tr

Uzlaştırma Kurumu Nedir? Hangi Suçlarda Uygulanır?

Uzlaştırma Kurumu Nedir? Hangi Suçlarda Uygulanır?
19.09.2026
15

Uzlaştırma kurumu, ceza muhakemesinde mağdur ile şüpheli veya sanık arasındaki uyuşmazlığın, yargılamaya devam edilmeden, tarafların özgür iradesine dayanan bir anlaşmayla çözülmesini sağlayan bir kurumdur. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (CMK) 253, 254 ve 255. maddelerinde düzenlenen uzlaştırma, kanunda tek tek sayılan suçlar ile şikâyete bağlı suçların büyük bölümünü kapsar. Fethiye’de de sıkça karşılaşılan kasten yaralama, hırsızlık, dolandırıcılık veya güveni kötüye kullanma gibi olaylarda dosyalar önce uzlaştırma bürosuna gönderilir; bu usule uyulmadan yapılan yargılama, Yargıtay içtihatlarında yerleşik bir bozma nedenidir.

Ana Noktalar

  1. Uzlaştırma, CMK m.253-255’te düzenlenen ve mağdur ile şüpheli/sanığın kendi iradeleriyle uyuşmazlığı çözmesini sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur.
  2. Şikâyete bağlı suçların tamamı ile kasten yaralamanın basit hâli, taksirle yaralama, hırsızlık, dolandırıcılık ve güveni kötüye kullanma gibi kanunda tek tek sayılan bazı suçlar uzlaştırma kapsamındadır.
  3. Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip suçu ve 2025 değişikliğiyle hakaret suçu uzlaştırma kapsamı dışında tutulmuştur.
  4. Uzlaşma sağlanması hâlinde soruşturma aşamasında kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesi kararı verilir.
  5. Uzlaştırma usulüne uyulmadan yürütülen bir yargılama, Yargıtay tarafından istikrarlı biçimde bozma nedeni sayılmaktadır.

Uzlaştırma sürecinde mağdur ve şüpheli tarafların bir araya gelerek el sıkıştığı görüşme masası

Uzlaştırma Kurumu Nedir? Amacı ve Hukuki Niteliği

Uzlaştırma, failin işlediği suç nedeniyle mağdurun uğradığı zararı gidermesi ve tarafların bu konuda özgür iradeleriyle anlaşması hâlinde, uyuşmazlığın klasik ceza yargılaması dışında çözülmesine imkân tanıyan bir kurumdur. Kurum, ilk olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 73/8. maddesiyle hukukumuza girmiş; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2005/84, K. 2005/90, T. 05.07.2005 sayılı kararında, uzlaşmanın devreye girmesiyle soruşturmanın veya kovuşturmanın sonraki aşamalarına geçilemeyeceğini, kurumun fail ile mağdur arasındaki uyuşmazlığı ceza yargılaması dışına çıkararak karşılıklı anlaşma yoluyla çözmeyi amaçladığını belirtmiştir. Usul hükümlerinin Ceza Kanunu’nda değil Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yer alması gerektiği düşüncesiyle, uzlaştırmaya ilişkin esas ve usul günümüzde CMK m.253-255’te düzenlenmektedir; bu maddeler 6763 sayılı Kanun’un 34. maddesiyle 2016 yılında kapsamlı biçimde değiştirilmiş ve sonraki yıllarda da güncellenmeye devam etmiştir.

Uzlaştırma Kapsamına Giren Suçlar

CMK m.253/1-a uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olan suçların tamamı, kural olarak uzlaştırma kapsamındadır. Bunun yanında, aynı fıkranın b bendi, şikâyete bağlı olup olmadığına bakılmaksızın Türk Ceza Kanunu’ndaki şu suçları da ayrıca uzlaştırma kapsamına almıştır: üçüncü fıkrası hariç olmak üzere TCK m.86 ve m.88’de düzenlenen kasten yaralama, TCK m.89’daki taksirle yaralama, TCK m.106’nın birinci fıkrasındaki tehdit, TCK m.116’daki konut dokunulmazlığının ihlali, TCK m.117’nin birinci fıkrası ile m.119’un birinci fıkrasının c bendindeki iş ve çalışma hürriyetinin ihlali, TCK m.141’deki hırsızlık, üçüncü fıkrası hariç olmak üzere TCK m.155’teki güveni kötüye kullanma, TCK m.157’deki dolandırıcılık, TCK m.165’teki suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, TCK m.234’teki çocuğun kaçırılması ve alıkonulması ile dördüncü fıkrası hariç olmak üzere TCK m.239’daki ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrının açıklanması suçlarıdır. Ayrıca m.253/1-c, mağdurun veya suçtan zarar görenin gerçek kişi ya da özel hukuk tüzel kişisi olması koşuluyla, adli süreçteki çocuklar bakımından üst sınırı üç yılı geçmeyen suçları da kapsama dâhil etmiştir.

Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/25215, K. 2018/601, T. 18.01.2018 sayılı kararında, sanığa isnat edilen TCK m.89/1’deki taksirle yaralama suçunun 6763 sayılı Kanun’la değişik CMK m.253 kapsamına alındığını belirterek uzlaştırma işlemi yapılmadan hüküm kurulmasını bozma nedeni saymıştır. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2019/7116, K. 2019/19741, T. 18.12.2019 sayılı kararında, TCK m.141/1’deki hırsızlık suçunun uzlaşma kapsamına alındığını gözeterek uzlaştırma işleminin tamamlanması gerektiğini vurgulamıştır. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2014/20921, K. 2017/9407, T. 17.04.2017 sayılı kararında da, dolandırıcılık suçundan mahkûmiyet kurulmadan önce 6763 sayılı Kanun’la değişik CMK m.253 ve m.254 fıkraları gereğince uzlaştırma işlemlerinin yapılması gerektiğine hükmetmiştir. Kapsam yalnızca kanunda sayılan suçlarla sınırlı değildir: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/7606, K. 2017/6751, T. 27.09.2017 sayılı kararında, özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun CMK m.253/1 gereğince şikâyete bağlı bir suç olarak uzlaşmaya tabi olduğunu belirterek, soruşturma aşamasında usulüne uygun uzlaştırma işlemi yapılmadan açılan kamu davasında yargılamaya devam edilmesini hukuka aykırı bulmuştur. Fethiye’de uygulamada en sık görülen uzlaştırmaya tabi olaylar arasında taksirle yaralama ve öldürme ile güveni kötüye kullanma bulunmakta olup, bu suç tiplerine ilişkin ayrıntılı bilgiye Taksirle Yaralama ve Öldürme Suçları ile Güveni Kötüye Kullanma Suçu sayfalarımızdan ulaşılabilir.

Uzlaştırma Kapsamı Dışında Kalan Suçlar

CMK m.253/3 uyarınca, soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda, TCK m.123/A’daki ısrarlı takip suçunda ve TCK m.125’teki hakaret suçunda uzlaştırma yoluna gidilemez. Hakaret suçunun bu listeye girişi yenidir: 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun’un 16. maddesi, önce yalnızca TCK m.125/2’deki hakaretin nitelikli hâlini kapsam dışına almış; 24/12/2025 tarihli ve 7571 sayılı Kanun’un 24. maddesi ise bu istisnayı TCK m.125’in tamamını kapsayacak şekilde genişletmiştir. Bu nedenle, tarihi 2024 sonu öncesine dayanan bazı Yargıtay kararlarında hakaret suçunun uzlaştırmaya tabi tutulduğu görülse de, güncel mevzuata göre hakaret suçunda artık uzlaştırma uygulanmamaktadır.

Kasten yaralama suçunda da kapsam sınırlıdır: TCK m.86/3’te sayılan nitelikli hâller, yani suçun üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenmesi, savunmasız bir kişiye karşı işlenmesi, kamu görevi nedeniyle veya kamu görevlisinin nüfuzu kötüye kullanılarak işlenmesi, silahla ya da canavarca hisle işlenmesi hâlleri, CMK m.253/1-b/1’deki “üçüncü fıkra hariç” ifadesiyle açıkça uzlaştırma kapsamı dışında bırakılmıştır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2023/13675, K. 2024/14385, T. 07.11.2024 sayılı kararında, soruşturma aşamasında yapılan uzlaştırma teklifinin, kapsam dışı kalan tehdit suçu ile TCK m.86/2-3 kapsamındaki nitelikli kasten yaralama suçundan yapılmış olmasını usulsüz bulmuş; sanığın eyleminin gerçekte TCK m.86/2’deki basit kasten yaralama kapsamında kaldığının anlaşılması üzerine, CMK m.254 uyarınca m.253’teki esas ve usule göre uzlaştırma işlemlerinin tamamlanmasını zorunlu tutmuştur.

Birden Fazla Suç veya Fail Bulunması Hâlinde Uzlaştırma

Uzlaştırma Kapsamındaki Suçun Kapsam Dışı Bir Suçla Birlikte İşlenmesi

CMK m.253/3’ün ikinci cümlesine göre, uzlaştırma kapsamına giren bir suçun bu kapsama girmeyen başka bir suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde, kapsamdaki suç bakımından da uzlaşma hükümleri uygulanmaz. Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2023/9376, K. 2024/669, T. 05.02.2024 sayılı kararında, uzlaştırma kapsamına giren bir suçla birlikte bu kapsama girmeyen bir suçun aynı mağdura karşı işlenmesi hâlinin, uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel oluşturduğunu açıkça vurgulamıştır. Ancak bu engel yalnızca aynı mağdura yönelik fiiller için geçerlidir: Yargıtay 1. Ceza Dairesi, E. 2026/1345, K. 2026/2817, T. 13.04.2026 sayılı kararında, farklı mağdurlara yönelik olarak uzlaştırma kapsamındaki bir suç ile kapsam dışı bir suçun birlikte işlenmesinin, uzlaştırma hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmediğine hükmetmiştir. 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la getirilen yeni bir istisnaya göre ise, önödeme kapsamına giren bir suç ile uzlaştırma kapsamına giren bir suçun aynı mağdura karşı birlikte işlenmesi hâlinde, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri yine de uygulanır; bu durumda savcılık veya mahkeme, her suçu kendi usulüne göre ayrı ayrı değerlendirir.

Birden Fazla Mağdur veya Şüpheli Bulunması

Aynı suçtan birden fazla kişinin mağdur olduğu hâllerde, CMK m.253/7 uyarınca uzlaştırma yoluna gidilebilmesi için mağdur veya suçtan zarar görenlerin tamamının uzlaşmayı kabul etmesi gerekir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2023/3864, K. 2023/6671, T. 02.10.2023 sayılı kararında bu kuralı hatırlatarak, mağdurlardan birinin uzlaşmayı kabul etmemesi hâlinde uzlaştırmanın gerçekleşmiş sayılamayacağını belirtmiştir. Birden fazla şüpheli veya sanık bulunduğunda ise CMK m.255 uyarınca, aralarında iştirak ilişkisi bulunsun ya da bulunmasın, uzlaşmadan yalnızca bizzat uzlaşan kişi yararlanır; diğerleri hakkında yargılamaya devam olunur. Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2018/4317, K. 2018/11662, T. 27.06.2018 sayılı kararında, bir şüphelinin üzerine atılı suçun uzlaştırmaya tabi olmaması durumunun, diğer şüphelinin uzlaştırmaya tabi suçu bakımından uzlaştırma işleminin yapılmamasını haklı kılmayacağını; her mağdur ve şüpheli yönünden ayrı bir değerlendirme yapılması gerektiğini açıkça belirtmiştir.

Uzlaştırmacının Görevlendirilmesi ve Uzlaştırma Süreci

CMK m.253/4 uyarınca, soruşturma konusu suçun uzlaşmaya tâbi olması ve kamu davası açılması için yeterli şüphenin bulunması hâlinde dosya uzlaştırma bürosuna gönderilir; büro tarafından görevlendirilen uzlaştırmacı, şüpheli ile mağdura veya suçtan zarar görene uzlaşma teklifinde bulunur. Taraflar, kendilerine teklif yapıldıktan itibaren yedi gün içinde cevap vermezse teklifi reddetmiş sayılır. Uzlaştırmacı, hukuk fakültesi mezunları arasından Adalet Bakanlığı’nın belirlediği listeden görevlendirilir ve müzakerelerini, belgelerin kendisine tesliminden itibaren en geç otuz gün, gerektiğinde büronun her defasında yirmi günü geçmemek üzere en fazla iki kez uzatabileceği bir süre içinde sonuçlandırır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2012/27664, K. 2013/10381, T. 18.04.2013 sayılı kararında, taraflar soruşturma aşamasında uzlaşmayı kabul ettiklerini beyan etmiş olmasına rağmen usulüne uygun bir uzlaştırmacı görevlendirilmeden ve gerekli işlemler tamamlanmadan kamu davası açılmasını hukuka aykırı bularak, CMK m.253 ve m.254 hükümlerinin eksiksiz uygulanması gerektiğine karar vermiştir.

Uzlaştırma Müzakereleri ve Tarafların Avukat Bulundurma Hakkı

CMK m.253/13 uyarınca uzlaştırma müzakereleri gizli yürütülür ve bu müzakerelere şüpheli, mağdur, suçtan zarar gören, kanuni temsilci, müdafi ve vekil katılabilir; taraflardan biri veya vekili müzakerelere katılmaktan imtina ederse uzlaşmayı kabul etmemiş sayılır. Mağdur ve şüphelinin, sürecin her aşamasında bir avukatla temsil edilme hakkı bulunur; bu hak, edimin hukuka uygunluğunun ve uzlaşmanın özgür iradeyle gerçekleştiğinin doğru değerlendirilmesi bakımından önemlidir. Müzakereler sırasında yapılan açıklamalar, CMK m.253/20 gereğince sonraki hiçbir soruşturma, kovuşturma veya davada delil olarak kullanılamaz; bu güvence, tarafların süreçte çekincesiz konuşabilmesini sağlar.

Uzlaşma Sağlanması Hâlinde Verilecek Kararlar

Uzlaşmanın soruşturma aşamasında sağlanması ve şüphelinin üstlendiği edimi derhâl (def’aten) yerine getirmesi hâlinde, CMK m.253/19 uyarınca hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilir. Edimin ileri bir tarihe bırakılması, taksitlendirilmesi veya süreklilik arz etmesi durumunda ise kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir ve erteleme süresince zamanaşımı işlemez. Kamu davası açıldıktan sonra suçun uzlaşma kapsamında olduğunun anlaşılması hâlinde ise CMK m.254 devreye girer: dosya, aynı esas ve usule göre işlem yapılmak üzere uzlaştırma bürosuna gönderilir; edimin def’aten yerine getirilmesi hâlinde mahkeme davanın düşmesine karar verir, edimin ileri tarihe bırakılması veya taksitlendirilmesi hâlinde ise durma kararı verilir ve durma süresince zamanaşımı işlemez. Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2018/3566, K. 2018/6813, T. 17.10.2018 sayılı kararında, uzlaşma teklifi reddedilmiş olsa bile hüküm verilinceye kadar taraflar arasında uzlaşma sağlanması hâlinde davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğini vurgulamıştır. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2013/12462, K. 2014/3405, T. 12.02.2014 sayılı kararında da, uzlaştırma raporuna göre mağdurun şikâyetinden vazgeçtiği ve uzlaşmanın sağlandığı sabit olduğu hâlde sanığın mahkûm edilmesini bozarak, davanın düşmesine karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.

Uzlaşma Sağlanamazsa Süreç Nasıl Devam Eder?

Taraflar arasında uzlaşma sağlanamaması hâlinde uzlaştırma bürosu dosyayı ilgili birime iade eder ve soruşturma veya kovuşturmaya kaldığı yerden devam edilir; CMK m.253/18 uyarınca sonuçsuz kalan bir uzlaştırma girişiminden sonra tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez. Uzlaştırma sürecinde geçen süre boyunca dava zamanaşımı ve kovuşturma koşulu olan dava süresi işlemeyeceğinden, tarafların bu süreç nedeniyle bir hak kaybına uğraması söz konusu olmaz. Uzlaştırma usulünün hiç uygulanmaması veya eksik uygulanması, tek başına bir bozma nedenidir: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2017/3128, K. 2018/10985, T. 20.11.2018 sayılı kararında, taksirle yaralama suçuna ilişkin bozma kararına uyulmasına rağmen mahkemenin uzlaştırma eksikliğini yeniden gidermeden yargılamaya devam etmesini hukuka aykırı bulmuştur.

Uzlaştırmanın Mağdur ve Şüpheli/Sanık Açısından Avantajları

Mağdur açısından uzlaştırma, zararın uzun bir yargılama sürecini beklemeden ve doğrudan fail tarafından giderilmesini sağlar; uzlaşmanın gerçekleşmesi hâlinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya sonradan ortaya çıkan zararlar hariç olmak üzere aynı fiil nedeniyle ayrıca tazminat davası açılamaz, açılmış bir dava varsa feragat edilmiş sayılır. Şüpheli veya sanık açısından ise uzlaştırma, kovuşturmaya yer olmadığı ya da davanın düşmesi kararıyla sonuçlanan, adli sicile mahkûmiyet olarak işlemeyen bir çözüm sunar; edimin taksitli veya ileri tarihli olması hâlinde de kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya durma kararıyla ceza yargılamasının olumsuz sonuçlarından kaçınma imkânı doğar. Fethiye’de bu süreci doğru yönetebilmek, hem mağdurun zararının gerçek anlamda giderilmesi hem de şüphelinin haklarının korunması bakımından büyük önem taşır; bu nedenle uzlaştırma teklifi aşamasından itibaren bir avukattan destek alınması önerilir.

Uzlaştırma Bürolarının Rolü

CMK m.253/24 uyarınca her Cumhuriyet başsavcılığı bünyesinde bir uzlaştırma bürosu kurulur ve yeterli sayıda Cumhuriyet savcısı ile personel görevlendirilir; uzlaştırmacılar, hukuk fakültesi mezunlarının yer aldığı ve Adalet Bakanlığı’nca belirlenen listelerden seçilir. Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki uzlaştırma bürosu da, Fethiye’de işlenen ve kapsama giren suçlara ilişkin dosyaları bu usule göre yürütmekte; uzlaştırmacının hazırladığı rapor ve varsa yazılı anlaşma, büro aracılığıyla ilgili Cumhuriyet savcısına ya da mahkemeye ulaştırılmaktadır. Sürecin usulüne uygun yürütülüp yürütülmediği, yukarıda değinilen içtihatlarda görüldüğü gibi istinaf ve temyiz denetiminin de konusunu oluşturmaktadır. Uzlaştırma aşamasından sonuçlanmayan veya kapsam dışı kalan dosyalarda ceza yargılamasının genel işleyişine ilişkin ayrıntılı bilgiye Fethiye Ceza Avukatı sayfamızdan ulaşılabilir.

Sıkça Sorulan Sorular

Uzlaştırma kurumu nedir?

Uzlaştırma, ceza muhakemesinde mağdur ile şüpheli veya sanığın, CMK m.253-255’te belirlenen esas ve usule göre, bir uzlaştırmacı aracılığıyla anlaşarak uyuşmazlığı yargılama dışında çözmesini sağlayan bir kurumdur.

Hangi suçlar uzlaştırma kapsamındadır?

Şikâyete bağlı suçların tamamı ile kasten yaralamanın basit hâli, taksirle yaralama, tehdidin birinci fıkrası, konut dokunulmazlığının ihlali, hırsızlık, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, suç eşyasının satın alınması, çocuğun kaçırılması ve alıkonulması ile ticari sırrın açıklanması suçları CMK m.253/1 uyarınca uzlaştırma kapsamındadır.

Hangi suçlar uzlaştırma kapsamı dışındadır?

Cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, ısrarlı takip suçu ve 2025 değişikliğiyle hakaret suçu, şikâyete bağlı olsalar bile CMK m.253/3 uyarınca uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Hakaret suçu uzlaştırmaya tabi midir?

Hayır. 24/12/2025 tarihli 7571 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle hakaret suçunun tamamı uzlaştırma kapsamından çıkarılmıştır; bu tarihten önceki bazı Yargıtay kararlarında hakaretin uzlaşmaya tabi tutulduğu görülse de güncel mevzuat farklıdır.

Kasten yaralama suçunun hangi hâlleri uzlaştırma dışındadır?

TCK m.86/3’te sayılan üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı işlenme, savunmasız kişiye karşı işlenme, kamu görevi nedeniyle işlenme, silahla veya canavarca hisle işlenme hâlleri uzlaştırma kapsamı dışındadır.

Uzlaşma sağlanırsa ne olur?

Soruşturma aşamasında edim derhâl yerine getirilirse kovuşturmaya yer olmadığı kararı, kovuşturma aşamasında ise davanın düşmesine karar verilir; edim ileri tarihli veya taksitliyse sırasıyla kamu davasının açılmasının ertelenmesi veya durma kararı verilir.

Uzlaşma sağlanamazsa dava düşer mi?

Hayır, uzlaşma sağlanamazsa dosya ilgili birime iade edilir ve soruşturma veya kovuşturmaya kaldığı yerden devam edilir; tekrar uzlaştırma yoluna gidilemez.

Birden fazla suçtan biri uzlaştırmaya tabi değilse ne olur?

Uzlaştırma kapsamındaki suç, kapsam dışı bir suçla aynı mağdura karşı birlikte işlenmişse uzlaşma hükümleri uygulanmaz; ancak farklı mağdurlara yönelik işlenmişse veya kapsam dışı suç önödemeye tabiyse, uzlaştırma kapsamındaki suç bakımından uzlaşma hükümleri yine uygulanır.

Uzlaştırma müzakerelerinde avukat bulundurmak zorunlu mudur?

Zorunlu olmasa da CMK m.253/13 uyarınca taraflar müzakerelere müdafi veya vekilleriyle katılabilir; edimin hukuka uygunluğunun doğru değerlendirilmesi için bu hakkın kullanılması önerilir.

Fethiye’de uzlaştırma sürecinde nasıl destek alabilirim?

Fethiye Cumhuriyet Başsavcılığı bünyesindeki uzlaştırma bürosunun yürüttüğü sürece ilişkin haklarınızı öğrenmek ve doğru edimi belirlemek için teklif aşamasından itibaren bir avukatla görüşmeniz önerilir.

Uzlaştırma süreciyle karşılaşan mağdur, şüpheli veya sanıkların, dosyalarının kapsam içi mi kapsam dışı mı olduğunu, hangi kararın uygulanacağını ve edimin hukuki sonuçlarını erken aşamada bir avukatla değerlendirmesi önemlidir. Fethiye’de bu tür süreçlerde hak kaybını önlemek için dosyanızın özelliklerine göre değerlendirme yapılması gerekir.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)


Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?