Terekenin tespiti davası, mirasbırakanın ölümüyle birlikte geride bıraktığı mal, hak, alacak ve borçların bütününün mahkemece belirlenmesini amaçlayan bir tespit davasıdır. Uygulamada bu dava genellikle iki farklı ihtiyaca hizmet eder: tenkis davalarında saklı payın ne ölçüde zedelendiğinin ortaya konabilmesi için tasarruf nisabının hesaplanması ya da mirasçıların mirası hükmen reddedebilmesi için terekenin borca batık olup olmadığının saptanması. Bu yazımızda Fethiye Miras Avukatı bakış açısıyla terekenin tespiti davasının amacını, aktif ve pasif tereke unsurlarının nasıl hesaplandığını, mahkemenin resen yürütmesi gereken araştırma usulünü ve konuya ilişkin güncel Yargıtay kararlarını ele alacağız.
Terekenin Tespiti Davası Nedir, Amacı Nedir?
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1141, K. 2025/2470, T. 07.05.2025 ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2177, K. 2025/5432, T. 16.12.2025 sayılı kararlarında tereke; miras bırakanın ölüm tarihi itibarıyla sahip olduğu ve mirasçılarına intikal edebilen mal, hak, alacak ve borçların tümü olarak tanımlanmıştır. Terekenin tespiti davası, işte bu unsurların mahkemece somut olarak ortaya konmasını sağlayan bağımsız bir tespit davasıdır.
Uygulamada terekenin tespitine en sık tenkis davaları vesilesiyle ihtiyaç duyulmaktadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1141, K. 2025/2470, T. 07.05.2025 sayılı kararında tereke değerlerinin tasarruf nisabının belirlenmesi ve saklı paya el atmanın doğru saptanması amacıyla tespit edildiği vurgulanmıştır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2957, K. 2025/2016, T. 15.04.2025 sayılı kararında ise saklı payların zedelendiğinden söz edilebilmesinin, kazandırma konusu tereke ile kazandırma (temlik) dışı terekenin tümüyle bilinmesine bağlı olduğu belirtilmiştir. Aynı ilke Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/260, K. 2025/1642, T. 25.03.2025 sayılı kararında da aynen tekrarlanmıştır.
Terekenin tespitine ihtiyaç duyulan ikinci başlıca hâl, mirasın hükmen reddi davalarıdır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3559, K. 2025/1463, T. 13.03.2025 sayılı kararında, terekenin borca batık olup olmadığının anlaşılması amacıyla tereke tespit davası açıldığı belirtilerek bu davanın borca batıklığın saptanmasına yönelik işlevi ortaya konmuştur. Bu durumda mahkeme, mirasçının mirası hükmen reddedebilmesi için gerekli olan aktif-pasif dengesini net biçimde belirlemek zorundadır.
Aktif ve Pasif Tereke Nasıl Hesaplanır?
Terekenin net değerinin ve borca batıklık durumunun doğru saptanabilmesi için aktif ve pasif kalemlerin usulünce ayrıştırılması gerekmektedir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2957, K. 2025/2016, T. 15.04.2025, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1141, K. 2025/2470, T. 07.05.2025 ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2177, K. 2025/5432, T. 16.12.2025 sayılı kararlarına göre terekenin aktifini; mirasbırakanın ölüm tarihinde bıraktığı tüm malvarlığı (taşınmazlar, araçlar, banka mevduatları, nakit para, şirket ortaklık payları), iadeye veya denkleştirmeye tabi kazandırmalar, tenkise tabi kazandırmalar ve hayat sigortası bedeli değerleri oluşturmaktadır.
Aynı kararlarda terekenin pasifi ise mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla mevcut tüm borçları, cenaze masraf ve giderleri, terekenin mühürlenmesi ve defter tutma (yazımı) giderleri ile mirasbırakanın bakmakla yükümlü olduğu veya birlikte yaşadığı kişilerin geçim/nafaka giderleri olarak sayılmıştır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/260, K. 2025/1642, T. 25.03.2025 sayılı kararında bu nafaka giderinin süresinin, olaya 743 sayılı eski Kanun uygulanacaksa bir ay, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu uygulanacaksa üç ay olduğu ayrıca vurgulanmıştır.
Net tereke, aktif değerler toplamından pasif kalemlerin indirilmesiyle elde edilir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2957, K. 2025/2016, T. 15.04.2025 ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2177, K. 2025/5432, T. 16.12.2025 sayılı kararlarında bu değerlendirmenin mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre parasal olarak yapılması gerektiği belirtilmiştir.
Terekenin borca batık olup olmadığı ise doğrudan bu aktif-pasif dengesine göre belirlenir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1281, K. 2025/5206, T. 04.12.2025, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/109, K. 2025/688, T. 12.02.2025 ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4978, K. 2025/4694, T. 05.11.2025 sayılı kararlarında istikrarlı olarak vurgulandığı üzere, ölüm tarihi itibarıyla murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur; 4721 sayılı Kanun’un 605/2. maddesi uyarınca terekenin pasifinin aktifinden fazla olması, terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla borca batık olduğunu göstermektedir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3559, K. 2025/1463, T. 13.03.2025 sayılı kararına konu somut olayda terekenin aktifinin 990.342,61 TL, pasifinin ise 1.195.555,10 TL olarak tespit edilmesi üzerine borca batıklığın kabul edildiği ve davanın kabulüne karar verildiği görülmektedir.
Mahkemenin Resen Araştırma Usulü
Terekenin aktif ve pasifinin tespiti, tarafların beyanıyla sınırlı kalınamayacak, mahkemece resen ve titizlikle yürütülmesi gereken bir araştırmayı gerektirmektedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1769, K. 2025/155, T. 09.01.2025 sayılı kararında bu usul açıkça ortaya konmuştur: icra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmişse terekenin borca batık olduğu doğrudan kabul edilir; aksi hâlde murisin malvarlığı bulunup bulunmadığının Bankalar, Trafik Tescil Müdürlüğü, Vergi Daireleri, Belediyeler ve Tapu Müdürlüğü gibi kurum ve kuruluşlardan sorulması, alacak ve borçlarının zabıta marifetiyle de araştırılması ve aktif-pasifin tereddüde yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerekmektedir. Aynı usul Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2794, K. 2026/251, T. 15.01.2026 sayılı kararında da istikrarlı biçimde tekrarlanmıştır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1358, K. 2024/2328, T. 02.05.2024 sayılı kararında ise terekenin aktifinin tespiti için tapu müdürlüklerine, emniyet müdürlüklerine ve banka şubelerine müzekkere yazılması, pasifinin belirlenmesi için de ölüm tarihi itibarıyla borç miktarının tespit edilmesi gerektiği ifade edilmiştir. Taşınmaz gibi malvarlığı unsurlarının parasal değeri ise bilirkişi incelemesiyle saptanmaktadır; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4208, K. 2024/5378, T. 28.11.2024 sayılı kararında, muris adına kayıtlı taşınmazların mali değerlerinin uzman bilirkişiler eşliğinde tespit ettirilip terekenin aktif kalemine eklenmesi gerektiği hükme bağlanmıştır.
Araştırma usulünün bir diğer boyutu, mirasçıların terekeye karşı davranışlarının denetlenmesidir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1575, K. 2025/2241, T. 20.11.2025 ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/114, K. 2026/511, T. 27.03.2026 sayılı kararlarında, terekenin borca batıklığı tespit edilirken mirasçıların terekeyi sahiplenme veya Türk Medeni Kanunu’nun 610/2. maddesi kapsamında mirası kabul anlamına gelen işlemlerinin bulunup bulunmadığının, tereke mallarını kendilerine mal edinip etmediklerinin ve icra dosyalarının celbedilerek borç miktarının ölüm tarihi itibarıyla saptanmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin anılan kararında ayrıca mirasın hükmen reddi davasının herhangi bir süreye tabi olmadığı da belirtilmiştir.
Şirket Ortaklığı Olan Muriste Özel Durum
Mirasbırakanın hayattayken bir ticari şirkete ortak veya müdür olması, terekenin tespitini daha karmaşık hâle getirmektedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/233, K. 2024/5913, T. 23.12.2024 sayılı kararında bu durumda izlenecek yol ayrıntılı biçimde ortaya konmuştur. Buna göre öncelikle murisin ortağı ve müdürü olduğu şirketler araştırılmalı; bu şirketler adına kayıtlı taşınmaz, araç, mevduat ve kredi kayıtları da tapu, emniyet ve bankalardan sorulmalıdır.
Aynı kararda, şirketin defter, kayıt ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak şirketin kendi aktif ve pasifinin de belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Ayrıca mirasbırakanın şirketin kamu borçlarından dolayı sermaye hissesi oranında şahsen sorumlu olacağı miktar ile şirket ortaklığının terekeye aktif bir değer katıp katmayacağının ayrıca saptanması gerekmektedir. Bu inceleme yapılmadan, şirket ortaklığı bulunan bir murisin terekesinin sağlıklı biçimde tespit edilmesi mümkün değildir.
Güncel Yargıtay Kararları
Terekenin Tespiti Amacına İlişkin Kararlar
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1141, K. 2025/2470, T. 07.05.2025 ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2177, K. 2025/5432, T. 16.12.2025 sayılı kararlarında tereke tanımlanmış ve tespitinin tasarruf nisabı ile saklı pay ihlalinin belirlenmesine hizmet ettiği vurgulanmıştır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/2957, K. 2025/2016, T. 15.04.2025 ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/260, K. 2025/1642, T. 25.03.2025 sayılı kararlarında ise tenkis davalarında saklı payın zedelenip zedelenmediğinin, temlik içi ve temlik dışı terekenin tümüyle bilinmesine bağlı olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/3559, K. 2025/1463, T. 13.03.2025 sayılı kararında ise terekenin tespitinin mirasın hükmen reddi davalarında borca batıklığın saptanması amacına da hizmet ettiği somut bir uyuşmazlık üzerinden ortaya konmuştur.
Aktif-Pasif Tespiti ve Resen Araştırma Usulüne İlişkin Kararlar
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1281, K. 2025/5206, T. 04.12.2025, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/109, K. 2025/688, T. 12.02.2025 ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/4978, K. 2025/4694, T. 05.11.2025 sayılı kararlarında, terekenin pasifinin aktifinden fazla olmasının 4721 sayılı Kanun’un 605/2. maddesi uyarınca borca batıklık göstergesi olduğu istikrarlı biçimde tekrarlanmıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1769, K. 2025/155, T. 09.01.2025 ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/2794, K. 2026/251, T. 15.01.2026 sayılı kararlarında ise aciz vesikası bulunmayan hâllerde bankalar, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri, belediyeler, tapu müdürlüğü ve zabıta nezdinde resen araştırma yapılması zorunluluğu ortaya konmuştur. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1358, K. 2024/2328, T. 02.05.2024 sayılı kararında tapu, emniyet ve banka şubelerine müzekkere yazılması gerektiği, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4208, K. 2024/5378, T. 28.11.2024 sayılı kararında ise taşınmazların bilirkişi marifetiyle değerlendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Şirket Ortaklığı ve Terekeye Sahiplenmeye İlişkin Kararlar
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/233, K. 2024/5913, T. 23.12.2024 sayılı kararında, murisin şirket ortaklığı bulunması hâlinde şirket kayıtlarının ve kamu borçlarından doğan sorumluluğun ayrıca incelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi, E. 2024/1575, K. 2025/2241, T. 20.11.2025 ve Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 26. Hukuk Dairesi, E. 2024/114, K. 2026/511, T. 27.03.2026 sayılı kararlarında ise mirasçıların terekeyi sahiplenme veya mirası kabul anlamına gelen davranışlarının denetlenmesi gerektiği, icra dosyalarının celbedilerek borç miktarının ölüm tarihi itibarıyla saptanmasının zorunlu olduğu vurgulanmıştır.
Sonuç ve İletişim
Terekenin tespiti davası, gerek tenkis davalarında saklı payın korunması gerekse mirasın hükmen reddi sürecinde borca batıklığın ortaya konması bakımından teknik bir araştırma ve hesaplama süreci gerektirmektedir. Aktif ve pasif unsurların eksiksiz belirlenmesi, mahkemenin bankalar, tapu, trafik tescil, vergi daireleri ve zabıta nezdinde resen araştırma yapması, şirket ortaklığı bulunan hâllerde ise ayrıca ticari kayıtların incelenmesi gerekmektedir. Sürecin doğru yürütülmemesi, saklı pay hesaplarının veya mirasın hükmen reddi talebinin reddiyle sonuçlanabilmektedir. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için bir avukattan destek almanız önerilir.
Konuyla bağlantılı olarak Mirasın Reddi Davası ve Miras Denkleştirme Davası hakkındaki makalelerimiz de ilginizi çekebilir.
Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz
Av. Mustafa Kocatepe
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)
Sıkça Sorulan Sorular
Terekenin tespiti davası nedir?
Terekenin tespiti davası, mirasbırakanın ölüm tarihi itibarıyla sahip olduğu ve mirasçılarına intikal edebilen mal, hak, alacak ve borçların tümünün mahkemece belirlenmesini sağlayan bir tespit davasıdır. Genellikle tenkis davalarında tasarruf nisabının hesaplanması veya mirasın hükmen reddi davalarında borca batıklığın saptanması amacıyla açılır.
Terekenin tespiti davası ne kadar sürer?
Davanın süresi; bankalar, tapu müdürlüğü, trafik tescil müdürlüğü, vergi daireleri ve belediyeler nezdinde yapılacak resen araştırmanın kapsamına, bilirkişi incelemesi gerekip gerekmediğine ve varsa şirket kayıtlarının incelenmesine göre değişkenlik göstermektedir. Kurumlardan gelecek cevapların beklenmesi ve bilirkişi raporu alınması süreci uzatabilmektedir.
Terekenin tespiti davasını kimler açabilir?
Terekenin tespiti davası, tenkis davası açma hakkına sahip saklı paylı mirasçılar veya mirası hükmen reddetmek isteyen mirasçılar tarafından, bu taleplerinin dayanağını oluşturan tereke unsurlarının belirlenmesi amacıyla açılabilir.
Tereke tespiti mirasın paylaşılması anlamına gelir mi?
Hayır. Terekenin tespiti davası, tereke unsurlarının ve değerinin belirlenmesine yönelik bir tespit davasıdır; mirasın mirasçılar arasında paylaştırılmasını sağlayan izale-i şüyu (ortaklığın giderilmesi) davasından farklıdır.
Terekenin aktifi ile pasifi arasındaki fark nedir?
Terekenin aktifi, mirasbırakanın ölüm tarihinde sahip olduğu tüm malvarlığı ile iadeye, denkleştirmeye ve tenkise tabi kazandırmaları ve hayat sigortası bedellerini kapsar. Pasifi ise mirasbırakanın tüm borçlarını, cenaze masraflarını, defter tutma/mühürleme giderlerini ve bakmakla yükümlü olduğu kişilerin nafaka giderlerini kapsamaktadır.
Net tereke nasıl hesaplanır?
Net tereke, terekenin aktif değerleri toplamından pasif kalemlerin (borçlar, cenaze masrafı, defter tutma gideri, nafaka gideri vb.) indirilmesiyle elde edilir. Bu hesaplama, mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre parasal olarak yapılır.
Tereke hangi tarihteki değerlerle hesaplanır?
Terekenin aktif ve pasif unsurları mirasbırakanın ölüm (mirasın açılması) tarihi esas alınarak belirlenir; ancak bu unsurların parasal karşılığı, mirasın açıldığı tarihteki güncel fiyatlara göre hesaplanmaktadır.
Mahkeme tereke araştırmasını nasıl yapar?
Mahkeme, murisin malvarlığı bulunup bulunmadığını bankalardan, trafik tescil müdürlüğünden, vergi dairelerinden, belediyelerden ve tapu müdürlüğünden resen sorar; ayrıca murisin alacak ve borçlarını zabıta marifetiyle de araştırır. Taşınmaz gibi malvarlığı unsurlarının değeri ise bilirkişi incelemesiyle tespit edilir.
İcra takibi sonunda aciz vesikası varsa ayrıca araştırma yapılır mı?
İcra takibi sonunda aciz vesikası düzenlenmişse terekenin borca batık olduğu doğrudan kabul edilir. Aciz vesikası bulunmayan hâllerde ise mahkeme, murisin malvarlığını ve borçlarını ilgili kurumlardan resen araştırmak zorundadır.
Murisin şirket ortaklığı varsa tereke tespiti nasıl yapılır?
Murisin ortağı veya müdürü olduğu şirketler araştırılır; bu şirketler adına kayıtlı taşınmaz, araç, mevduat ve kredi kayıtları tapu, emniyet ve bankalardan sorulur, şirketin defter ve kayıtları incelenerek kendi aktif-pasifi belirlenir. Ayrıca murisin şirketin kamu borçlarından sermaye hissesi oranında sorumlu olacağı miktar da ayrıca saptanır.
Terekenin borca batık olması ne anlama gelir?
Terekenin pasifinin (borçlarının) aktifinden (malvarlığından) fazla olması, terekenin ödemeden aczini, yani borca batık olduğunu gösterir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 605/2. maddesi uyarınca bu durumun tespiti, mirasın hükmen reddi davasının kabulü için gereklidir.
Tereke tespiti davası ile tenkis davası aynı dava mıdır?
Hayır, farklı davalardır. Terekenin tespiti, tenkis davasının açılabilmesi için gerekli olan tasarruf nisabı ve saklı pay hesabının yapılmasına temel oluşturan bir ön belirleme niteliğindedir; tenkis davası ise saklı payı zedeleyen tasarrufun yasal sınıra çekilmesini amaçlayan ayrı bir dava türüdür.
Mirasçılar tereke mallarını kendilerine mal ederse ne olur?
Mirasçıların terekeyi sahiplenmesi veya Türk Medeni Kanunu’nun 610/2. maddesi kapsamında mirası kabul anlamına gelen işlemlerde bulunması, terekenin borca batıklığının tespitinde mahkemece ayrıca denetlenen bir husustur ve mirasın hükmen reddi talebinin değerlendirilmesini doğrudan etkileyebilir.