tr
tr

KASTEN ÖLDÜRME SUÇU VE KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU

KASTEN ÖLDÜRME SUÇU VE KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS SUÇU
24.02.2024
503

Kasten Öldürme Suçu ve Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu 5237 numaralı Türk Ceza Kanunu’nun ikinci kısmındaki Kişilere Karşı Suçlar’ın birinci bölümünde yer alan Hayata Karşı Suçlar içerisinde düzenlenmiştir. Teşebbüs ise yine Türk Ceza Kanunu’nun 35. Maddesinde düzenlenmiştir.

İÇİNDEKİLER

Türk Ceza Kanunu Madde 81

(1) Bir insanı kasten öldüren kişi, müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. 

Bu maddeden atıf yapılan Türk Ceza Kanunu’nun 35. maddesine göre; 

Türk Ceza Kanunu Madde 35

(1) Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur. 

(2) Suça teşebbüs halinde fail, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası yerine onüç yıldan yirmi yıla kadar, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan onbeş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Diğer hallerde verilecek cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.  

Kasten Öldürme Teşebbüs Suçu: Hukuki Açıdan Detaylı Bir İnceleme

Kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçu, ceza hukukunun cezai sorumluluk açısından en ağır cezaları içeren suçlarından biri olarak kabul edilmektedir. Söz konusu suç şikayete tabi olmayan yetkili Cumhuriyet Başsavcılığınca re’sen soruşturma başlatılması gereken suçlardır. Bu minvalde mağdurun herhangi bir aşamada şikayetinden vazgeçmesi yargılamanın önüne geçmez diğer bir deyişle davanın düşmesine sebebiyet vermez. Bu suç, bir kişinin bilinçli olarak başkaca deyişle kasti olarak bir başka kişiyi öldürmeye teşebbüs ettiği durumları kapsamaktadır ve kasten yaralama ile bu suç arasında çok ince bir çizgi mevcuttur. Böyle bir suç mevzu bahis olduğunda profesyonel bir hukuki danışmanlık almak elzem hale gelmektedir. Çünkü kasten yaralama ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarının cezai sorumlulukları arasında tabiri caiz ise bir uçurum bulunmaktadır. Bu makalemizde, kasten öldürmeye teşebbüs suçu hakkında hukuki açıdan detaylı bir inceleme yapacağız. 

1. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunun Tanımı ve Unsurları

Kasten öldürme suçu ve kasten öldürmeye teşebbüs suçu, ilk paragrafta da açılandığı üzere Türk Ceza Kanunu’nun 81. maddesinde düzenlenmiştir. Ve yine Türk Ceza Kanunu’nun 35. Maddesinde teşebbüs unsuru düzenlenmiştir.

 Bu suçun oluşabilmesi için belirli unsurların varlığı gereklidir. Bunlar:

  • Kast: Failin, öldürme eylemini gerçekleştirme niyetinin bulunması gerekir. Yani failin, öldürmeye yönelik bilinçli ve kasti bir karar vermiş olması şarttır.
  • Teşebbüs: Failin, öldürme eylemini gerçekleştirmeye çalışmış olması gereklidir. Öldürme eylemi tamamlanmamış olsa bile, failin bu yönde somut adımlar atması, suçun teşebbüs aşamasında olduğunu gösterir.
  • Öldürme Eyleminin Objektif Unsurları: Failin, öldürme eylemini gerçekleştirmeye çalışmasıyla birlikte, bu eylemin hukuki anlamda öldürme suçunu oluşturacak nitelikte olması gerekir. Yani öldürme eyleminin, failin kastıyla doğrudan ilişkilendirilebilir bir biçimde gerçekleşmesi gereklidir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına göre, öldürme kastının varlığı için; 

  1. Fail ile mağdur arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı,
  2. Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı,
  3. Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti,
  4. Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı, 
  5. Failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir sebepten dolayı mı son verdiği, 
  6. Olay sonrası mağdura yönelik davranışları 

Hususları dikkate alınmalıdır. Buradaki incelemelerin altında yatan temel sebep failin kastını ortaya koymaktır. Olay anındaki temel amaç öldürmek mi yaralamak mı bunun tespiti gerekmektedir. 

2. Kasten Öldürme ve Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunun Cezai Yaptırımları

Kasten öldürme suçu ve kasten öldürme suçunun cezai yaptırımları oldukça ciddidir. Türk Ceza Kanunu’na göre, bu suçu işleyen kişilere müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet hapis cezaları verilir. Ancak cezanın miktarı, suçun işlenme şekli, kullanılan araçların tehlikesi, failin kastının derecesi ve diğer faktörlere bağlı olarak değişebilir. Suçun teşebbüs aşamasında kalması durumda da cezanın miktarı değişmektedir. Örneğin, suçun işlenmesinde kullanılan silahın türü ve kullanım şekli ceza miktarını etkileyebilir.

3. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunun Savunma Hakkı

Kasten öldürmeye teşebbüs suçuyla suçlanan bir kişi, yasal savunma haklarından faydalanabilir. Bu kişi, kendini suçsuz olduğunu kanıtlamak için adil bir yargı süreci talep edebilir. Hukuki danışmanlık alabilir ve dosyasını müdafiisi eşliğinde takip edebilir. Yasal savunma hakları, suçlamalarla ilgili delilleri inceleme, tanık ifadelerini sorgulama ve savunma avukatı aracılığıyla mahkemede savunma yapma gibi hakları içerir.

4. Kasten Adam Öldürmeye Teşebbüs Suçunun İşlenmesi Halinde Ceza İndirimi veya Affı

Kasten adam öldürmeye teşebbüs suçu işleyen kişilere, işledikleri suçun ağırlığına ve işledikleri suçun şartlarına bağlı olarak ceza indirimi veya affı uygulanabilir. Özellikle, suçun işlenme şekli, failin kastı ve suçun işlenme sürecinde gösterdiği pişmanlık gibi faktörler, ceza indirimi veya affına neden olabilir. Ancak bu durumlar, Hakimlerin ve mahkemelerin, daha doğru bir deyişle yargılama aşamasındaki İlk Derece Mahkemesi, İstinaf Mahkemesi ve Yargıtay Mahkemesi’nin takdirine bağlıdır. 

5. Sonuç

Kasten adam öldürmeye teşebbüs suçu, ciddi sonuçları olan ve toplumda büyük endişe yaratan bir suç türüdür. Hukuki açıdan incelendiğinde, bu suçun tanımı, unsurları, cezai yaptırımları, savunma hakları, ceza indirimi veya affı gibi pek çok önemli konu ortaya çıkmaktadır. Her vakada, farklı her durum göz önünde bulundurularak değerlendirme yapılması, kast, kastın yoğunluğu, fiil ve hareketlerin elverişliliği, failin ve mağdurun durumu hassasiyet incelenmelidir. Suç ve suç konusu olay ile alakalı en makul savunma ve beyanların sunulması, adaletin sağlanması için yargı sürecinin hassasiyetle sürdürülmesinin önemi büyüktür. 

Kastın Tespitinde Esas Alınan Objektif Kriterler

Kasten öldürmeye teşebbüs, kasten yaralama ve kasten yaralama sonucu ölüme neden olma (TCK m. 87/4) suçları arasındaki temel ayırıcı kriter manevi unsur, yani kasttır. Failin iç dünyasındaki kastı doğrudan gözlemlemek mümkün olmadığından, Yargıtay bu tespiti failin dış dünyaya yansıyan somut hareketleri üzerinden yapmaktadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 21.02.2024 tarihli, 2021/116 E., 2024/84 K. sayılı kararında bu husus açıkça vurgulanmış; kasten öldürme suçu ile kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçu arasındaki ayırıcı kriterlerden en önemlisinin manevi unsur farklılığı olduğu, kastın da failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 26.11.2025 tarihli, 2022/273 E., 2025/530 K. sayılı güncel kararında, kastın öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun tespitinde esas alınacak ölçütler şu şekilde sıralanmıştır:

  • Fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi,
  • Failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği ve öldürmeye elverişlilik derecesi,
  • Darbe sayısı ve şiddeti,
  • Mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri,
  • Failin hedef seçme imkânının bulunup bulunmadığı,
  • Failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği.

Aynı kararda ayrıca, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde meydana gelen yaralamalarda TCK m. 87/4’ün uygulanamayacağı da yinelenmiştir. Bu ölçütler kümesi, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun sonraki kararlarında da istikrarlı biçimde aynı içerikle tekrarlanmış; sanığın kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun bu ölçütler çerçevesinde çözülmesi gerektiği her seferinde teyit edilmiştir.

Yerleşik içtihatta, failin iç dünyasını ilgilendiren kastın dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi gerektiği; teşebbüs bakımından ise kişinin işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaması hâlinde teşebbüsten sorumlu tutulacağı istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır.

Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 15.02.2022 tarihli, 2021/12922 E., 2022/1165 K. sayılı kararında önemli bir usuli nüans ortaya konmuştur: kastın belirlenmesinde kullanılan bu ölçütler birbirinin alternatifi değildir; hepsinin aynı olayda birlikte gerçekleşmesi de zorunlu değildir. Diğer bir deyişle, her somut olay kendi özgü koşulları içinde değerlendirilmeli ve ölçütlerden hangilerinin baskın olduğu olay bazında tespit edilmelidir. Aynı kararda TCK m. 87/4’ün uygulanması için failin yaralama kastıyla hareket etmesi, mağdurun TCK m. 86/1 ağırlığında yaralanmış olması, illiyet bağının bulunması ve failin en az taksir derecesinde kusurlu olması şartları da özetlenmiştir.

Yaralanmanın ağırlığının kast tespitindeki rolü, Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin 09.10.2025 tarihli, 2025/2156 E., 2025/6950 K. sayılı kararında somutlaşmaktadır. Kararda, suçta kullanılan araç, isabet yerleri ve sayısı, hedef alınan bölgeler, mağdurda meydana gelen yaralanmanın ağırlığı ile failin eylem sırasında ve sonrasında sergilediği tutum birlikte değerlendirilmiş; mağdurlardaki kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarını ağır derecede etkileyecek nitelikte olmasının, suç vasfının belirlenmesinde dikkate alınan önemli bir unsur olduğu vurgulanmıştır.

Suç Tiplerine İlişkin Karşılaştırma Tablosu

Kasten yaralama, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama sonucu ölüm (TCK m. 87/4) ve kasten öldürmeye teşebbüs suçları arasındaki farkları özetleyen karşılaştırma aşağıdaki gibidir:

KriterKasten Yaralama (TCK m. 86)Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Yaralama / Ölüm (TCK m. 87/4)Kasten Öldürmeye Teşebbüs (TCK m. 81 / m. 35)
Manevi Unsur (Kast)Yalnızca yaralama kastıYaralama kastı + neticeye (ölüme) yönelik en az taksirÖldürme kastı
Meydana Gelen NeticeVücuda acı verme, sağlığın/algılamanın bozulmasıMağdurun ölümü (illiyet bağı ile bağlı)Mağdurun ölmemesi (eylemin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamaması)
Basit Tıbbi Müdahale (BTM) DurumuTCK m. 86/2 kapsamında şikâyete bağlı hafif hâl oluştururBTM kapsamındaki hafif yaralanmalarda TCK m. 87/4 uygulanamazYaralanma BTM kalsa dahi kast öldürmeye teşebbüs oluşabilir; ancak hafiflik kastın yaralama olduğuna işaret edebilir
Eylemin Sona ErmesiFail kastettiği yaralamayı gerçekleştirir veya sonlandırırFail yaralama fiilini icra eder, ölüm neticesi öngörülemez ya da öngörülüp istenmeden ortaya çıkarFail öldürme icrasına başlar ancak engel bir neden dolayısıyla netice gerçekleşmez

Somut Olay Örnekleri: Yargıtay Hangi Hâllerde Yaralama, Hangi Hâllerde Öldürmeye Teşebbüs Kabul Etti?

Yukarıdaki ölçütlerin somut olaylara nasıl uygulandığını görmek, ayrımın pratikte nasıl işlediğini anlamak açısından önemlidir. Aşağıda, Yargıtay Ceza Genel Kurulu ve Yargıtay 1. Ceza Dairesi’nin farklı sonuçlara ulaştığı örnek kararlar özetlenmiştir.

Kasten Yaralama Olarak Nitelendirilen Kararlar

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/844, K. 2022/144, T. 03.03.2022: Birbirini önceden tanımayan taraflar arasında husumet bulunmaması, yaşamsal tehlike doğuran tek darbenin başa isabet etmesine rağmen oluşan çatlağın orta derecede etkili boyutta kalması ve sayıca üstün olan sanıkların herhangi bir engel hâl bulunmamasına karşın eylemlerine kendiliğinden son vererek olay yerinden ayrılmaları birlikte değerlendirilerek, eylem neticesi sebebiyle ağırlaşmış kasten yaralama olarak nitelendirilmiş ve sanıkların iştirak hâlinde fail sıfatıyla sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/6301, K. 2025/7877, T. 06.11.2025: Mağdurun bazı yaralanmalarının basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif olması, diğerinin ise yaşamsal tehlike yaratmaması ve sanığın ciddi bir engel neden olmadan eyleme kendiliğinden son vermesi birlikte değerlendirilerek, yerel mahkemenin eylemi kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirmesi Yargıtay tarafından hukuka aykırı bulunmuş, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğuna hükmedilmiştir.

Benzer şekilde, taraflar arasında öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunmaması, isabet eden darbe veya yaralanmanın basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek ya da yaşamsal tehlike oluşturmayacak nitelikte kalması ve failin ciddi bir engel bulunmamasına rağmen eylemine kendiliğinden son vermesi gibi unsurların bir arada görüldüğü çok sayıda Yargıtay kararında da eylem kasten yaralama olarak nitelendirilmiştir. Bu kararlarda ayrıca, failin öldürmeye elverişli bir aracı kullanma imkânı bulunmasına rağmen bunu kullanmamış olması ile mağdurun birden fazla bölgeden ama derin doku hasarı oluşturmayacak şekilde yaralanmış olması da yaralama kastını destekleyen unsurlar arasında değerlendirilmiştir.

Kasten Yaralama Sonucu Ölüm (TCK m. 87/4) Olarak Nitelendirilen Karar

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2022/8395, K. 2022/9092, T. 21.11.2022: Sanığın, mağdurun hayati bölgeleri olmayan bacaklarını hedef alarak ateş ettiği, otopsi raporuna göre mağdurun sol ve sağ uyluk bölgelerinden yaralandığı ve bu yaralanmalardan yalnızca birinin tek başına öldürücü nitelikte olduğu tespit edilmiştir. Yargıtay, sanığın mağduru yaralamak amacıyla hareket ettiğini fakat ölüm neticesinin öngörülebilir olduğunu kabul ederek, eylemi kasten yaralama sonucu ölüme sebep olma suçu kapsamında değerlendirmiştir.

Kasten Öldürmeye Teşebbüs Olarak Nitelendirilen Karar

Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2024/7927, K. 2025/2452, T. 25.03.2025: Suçta kullanılan ateşli silahın öldürmeye elverişliliği, katılandaki yaralanmanın niteliği ve mağdurun can havliyle komşu bir dükkâna sığınması nedeniyle eylemin tamamlanamaması birlikte değerlendirilmiş; sanığın mağduru öldürmek amacıyla hareket ettiği ancak engel bir neden dolayısıyla fiilini tamamlayamadığı kabul edilerek eylem kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmiştir.

Yukarıdaki örneklerden de görülebileceği üzere, kastın öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun tespiti, tek bir ölçüte değil olayın bütününe dayanmaktadır. Kasten yaralama suçunun temel unsurları, basit tıbbi müdahale ayrımı ve TCK m. 87/4’ün uygulanma şartları hakkında ayrıntılı bilgi için Kasten Yaralama Suçu ve Cezası başlıklı yazımızı inceleyebilirsiniz.

Kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama arasındaki sınırın bu denli ince olması, bu tür dosyalarda savunmanın ilk andan itibaren doğru şekilde kurgulanmasını zorunlu kılmaktadır. Ağır ceza mahkemelerinde görülen bu davalarda bir Fethiye Ağır Ceza Avukatı ile, soruşturma aşamasından itibaren ise bir Fethiye Ceza Avukatı ile çalışılması, suç vasfının doğru tespiti ve hak kaybının önlenmesi açısından önem taşımaktadır. Nitekim kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlarına ilişkin davalar, suç kataloğu gereği Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmektedir.

Ceza Avukatı Ne Yapar ?

Fethiye ceza avukatı kavramıyla, ceza yargılamalarında deneyim kazanmış bu alanda çalışan ceza avukatı kastedilmektedir. Bu avukatlar, ceza hukuku suçlamaları ile mücadele etmek için uygun savunma stratejilerini oluşturmaya çalışacaklardır. Böylece müvekkillerin haklarının savunulması için yasal imkanlar kullanılacaktır. Kasten öldürme suçu, ağır müeyyidesi olan suçlardandır. Bir müdafi yardımı olmadan delillerin analiz edilmesi ve savunma yapılması zordur. Bu sebeple hak kayıpları söz konusu olabilecektir.

Kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçları, ceza kanunları tarafından ciddi bir şekilde cezalandırılan suçlar arasındadır. Bu nedenle, öldürme suçu ile suçlanan kişilerin bir müdafi ile çalışmaları önemlidir. Fethiye ceza avukatı, ceza davalarında deneyimli bir avukat olarak, suçlamaları düşürmek veya tamamen kaldırmak için, beraat odaklı mücadele eder. Ceza davalarında sanık için savunma, ceza avukatı yardımı ile profesyonel bir şekilde yapılabilecektir. Bu davalardan az hasarla kurtulmak için ceza avukatı ile çalışmak tavsiye edilebilecektir. Ceza avukatları, ceza davalarına karşı mücadele etmek için gerekli bilgi ve deneyime sahiptir. Bunun yanı sıra, müvekkillerinin haklarını savunmak için tüm yasal imkanları kullanmaktadır.

Etkin Bir Savunma İçin Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir ?

Kasten öldürme ve kasten öldürmeye teşebbüs suçlamaları ile karşı karşıya kalan kişiler, avukat yardımını değerlendirirken, aşağıdaki noktalara dikkat etmelidir:

  1. Avukatın önerilerine kulak verilmelidir : Ceza davaları ile karşı karşıya kalan kişilerin, avukatlarının önerilerini dikkate almaları önemlidir. Avukatlar, müvekkillerinin savunmasını hazırlarken, yasayı bilerek ve göz önünde bulundurarak hareket eder. Bu nedenle, müvekkillerin, avukatlarının tavsiyelerine uymaları, savunmanın başarısı için kritik önem taşır.
  2. Avukata yanlış bilgi verilmemelidir : Avukat yargı mercii değildir. Aksine, şüpheli veya sanığı yargı merciinin önünde savunmakla mükelleftir. Avukata doğru bilgi verilmesi, etkin savunma yapabilmek için önemlidir. Avukat – müvekkil gizliliği çerçevesinde olayların olduğu gibi avukata anlatılması önemlidir.
  3. Suçun cezai sonuçları iyi anlaşılmalıdır : Birçok ceza davası, ciddi cezai müeyyideleri olan davalardır. Bu nedenle, müvekkillerin, bu hususu anlaması önemlidir. Avukatın hukuk dışı yollara saparak mucize yaratması beklenmemelidir. İyi bir ceza avukatı, müvekkilinin hakkını yasal çerçevede etkin şekilde savunmaya çalışacaktır. Delillerin hukuka uygunluğunu analiz ederek beraat kararı alma amacıyla savunma yapacaktır. Ancak her zaman beraat mümkün değildir. Bu hallerde suç ve cezanın orantılı ve hakkaniyetli olması, ceza miktarının olabildiğince azaltılması, cezanın indirilmesi hedeflenir.
  4. Suçlamaların doğruluğu sorgulanmalıdır : Ceza davaları, bazen yanlış anlaşılmalardan veya yanlış yargılardan kaynaklanabilir. Bu nedenle, suçlamaların doğruluğunu sorgulamak, müvekkillerin haklarını korumak için önemlidir. Avukatlar, suçlamaların doğruluğunu sorgulamak için gerekli araştırmaları yaparlar ve müvekkillerinin savunmalarını hazırlarken bu bilgileri kullanırlar. Müvekkilin lehine olan delilleri toplayarak mahkemenin önüne getirmeye çabalarlar.
  5. Delillerin analiz edilmesi hayati önemdedir : Ceza davaları hukuka uygun elde edilmiş, somut delillere dayanmalıdır. Bu nedenle, avukatların, suçlamaların temelinde yatan delilleri analiz etmeleri ve değerlendirmeleri önemlidir. Delillerin doğruluğunu sorgulamak ve hukuken kullanabilirliğini denetlemek, savunmaların hazırlanmasında önemli bir adımdır.

Ceza davaları ilgili konularda daha ofisimizden daha ayrıntılı bilgi almak ve ofisimize başvurmak için  0506 773 3969 numaralı telefonu arayabilirsiniz veya avmustafakocatepe@gmail.com adresine mail gönderebilirsiniz. Ayrıca sitemizin iletişim kısmından bize ulaşabilirsiniz.

Av. Metehan İLHAN

Sıkça Sorulan Sorular

Kasten öldürme suçunun cezası nedir?

TCK m.81 uyarınca, bir insanı kasten öldüren kişi müebbet hapis cezası ile cezalandırılır.

Kasten öldürmeye teşebbüs halinde ceza nasıl belirlenir?

TCK m.35 uyarınca, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığına göre, müebbet hapis cezası yerine dokuz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası verilebilir; diğer hallerde cezanın dörtte birinden dörtte üçüne kadarı indirilir.

Öldürme kastının varlığı nasıl tespit edilir?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarına göre, fail ile mağdur arasındaki husumet, kullanılan aracın elverişliliği, darbe sayısı ve şiddeti, darbelerin vurulduğu bölge gibi hususlar dikkate alınarak değerlendirilir. Fethiye’de bu tür suçlarla ilgili davalar da aynı objektif ölçütler çerçevesinde değerlendirilmektedir.

Kasten öldürmeye teşebbüs ile kasten yaralama suçu arasındaki temel ayrım nedir?

Ayrımın temel kriteri manevi unsur, yani kasttır. Failin öldürme mi yoksa yaralama kastıyla mı hareket ettiği; husumet, kullanılan aletin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, yaraların yerleri ve hedef seçme imkânı gibi objektif ölçütler üzerinden tespit edilir.

Yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilir olması, öldürmeye teşebbüsü otomatik olarak ekarte eder mi?

Hayır. Yargıtay’a göre yaralanmanın hafif kalması kastın yaralama olduğuna işaret edebilirse de, tek başına belirleyici değildir; fail engel bir neden yüzünden eylemini tamamlayamamışsa, yaralanma hafif kalsa dahi öldürmeye teşebbüs söz konusu olabilir.

Failin eylemine kendiliğinden son vermesi ile engel bir nedenle son vermesi arasındaki fark neden önemlidir?

Failin, mağduru öldürebilecek durumdayken kendi iradesiyle eylemine son vermesi kastının yaralamaya yönelik olduğuna işaret ederken; mağdurun kaçması veya üçüncü kişinin araya girmesi gibi engel bir nedenle eylemin yarıda kalması, öldürme kastının varlığına işaret edebilir.

Kasten yaralama sonucu ölüm (TCK m. 87/4) ile kasten öldürme suçu nasıl ayrılır?

Kasten öldürme suçunun manevi unsuru doğrudan öldürme kastı iken, TCK m. 87/4 kapsamındaki suçun manevi unsuru yaralama kastıdır; ölüm neticesi bakımından ise failin en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması aranır.

Aynı olayda birden fazla sanık varsa kasten yaralamadan iştirak nedeniyle hep birlikte mi sorumlu tutulur?

Yargıtay Ceza Genel Kurulu içtihatlarına göre, birlikte suç işleme kararıyla hareket eden ve fiil üzerinde ortak hâkimiyet kuran kişilerin her biri, kasten yaralama suçunun kanuni tanımında yer alan fiili birlikte gerçekleştirdikleri için fail sıfatıyla sorumlu tutulur.

Kastın öldürmeye mi yaralamaya mı yönelik olduğunu tespit ederken tüm ölçütlerin aynı olayda bulunması şart mıdır?

Hayır. Yargıtay’a göre kastın belirlenmesinde kullanılan ölçütler birbirinin alternatifi olmadığı gibi, hepsinin aynı olayda birlikte gerçekleşmesi de zorunlu değildir; her olay kendi özgü koşulları içinde değerlendirilir.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?