tr

Tenkis Davası Nedir? Saklı Pay İhlali ve Şartları

Tenkis Davası Nedir? Saklı Pay İhlali ve Şartları
16.09.2026
23

Tenkis davası, mirasbırakanın sağlararası veya ölüme bağlı tasarruflarıyla saklı paylı mirasçılarının yasal haklarını zedelemesi hâlinde başvurulan önemli bir hukuki koruma yoludur. Uygulamada mirasbırakanın hayattayken yaptığı bağışlar, düzenlediği vasiyetname veya miras sözleşmesi yoluyla saklı pay sahibi mirasçıların paylarının aşılması sıkça karşılaşılan bir uyuşmazlık türüdür. Bu yazımızda Fethiye Miras Avukatı bakış açısıyla tenkis davasının hukuki niteliğini, açılma şartlarını, dava açma sürelerini ve konuya ilişkin güncel Yargıtay kararlarını ele alacağız.

Tenkis Davası Nedir?

Tenkis davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen tasarruflarını kanuni sınırlar içerisine çekmeyi amaçlayan bir dava türüdür. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5788, K. 2025/1780, T. 07.04.2025 sayılı kararında bu davayı, murisin saklı payları zedeleyen ölüme bağlı veya sağlararası kazandırmalarının yasal sınıra çekilmesini amaçlayan, öncesine etkili, yenilik doğurucu (inşai) bir dava olarak tanımlamıştır. Aynı kararda, davanın dinlenebilmesi için öncelikli koşulun mirasbırakanın bir kazandırma işlemiyle saklı pay sahiplerinin haklarını zedelemiş olması gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/882, K. 2024/1548, T. 14.03.2024 sayılı kararında da benzer şekilde, tenkis davasının Türk Medeni Kanunu’nun 560 ve devamı maddelerinde düzenlendiği belirtilmiş ve davanın, mirasbırakanın yaptığı tasarrufların iptalini değil, tasarruf edilebilir kısma çekilerek değiştirilmesini amaçladığı ifade edilmiştir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/2400, K. 2024/2744, T. 20.05.2024 sayılı kararı da bu ilkeyi teyit etmiştir.

Aynı kararlarda, tenkis hesabının tasarrufun türüne göre farklılaştığına da dikkat çekilmiştir. Mirasbırakanın belirli bir malı vasiyet etmesi ile bir kişiyi mirasçı ataması (nasbı) durumunda tenkis hesabı birbirinden farklıdır. Yargıtay bu kararlarında, Türk Medeni Kanunu’nun 564. maddesinin ancak belirli mal vasiyeti söz konusu olduğunda uygulanabileceğini, mirasçı ataması hâlinde bu maddenin uygulanma imkânı bulunmadığını tespit etmiştir.

Saklı Pay ve Saklı Paylı Mirasçılar Kimlerdir?

Saklı pay, kanunun belirli yakın mirasçılara tanıdığı ve mirasbırakanın tasarruf özgürlüğüyle ortadan kaldıramayacağı asgari miras payıdır. Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesi uyarınca saklı pay oranları; altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eş için ise altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olunması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçü olarak belirlenmiştir. Bu kişiler dışında kalan mirasçıların (örneğin kardeşlerin) kanunen saklı payı bulunmamaktadır.

Tenkis davasını açabilecek kişiler Türk Medeni Kanunu’nun 560. maddesinde düzenlenmiştir.

Madde 560- Saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar, mirasbırakanın tasarruf edebileceği kısmı aşan tasarruflarının tenkisini dava edebilirler.

Yasal mirasçıların paylarına ilişkin olarak tasarrufta yer alan kurallar, mirasbırakanın arzusunun başka türlü olduğu tasarruftan anlaşılmadıkça, sadece paylaştırma kuralları sayılır.

Davacının tenkis davası açabilmesi için mirasbırakanın saklı paylı mirasçısı sıfatını taşıması gerekmektedir. Nitekim Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/432, K. 2024/920, T. 19.02.2024 sayılı kararında, davacının kök murisin saklı paylı mirasçısı olmadığı gerekçesiyle davanın reddi isabetli görülmüştür.

Mirasçılıktan çıkarılan (ıskat edilen) kişinin durumu ayrıca değerlendirilmektedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/5811, K. 2024/434, T. 24.01.2024 sayılı kararında, geçerli şekilde mirasçılıktan çıkarılan kimsenin tenkis davası açma hakkının bulunmadığı belirtilmiştir. Buna karşılık, mirasbırakanın vasiyetnamesinde gösterdiği mirasçılıktan çıkarma sebepleri davalı tarafça ispatlanamazsa, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5809, K. 2024/1067, T. 22.02.2024 sayılı kararında belirtildiği üzere, Türk Medeni Kanunu’nun 512/3. maddesi uyarınca ıskat mirasbırakanın tasarruf nisabı oranında geçerli kabul edilmekte ve dava tenkis davası olarak görülmeye devam edilmektedir.

Saklı payı zedelenen mirasçılar dışında bazı alacaklılar da tenkis davası açabilmektedir. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2024/6491, K. 2024/12064, T. 03.12.2024 sayılı kararına göre, Türk Medeni Kanunu’nun 562. maddesi uyarınca mirasın geçtiği tarihte elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar, alacaklarını elde edebilmek için mirasçıya tanınan süre içinde tenkis davası açabilirler. Aynı kararda, borçlu mirasçı adına icra müdürlüğünden alınacak yetki belgesiyle bu davanın alacaklılar tarafından açılabileceği vurgulanmıştır.

Tenkis davası açma hakkı, hak düşürücü süre dolmadan önce vefat eden saklı pay sahibi mirasçının kendi mirasçılarına da geçebilmektedir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/993, K. 2025/3533, T. 03.07.2025 sayılı kararında, tenkis davası için öngörülen hak düşürücü süre dolmadan ölen saklı pay sahibi mirasçının dava açma hakkının, halefiyet yoluyla kendi mirasçısına geçeceği tespit edilmiştir.

Tenkis Davası Açma Süresi (TMK m.571)

Türk Medeni Kanunu’nun 571. maddesi uyarınca tenkis davası açma hakkı hak düşürücü sürelere bağlanmıştır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2116, K. 2025/3007, T. 12.06.2025, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/489, K. 2024/2131, T. 22.04.2024, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/113, K. 2024/112, T. 11.01.2024 ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4724, K. 2024/3962, T. 19.09.2024 sayılı kararlarında, kanunda iki ayrı sürenin öngörüldüğü açıklanmıştır. Buna göre tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşmektedir.

Bu süreler kamu düzenine ilişkin olup hâkim tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilmektedir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/993, K. 2025/3533, T. 03.07.2025 ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/1918, K. 2026/1240, T. 19.02.2026 sayılı kararlarında bu husus açıkça vurgulanmıştır.

Madde 571- Tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten başlayarak bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda mirasın açılması tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşer.

Bir tasarrufun iptali bir öncekinin yürürlüğe girmesini sağlarsa, süreler iptal kararının kesinleşmesi tarihinde işlemeye başlar.

Tenkis iddiası, def’i yoluyla her zaman ileri sürülebilir.

Mirasbırakanın ölüm tarihinin 4721 sayılı Kanun’un yürürlüğe girmesinden önceye dayanması hâlinde ise 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 513. maddesi uygulama alanı bulmaktadır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2696, K. 2025/3536, T. 03.07.2025 ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2186, K. 2025/2563, T. 14.05.2025 sayılı kararlarına göre, eski kanun döneminde bu süre hak düşürücü süre değil zamanaşımı niteliğindedir ve öğrenmeden itibaren bir yıl, her hâlde vasiyetnamenin açılmasından ya da mirasın açılmasından itibaren beş yıl geçmesiyle dolmaktadır.

Tenkis Davasında Def’i Yolu

TMK m. 571’in üçüncü fıkrası, tenkis iddiasının bağımsız bir dava açılmasının ötesinde bir savunma (def’i) olarak da ileri sürülebileceğini düzenlemektedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/489, K. 2024/2131, T. 22.04.2024 sayılı kararında, tenkis iddiasının def’i yoluyla her zaman ileri sürülebileceği açıkça belirtilmiştir.

Bunun pratik sonucu şudur: saklı payı zedelenen mirasçı, tenkis davası açmak için öngörülen bir ve on yıllık süreleri kaçırmış olsa dahi, kendisine karşı o tasarruftan hak iddia edilen bir başka davada (örneğin tapu iptali ve tescil, alacak veya tenekenin paylaştırılması davasında) tenkis iddiasını savunma olarak, süre sınırı olmaksızın ileri sürebilir. Def’i yoluyla ileri sürme imkânı, yalnızca davacı sıfatıyla açılan bağımsız tenkis davaları için öngörülen hak düşürücü sürelerin istisnasını oluşturmaktadır.

Tenkis Davasına İlişkin Güncel Yargıtay Kararları

Saklı Payın Zedelenmesi, Tereke Hesabı ve İspat Yüküne İlişkin Kararlar

Hukuk Genel Kurulu, E. 2022/380, K. 2024/192, T. 24.04.2024 sayılı kararında, tenkis davasının öncelikli koşulunun saklı payın zedelenmiş olması olduğu belirtilmiş; terekenin aktif ve pasif unsurlarının tespit edilerek net terekenin ortaya konması gerektiği ifade edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/2696, K. 2025/3536, T. 03.07.2025 ve Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/5788, K. 2025/1780, T. 07.04.2025 sayılı kararlarında da aynı yönde, mirasbırakanın ölüm tarihindeki malvarlığı kıymetleri ile iadeye ve tenkise tabi kazandırmaların terekenin aktifini oluşturduğu, borçlar ve kanunda sayılan giderlerin indirilmesiyle net terekenin bulunacağı ve bu tutarın mirasın açıldığı tarihteki fiyatlara göre parasal olarak değerlendirileceği açıklanmıştır (TMK m. 564).

Saklı payın zedelendiğinin ispatı davacı tarafa aittir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/2186, K. 2025/2563, T. 14.05.2025 sayılı kararında, davacı tarafın saklı payı zedeleme kastıyla tasarruf yapıldığını ve saklı payın ihlal edildiğini ispatlamakla yükümlü olduğu vurgulanmıştır. Bu inceleme genellikle tenkis hesabı konusunda uzman bir bilirkişiden alınan rapor uyarınca yapılmaktadır; Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5811, K. 2024/1990, T. 04.04.2024 ve Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/113, K. 2024/112, T. 11.01.2024 sayılı kararları bu yönde değerlendirme içermektedir. Nitekim yapılan tereke incelemesi sonucunda mirasbırakanın tasarruf edilebilir kısmı aşmadığı ve saklı payın zedelenmediği tespit edilen hâllerde dava reddedilmektedir; Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/556, K. 2025/1301, T. 12.03.2025 sayılı kararı bu sonuca örnek teşkil etmektedir.

Açık Tenkis Talebi Zorunluluğuna İlişkin Karar

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5156, K. 2024/3986, T. 19.09.2024 sayılı kararında, dava dilekçesinde yalnızca saklı payın zedelendiğinden veya mirastan mahrum bırakıldığından bahsetmenin, tenkis talebinde bulunulduğu sonucunu doğurmayacağı belirtilmiştir. Bu nedenle dava dilekçesinde açık bir tenkis talebinin yer alması gerekmektedir.

Hak Düşürücü Sürenin Uygulanmasına İlişkin Kararlar

Yargıtay’ın istikrarlı uygulamasında, tenkis davasının bir ve on yıllık hak düşürücü sürelerden birine uyulmadan açılması hâlinde davanın reddedilmesi gerekmektedir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/6770, K. 2024/248, T. 17.01.2024 sayılı kararında, murisin ölüm tarihinde saklı pay ihlalinin öğrenildiği kabul edilerek bir yıllık sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddi onanmıştır. Aynı yönde, Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2022/7184, K. 2024/746, T. 12.02.2024 sayılı kararında öğrenme tarihinden itibaren bir yıllık hak düşürücü sürenin dolması nedeniyle ret kararı isabetli bulunmuştur.

Öğrenme anının tespiti de uygulamada önem taşımaktadır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/4443, K. 2025/2553, T. 12.05.2025 sayılı kararında, davacıların tasarruf konusu satışı daha önce öğrenmiş sayıldıkları kabul edilerek bir yıllık sürenin geçtiği sonucuna varılmıştır. Benzer şekilde Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1002, K. 2025/4908, T. 20.11.2025 sayılı kararında, vefat tarihinden itibaren bir yıllık sürenin fazlasıyla geçtiği gerekçesiyle hak düşürücü sürenin dolduğu kabul edilmiştir. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2025/3578, K. 2025/5097, T. 17.11.2025 sayılı kararında ise öğrenmeden itibaren bir yıl ve mirasın açılmasından itibaren on yıllık süre kuralı yeniden vurgulanmıştır. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5752, K. 2026/21, T. 05.01.2026 sayılı kararında da tenkis davasının öğrenmeden itibaren bir yıl içinde veya en geç ölüm tarihinden itibaren bir yıl içinde açılmasında hukuki bir engel bulunmadığı belirtilmiştir.

Sonuç ve İletişim

Tenkis davası, saklı pay sahibi mirasçıların haklarını korumak bakımından teknik hesaplamalar, katı hak düşürücü süreler ve bilirkişi incelemesi gerektiren bir dava türüdür. Terekenin aktif ve pasif unsurlarının doğru tespiti, saklı pay oranlarının doğru hesaplanması ve dava dilekçesinde açık bir tenkis talebine yer verilmesi, davanın sonucunu doğrudan etkilemektedir. Ayrıca bir ve on yıllık sürelerin kaçırılmaması, hak kaybına uğramamak açısından büyük önem taşımaktadır. Somut olayınıza ilişkin değerlendirme için bir avukattan destek almanız önerilir.

Konuyla bağlantılı olarak Vasiyetnamenin Açılması ve İptali Davası ve Miras Denkleştirme Davası hakkındaki makalelerimiz de ilginizi çekebilir.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

Sıkça Sorulan Sorular

Tenkis davası nedir?

Tenkis davası, mirasbırakanın saklı payları zedeleyen sağlararası veya ölüme bağlı tasarruflarının, yasal sınıra çekilmesini sağlayan yenilik doğurucu bir dava türüdür. Dava, tasarrufun iptalini değil, tasarruf edilebilir kısma indirilmesini amaçlar.

Tenkis davası kime karşı açılır?

Tenkis davası, mirasbırakanın yaptığı ve saklı payı zedeleyen kazandırmadan (bağış, vasiyet, miras sözleşmesi vb.) yararlanan kişiye veya kişilere karşı açılır. Kazandırmadan yararlanan kişi mirasçı olabileceği gibi üçüncü bir kişi de olabilir.

Tenkis davası ne kadar sürer?

Tenkis davasının süresi; terekenin kapsamına, bilirkişi incelemesinin gerekip gerekmediğine, taraf sayısına ve mahkemenin iş yüküne göre değişkenlik göstermektedir. Dava genellikle tenkis hesabı konusunda uzman bilirkişi raporu alınmasını gerektirdiğinden, bu süreç davanın toplam süresini uzatabilmektedir.

Saklı pay oranı nasıl hesaplanır?

Türk Medeni Kanunu’nun 506. maddesi uyarınca saklı pay; altsoy için yasal miras payının yarısı, ana ve babadan her biri için yasal miras payının dörtte biri, sağ kalan eş için ise altsoy veya ana-baba zümresiyle birlikte mirasçı olunması hâlinde yasal miras payının tamamı, diğer hâllerde yasal miras payının dörtte üçüdür.

Vasiyetname ile mirastan mahrum bırakılan (mirasçılıktan çıkarılan) kişi tenkis davası açabilir mi?

Geçerli şekilde mirasçılıktan çıkarılan (ıskat edilen) kişinin kural olarak tenkis davası açma hakkı bulunmamaktadır. Ancak mirasbırakanın vasiyetnamesinde gösterdiği çıkarma sebepleri davalı tarafça ispatlanamazsa, ıskat mirasbırakanın tasarruf nisabı oranında geçerli kabul edilir ve süreç tenkis davası olarak görülmeye devam eder.

Tenkis davası açma süresi kaç yıldır, ne zaman başlar?

TMK m. 571 uyarınca tenkis davası açma hakkı, mirasçıların saklı paylarının zedelendiğini öğrendikleri tarihten itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamelerde açılma tarihinin, diğer tasarruflarda ise mirasın açılması (mirasbırakanın vefatı) tarihinin üzerinden on yıl geçmekle düşmektedir.

Tenkis davasında hak düşürücü süre hâkim tarafından kendiliğinden mi dikkate alınır?

Evet. Bir ve on yıllık süreler hak düşürücü süre niteliğinde olduğundan, taraflarca ileri sürülmese dahi mahkeme tarafından kendiliğinden (re’sen) gözetilmektedir.

Tenkis davası açma süresi geçtikten sonra tenkis iddiası hiç ileri sürülemez mi?

Bağımsız bir dava olarak açılamasa da, tenkis iddiası süre sınırı olmaksızın her zaman def’i (savunma) yoluyla ileri sürülebilir. Bu imkân, kendisine karşı ilgili tasarrufa dayanılarak talepte bulunulan kişiyi korumaktadır.

Saklı pay sahibi mirasçı, tenkis davası açmadan önce ölürse ne olur?

Tenkis davası için öngörülen hak düşürücü süre dolmadan ölen saklı pay sahibi mirasçının dava açma hakkı, halefiyet yoluyla kendi mirasçılarına geçmektedir.

Alacaklılar, borçlu mirasçı adına tenkis davası açabilir mi?

Mirasın geçtiği tarihte elinde ödemeden aciz belgesi bulunan alacaklılar, alacaklarını elde edebilmek amacıyla, borçlu mirasçı adına icra müdürlüğünden alacakları yetki belgesiyle ve mirasçıya tanınan süre içinde tenkis davası açabilirler.

Eski tarihli vefatlarda (743 sayılı Kanun dönemi) tenkis davası süresi farklı mıdır?

Evet. Mirasbırakanın ölüm tarihi 4721 sayılı Kanun’un yürürlüğünden önceye dayanıyorsa 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi’nin 513. maddesi uygulanır. Bu dönemde süre hak düşürücü süre değil zamanaşımı niteliğindedir; öğrenmeden itibaren bir yıl ve her hâlde vasiyetnamenin veya mirasın açılmasından itibaren beş yıl geçmesiyle dolar.

Belirli mal vasiyeti ile mirasçı atanması arasında tenkis hesabı bakımından fark var mıdır?

Evet. Türk Medeni Kanunu’nun 564. maddesi ancak belirli mal vasiyeti söz konusu olduğunda uygulanabilmektedir. Mirasbırakanın bir kişiyi mirasçı olarak ataması (nasbı) hâlinde bu maddenin uygulanma imkânı bulunmadığından, tenkis hesabı iki durumda farklı şekilde yapılmaktadır.

Tenkis davasında ispat yükü kimdedir?

İspat yükü davacı taraftadır. Davacının, mirasbırakanın saklı payı zedeleme kastıyla tasarrufta bulunduğunu ve saklı payın fiilen ihlal edildiğini, genellikle tenkis hesabı konusunda uzman bir bilirkişi raporuyla ispatlaması gerekmektedir.

ETİKETLER:
Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?