tr

Ketmi Verese Davası Nedir?

Ketmi Verese Davası Nedir?
19.09.2026
16

Ketmi verese, bir mirasbırakanın gerçek mirasçılarından birinin veya birkaçının, veraset ilamı düzenlenirken ya da kadastro tespiti sırasında bilerek gizlenmesi, gösterilmemesi veya eksik beyan edilmesi hâlini ifade eder. Uygulamada en sık, hasımsız usulle alınan bir mirasçılık belgesinde bazı mirasçıların yer verilmemesi ya da kadastro çalışması sırasında tapu sicil müdürlüğüne ibraz edilen eksik veraset ilamı üzerine taşınmazın yalnızca bir kısım mirasçı adına tescil edilmesi şeklinde karşımıza çıkar. Bu yazımızda Fethiye miras avukatı olarak ketmi verese davasının şartlarını, Kadastro Kanunu’nun 10 yıllık hak düşürücü süresiyle ilişkisini ve konuya ilişkin güncel Yargıtay 1. Hukuk Dairesi kararlarını ele alacağız.

Ana Noktalar

  • Ketmi verese, gerçek mirasçıların veraset ilamında veya kadastro tespitinde gizlenmesi ya da eksik gösterilmesidir.
  • Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre, ketmi verese hâllerinde uygulanmaz.
  • Ketmi verese iddiasının çözümü, önce hasımlı bir dava ile gerçek mirasçıları gösteren yeni bir veraset ilamı alınmasına bağlıdır.
  • Tapu kaydı, gerçek mirasçılar adına ancak dayanak veraset ilamının iptali ve yolsuz tescilin kanıtlanmasıyla düzeltilebilir.

Ketmi Verese (Mirasçılığın Gizlenmesi) Nedir?

Ketmi verese, Türk hukukunda mirasçılığın gizlenmesi anlamına gelir ve mirasbırakanın gerçek mirasçılarından birinin veya birkaçının, veraset ilamı düzenlenirken ya da kadastro tespitinde bilerek dışarıda bırakılmasını ifade eder. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 599. maddesi uyarınca mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası kanun gereği bir bütün olarak kazanır; bu nedenle bir mirasçının veraset ilamında gösterilmemiş olması, onun mirasçılık sıfatını hiçbir şekilde ortadan kaldırmaz.

Madde 599- Mirasçılar, mirasbırakanın ölümü ile mirası bir bütün olarak, kanun gereğince kazanırlar. Kanunda öngörülen ayrık durumlar saklı kalmak üzere mirasçılar, mirasbırakanın aynî haklarını, alacaklarını, diğer malvarlığı haklarını, taşınır ve taşınmazlar üzerindeki zilyetliklerini doğrudan doğruya kazanırlar ve mirasbırakanın borçlarından kişisel olarak sorumlu olurlar.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/10393, K. 2022/447, T. 20.01.2022: Ketmi verese davalarında uyuşmazlığın çözümünün, hasımlı veraset ilamı alınmak üzere açılacak bir dava sonucunda mirasbırakanın tüm mirasçılarının belirlenmesine ve davacının bu mirasçılar arasında yer alıp almadığının saptanmasına bağlı olduğu vurgulanmıştır.

Ketmi Verese Nasıl Ortaya Çıkar? Hasımsız Veraset İlamı ve Kadastro Tespiti

Mirasçılık belgesi (veraset ilamı) sulh mahkemesi veya noterlikçe hasımsız bir usulle düzenlenir; başvuran kişinin beyanına göre çıkarılan bu belge, aksi kanıtlanıncaya kadar geçerli sayılır. Bu nedenle bir mirasçının, diğer mirasçıları bilerek beyan dışı bırakarak tek başına veya eksik mirasçı beyanıyla veraset ilamı çıkartması mümkün olabilmekte; belge gerçek durumu yansıtmasa da tapu sicil müdürlüğü işlemlerinde ve kadastro çalışmalarında kullanılabilmektedir. Veraset ilamının genel esasları için Fethiye Veraset İlamı Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz. Aynı durum kadastro tespiti sırasında da ortaya çıkabilir: tespit memuruna ibraz edilen eksik veya hatalı veraset ilamı üzerine taşınmaz, gerçek mirasçıların tamamı yerine yalnızca beyan edilen kişiler adına tespit ve tescil edilir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/16030, K. 2020/231, T. 16.01.2020: Hasımsız alınan veraset ilamlarının, mirasçılık belgelerinin aksi sabit oluncaya kadar geçerli olduğu gözetilerek, uyuşmazlığın hasımlı veraset ilamı alınmak suretiyle açıklığa kavuşturulmasının zorunlu olduğu belirtilmiştir.

Kadastro Kanunu m.12/3’teki 10 Yıllık Hak Düşürücü Süre Ketmi Verese Hâllerinde Uygulanır mı?

3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi, kadastro tutanaklarının kesinleşmesinden itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanılarak itiraz ve dava açılmasını yasaklamaktadır.

Madde 12/3- Bu tutanaklarda belirtilen haklara, sınırlandırma ve tespitlere ait tutanakların kesinleştiği tarihten itibaren on yıl geçtikten sonra, kadastrodan önceki hukuki sebeplere dayanarak itiraz olunamaz ve dava açılamaz.

Ancak Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre bu hüküm, ketmi verese iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil davalarında uygulanmaz; zira ketmi verese, kadastro öncesine ait bir hukuki sebep değil, kadastro tespiti sırasında ortaya çıkan bir durumdur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2023/1222, K. 2023/1939, T. 30.03.2023: Ketmi verese olgusunun kadastro öncesi bir neden değil, kadastro tespitiyle ortaya çıkan bir durumu ifade ettiği; bu nedenle ketmi verese hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davalarında Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığı belirtilmiştir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2021/10682, K. 2022/8328, T. 19.12.2022: Aynı ilke tekrar edilerek, kadastro tespit tutanağının kesinleşmesinden on yıl sonra açılan davada dahi, iddianın ketmi verese hukuki sebebine dayanması hâlinde Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesindeki hak düşürücü sürenin işletilemeyeceği vurgulanmıştır.

Mirasçılık Belgesinin (Veraset İlamının) İptali ile Ketmi Verese İddiasının İlişkisi

Ketmi verese iddiasına dayalı bir tapu iptali ve tescil davasının esastan incelenebilmesi için, öncelikle davacının mirasçılık sıfatını gösteren hasımlı bir veraset ilamına sahip olması gerekir. Davacı, dayanılan hatalı belgenin mirasçılık belgesinin iptali davası yoluyla ortadan kaldırıldığını ve kendisinin de gerçek mirasçılardan biri olduğunu kanıtlamakla yükümlüdür; mahkemece bu husus netleşmeden işin esasına girilmesi mümkün değildir. Mirasçılık belgesinin hangi hâllerde ve ne şekilde iptal ettirilebileceğine ilişkin ayrıntılı bilgiye Mirasçılık Belgesinin İptali Davası Nedir? başlıklı makalemizden ulaşabilirsiniz. Mirasçılık belgesinin iptali davası hasımlı (çekişmeli) bir dava olduğundan kural olarak asliye hukuk mahkemesinde açılır; gerçek mirasçıları gösteren yeni bir belge ise sulh hukuk mahkemesinden ya da noterden alınabilir.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2015/6899, K. 2018/809, T. 07.02.2018: Davacının, mirasbırakanın mirasçısı olduğunu kanıtlar biçimde tüm mirasçıları hasım göstererek açtığı bir dava sonucunda alınmış hasımlı veraset ilamı ibraz etmemesi hâlinde, öncelikle taraf sıfatının belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/7640, K. 2019/2152, T. 25.03.2019: Mirasçıların ketmedilmiş olması nedeniyle dayanak veraset ilamının iptaline karar verildiği ve kararın kesinleştiği hâllerde, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteminin bu yeni veraset ilamı esas alınarak değerlendirileceği kabul edilmiştir.

Tapu Kaydının İptali ve Gerçek Mirasçılar Adına Tescili

Ketmi verese nedeniyle hatalı düzenlenen veraset ilamına dayanılarak yapılan tapu tescili, hukuken yolsuz tescil niteliğindedir; zira tescilin dayanağı olan hukuki sebep gerçeği yansıtmamaktadır. Bu durumda gerçek mirasçılar, hatalı tescilin iptalini ve kendi miras payları oranında tesciline karar verilmesini talep edebilir. Yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davasının genel şartları hakkında Tapu İptal ve Tescil Davası başlıklı rehberimizde daha kapsamlı bilgi bulabilirsiniz.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2016/3201, K. 2016/3017, T. 14.03.2016: Ketmedilmiş mirasçıların bulunduğu bir veraset ilamı esas alınarak gerçekleştirilen tapu tescili işleminin, mirasçılığın gizlenmiş olması nedeniyle iptal edilerek gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilebileceği kabul edilmiştir.

Öte yandan taşınmazı yolsuz tescille edinen kişiden onu satın alan üçüncü kişinin iktisabı iyiniyetli ise, bu kazanım Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi kapsamında korunur; dolayısıyla iyiniyet iddiası her ketmi verese davasında ayrıca araştırılması gereken bir husustur.

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi, E. 2024/4050, K. 2025/3886, T. 22.09.2025: Dava konusu taşınmaz bakımından ketmi verese olgusunun kanıtlandığı hâllerde, taşınmazı yolsuz tescille edinen kişiden satın alan davalının iktisabının iyiniyetle gerçekleşip gerçekleşmediğinin duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerektiği; davacının kendi miras payına hasren de dava açabileceği vurgulanmıştır.

İspat Yükü ve Deliller

Ketmi verese iddiasını ispat yükü davacı tarafa aittir. Uygulamada en sık başvurulan deliller; mirasbırakanın nüfus kayıt örnekleri ve kök nüfus kaydı, kadastro tutanağının dayanağı belgeler, tapu sicil müdürlüğü işlem dosyası ve gerektiğinde tanık beyanlarıdır. Mahkeme de mirasbırakanın tüm mirasçılarını ve miras paylarını kendiliğinden araştırmak, gerektiğinde nüfus müdürlüğünden kayıtları getirtmek ve bilirkişi incelemesine başvurmakla yükümlüdür. Ketmi verese hukuki sebebine dayanan tapu iptali ve tescil davaları, mirasbırakanın ölümüyle kanun gereği kazanılmış olan mülkiyet hakkının yolsuz tescil nedeniyle düzeltilmesine yönelik olduğundan, genel zamanaşımı sürelerine de tabi değildir.

Sonuç ve İletişim

Ketmi verese davaları, hem miras hukukunun hem de tapu sicili hukukunun kesiştiği, usul bakımından da özenli bir hazırlık gerektiren dava türüdür. Sürecin hasımlı veraset ilamı temini, ispat yükünün karşılanması ve iyiniyet iddialarının değerlendirilmesi gibi aşamaları doğru yönetilmezse hak kaybı yaşanması olasıdır. Fethiye Miras Avukatı olarak, mirasınıza ilişkin bir tapu kaydının ketmi verese nedeniyle hatalı düzenlendiğini düşünüyorsanız dosyanızı değerlendirebilir ve süreci sizin adınıza yürütebiliriz.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

Sıkça Sorulan Sorular

Ketmi verese nedir?

Ketmi verese, bir mirasbırakanın gerçek mirasçılarından birinin veya birkaçının, veraset ilamı düzenlenirken ya da kadastro tespiti sırasında bilerek gizlenmesi, gösterilmemesi veya eksik beyan edilmesi hâlidir. Bu durum, hem mirasçılık belgesinin hem de belgeye dayanılarak yapılan tapu tescilinin gerçeği yansıtmamasına yol açar.

Ketmi verese davası kime karşı açılır?

Ketmi verese hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davası, taşınmazı ketmi verese yoluyla edinen kayıt malikine ve varsa taşınmazı ondan devralan kişilere karşı açılır. Yargıtay uygulamasına göre davacı kendi miras payına hasren dava açabildiğinden, davalının mirasçı olup olmadığına bakılmaksızın dava yöneltilebilir.

Kadastro Kanunu’nun 10 yıllık hak düşürücü süresi ketmi verese davalarında uygulanır mı?

Hayır. Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin yerleşik içtihadına göre 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesindeki 10 yıllık hak düşürücü süre ketmi verese hâllerinde uygulanmaz; çünkü ketmi verese kadastro öncesi bir hukuki sebep değil, kadastro tespitiyle birlikte ortaya çıkan bir durumdur.

Ketmi verese davasında zamanaşımı var mıdır?

Ketmi verese hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davaları, mirasbırakanın ölümüyle kanun gereği kazanılmış olan mülkiyet hakkının yolsuz tescil nedeniyle düzeltilmesine yönelik olduğundan, genel zamanaşımı sürelerine tabi değildir.

Ketmi verese iddiası ile önce hangi dava açılmalıdır?

Dayanak veraset ilamı hasımsız usulle alınmışsa, öncelikle gerçek mirasçıların tamamını hasım göstererek açılacak bir mirasçılık belgesinin iptali davasıyla, tüm mirasçıların doğru şekilde belirlendiği yeni bir hasımlı veraset ilamı alınması gerekir. Bu belge, tapu iptali ve tescil davasının temelini oluşturur.

Ketmi verese davasında ispat yükü kimdedir?

İspat yükü davacı tarafa aittir. Davacı, mirasbırakanın gerçek mirasçısı olduğunu ve dayanak veraset ilamında gösterilmediğini veya eksik pay verildiğini kanıtlamakla yükümlüdür; mahkeme de mirasçıları ve payları resen araştırmak, gerektiğinde nüfus kayıtlarını getirtmek ve bilirkişi incelemesi yaptırmakla yükümlüdür.

Tapuyu iyiniyetle satın alan üçüncü kişinin durumu ne olur?

Taşınmazı yolsuz tescille edinen kişiden satın alan üçüncü kişinin iktisabı iyiniyetli ise, bu kazanım Türk Medeni Kanunu’nun 1023. maddesi uyarınca korunur. Bu nedenle davalının iyiniyetli olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde araştırılması gerekir.

Ketmi verese davası hangi mahkemede açılır?

Ketmi verese hukuki sebebine dayalı tapu iptali ve tescil davası, taşınmazın bulunduğu yerdeki asliye hukuk mahkemesinde görülür.

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?