
Hayır. Temel hâli şikâyete bağlı olsa bile cinsel taciz, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar arasında yer aldığından uzlaştırma kapsamı dışındadır (CMK m.253/3). Uzlaştırma kapsamındaki bir suç, örneğin tehdit, cinsel tacizle birlikte aynı mağdura karşı işlenmişse o suç için de uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Bu kural, mağdurun failin teklifleriyle karşı karşıya bırakılmasını önlemeyi amaçlar.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi’nin 27.02.2023 tarihli, E. 2022/15746, K. 2023/922 sayılı kararında, cinsel taciz suçunun uzlaşma kapsamına girmediği ve birlikte işlendiği iddia edilen tehdit suçu bakımından da uzlaşma hükümlerinin uygulanamayacağı belirtilerek, tehdit suçundan uzlaşma nedeniyle verilen düşme kararı oybirliğiyle bozulmuştur. Taraflar arasında anlaşma sağlansa bile bu, ancak temel hâldeki tacizde şikâyetten vazgeçme yoluyla sonuç doğurabilir. Nitelikli hâllerde ise taraflar arasındaki anlaşma davanın devamını engellemez; yalnızca cezanın belirlenmesinde dikkate alınabilecek bir durum olarak değerlendirilebilir.
Cinsel tacizin cezası: hapis mi, adli para cezası mı?
Temel hâlde kanun, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası veya adli para cezası öngörür; hâkim bu iki yaptırımdan birini seçebilir. Fiilin çocuğa karşı işlenmesi hâlinde ise yalnızca altı aydan üç yıla kadar hapis cezası öngörülmüştür; bu durumda tek başına adli para cezasına hükmedilemez. Nitelikli hâllerde bu cezalar yarı oranında artırılır.
Hükmedilen ceza kısa süreli olduğunda hükmün açıklanmasının geri bırakılması veya hapis cezasının ertelenmesi gibi kurumların şartları ayrıca değerlendirilir. Bu kararların her biri, sicil kaydı ve memuriyet gibi sonuçlar bakımından farklı etkiler doğurur. Adli para cezasının miktarı, gün sayısı ile kişinin ekonomik durumuna göre belirlenen günlük tutarın çarpılmasıyla hesaplanır; bu nedenle sabit bir rakam vermek mümkün değildir. Adli para cezası ödenmezse hapse çevrilebileceğinden ödeme süresine dikkat edilmelidir. Hâkim, hapis ile adli para cezası arasında seçim yaparken fiilin ağırlığını ve failin kişisel durumunu gerekçelendirmek zorundadır.
Cinsel tacizde tutuklama olur mu?
Üst sınırı iki yılı geçmeyen suçlarda kural olarak tutuklama kararı verilemez (CMK m.100/4). Cinsel tacizin temel hâlinin üst sınırı iki yıl olduğundan bu hâlde tutuklama istisnaidir. Ancak suçun çocuğa karşı işlenmesi veya nitelikli hâllerden birinin bulunması üst sınırı iki yılın üzerine çıkarır; bu durumda kaçma şüphesi veya mağdur üzerinde baskı kurma girişimi gibi somut bir tutuklama nedeni varsa tutuklama gündeme gelebilir.
Tutuklama yerine mağdura yaklaşmama, iletişim kurmama veya imza yükümlülüğü gibi adli kontrol tedbirleri uygulanabilir. Mağdurun güvenliği için ayrıca koruma ve uzaklaştırma kararı istenebilir. Tedbirlere aykırı davranılması, şüpheli hakkında daha ağır tedbirlere başvurulmasına yol açabilir. Tutuklama ve adli kontrol kararlarına itiraz edilebilir; bu kararlar belirli aralıklarla yeniden incelenir. Gözaltı süresince şüphelinin müdafi ile görüşme hakkı vardır ve ifadesi müdafi hazır bulunarak alınabilir. Sınır dışında yaşayan veya sık seyahat eden şüpheliler için yurt dışına çıkış yasağı da sık başvurulan bir tedbirdir.
Cinsel taciz memuriyete engel mi?
Devlet memurluğuna alınmanın genel şartlarından biri, kasten işlenen bir suçtan dolayı bir yıl veya daha fazla süreyle hapis cezasına mahkûm olmamaktır (657 sayılı Kanun m.48/A-5). Cinsel taciz bu maddede ayrıca sayılan suçlardan değildir; bu nedenle belirleyici olan verilen cezanın türü ve süresidir. Adli para cezası veya bir yılın altındaki hapis cezası bu genel şart bakımından engel oluşturmaz.
Ancak öğretmenlik, sağlık hizmetleri veya çocuklarla çalışılan alanlar gibi meslekler için kurumların özel mevzuatında ayrıca şartlar bulunabilir. Kamu görevlisi hakkında ceza soruşturmasının yanında disiplin soruşturması da yürütülebilir ve disiplin süreci ceza yargılamasının sonucunu beklemeyebilir. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının etkisi için hükmün açıklanmasının geri bırakılması sayfamıza bakabilirsiniz. Özel sektör çalışanları için ise iş sözleşmesi ve işyeri kuralları ayrıca sonuç doğurabilir; işyerinde taciz, iş ilişkisinin sona ermesine de yol açabilir.
Deliller ve şikâyet dilekçesi
Cinsel taciz dosyalarında en önemli deliller mesajlar, arama kayıtları, sosyal medya yazışmaları, e-postalar ve tanık anlatımlarıdır. Mesajların silinmemesi, ekran görüntülerinin tarih ve gönderen bilgisini gösterecek şekilde alınması ve mümkünse telefonun incelemeye sunulması gerekir. Engelleme, mesajları silmeden önce değil, delilleri kaydettikten sonra yapılmalıdır. Yüz yüze gerçekleşen olaylarda tanıklar ve kamera kayıtları önem taşır.
Şikâyet dilekçesinde olayın tarihi, yeri, failin kimliği veya kullandığı hesap bilgileri, söylenen sözler veya gönderilen mesajlar ve tanıklar açıkça yazılmalı, deliller dilekçeye eklenmelidir. Şikâyet Cumhuriyet başsavcılığına, kolluğa veya mahkemeye yapılabilir. Fail tanınmıyorsa, kullanılan hesap veya telefon numarası üzerinden kimlik tespiti savcılıktan istenebilir. Mesajların kim tarafından gönderildiğine itiraz edilirse hat ve hesap sahipliğine ilişkin kayıtların savcılık aracılığıyla istenmesi gerekir. Şikâyetin süresinde yapıldığının ispatı için şikâyet tutanağının veya dilekçenin alındı belgesinin saklanması da önemlidir. Ortak usul kuralları için Fethiye cinsel suçlar avukatı sayfamıza bakabilirsiniz.
Görevli mahkeme, zamanaşımı ve diğer suçlarla ilişkisi
Cinsel taciz davası, cezanın üst sınırı on yılı aşmadığından asliye ceza mahkemesinde görülür. Dava zamanaşımı, cezanın üst sınırı beş yılı geçmediğinden sekiz yıldır (TCK m.66/1-e); ancak temel hâlde altı aylık şikâyet süresi ayrıca uygulanır. Fail suç tarihinde on sekiz yaşından küçükse çocuklara özgü kovuşturma hükümleri uygulanır. Basit yargılama usulünün uygulanabileceği dosyalarda yargılama duruşmasız da yapılabilir; buna itiraz hakkı saklıdır. Yargılamanın süresi tanık sayısına ve dijital inceleme ihtiyacına göre değişir.
Mağdura temas edilmişse fiil cinsel saldırı veya çocuğa karşı ise cinsel istismardır; ayrıntılar için cinsel saldırı ve cinsel istismar sayfalarımıza bakabilirsiniz. Mağdurun ısrarla takip edilmesi ayrıca ısrarlı takip suçunu, müstehcen görüntü gönderilmesi ise müstehcenlik suçunu gündeme getirebilir. Aynı olayda birden fazla suç bulunması, şikâyet ve uzlaşma bakımından her suçun ayrı ayrı değerlendirilmesini gerektirir.
Sonuç
Cinsel taciz mağduru olan kişilerin, 6 aylık şikayet süresini kaçırmadan delillerini (mesaj, ekran görüntüsü, tanık) toplayarak başvuru yapması sürecin sonucunu doğrudan etkiler.
Cinsel taciz dosyasında ilk belirlenmesi gereken, fiilin temel hâlde mi yoksa mesaj, işyeri veya aile içi ilişki gibi nitelikli bir hâlde mi işlendiğidir; çünkü şikâyet şartı ve şikâyetten vazgeçmenin sonucu buna göre değişir. Delillerin silinmeden korunması ve cinsel amacın somut olarak ortaya konması sonucu belirler.
Sıkça Sorulan Sorular
Fethiye cinsel taciz avukatı kimdir?
Cinsel taciz davalarında müvekkillerine hukuki danışmanlık ve temsil hizmeti veren, bu alanda deneyimli bir avukattır.
Cinsel taciz nedir?
TCK m.105 kapsamında, bedensel temas içermeyen, cinsel amaçlı rahatsız edici söz veya davranışlardır.
Cinsel taciz davaları nasıl açılır?
Mağdur, 6 aylık şikayet süresi içinde savcılığa veya kolluğa başvurarak şikayette bulunur.
Cinsel taciz suçunda şikayet süresi nedir?
TCK m.105/1’deki temel hâl şikayete tabidir; TCK m.73 uyarınca fiilin ve failin öğrenilmesinden itibaren 6 ay içinde şikayet hakkının kullanılması gerekir.
Cinsel taciz olayında deliller nelerdir?
Mesajlar, e-postalar, ekran görüntüleri, tanık ifadeleri ve varsa ses/görüntü kayıtları delil olarak kullanılabilir.
Cinsel taciz mağdurları hangi haklara sahiptir?
Mağdurlar hukuki yardım alma, gizliliğin korunması ve mağdur destek hizmetlerinden yararlanma hakkına sahiptir.
Cinsel taciz ile ilgili ceza süreçleri nasıldır?
Şikayet üzerine soruşturma başlar, deliller toplanır ve yeterli şüphe halinde dava açılır.
Cinsel taciz şikayeti hangi süre içinde yapılmalıdır?
Mağdurun fiili ve faili öğrenmesinden itibaren 6 ay içinde şikayette bulunulmalıdır; aksi halde şikayet hakkı düşer.
Cinsel taciz avukatının ücretleri nasıl belirlenir?
Ücretler, davanın kapsamına ve karmaşıklığına göre değişir.
Cinsel taciz davasında destek hizmetleri nelerdir?
Psikolojik destek, hukuki danışmanlık ve mağdur destek hizmetleri bu kapsamda değerlendirilebilir.
Mesajla cinsel taciz şikâyete tabi mi?
Hayır. Posta veya elektronik haberleşme araçlarıyla işlenen taciz nitelikli hâldir ve resen soruşturulur; şikâyetten vazgeçilmesi davayı düşürmez.
Cinsel tacizde tutuklama olur mu?
Temel hâlin üst sınırı iki yıl olduğundan tutuklama istisnaidir. Çocuğa karşı veya nitelikli hâlde işlenmesi üst sınırı artırır; somut bir tutuklama nedeni varsa tutuklama gündeme gelebilir.
Cinsel taciz suçu memuriyete engel mi?
Genel kural olarak kasten işlenen suçtan bir yıl veya daha fazla hapis cezasına mahkûmiyet engeldir; adli para cezası veya bir yılın altındaki hapis cezası bu genel şart bakımından engel oluşturmaz.
Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için 0506 773 3969 numaralı telefondan ofisimize ulaşabilirsiniz.
Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz
Av. Mustafa Kocatepe
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe