tr
tr

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Nedir? Unsurları ve Nitelikli Halleri

Göçmen Kaçakçılığı Suçu Nedir? Unsurları ve Nitelikli Halleri
16.09.2026
321

Fethiye ve genel olarak Muğla kıyı şeridi, Ege ve Akdeniz’i birbirine bağlayan coğrafi konumu nedeniyle Türkiye’nin yasa dışı göç hareketliliğinin en yoğun yaşandığı bölgelerden biridir. Bu coğrafi gerçeklik, bölge adliyelerinde göçmen kaçakçılığı suçuna ilişkin soruşturma ve kovuşturmaların fiilen sık karşılaşılan bir dosya türü olmasına yol açmaktadır. Bu yazımızda Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesinde düzenlenen göçmen kaçakçılığı suçunun unsurlarını, nitelikli hâllerini ve konuya ilişkin güncel Yargıtay kararlarını Fethiye Ceza Avukatı olarak ele alacağız.

Göçmen Kaçakçılığı Suçu (TCK m.79) Nedir?

Göçmen kaçakçılığı suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 79. maddesinde düzenlenmiştir. Bu suç, maddi menfaat maksadıyla ve yasal olmayan yollarla işlenen bir suçtur (TCK m.79/1).

TCK Madde 79- (1) Doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi menfaat elde etmek maksadıyla, yasal olmayan yollardan; a) Bir yabancıyı ülkeye sokan veya ülkede kalmasına imkan sağlayan, b) Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlayan, kişi, beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adlî para cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun, mağdurların hayatı bakımından tehlikeye maruz bırakılması veya onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır.

(3) Bu suçun, birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde verilecek ceza yarısından bir katına kadar artırılır.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu, Madde 79

Kanunda suçun bir tanımı yapılmamış olmakla birlikte uluslararası mevzuat bu boşluğu doldurmaktadır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/4151, K. 2022/22213, T. 09.11.2022 sayılı kararında, Sınıraşan Örgütlü Suçlara Karşı Birleşmiş Milletler Sözleşmesine Ek Kara, Deniz ve Hava Yoluyla Göçmen Kaçakçılığına Karşı Ek Protokolün 3. maddesine atıf yapılarak suçun uluslararası tanımı hatırlatılmıştır. Bu tanıma göre suç, mali veya diğer bir maddi çıkar elde etmek amacıyla bir kişinin vatandaşı olmadığı veya daimi ikametgahının bulunmadığı bir devlete yasa dışı girişinin temin edilmesidir.

Suçun maddi unsuru üç seçimlik hareketten oluşur. Bu hareketler bir yabancıyı yasal olmayan yollarla ülkeye sokmak, ülkede kalmasına imkan sağlamak ve Türk vatandaşı veya yabancının yurt dışına çıkmasına imkan sağlamaktır. Ceza Genel Kurulu, E. 2018/116, K. 2020/279, T. 09.06.2020 sayılı kararında bu seçimlik hareketlerden birinin kapsamı ayrıca açıklığa kavuşturulmuştur. Karara göre ülkeye yasalara uygun şekilde girmiş olsa bile ülkede kalması için gerekli koşulları sağlamayan bir yabancının sınır dışı edilmesini engelleyici davranışlar, ülkede kalmasına imkan sağlama seçimlik hareketi kapsamında değerlendirilir.

Herkes bu suçun faili olabilir; eylem icrai bir hareketle işlenebileceği gibi ihmali bir hareketle de işlenebilir.

Suçun Mağduru Kimdir? Mağdur ile Suçun Konusu Ayrımı

Göçmen kaçakçılığı suçunda göçmenlerin hukuki konumu, uygulamada sıkça karıştırılan bir husustur. Yargıtay’ın istikrar kazanan görüşüne göre göçmenlerin bu suçun yasal mağduru olmadığı, suçun konusunu oluşturduğu kabul edilmektedir. Bu görüşe göre suçun yasal mağduru uluslararası toplumdur.

Bu ayrımın önemli bir sonucu, suçun konusunun kim olduğuna ilişkindir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/4151, K. 2022/22213, T. 09.11.2022 sayılı kararında, bir kimsenin kendi uyruğunda bulunduğu devletin ülkesine yasa dışı yollarla sokulması eyleminin suçun konusunu oluşturmadığı kabul edilmiştir. Bu karara göre böyle bir durumda suç unsurları gerçekleşmediğinden beraat kararı verilmesi gerekmektedir.

Manevi Unsur: Maddi Menfaat Maksadı

Göçmen kaçakçılığı suçunun manevi unsuru özel kast niteliğindedir. Suçun manevi unsuru, fiilin doğrudan doğruya veya dolaylı olarak maddi bir yarar elde etmek maksadıyla işlenmesidir (TCK m.79/1). Suçun oluşması için bu maksadın varlığı gerekli ve yeterlidir; menfaatin fiilen elde edilmiş olması aranmaz.

Maddi menfaat unsuru somut olayda, örneğin sanığın belirli bir miktar para karşılığında göçmenleri taşımayı kabul ettiğine dair ikrar niteliğindeki savunması ve göçmenlerin anlatımları gibi delillerle ortaya konulabilir.

Manevi unsurla bağlantılı olarak haksızlık yanılgısı da uygulamada değerlendirilen bir husustur. Failin işlediği fiilin haksızlık oluşturduğu konusunda kaçınılmaz bir hataya düşmesi hâlinde cezalandırma engellenebilir. Failin eyleminin hukuka aykırı olmadığını düşünerek hareket ettiği ve bu yanılgının kaçınılmaz nitelikte olduğu durumlarda, CMK’nın 223/3-d maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekebilir.

Nitelikli Haller ve Ceza Artırımı

TCK m. 79/1 uyarınca göçmen kaçakçılığı suçunun temel şekline verilecek ceza beş yıldan sekiz yıla kadar hapistir (alt sınır 7445 sayılı Kanunla yükseltilmiş olup daha önceki tarihli eylemlerde eski hüküm uygulanabilir). Kanun, belirli hâllerde bu cezanın artırılmasını öngörmektedir. Göçmen kaçakçılığı suçunun (TCK m.79) temel şeklinin üst sınırı sekiz yıl olduğundan, 5235 sayılı Kanun m.12’deki on yılı aşan hapis cezası eşiğinin altında kalır ve asliye ceza mahkemesinin görevindedir (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2008/13531, K. 2010/12370, T. 27.10.2010; Yargıtay 19. Ceza Dairesi, E. 2015/16040, K. 2016/14625, T. 06.04.2016). 5235 sayılı Kanun m.14 uyarınca görev tespitinde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmez; bu nedenle TCK m. 79/2 ve m. 79/3’teki artırım hâlleri de görevi değiştirmez, göçmen kaçakçılığı davaları kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür.

Mağdurun Hayatının Tehlikeye Atılması (TCK m. 79/2-a)

Bu nitelikli hâlin uygulanabilmesi için dosyada göçmenlerin yaşamının somut olarak tehlikeye girdiğine dair açık tespitlerin bulunması gerekmektedir. Olay yeri tespit tutanağında hayati tehlikenin varlığına dair bir anlatıma yer verilmediği ve göçmenlerin de bu yönde bir beyanının bulunmadığı durumlarda bu nitelikli hâl uygulanamaz.

Buna karşılık taşıma koşullarının somut olarak hayati tehlike oluşturduğu kabul edilen durumlar da mevcuttur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin esastan onadığı E. 2022/17218, K. 2023/15431, T. 27.02.2023 sayılı kararda, 125 göçmenin etrafı branda ile örtülü ve yük taşımak için kullanılan bir tırda taşınmasının mağdurların hayatı bakımından tehlike oluşturduğu yönündeki ilk derece kabulü onanmıştır. Kapalı kasa araçlarda göçmenlerin bir kısmının koltukta, diğerlerinin ise kasa kısmında eşyaların üzerinde taşınması ve göçmenlerin taşıma kapasitesinin çok üzerinde araçlara bindirilmesi de hayati tehlike olarak değerlendirilmektedir.

Deniz yoluyla yapılan göçmen kaçakçılığında da benzer bir değerlendirme yapılmaktadır. Denize açılmaya elverişli olmayan bir teknede istiap haddinin iki katından fazla göçmen taşınması ve yeterli güvenlik ekipmanının bulunmaması ya da göçmenlerin yalnızca bir kısmının can yeleği taşıması ve şişme botun kapasitesinin aşılması hâllerinde bu nitelikli hâlin uygulanması söz konusu olabilir. Aleyhe temyiz bulunmayan durumlarda ise bu husus bozma nedeni yapılamamaktadır.

Onur Kırıcı Muamele (TCK m. 79/2-b)

Göçmenlerin insan onuruyla bağdaşmayan koşullarda barındırılması veya taşınması bu nitelikli hâli oluşturur. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin esastan onadığı E. 2022/17218 sayılı kararda, göçmenlerin hava almalarına imkân bulunmayan bir tırda taşınmasının yanı sıra, pis ve havasız, insan onuruna yaraşır temel ihtiyaçları karşılamaktan uzak bir yerde tutulmalarının onur kırıcı muamele sayıldığı yönündeki ilk derece kabulü onanmıştır.

Hayati tehlike ile onur kırıcı muamelenin aynı olayda birlikte gerçekleşmesi hâlinde artırım oranının nasıl belirleneceği de ayrıca değerlendirilmektedir. Artırım oranı yasal ve yeterli gerekçe gösterilerek belirlenmelidir; nitekim E. 2022/17218 sayılı kararın konusu olan dosyada önceki hüküm, TCK m. 79/3 uyarınca cezaların yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeksizin en üst hadden artırılması nedeniyle Yargıtay 4. Ceza Dairesince bozulmuş, yeniden kurulan ve artırımı alt sınırdan uzaklaşılarak belirleyen hüküm ise onanmıştır.

Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte İşlenmesi ve Örgüt Faaliyeti (TCK m. 79/3)

Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin esastan onadığı E. 2022/17218, K. 2023/15431, T. 27.02.2023 sayılı kararda, sanıkların birlikte hareket ederek suçu birlikte işlediklerinin sabit olması nedeniyle üçüncü fıkranın ihlal edildiği yönündeki ilk derece kabulü onanmıştır. Müşterek faillik için aranan kriter Ceza Genel Kurulu, E. 2020/270, K. 2023/620, T. 22.11.2023 sayılı kararında açıklanmıştır. Karara göre müşterek faillik için failler arasında birlikte suç işleme kararının bulunması ve suçun işlenişi üzerinde birlikte hakimiyet kurulması gerekmektedir. Göçmenler ile kaçakçılar arasındaki para transferini yöneten kişilerin de katkılarının niteliğine göre doğrudan fail sayılmaları mümkündür.

Suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ceza yarısından bir katına kadar artırılır. Ceza Genel Kurulu, E. 2019/257, K. 2023/671, T. 20.12.2023 sayılı kararında, suç işlemek amacıyla örgüte üye olma suçu zamanaşımına uğramış olsa dahi göçmen kaçakçılığı suçunun zamanaşımı süresi hesaplanırken bu nitelikli hâlin dikkate alınması gerektiği belirtilmiştir. Sanık hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde ayrı bir soruşturma veya kovuşturma yürütülmemiş olması ise bu nitelikli hâle ilişkin itirazları tek başına haklı kılmaz.

Teşebbüs ve İçtima

Göçmen kaçakçılığı suçunda teşebbüs hükümleri özellik arz etmektedir. TCK m. 79/1’in son cümlesi uyarınca suç teşebbüs aşamasında kalmış olsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur.

İçtima bakımından Türk Ceza Kanunu’nda gerçek içtima esastır; bileşik suç, zincirleme suç ve fikri içtima (TCK m.42-44) bu kuralın istisnalarıdır ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı suç işleme kararı ve zaman aralığı gözetilerek değerlendirilir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/7227, K. 2023/17089, T. 11.04.2023 sayılı kararında, sanıkların farklı tarihlerdeki eylemlerinin birbirinin devamı niteliğinde olmadığı, her eylemin ayrı suç olarak değerlendirilmesi ve her sanığın iştirak ettiği eylem sayısınca cezalandırılması gerektiği kabul edilmiştir; bu karar oy çokluğuyla verilmiş olup karşı oyda, farklı zamanlarda işlenen eylemler için TCK m.43 uyarınca tek ceza verilip artırım yapılması gerektiği savunulmuştur. Ayrıca Ceza Genel Kurulu, E. 2018/116, K. 2020/279, T. 09.06.2020 sayılı kararında, kaçak yabancıyı izinsiz çalıştıran failin, Kabahatler Kanunu’nun 15/3. maddesi gereğince yalnızca TCK m. 79 kapsamındaki suçtan sorumlu tutulması gerektiği belirtilmiştir.

Güncel Yargıtay Kararları

Göçmen kaçakçılığı suçuna ilişkin yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan içtihatlara ek olarak, aşağıdaki kararlar da güncel yargı uygulamasının genel çerçevesini özetlemektedir.

  • Ceza Genel Kurulu, E. 2019/257, K. 2023/671, T. 20.12.2023: Örgüt kurma veya üye olma suçu zamanaşımına uğrasa dahi göçmen kaçakçılığı suçunun zamanaşımı ve ceza artırımı hesabında örgüt nitelikli hâlinin dikkate alınacağı belirtilmiştir.
  • Ceza Genel Kurulu, E. 2020/270, K. 2023/620, T. 22.11.2023: Müşterek faillik için birlikte suç işleme kararının yanı sıra fiil üzerinde ortak hakimiyetin arandığı açıklanmıştır (karar oy çokluğuyla verilmiştir).
  • Ceza Genel Kurulu, E. 2018/116, K. 2020/279, T. 09.06.2020: Ülkeye yasalara uygun girse bile ülkede kalma koşullarını sağlamayan yabancının ülkede kalmasına imkan sağlamanın da suçu oluşturacağı ve izinsiz çalıştırmada yalnızca TCK m. 79’dan ceza verileceği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/17218, K. 2023/15431, T. 27.02.2023: 125 göçmenin branda ile örtülü bir tırda taşınması ve göçmenlerin pis, havasız bir yerde tutulması nedeniyle hayati tehlike, onur kırıcı muamele ve birlikte işleme nitelikli hâllerinin uygulanması esastan onanmıştır.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/4151, K. 2022/22213, T. 09.11.2022: Bir kimsenin kendi uyruğundaki devletin ülkesine sokulmasının suçun konusunu oluşturmayacağı ve beraat kararı verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi, E. 2022/7227, K. 2023/17089, T. 11.04.2023: Birbirinin devamı niteliğinde olmayan eylemlerin ayrı suç sayılacağı ve sanığın iştirak ettiği eylem sayısınca cezalandırılacağı oy çokluğuyla kabul edilmiştir.

Sonuç ve İletişim

Göçmen kaçakçılığı suçu, hem maddi hem de manevi unsurları bakımından ayrıntılı bir değerlendirme gerektiren, nitelikli hâlleri nedeniyle ceza miktarı önemli ölçüde değişebilen bir suç tipidir. Mağdur ile suçun konusu arasındaki ayrımın doğru kurulması, maddi menfaat maksadının somut delillerle ortaya konulması ve nitelikli hâllere ilişkin tespitlerin dosyada yer alıp almadığının değerlendirilmesi, sürecin sonucunu doğrudan etkilemektedir. Fethiye ve Muğla’da bu suç isnadıyla karşılaşan kişilerin, savunma stratejisinin ve varsa nitelikli hâllere itirazların usulüne uygun şekilde ileri sürülebilmesi için bir ceza avukatından destek alması önem taşımaktadır.

Konuyla bağlantılı olarak Soruşturma ve Kovuşturma Aşaması Nedir? başlıklı makalemiz de ilginizi çekebilir.

Unsur / Nitelikli HâlCeza ve SonuçDayanak
Temel şekilBeş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezası; üst sınır sekiz yıl olduğundan davalar kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülürTCK m.79/1, 5235 s.K. m.12, m.14
Hayati tehlike / onur kırıcı muameleCeza yarısından üçte ikisine kadar artırılır; hayati tehlikenin dosyada somut tespitlerle ortaya konması gerekirTCK m.79/2
Birden fazla kişi tarafından birlikte işlemeCeza yarısına kadar artırılır; müşterek faillik için birlikte suç işleme kararı ve fiil üzerinde ortak hakimiyet aranırTCK m.79/3
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlemeCeza yarısından bir katına kadar artırılır; örgüte üyelik suçu zamanaşımına uğrasa da nitelikli hâl dikkate alınırTCK m.79/3
TeşebbüsSuç teşebbüs aşamasında kalsa dahi tamamlanmış gibi cezaya hükmolunurTCK m.79/1
Kendi uyruğundaki ülkeye sokulmaSuçun konusunu oluşturmaz; unsurlar gerçekleşmediğinden beraat kararı verilirYargıtay 4. Ceza Dairesi içtihadı
Mağdur / suçun konusuGöçmenler suçun konusudur, yasal mağdur uluslararası toplumdur; göçmenlerin ifadeleri delil olarak değerlendirilirYargıtay uygulaması

Sıkça Sorulan Sorular

Göçmen kaçakçılığı suçunun cezası nedir?

TCK m. 79 uyarınca suçun temel şekli beş yıldan sekiz yıla kadar hapis ve bin günden on bin güne kadar adli para cezasını gerektirir (alt sınır, 28.3.2023 tarihli ve 7445 sayılı Kanun’un 16. maddesiyle üç yıldan beş yıla yükseltilmiştir). Nitelikli hâllerin varlığı durumunda bu ceza ayrıca artırılır.

Göçmenler bu suçta mağdur mudur?

Yargıtay’ın istikrar kazanan görüşüne göre göçmenler bu suçun yasal mağduru değil, suçun konusudur. Suçun yasal mağduru uluslararası toplum olarak kabul edilmektedir. Bu ayrım, göçmenlerin ifadelerinin dosyada nasıl değerlendirileceğini de etkilemektedir.

Bir kişinin kendi ülkesine kaçak yollarla sokulması bu suçu oluşturur mu?

Hayır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi’nin yerleşik kararlarına göre (örn. E. 2022/4151, K. 2022/22213, T. 09.11.2022), bir kişinin kendi vatandaşı olduğu ülkeye yasa dışı yollarla girmesi bu suçun konusunu oluşturmaz; bu hâlde suç unsurları gerçekleşmediğinden beraat kararı verilmesi gerekir.

Göçmen kaçakçılığı suçunda maddi menfaatin fiilen elde edilmiş olması gerekir mi?

Hayır. Yargıtay kararlarına göre suçun oluşması için maddi menfaat elde etme maksadının varlığı yeterlidir. Menfaatin fiilen elde edilmiş olması aranmamaktadır.

Göçmen kaçakçılığında hangi hâller cezayı artırır?

Mağdurların hayatının tehlikeye atılması ve onur kırıcı bir muameleye maruz bırakılması hâllerinde ceza yarısından üçte ikisine kadar artırılır. Suçun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hâlinde ceza yarısına kadar, bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde ise yarısından bir katına kadar artırılır.

Göçmenlerin taşındığı aracın türü ceza miktarını etkiler mi?

Evet. Yargıtay kararlarında, kapasitesinin çok üzerinde göçmen taşınan kapalı kasa araçlar, branda ile örtülü tırlar ve güvenlik ekipmanı yetersiz deniz araçlarının somut olayda hayati tehlike nitelikli hâlinin oluşmasına yol açtığı kabul edilmiştir. Buna karşılık dosyada hayati tehlikeye dair somut bir tespit bulunmadığı hâllerde bu nitelikli hâl uygulanmaz.

Göçmen kaçakçılığı suçunda teşebbüs mümkün müdür ve cezası nedir?

Evet, suç teşebbüs aşamasında kalabilir. Ancak Yargıtay kararlarına göre TCK m. 79’un birinci fıkrası uyarınca eylem teşebbüs aşamasında kalsa dahi tam ceza verilmesi gerekmektedir.

Birden fazla göçmen taşınması durumunda kaç suç oluşur?

Türk Ceza Kanunu’nda gerçek içtima esastır. Yargıtay 4. Ceza Dairesi, birbirinin devamı niteliğinde olmayan ve farklı tarihlerde gerçekleştirilen her eylemi ayrı suç saymış, sanığın iştirak ettiği eylem sayısınca cezalandırılmasını kabul etmiştir (E. 2022/7227, K. 2023/17089, T. 11.04.2023, oy çokluğuyla). Tek bir eylem içinde taşınan göçmen sayısının suç sayısını mı, yoksa cezanın belirlenmesini mi etkileyeceği somut olayın özelliklerine göre değerlendirilir.

Göçmen kaçakçılığı suçunda tutuklama şartları nelerdir?

Tutuklama, CMK’da öngörülen genel şartlara, yani kuvvetli suç şüphesinin varlığına ve bir tutuklama nedeninin bulunmasına bağlıdır. Göçmen kaçakçılığı suçunun üst sınırının yüksekliği ve nitelikli hâllerin varlığı, somut olayda kaçma veya delilleri karartma şüphesinin değerlendirilmesinde dikkate alınabilmektedir. Tutukluluğa itiraz sürecinin usulüne uygun yürütülmesi için bir ceza avukatından destek alınması önerilir.

Bu suçta mağdur ifadesi nasıl değerlendirilir?

Göçmenler suçun konusu kabul edildiğinden ifadeleri mağdur beyanı olarak değil, olayın aydınlatılmasına katkı sağlayan bir delil olarak değerlendirilir. Yargıtay kararlarında, göçmenlerin hayati tehlikeye ilişkin beyanlarının bulunup bulunmadığı, nitelikli hâllerin ispatı bakımından ayrıca önem taşımaktadır.

Göçmen kaçakçılığı davası ağır ceza mahkemesinde mi görülür?

Göçmen kaçakçılığı suçunun temel şeklinin üst sınırı sekiz yıl olup 5235 sayılı Kanun m.12’deki on yılı aşan hapis cezası eşiğinin altında kaldığından, davalar kural olarak asliye ceza mahkemesinde görülür; 5235 sayılı Kanun m.14 gereği TCK m. 79/2 ve m. 79/3’teki artırım hâlleri görevi değiştirmez. Somut dosyada görevli mahkemenin tespiti için bir ceza avukatına danışılması faydalı olacaktır.

Göçmen kaçakçılığı suçunda örgütlü suç iddiası her zaman ayrı bir soruşturmayı gerektirir mi?

Hayır. Yargıtay kararlarına göre sanık hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde ayrı bir soruşturma veya kovuşturma yürütülmemiş olması, bu nitelikli hâle ilişkin itirazları tek başına haklı kılmaz. Örgüt nitelikli hâlinin uygulanıp uygulanmayacağı dosyadaki somut delillere göre değerlendirilir.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?