tr

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?
17.09.2026
11

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da buna karşılık bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini bakım borçlusuna devretmeyi üstlendiği, Türk Borçlar Kanunu’nun 611 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş bir sözleşme türüdür. Uygulamada özellikle mirasçısı bulunmayan veya mirasçılarıyla ilişkisi zayıflamış kişiler tarafından tercih edilen bu sözleşme, sıkı şekil şartlarına bağlı olması, tarafların karşılıklı edimler yüklenmesi ve mirasbırakanın ömrüne bağlı bir belirsizlik taşıması nedeniyle Yargıtay içtihadında ayrıntılı biçimde denetlenmektedir. Bu yazımızda sözleşmenin hukuki niteliğini, tarafların yükümlülüklerini, feshini, tenkis ve muris muvazaası denetimini Yargıtay kararları ışığında ele alıyor; konuyu miras hukuku uyuşmazlıklarındaki yerine oturtuyoruz.

Ana Noktalar

  1. Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, iki tarafa borç yükleyen, ivazlı (karşılıklı edimli) ve talih ile tesadüfe bağlı bir akittir; TBK m.612 ve TMK m.545 gereğince resmi şekilde düzenlenmesi zorunludur.
  2. Bakım alacaklısı taşınmazı devretmeden ölürse mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdür; bu yerine getirilmezse sözleşmeye dayalı tapu iptali ve tescil davası açılabilir.
  3. Bakım borcunun ifa edilmediği gerekçesiyle sözleşmeyi feshetme hakkı münhasıran bakım alacaklısının şahsına bağlıdır; mirasçılar bu iddiayı mirasbırakanın ölümünden sonra ileri süremez.
  4. Sözleşme ivazlı bir akit olduğundan kural olarak tenkise tabi değildir; ancak gerçek amacın mirasçıdan mal kaçırmak olduğu ispatlanırsa muris muvazaası nedeniyle iptal edilebilir.

Sözleşmenin Tanımı ve Hukuki Niteliği

Türk Borçlar Kanunu m.611 uyarınca ölünceye kadar bakma sözleşmesi, “bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlendiği” bir sözleşmedir. Yargıtay içtihatlarında bu akit, “taraflarına karşılıklı hak ve borçlar yükleyen bir akittir”, “ivazlı sözleşme türlerindendir” ve “bazı yönleri itibarıyla talih ve tesadüfe, ayrıca şekle bağlı bir sözleşme şeklinde tanımlanabilir” şeklinde nitelendirilmiştir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 26.06.2019 tarihli, E. 2016/11290, K. 2019/4165 sayılı; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 21.02.2024 tarihli, E. 2023/463, K. 2024/1421 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 10.04.2023 tarihli, E. 2022/41, K. 2023/2041 sayılı kararları). Sözleşmenin ivazlı olması, taraflardan her birinin karşılıklı bir edim üstlenmesi; talih ve tesadüfe bağlı (aleatoire) olması ise edimler arasındaki dengenin mirasbırakanın ne kadar yaşayacağı gibi önceden kestirilemeyen bir olguya bağlı olması anlamına gelir.

Sözleşmenin geçerliliği sıkı bir şekil şartına bağlanmıştır. TBK m.612’ye göre “ölünceye kadar bakma sözleşmesi, mirasçı atanmasını içermese bile, miras sözleşmesi şeklinde yapılmadıkça geçerli olmaz.” Bu nedenle sözleşme, Türk Medeni Kanunu’nun 545. maddesindeki resmi vasiyetname şekline uygun olarak, resmi memur önünde ve iki tanık huzurunda düzenlenmelidir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi bu kuralı, “resmi şekilde düzenlenmeyen ölünceye kadar bakım sözleşmelerine değer verilerek tapu iptali ve tescil hükmü kurulması mümkün değildir” şeklinde ifade etmiştir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 09.01.2023 tarihli, E. 2021/6812, K. 2023/13 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 11.04.2022 tarihli, E. 2021/8051, K. 2022/2687 sayılı kararları). Sözleşmenin geçerliliği için bakım alacaklısının sözleşme tarihinde özel bir bakım ihtiyacı içinde bulunması zorunlu değildir; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2024 tarihli, E. 2023/463, K. 2024/1421 sayılı kararında belirtildiği üzere “bu gereksinmenin sözleşmeden sonra doğması ya da alacaklının ölümüne kadar çok kısa bir süre sürmüş bulunması da sözleşmenin geçerliliğine etkili olamaz.” Ayrıca akit tarihinde mirasbırakanın fiil ehliyetinin bulunması gerekir; adli tıp incelemesiyle mirasbırakanın sözleşme tarihinde ayırtım gücüne sahip olduğu tespit edilen hallerde ehliyetsizlik iddiası dinlenmemektedir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 19.11.2024 tarihli, E. 2023/3151, K. 2024/5067 sayılı kararı).

Tarafların Hak ve Yükümlülükleri

Ölünceye kadar bakma akdi iki tarafa borç yükleyen bir sözleşmedir. Bakım borçlusunun yükümlülüğü, aksi kararlaştırılmadıkça bakım alacaklısına özenle bakıp gözetmektir. TBK m.614 uyarınca bakım borçlusu, “bakım alacaklısına özellikle uygun gıda ve konut sağlamak, hastalığında gerekli özenle bakmak ve onu tedavi ettirmek zorundadır.” Yargıtay bu borcu, bakım alacaklısını kendi ailesi içerisine alıp ona özenle ölünceye kadar bakıp gözetmek yükümlülüğü olarak nitelendirmekte; “bakım alacaklısını ailesi içerisine alıp ikametgâh temini, besleme-giydirme, hastalığında tedavi, manevi yönden de her türlü yardım ve desteği sağlama gibi ödevleri” kapsadığını belirtmektedir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 09.01.2023 tarihli, E. 2021/6812, K. 2023/13 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 11.04.2022 tarihli, E. 2021/8051, K. 2022/2687 sayılı; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 26.06.2019 tarihli, E. 2016/11290, K. 2019/4165 sayılı kararları). Bakım alacaklısının yükümlülüğü ise sözleşme konusu malvarlığını veya taşınmaz payını bakım borçlusuna devretmektir.

Bakım Borcunun İhlali Halinde Tapu İptali ve Tescil Davası

Bakım alacaklısı, sözleşme konusu taşınmazı devretmeden vefat ederse, mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlü olur. Yargıtay içtihadına göre “bakım alacaklısının ölümünden sonra onun mirasçıları mülkiyeti geçirme borcu ile yükümlüdürler; bu yükümlülüklerini yerine getirmemeleri halinde, sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil istemi ile dava açılabilir” (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 09.01.2023 tarihli, E. 2021/6812, K. 2023/13 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 11.04.2022 tarihli, E. 2021/8051, K. 2022/2687 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 28.06.2022 tarihli, E. 2022/2688, K. 2022/4525 sayılı kararları). Buna karşılık, madalyonun diğer yüzünde bakım borçlusunun kendi bakım yükümlülüğünü yerine getirmediği sabit olduğunda veya akde aykırılık bulunduğunda, bizzat açtığı tescil davasında kendi adına tescil talep edemeyeceği de kabul edilmiştir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 17.02.2021 tarihli, E. 2020/3639, K. 2021/856 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 05.02.2025 tarihli, E. 2024/470, K. 2025/521 sayılı kararları). Bu tür davaların genel usul ve ispat kuralları hakkında ayrıntılı bilgi için tapu iptali ve tescil davası rehberimizi inceleyebilirsiniz.

Bakım Borcuna Aykırılık ve Sözleşmenin Sona Ermesi

TBK m.617, sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması nedeniyle ilişkinin devamı çekilmez hale gelmişse ya da başka önemli sebeplerle ilişkinin sürdürülmesi imkânsız veya aşırı ölçüde güç hale gelmişse, “taraflardan her birine sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir” hakkını tanımaktadır. Aynı madde uyarınca, sözleşme bu sebeplerden birine dayanılarak feshedildiğinde kusurlu taraf aldığı şeyi geri verir ve kusursuz tarafa uğradığı zarara karşılık uygun bir tazminat ödemekle yükümlü olur. Yargıtay da bu düzenlemeyi, “sözleşmeden doğan ödevlere aykırılık nedeniyle ilişki çekilmez olmuşsa ya da başka önemli nedenlerle ilişkinin sürdürülmesi aşırı ölçüde güçleşmiş veya olanaksız hale gelmişse taraflardan her birinin tek yanlı olarak sözleşmeyi feshetme, verdiği şeyi geri alma hatta karşı tarafın kusurlu olması halinde tazminat isteme hakkı tanınmıştır” şeklinde yorumlamaktadır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 09.01.2023 tarihli, E. 2021/6812, K. 2023/13 sayılı; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 26.06.2019 tarihli, E. 2016/11290, K. 2019/4165 sayılı kararları).

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Feshi

Yargıtay dairelerinin yerleşik içtihadına göre, bakım borcunun ifa edilmediği gerekçesiyle sözleşmeyi feshetme hakkı münhasıran bakım alacaklısının şahsına bağlı bir haktır ve sağlığında kullanılması gerekir. Bu nedenle bakım alacaklısı mirasçılarının, bakım borçlusunun edimini yerine getirmediği savunmasını ileri sürerek fesih veya iptal talep etme hakkı bulunmamaktadır: “açılan davada bakım alacaklısı mirasçılarının, bakım borçlusunun edimini yerine getirmediği savunması, sözleşmenin bakım borcu yerine getirilmediği iddiasıyla feshini isteme hakkı bakım alacaklısının sağlığında kullanması gereken bir hak olduğundan dinlenmez” (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 11.04.2022 tarihli, E. 2021/8051, K. 2022/2687 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 07.03.2023 tarihli, E. 2021/7626, K. 2023/1364 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 09.01.2023 tarihli, E. 2021/6812, K. 2023/13 sayılı kararları). Aynı ilke daha yakın tarihli kararlarda da tekrarlanmıştır: “sözleşmeye göre bakım ediminin yerine getirilmediğine ilişkin iddia, bakım alacaklısı tarafından sağlığında kendisi tarafından ileri sürülebilecek bir husustur; ölüm tarihinden sonra bakım alacaklısının mirasçılarının bu sebeple sözleşmenin iptalini istemeleri mümkün değildir” (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 02.12.2025 tarihli, E. 2025/2132, K. 2025/5127 sayılı kararı); “bakılmama iddiasının ancak muris tarafından ileri sürülebileceği, davalılarca ileri sürülemeyeceği” (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 30.04.2025 tarihli, E. 2025/1948, K. 2025/2330 sayılı; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 09.03.2026 tarihli, E. 2025/2740, K. 2026/1844 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 08.04.2025 tarihli, E. 2024/3564, K. 2025/1786 sayılı kararları).

Sözleşmenin Geçerlilik Denetimi: Tenkis ve Muris Muvazaası

Tenkis Davasına Konu Olur mu?

Ölünceye kadar bakma akdi ivazlı bir hukuki işlem olduğundan kural olarak tenkise tabi değildir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, “ölünceye kadar bakım sözleşmeleri ivazlı akitlerden olup bu tür temliklerde tenkis hükümleri de uygulanamayacağından” ifadesiyle bu kuralı açıkça ortaya koymuştur (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 18.12.2024 tarihli, E. 2023/6340, K. 2024/6927 sayılı kararı). Aynı ilke, “mirasbırakanın yaptığı ölünceye kadar bakma akdinin ivazlı akitlerden olup, karşılıksız bir kazandırma söz konusu olmadığından tenkise tâbi olmadığı” şeklinde de tekrarlanmıştır (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 09.01.2023 tarihli, E. 2021/6812, K. 2023/13 sayılı; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 26.04.2018 tarihli, E. 2015/9863, K. 2018/9614 sayılı kararları). Ölünceye kadar bakma akdi ile taşınmaz payının temliki halinde tenkis koşullarının oluşmayacağı gerekçesiyle tenkis istemi de dinlenmemektedir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 27.12.2012 tarihli, E. 2012/8238, K. 2012/16002 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 27.02.2023 tarihli, E. 2021/7993, K. 2023/1113 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 08.04.2025 tarihli, E. 2024/3564, K. 2025/1786 sayılı kararları). Ayrıca tenkis talep edebilmek için saklı paylı mirasçı sıfatının bulunması şarttır; saklı payı bulunmayan mirasçıların, örneğin yeğenlerin, tenkis talepleri dinlenmemektedir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 06.02.2023 tarihli, E. 2021/8344, K. 2023/660 sayılı kararı).

Muris Muvazaası Denetimi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi görünüşte ivazlı olsa dahi, mirasbırakanın asıl amacının bakım sağlamak değil, diğer mirasçılardan mal kaçırmak olduğu iddia edilebilir. Bu iddia, muris muvazaası (mirastan mal kaçırma) davası kapsamında incelenir ve ispat yükü davacı tarafa aittir: “muris muvazaasına dayalı olarak açılan davalarda ispat yükü ise muvazaanın varlığını iddia eden tarafa aittir” (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 07.03.2023 tarihli, E. 2021/7626, K. 2023/1364 sayılı kararı). Yargıtay uygulamalarında, 01.04.1974 tarihli ve 1/2 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde mirasbırakanın gerçek iradesinin tespitinde şu kriterler değerlendirilir: mirasbırakanın sözleşme tarihindeki yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu ile aile koşulları ve ilişkileri; elinde bulunan tüm malvarlığının miktarı ve devredilen taşınmazın tüm mameleke oranı; temlik edilen malın bakım borcuna karşılık makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 21.02.2024 tarihli, E. 2023/463, K. 2024/1421 sayılı kararında vurgulandığı üzere, “asıl olan tarafların akitteki gerçek ve müşterek amaçlarının saptanmasıdır” ve “sözleşme tarihinde mirasbırakanın yaşı, fiziki ve genel sağlık durumu, aile koşulları ve ilişkileri, elinde bulunan mal varlığının miktarı, temlik edilen malın tüm mamelekine oranı, bunun makul karşılanabilecek bir sınırda kalıp kalmadığı gibi bilgi ve olguların göz önünde tutulması gerekir.”

Devredilen taşınmaz mirasbırakanın tüm veya büyük bölümünü oluşturuyor ve makul sınırı aşıyorsa muvazaa kabul edilmektedir: “mirasbırakanın devrettiği taşınmazların makul karşılanabilecek sınırda kalmadığı, mirasbırakanın kendisine baktırmak amacıyla değil, mal kaçırma iradesini saklama amacıyla ölünceye kadar bakma akdi yaptığı sonucuna varılmaktadır” (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 12.03.2025 tarihli, E. 2025/959, K. 2025/1300 sayılı; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 09.03.2026 tarihli, E. 2025/2740, K. 2026/1844 sayılı; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 02.11.2021 tarihli, E. 2020/1697, K. 2021/6329 sayılı kararları). Bu hallerde “bakım alacaklısının temliki işlemde bakıp gözetilme koşulunun değil de, bir başka amacı gerçekleştirme iradesini taşıdığı belirlenirse, örneğin mirasçılarından mal kaçırma düşüncesinde ise, bu takdirde akdin ivazlı olduğundan söz edilemez; akitte bağış amacının üstün tutulduğu sonucuna varılır” (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 10.04.2023 tarihli, E. 2022/41, K. 2023/2041 sayılı; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 28.06.2022 tarihli, E. 2022/2688, K. 2022/4525 sayılı kararları). Buna karşılık, bakım borçlusunun murisi uzun süre fiilen bakıp gözettiği, mirasbırakanın hastalığı ve bakım ihtiyacının gerçekten bulunduğu ve temlikin mameleke oranının makul kaldığı hallerde muvazaa iddiası reddedilmektedir (Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, 19.11.2024 tarihli, E. 2023/3151, K. 2024/5067 sayılı; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 26.04.2018 tarihli, E. 2015/9863, K. 2018/9614 sayılı; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 18.12.2024 tarihli, E. 2023/6340, K. 2024/6927 sayılı kararları).

Yargılamada Taleple Bağlılık ve Hükmün Netliği İlkesi

Ölünceye kadar bakma sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında Hukuk Muhakemeleri Kanunu hükümleri uyarınca taleple bağlılık esastır ve hükmün infazda tereddüt yaratmayacak netlikte kurulması gerekir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi bu ilkeyi, “hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez” ve “mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır” şeklinde ifade etmiştir (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 12.03.2025 tarihli, E. 2025/959, K. 2025/1300 sayılı kararı). Nitekim bakım borçlusunun açtığı tescil davasının reddi ve karşı davanın kabulü halinde, taşınmaz tapuda halen mirasbırakan adına kayıtlıysa, sözleşmenin iptaline karar verilmekle yetinilmesi gerekirken, çekişme konusu payların mirasbırakan üzerinde bırakılmasına ya da mirasçıları adına miras payları oranında tesciline şeklinde hüküm kurulması hatalı bulunmuştur (Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, 17.02.2021 tarihli, E. 2020/3639, K. 2021/856 sayılı kararı). Tapu kaydına ilişkin dava türleri ve dava şartları hakkında genel bilgi için fethiye gayrimenkul avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedir?

Bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmeyi, bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini bakım borçlusuna devretmeyi üstlendiği, TBK m.611 ve devamı maddelerinde düzenlenmiş, iki tarafa borç yükleyen ve ivazlı nitelikte bir sözleşmedir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi hangi şekilde yapılmalıdır?

TBK m.612 ve Türk Medeni Kanunu m.545 gereğince sözleşme, resmi vasiyetname şeklinde, resmi memur önünde ve iki tanık huzurunda düzenlenmelidir. Resmi şekilde düzenlenmeyen sözleşmeye dayanılarak tapu iptali ve tescil kararı verilemez.

Bakım alacaklısı taşınmazı devretmeden ölürse ne olur?

Bakım alacaklısının mirasçıları, taşınmazın mülkiyetini bakım borçlusuna geçirme borcu ile yükümlü olur. Bu yükümlülük yerine getirilmezse bakım borçlusu, sözleşmeye dayanarak tapu iptali ve tescil davası açabilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi nasıl feshedilir?

TBK m.617 uyarınca, sözleşmeden doğan borçlara aykırılık nedeniyle ilişkinin devamı çekilmez hale gelmişse veya başka önemli sebeplerle sürdürülmesi imkânsız ya da aşırı güç hale gelmişse, taraflardan her biri sözleşmeyi önel vermeksizin feshedebilir; kusurlu taraf aldığını geri verir ve kusursuz tarafa tazminat öder.

Mirasçılar bakılmadığı gerekçesiyle sözleşmeyi feshedebilir mi?

Hayır. Yerleşik Yargıtay içtihadına göre bu fesih hakkı münhasıran bakım alacaklısının şahsına bağlıdır ve sağlığında kullanılması gerekir. Bakım alacaklısının ölümünden sonra mirasçıları, bakım borcunun ifa edilmediği iddiasıyla fesih veya iptal talep edemez.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi tenkise tabi midir?

Kural olarak hayır. Sözleşme ivazlı bir akit olduğundan, karşılıksız bir kazandırma niteliği taşımadığı sürece tenkis hükümleri uygulanmaz. Tenkis talep edebilmek için ayrıca saklı paylı mirasçı sıfatının bulunması gerekir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi muris muvazaası nedeniyle iptal edilebilir mi?

Evet, mirasbırakanın asıl amacının bakım sağlamak değil mirasçıdan mal kaçırmak olduğu ispatlanırsa sözleşme muvazaa nedeniyle iptal edilebilir. Denetimde mirasbırakanın yaşı, sağlık durumu, ihtiyacı ve devredilen malın tüm malvarlığına oranı esas alınır; ispat yükü iddia eden taraftadır.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?