Mirasçılık belgesi (veraset ilamı), bir kişinin ölümü üzerine kimlerin yasal mirasçısı olduğunu gösteren resmi bir belgedir. Ancak sulh mahkemesi veya noterlik tarafından hasımsız bir usulle, yani çekişmesiz yargı yoluyla düzenlendiği için, sonradan gerçeğe aykırı çıktığı anlaşılan bir mirasçılık belgesinin düzeltilmesi her zaman mümkündür. Bu yazımızda Fethiye miras avukatı olarak mirasçılık belgesinin iptali davasının şartlarını, kimlere karşı açılacağını, iptal sebeplerini ve konuya ilişkin güncel Yargıtay kararlarını ele alacağız.
Mirasçılık Belgesinin İptali Davası Nedir?
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu‘nun (TMK) 598. maddesi, kimlerin yasal mirasçı olduğunu belirleyip bu sıfatı gösteren bir belgenin, başvuru üzerine sulh mahkemesi veya noterlik tarafından düzenleneceğini öngörmektedir. Yargıtay kararlarında da vurgulandığı üzere mirasçılık belgesi istemek, maddi bir olayın varlığını ikrar ile kişiler arasındaki soybağı ilişkisini tespit ettirmekten ibarettir.
Mirasçılık belgesi verilmesine ilişkin dava hasımsız olarak açılır ve çekişmesiz yargı işi niteliğindedir. Bu nedenle verilen karar maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez; belgenin gerçeğe aykırı olduğu her zaman ileri sürülebilir. Veraset ilamının kendisi hakkında genel bilgi için Fethiye Veraset İlamı Avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Madde 598- Başvurusu üzerine yasal mirasçı oldukları belirlenenlere, sulh mahkemesince veya noterlikçe mirasçılık sıfatlarını gösteren bir belge verilir.
Mirasçılık belgesinin geçersizliği her zaman ileri sürülebilir.
Ölüme bağlı tasarrufun iptaline ilişkin dava hakkı saklıdır.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir sorun da, hatalı mirasçılık belgesinin tapuda veya başka bir resmi işlemde zaten kullanılmış olmasıdır. Bu durumda yalnızca hasımsız yeni bir belge almak sorunu çözmez; mirasçıların, önceki hatalı belgenin hasımlı bir dava ile iptalini talep etmesi gerekir.
Kimler Aleyhine Açılır? (Hasımlı Dava ve Zorunlu Dava Arkadaşlığı)
Mirasçılık belgesinin verilmesi hasımsız bir usul izlerken, iptali davası tam tersine hasımlı olarak açılır. Yargıtay içtihatlarına göre mirasçılık belgesinin iptali davalarında mirasçılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Dava sonucunda verilecek hüküm, iptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilen herkesin hukuki durumunu etkileyeceğinden, bu kişilerin (ölmüşlerse mirasçılarının) davada taraf olarak yer alması zorunludur. Taraf teşkilinin sağlanması kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden (re’sen) gözetilir. Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 15.01.2024 tarihli, E. 2023/5738, K. 2024/177 sayılı kararı bu kuralı kendi gerekçesinde açıkça ortaya koymuş ve sonucunu da göstermiştir: iptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilenleri, verilen kesin süreye rağmen davaya dahil etmeyen davacının davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilmiş, Daire bu kararı oybirliğiyle onamıştır.
Davacı sıfatı bakımından ise, mirasçılık belgesinde hiç yer verilmeyen ve kendisine pay verilmeyen mirasçılar ile, mirasçı olarak gösterilmesine rağmen gerekenden az pay verilen mirasçılar, önceki belgenin iptalini talep edebilir.
Taraf teşkili bakımından iptali istenen belgede gösterilen tüm mirasçıların (ölmüşlerse onların mirasçılarının) davaya dahil edilmesi gerekir ve bu husus kamu düzenine ilişkin olduğundan mahkemece kendiliğinden gözetilir. İptali istenen belgedeki tüm mirasçıların davalı olarak gösterilmesiyle taraf teşkili usulüne uygun sağlanmış olur; örneğin murisin kızı olmadığı sonradan anlaşılan bir kişiye pay veren belgenin iptali davasında da bu yol izlenir.
İspat yükü bakımından davacı taraf, mirasbırakanın mirasçısı olduğunu, iptali istenen belgede mirasçı olarak gösterilmediğini ya da mirastan olması gerekenden az pay aldığını kanıtlamakla yükümlüdür. Buna karşılık mahkemenin de mirasbırakanın diğer mirasçılarını tespit etmek ve payları belirlemek üzere resen araştırma yapma, gerektiğinde bilirkişi incelemesine başvurma yükümlülüğü bulunmaktadır.
Mirasçılık Belgesinin İptali Sebepleri
Yargıtay içtihatlarına göre bir mirasçılık belgesinin iptalini gerektiren başlıca haller şunlardır:
Gözden Kaçan Mirasçı
Mirasbırakanın yasal mirasçısı olmasına rağmen belgede hiç yer verilmeyen bir mirasçının bulunması, en sık görülen iptal sebeplerinden biridir. Nüfus kayıtlarının veya kök murislerin gözden kaçırılması sonucunda hazırlanan belgeler hatalı sayılır.
Bir yasal mirasçıya hiç yer verilmemiş olması belgeyi baştan hatalı kılar; bu durumda belgenin iptal edilip doğru payları gösteren yenisinin düzenlenmesi gerekir. Kök murislerin gözden kaçırılması sebebiyle birden fazla sulh hukuk mahkemesince verilmiş mirasçılık belgeleri de iptal edilerek yeni belge verilebilir.
Evlatlık İlişkisi Hatası
Evlat edinme ilişkisinin doğru değerlendirilmemesi de sık görülen bir iptal sebebidir. Evlatlığın nüfus kayıtlarında ve mahkeme ilamında yer almasına rağmen veraset ilamında gösterilmemesi ya da evlat edinenin muristen önce vefat etmiş olması nedeniyle evlatlığın murise mirasçı olamayacağı hallerin gözetilmemesi, belgenin iptalini gerektirir.
Evlatlık statüsü nüfus kayıtlarında ve mahkeme ilamında yer aldığı hâlde veraset ilamında gösterilmemişse, evlat edinme kararı geçerli olduğu ve evlatlığın iptaline dair bir karar bulunmadığı sürece mirasçılık belgesi iptal edilerek yenisi düzenlenir.
Ters yönde bir hatada ise, evlat edinen kişi murisden önce vefat ettiği için evlatlığın artık murise mirasçı olamayacağı gözden kaçırılmışsa, bu nedenle düzenlenen belge iptal edilir.
Mirasçılıktan Çıkarma ve Mirastan Yoksunluk
TMK m. 578/1 uyarınca mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden kişi mirastan yoksun kalır ve adına pay verilemez. Aynı şekilde TMK m. 511/2 uyarınca mirasçılıktan çıkarılan (ıskat edilen) kişinin miras payı, kendisi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek altsoyuna geçer; bu durumun ve hukuki sonuçlarının mirasçılık belgesinde açıkça gösterilmesi gerekir.
Madde 578- Aşağıdaki kimseler, mirasçı olamayacakları gibi; ölüme bağlı tasarrufla herhangi bir hak da edinemezler: 1. Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs edenler…
Madde 511- Mirasçılıktan çıkarılan kimse, mirastan pay alamayacağı gibi; tenkis davası da açamaz. Mirasbırakan başka türlü tasarrufta bulunmuş olmadıkça, mirasçılıktan çıkarılan kimsenin miras payı, o kimse mirasbırakandan önce ölmüş gibi, mirasçılıktan çıkarılanın varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın yasal mirasçılarına kalır.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 12.12.2024 tarihli, E. 2024/933 ve K. 2024/5661 sayılı kararıyla onanan Urla 1. Asliye Hukuk Mahkemesi kararı: Evlat edineni öldüren evlatlığın (TMK m. 578/1 uyarınca) mirasçı olamayacağı gerekçesiyle veraset ilamı iptal edilmiştir.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi’nin 20.01.2026 tarihli, E. 2025/2500 ve K. 2026/357 sayılı kararıyla onanan Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi kararı: Mirasçılıktan çıkarılanın (TMK m. 511/2) payının muristen önce ölmüş gibi altsoyuna dağıtılacağı ve mirasçılık belgesinde çıkarmanın hukuki sonuçlarının gösterilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Mirasın en yakın mirasçılar tarafından reddedilmesi hâlinde de miras altsoya geçmez; tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir. Bu durumun mirasçılık belgesine yanlış yansıtılması da iptal sebebidir.
Hatalı Hazine (Devlet) Payı
Murisin mirasçıları varken veya TMK m. 594’te öngörülen ilan usulü tamamlanmadan payın Devlete (Hazineye) intikal ettirilmesi, uygulamada sık görülen bir başka iptal sebebidir. TMK m. 501 uyarınca miras yalnızca hiç mirasçı bırakmaksızın ölen kimse için Devlete geçer; mirasçısı ya da sağ kalan eşi bulunan bir murisin payının usulsüz şekilde Hazineye bırakılması hukuka aykırıdır.
Madde 594- Mirasbırakanın mirasçısı bulunup bulunmadığı veya mirasçıların tamamı bilinmiyorsa, sulh hâkimi uygun araçlarla ve bir ay ara ile iki defa ilân yapıp hak sahiplerini son ilândan başlayarak en geç bir yıl içinde mirasçılık sıfatlarını bildirmeye çağırır. İlân süresinde kimse başvurmazsa ve sulh hâkimi de hiçbir mirasçı tespit edememişse, miras sebebiyle istihkak davası açma hakkı saklı kalmak üzere miras Devlete geçer.
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1414, K. 2025/5493, T. 18.12.2025: Bölge adliye mahkemesinin gerekçesini esastan onayan kararda, sulh hukuk mahkemesince verilen mirasçılık belgesinin iptalinde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu; nüfus kaydına ulaşılamadığı gerekçesiyle TMK m. 594 usulü işletilmeden payın Hazineye bırakılmasının hatalı olduğu belirtilmiştir.
Nüfus kayıtları ve resmî yazışmalar üzerinden gerçek mirasçıların varlığı sonradan ortaya çıkarsa, Hazineye pay veren belge iptal edilir. Sağ kalan bir eş mevcutken Hazineye miras payı ayrılamaz (TMK m. 499, m. 501); bunun yanında davacıların gerçekten murisin mirasçısı olup olmadığı da ayrıntılı biçimde araştırılmalıdır. Murisin aslında altsoyu bulunduğu hâlde bu yokmuş gibi varsayılarak payın Hazineye intikaline yol açan hatalı belgeler de iptal davasına konu olabilir (TMK m. 495, m. 501).
Yabancı Uyruklu Eşin Gösterilmemesi
Özellikle Fethiye gibi yabancı uyruklu vatandaşların da yaşadığı bölgelerde sık karşılaşılan bir sorun, sağ kalan yabancı uyruklu eşin mirasçılık belgesinde gösterilmemesidir. Noterlikçe düzenlenen belgelerde bu tür eksiklikler daha sık görülebilmektedir.
Sağ kalan eşin yabancı uyruklu olması nedeniyle noterlikçe düzenlenen belgeye hiç dahil edilmemesi hâlinde belge iptal edilir ve eş ile diğer mirasçılar için payları yeniden gösteren yeni bir belge düzenlenir.
Soybağı Davası Sonucu Değişiklik
Nüfus kaydı düzeltme, babalık tespiti veya soybağının reddi davaları gibi kesinleşmiş mahkeme kararları neticesinde soybağı ilişkisinin değişmesi hâlinde, önceki mirasçılık belgesinin iptal edilerek yeni duruma göre hüküm kurulması gerekir.
Kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla murisin çocuğu olmadığı sonradan anlaşılan bir kişinin yer aldığı veraset ilamı bu gerekçeyle iptal edilir. Tersine, ayrı bir babalık davasıyla soybağı kesinleşen bir altsoyun mirasa dahil edilebilmesi için de önceki veraset ilamının iptali gerekir.
Yolsuz Tescil ve Zamanaşımı
İptal edilen bir veraset ilamına dayanılarak tapuda yapılmış olan işlemler, geriye dönük olarak yolsuz tescil niteliği kazanır. Yerleşik Yargıtay içtihadına göre yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil davaları herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir. Bu nedenle mirasçılık belgesinin iptali davası sonucunda, belgeye dayanılarak yapılan tapu kayıtlarının düzeltilmesi de her zaman talep edilebilir.
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi’nin 26.11.2025 tarihli, E. 2025/149 ve K. 2025/5365 sayılı kararıyla onanan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi kararı: İptal edilen bir veraset ilamına dayanılarak Hazine adına yapılmış tapu tescilinin geriye dönük olarak yolsuz hâle geldiği ve böyle bir tescile karşı açılacak düzeltme davasının herhangi bir zamanaşımı süresiyle sınırlı olmadığı ifade edilmiştir.
Güncel Yargıtay Kararları
Yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan içtihatlara ek olarak, mirasçılık belgesinin iptali davasına ilişkin usul ve esasların genel çerçevesi aşağıdaki ilkelerle de ortaya konabilir.
- Pay dağılımındaki hesap hataları ve dava süresince vefat eden mirasçılar dikkate alınmalıdır; hisse hataları düzeltilerek önceki belge iptal edilir.
- TMK m. 598 uyarınca verilen belgenin aksi ispatlanırsa belge iptal edilir ve yeni pay oranlarına göre işlem yapılır.
- Altsoyun tamamı mirası reddederse payları TMK m. 613 gereği sağ kalan eşe geçer; belge düzenlenirken bu sonuç gözetilmelidir.
- En yakın yasal mirasçıların tamamı mirası reddederse miras TMK m. 612 uyarınca sulh mahkemesince iflâs hükümlerine göre tasfiye edilir; hatalı belgenin düzeltilmesi yok hükmünde sayılma yoluyla değil, iptal davasıyla gerçekleşir.
- Muristen önce ölen çocuğun yerini kendi altsoyu alır (TMK m. 495); bu nedenle muristen önce ölen oğlun eşi murise doğrudan mirasçı olamaz ve bu yönde pay veren belge iptal edilir.
- Mahkeme talep sonucuyla bağlıdır (HMK m. 26); mirasçılık belgesinin iptali yerinde bulunsa bile dava konusu olmayan bir muris yönünden belge düzenlenemez.
- Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1794, K. 2025/2336, T. 30.04.2025: Mirasçılık belgesinin çekişmesiz yargı kararı olduğu; her mirasçının hasımsız yeni bir belge isteyebileceği veya önceki belgede pay verilenleri hasım göstererek iptal davası açabileceği ifade edilmiştir.
- Mirasçılık, mirasbırakanın ölümüyle belirlenir (TMK m. 575); ölüm tarihinde yürürlükte olan hükümler gözetilmeden yapılan hesaplarla düzenlenen belgeler iptal edilir.
Sonuç ve İletişim
Mirasçılık belgesinin iptali davası, gözden kaçan bir mirasçının tespitinden hatalı Hazine payına, evlatlık ilişkisi hatalarından yabancı uyruklu eşin gösterilmemesine kadar birçok farklı sebeple gündeme gelebilen, taraf teşkili bakımından da titizlik gerektiren bir dava türüdür. Sürecin zorunlu dava arkadaşlığı, görevli mahkeme ve ispat yükü gibi usul kurallarına uygun şekilde yürütülmesi, hak kaybı yaşanmaması açısından büyük önem taşır. Fethiye Miras Avukatı olarak, mirasçılık belgenizin hatalı olduğunu düşünüyorsanız dosyanızı değerlendirebilir ve süreci sizin adınıza takip edebiliriz.
Konuyla bağlantılı olarak Muris Muvazaası (Mirastan Mal Kaçırma) Davası hakkındaki makalemiz de ilginizi çekebilir.
| İptal sebebi | Somut hâl | Dayanak |
|---|---|---|
| Gözden kaçan mirasçı | Yasal mirasçı olmasına rağmen belgede hiç yer verilmemesi; nüfus kayıtlarının veya kök murislerin gözden kaçırılması. Birden fazla sulh mahkemesince verilmiş çelişkili belgeler de iptal edilir | TMK m.598 |
| Evlatlık ilişkisi hatası | Evlatlık nüfus kaydında ve mahkeme ilamında yer aldığı hâlde veraset ilamında gösterilmemesi; ya da ters yönde, evlat edinen muristen ÖNCE öldüğü için evlatlığın artık murise mirasçı olamayacağının gözetilmemesi | — |
| Mirastan yoksunluk | Mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden kişiye pay verilmesi | TMK m.578/1 |
| Mirasçılıktan çıkarma | Çıkarılanın payı, o kimse mirasbırakandan ÖNCE ölmüş gibi altsoyuna, yoksa yasal mirasçılara geçer; bu sonucun belgede açıkça gösterilmemesi iptal sebebidir | TMK m.511/2 |
| Mirasın reddi | En yakın mirasçıların tamamı reddederse miras altsoya geçmez, tereke iflas hükümlerine göre tasfiye edilir; bunun belgeye yanlış yansıtılması | — |
| Hatalı Hazine payı | Mirasçısı ya da sağ kalan eşi varken payın Devlete bırakılması; veya TMK m.594’teki ilan usulü (bir ay arayla iki ilan + son ilandan itibaren en geç bir yıl) tamamlanmadan Hazineye intikal ettirilmesi | TMK m.594, m.501, m.499, m.495 |
| Yabancı uyruklu eşin gösterilmemesi | Sağ kalan eşin yabancı uyruklu olması nedeniyle belgeye hiç dahil edilmemesi — noterlikçe düzenlenen belgelerde daha sık görülür | — |
| Soybağı değişikliği | Nüfus kaydı düzeltme, babalık tespiti veya soybağının reddi davasının kesinleşmesiyle soybağının değişmesi | — |
| USUL — davanın niteliği | Belgenin VERİLMESİ hasımsız ve çekişmesiz yargı işidir, maddi anlamda kesin hüküm teşkil etmez; geçersizliği her zaman ileri sürülebilir. İPTALİ ise hasımlı davadır | TMK m.598 |
| USUL — taraf teşkili | Mirasçılar arasında ZORUNLU DAVA ARKADAŞLIĞI vardır: iptali istenen belgede mirasçı gösterilen herkesin (ölmüşse mirasçılarının) davada yer alması gerekir. Kamu düzenine ilişkindir, mahkemece resen gözetilir | — |
| USUL — davacı sıfatı | Belgede hiç yer verilmeyen mirasçılar ile gösterilmiş olmakla birlikte gerekenden AZ pay verilen mirasçılar | — |
| USUL — ispat | Davacı, mirasçı olduğunu ve belgede yer almadığını ya da az pay aldığını kanıtlar; mahkeme de diğer mirasçıları ve payları RESEN araştırır, gerekirse bilirkişiye başvurur | — |
| SONUÇ | İptal edilen veraset ilamına dayanılarak tapuda yapılan işlemler geriye dönük olarak YOLSUZ TESCİL niteliği kazanır | — |
Sıkça Sorulan Sorular
Mirasçılık belgesinin iptali davası nedir?
Mirasçılık belgesinin iptali davası, sulh mahkemesi veya noterlikçe hasımsız olarak düzenlenmiş bir mirasçılık belgesinin gerçeğe aykırı, eksik veya hatalı olduğunun ileri sürülerek, bu belgenin hasımlı bir dava ile ortadan kaldırılmasını ve gerçek duruma uygun yeni bir belge düzenlenmesini amaçlayan davadır.
Mirasçılık belgesinin iptali davasını kimler açabilir?
Mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilmeyen ve kendisine mirastan pay verilmeyen mirasçılar ile, mirasçı olarak gösterilmesine rağmen olması gerekenden az pay verilen mirasçılar bu davayı açabilir.
Mirasçılık belgesinin iptali davasında görevli mahkeme hangisidir?
İptali istenen mirasçılık belgesi sulh hukuk mahkemesi tarafından verilmişse, açılacak iptal davasında asliye hukuk mahkemesi görevlidir.
Dava kime karşı açılır?
Dava hasımlı olarak açılır. İptali istenen mirasçılık belgesinde mirasçı olarak gösterilen kişiler, ölmüşlerse bunların mirasçıları davalı olarak gösterilmelidir; bu husus zorunlu dava arkadaşlığı gereği kamu düzenine ilişkindir.
Mirasçılık belgesinin iptali davası ne kadar sürer?
Davanın süresi; taraf sayısına, tebligat işlemlerine, nüfus kayıtlarının araştırılmasına ve gerekiyorsa bilirkişi incelemesine göre değişkenlik gösterir. Taraf teşkilinin zorunlu olması nedeniyle mirasçı sayısı fazla olan dosyalarda süreç daha uzun sürebilir.
Mirasçılık belgesinin iptali davasının zamanaşımı var mı?
Mirasçılık belgesinin geçersizliği TMK m. 598 uyarınca her zaman ileri sürülebilir. Belgeye dayanılarak yapılan tapu tescili söz konusu olduğunda ise, yolsuz tescile dayalı tapu iptali ve tescil talepleri de herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süreye tabi değildir.
İptal davasından sonra tapu kayıtları ne olur?
İptal edilen mirasçılık belgesine dayanılarak yapılmış tapu tescilleri yolsuz tescil hâline gelir. Mahkemece verilecek yeni mirasçılık belgesi doğrultusunda, ilgili tapu kayıtlarının da düzeltilmesi (tapu iptali ve tescili) talep edilebilir.
Hatalı mirasçılık belgesi resmi bir işlemde kullanılmışsa yeniden belge almak yeterli midir?
Hayır. Hatalı veraset ilamı herhangi bir resmi işlemde kullanılmışsa, yalnızca hasımsız yeni bir belge almak sorunu çözmez. Bu durumda mirasçıların, önceki hatalı belgenin hasımlı bir dava ile iptalini talep etmesi gerekir.
Mirasbırakanı öldüren mirasçı miras alabilir mi?
Hayır. TMK m. 578/1 uyarınca mirasbırakanı kasten ve hukuka aykırı olarak öldüren veya öldürmeye teşebbüs eden kişi mirastan yoksun kalır ve adına mirasçılık belgesinde pay verilemez.
Mirasçılıktan çıkarılan (ıskat edilen) kişinin payı ne olur?
TMK m. 511/2 uyarınca mirasçılıktan çıkarılan kişi mirastan pay alamaz. Bu kişinin payı, kendisi mirasbırakandan önce ölmüş gibi kabul edilerek varsa altsoyuna, yoksa mirasbırakanın diğer yasal mirasçılarına geçer.
Yabancı uyruklu sağ kalan eş mirasçılık belgesinde neden önemlidir?
Sağ kalan eşin yabancı uyruklu olması, mirasçılık sıfatını ortadan kaldırmaz. Özellikle noterlikçe düzenlenen belgelerde yabancı uyruklu eşin gösterilmemesi, Yargıtay içtihatlarına göre belgenin iptalini gerektiren bir hatadır.
Mirasçılar varken pay Hazineye (Devlete) verilebilir mi?
Hayır. TMK m. 501 uyarınca miras yalnızca hiç mirasçı bırakmaksızın ölen kimse için Devlete geçer. Mirasçı ya da sağ kalan eş varken, TMK m. 594’teki ilan usulü tamamlanmadan payın Hazineye bırakılması hatalıdır ve iptal sebebidir.
Mirasçılık belgesinin iptali davasında avukat tutmak zorunlu mudur?
Kural olarak avukatla temsil zorunlu değildir. Ancak zorunlu dava arkadaşlığı, doğru davalıların tespiti, nüfus kayıtlarının araştırılması ve ispat yüküne ilişkin usul kurallarının karmaşıklığı nedeniyle, sürecin bir miras avukatı desteğiyle yürütülmesi hak kaybının önüne geçilmesi açısından önemlidir.
Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz
Av. Mustafa Kocatepe
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe