tr

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? Şartları, Sonuçları ve Kanun Yolu

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir? Şartları, Sonuçları ve Kanun Yolu
19.09.2026
14

Ceza yargılamasında sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilse dahi, bu hükmün sonuç doğurmasının belirli şartlarla ileriye bırakılması mümkündür. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması (HAGB), uygulamada en sık karşılaşılan ve en çok merak edilen ceza muhakemesi kurumlarından biridir. Fethiye Ceza Avukatı olarak bu yazımızda, Fethiye Ceza Avukatı sayfamızın devamı niteliğinde, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesinde düzenlenen HAGB kurumunu; şartlarını, denetim süresini, kanun yolunu ve hangi hâllerde uygulanamayacağını güncel mevzuat ve Yargıtay kararları ışığında baştan sona ele alacağız. Belirtmek gerekir ki CMK m.231, 2024 yılında 7499 sayılı Kanun ve ardından 2026 yılında 7589 sayılı Kanun ile kapsamlı şekilde değiştirilmiştir; bu nedenle konuyla ilgili eski tarihli kaynaklarda, özellikle kanun yolu ve sanığın kabulü şartı bakımından yer alan bazı bilgiler artık güncelliğini yitirmiştir. Anayasa Mahkemesi’nin kurumu ilgilendiren 2023 tarihli iptal kararının ayrıntılarına Anayasa Mahkemesi HAGB İptal Kararı yazımızdan ulaşabilirsiniz.

Ana Noktalar

  • HAGB, CMK m.231/5 uyarınca hükmolunan cezanın iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası olması hâlinde uygulanabilen, kurulan hükmün sanık hakkında hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan bir kurumdur.
  • HAGB kararı verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmaması, kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları itibarıyla yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve mağdurun veya kamunun zararının giderilmiş olması gerekir.
  • 2024 yılında yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun ile sanığın HAGB’yi kabul etmesi şartı kaldırılmış, mahkeme şartlar oluştuğunda resen değerlendirme yapar hâle gelmiş; aynı değişiklikle kanun yolu da itirazdan istinafa dönüştürülmüştür.
  • Denetim süresi beş yıldır; bu süre içinde kasten yeni bir suç işlenmez ve yükümlülüklere uyulursa dava düşer, aksi hâlde geri bırakılan hüküm açıklanır.
  • HAGB kararları genel adli sicil arşivine değil, ayrı ve sınırlı erişimli bir sisteme kaydedilir; bu da kurumun en önemli pratik avantajlarından biridir.

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB) Nedir?

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, yargılama sonunda sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmasına rağmen, kanunda aranan şartların varlığı hâlinde bu hükmün açıklanmasının belirli bir denetim süresi boyunca ertelenmesini ifade eder. CMK m.231/5’in ilk cümlesi kurumu şu şekilde tanımlar:

CMK Madde 231/5- Sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, iki yıl veya daha az süreli hapis veya adlî para cezası ise; mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilir. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklıdır. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukukî sonuç doğurmamasını ifade eder.

Buradaki iki yıllık sınır, hükmolunan somut cezaya, yani mahkemenin indirim ve artırımlardan sonra ulaştığı neticeye bakılarak belirlenir; suçun kanundaki soyut ceza üst sınırına değil, karara bağlanan cezaya göre değerlendirme yapılır. Bu sınırın kanunda “iki yıl” olarak öngörüldüğü, mevzuat.gov.tr üzerinden 5271 sayılı Kanun’un güncel konsolide metninden doğrulanmıştır; maddenin bu bendinde 2013 sonrasında sınırı üç yıla çıkaran bir değişiklik yapılmamış, mevcut düzenleme hâlâ iki yıllık üst sınırı korumaktadır. HAGB kararı, mahkûmiyeti ortadan kaldırmaz; yalnızca bu hükmün, denetim süresi başarıyla tamamlanırsa hiçbir zaman hukuki sonuç doğurmamasını sağlar. Konunun Fethiye’de en sık gündeme geldiği dosya tipleri arasında basit yaralama, tehdit, hakaret ve trafik güvenliğini tehlikeye sokma gibi asliye ceza mahkemesinin görev alanına giren suçlar yer almaktadır.

HAGB Kararı Verilebilmesinin Şartları Nelerdir? (CMK m.231/6)

CMK m.231/6, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için üç kümülatif şart öngörmektedir:

  • Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış bulunması. Taksirli suçlardan verilen mahkûmiyetler veya adli para cezasına çevrilmiş olsa dahi bu şartı etkilemeyen bazı özel hâller bu engeli oluşturmaz; belirleyici olan, önceki mahkûmiyetin kasıtlı bir suça ilişkin olup olmadığıdır.
  • Mahkemenin, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışlarını göz önünde bulundurarak yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varması. Bu, mahkemenin somut olaya özgü takdirine bırakılmış sübjektif bir şarttır; salt sanığın sabıkasız olması bu kanaatin otomatik olarak oluştuğu anlamına gelmez.
  • Suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, eski hâle getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmiş olması. Zarar doğurmaya elverişli olmayan suçlarda, örneğin somut bir zararın oluşmadığı bazı suç tiplerinde, bu şart aranmaz.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu, bu üç objektif ve sübjektif şartın birlikte gerçekleşmesi gerektiğini istikrarlı biçimde vurgulamaktadır (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/68, K. 2023/403, T. 12.07.2023). Uygulamada mahkemelerin en sık hukuka aykırı bulunan işlemi, “şartları oluşmadığından” şeklinde soyut ve gerekçesiz bir ifadeyle HAGB’yi reddetmesidir; Yargıtay, hangi şartın hangi somut olguya dayanılarak oluşmadığının ayrı ayrı ve denetime elverişli şekilde gerekçelendirilmesini aramaktadır (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2020/901, K. 2021/2601, T. 15.03.2021). Örneğin bir dosyada, sanığın adli sicil kaydında suç tarihi itibarıyla engel bir mahkûmiyet bulunmadığı hâlde, mahkemenin “mağdurun zararı giderilmediğinden” gerekçesiyle HAGB’yi reddetmesi, zarar doğurmaya elverişli olmayan bir suç söz konusu olduğunda hukuka aykırı bulunmuştur (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2025/4454, K. 2025/8182, T. 06.05.2025).

Sanığın HAGB’yi Kabul Etmesi Şartı Hâlâ Aranıyor mu?

Kurumun uygulanma biçiminde zaman içinde önemli bir değişiklik yaşanmıştır. 2010 yılında 6008 sayılı Kanun’la CMK m.231/6-c bendine, “sanığın kabul etmemesi hâlinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez” şeklinde bir şart eklenmiş ve bu dönemde verilen kararlarda mahkemeler sanığa HAGB’yi kabul edip etmediğini sormak zorunda kalmıştır; Yargıtay 12. Ceza Dairesi de bu tarihsel değişikliği hüküm tarihindeki yürürlük bakımından değerlendirmektedir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2024/2269, K. 2024/4200, T. 12.09.2024). Ancak 2024 yılında yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun’la CMK m.231’in 5 ila 14. fıkraları toptan yeniden düzenlenmiş ve mevzuat.gov.tr’den doğrulanan güncel metinde, sanığın kabulünü arayan bu şart tamamen kaldırılmıştır. Bugün itibarıyla CMK m.231/6, yalnızca yukarıda sayılan üç şartı içermekte; sanığın rızası veya kabulü, kanunun aradığı ayrı bir koşul olmaktan çıkmıştır. Bir başka deyişle mahkeme, diğer üç şart oluştuğunda HAGB’yi -sanığa ayrıca kabul edip etmediği sorulmaksızın- resen değerlendirebilir hâle gelmiştir. Bu, konuyla ilgili 2024 öncesi tarihli birçok kaynağın artık güncel olmadığı, en çarpıcı noktalardan biridir.

Bununla birlikte CMK m.231/5’teki “karar verilebilir” ifadesi, şartlar oluşsa dahi mahkemeye mutlak bir bağlayıcılık yüklemez; mahkeme somut olayın özelliklerine göre HAGB uygulamama yönünde takdir yetkisini kullanabilir. Uygulamada bu takdir, “sanığın kişilik özellikleri ve duruşmadaki davranışları göz önüne alındığında yeniden suç işlemeyeceğine dair kanaat hasıl olmadığından hakkında HAGB’ye takdiren yer olmadığına” şeklindeki gerekçelerle karşımıza çıkmaktadır (Yargıtay 6. Ceza Dairesi, E. 2022/5009, K. 2023/9066, T. 06.03.2023). Bu tür bir ret kararının hukuka uygun sayılabilmesi için, mahkemenin gerekçesini somut ve dosya içeriğiyle örtüşür şekilde göstermesi gerekir; aksi hâlde bu gerekçe de istinaf incelemesinde bozma sebebi oluşturur.

Denetim Süresi Ne Kadardır ve Bu Sürede Ne Olur? (CMK m.231/8-10)

HAGB kararının verilmesi hâlinde sanık, CMK m.231/8 uyarınca beş yıl süreyle denetim süresine tâbi tutulur; bu süre içinde kişi hakkında kasıtlı bir suç nedeniyle bir daha HAGB kararı verilemez. Mahkeme, bir yılı geçmemek üzere, sanığın bir eğitim programına devam etmesi, bir meslek veya sanat icra etmesi ya da belirli yerlere gitmekten yasaklanması gibi denetimli serbestlik tedbirlerine de karar verebilir; denetim süresi boyunca dava zamanaşımı durur. Fethiye’de denetimli serbestlik yükümlülüklerinin takibi, Fethiye Denetimli Serbestlik Müdürlüğü tarafından yürütülmekte, yükümlülüklere uyum düzenli olarak mahkemeye bildirilmektedir.

CMK m.231/10 uyarınca, denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik yükümlülüklerine uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak davanın düşmesine karar verilir; bu durumda kişi hakkında herhangi bir mahkûmiyet sonucu doğmaz. Zarar tazmini şartının derhâl yerine getirilemediği hâllerde ise, mahkeme CMK m.231/9 gereğince zararın denetim süresi boyunca aylık taksitlerle giderilmesi koşuluyla da HAGB kararı verebilir.

Denetim Süresinde Yeniden Suç İşlenirse Hüküm Nasıl Açıklanır? (CMK m.231/11)

Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmesi veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması hâlinde, mahkeme daha önce açıklanması geri bırakılan hükmü açıklamak zorundadır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu bu aşamada mahkemenin yetkisinin sınırlı olduğunu vurgulamaktadır: hükmün açıklanması hâlinde, mahkeme kendisine yüklenen yükümlülükleri yerine getiremeyen sanığın durumunu değerlendirerek cezanın yarısına kadar bir kısmının infaz edilmemesine ya da koşulları varsa hapis cezasının ertelenmesine veya seçenek yaptırımlara çevrilmesine karar verebilir; bunun dışında önceki hükümde herhangi bir değişiklik yapılamaz (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/68, K. 2023/403, T. 12.07.2023; aynı yönde Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2023/5048, K. 2023/3877, T. 11.10.2023). Uygulamada sık karşılaşılan bir hata, sanığın HAGB kararına konu suçu işlemeden önce işlediği ancak sonradan kesinleşen bir başka suç nedeniyle, denetim süresi başlamadan önceki bir fiile dayanılarak hükmün açıklanmasına karar verilmesidir; Yargıtay bunun CMK m.231/11’e aykırı olduğunu, açıklama sebebinin ancak denetim süresi içinde işlenen bir suç olabileceğini belirtmiştir (Yargıtay 9. Ceza Dairesi, E. 2013/8848, K. 2013/10462, T. 03.07.2013).

HAGB Kararına Karşı Kanun Yolu: İtiraz mı, İstinaf mı?

Bu konu, HAGB mevzuatındaki en köklü değişikliklerden birine sahne olmuştur ve internette yer alan pek çok içeriğin güncelliğini yitirmesine yol açmıştır. 2024 öncesinde CMK m.231/12, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı yalnızca itiraz kanun yoluna başvurulabileceğini öngörüyordu; Yargıtay Ceza Genel Kurulu da bu kararların temyiz kabiliyeti bulunmadığını, denetimin itiraz merciince yapılacağını istikrarlı biçimde benimsemişti (Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2012/1452, K. 2014/195, T. 15.04.2014; Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2015/560, K. 2019/138, T. 26.02.2019; Yargıtay 3. Ceza Dairesi, E. 2010/8379, K. 2012/28159, T. 03.07.2012).

7499 sayılı Kanun’la CMK m.231/12’nin baştan yazılması ve 7589 sayılı Kanun’la bu düzenlemenin pekiştirilmesi sonucunda, mevzuat.gov.tr’den doğrulanan güncel metin artık şu şekildedir: hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir; bölge adliye mahkemesince verilen kararlar hakkında temyiz hükümleri uygulanır ve istinaf ile temyiz incelemesi, hem usule hem esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden yapılır. Bu değişiklik önemlidir, çünkü itiraz incelemesi dosya üzerinden ve sınırlı bir denetim iken, istinaf incelemesi kural olarak duruşmalı yapılabilen, olayın hem maddi hem hukuki yönden yeniden değerlendirildiği kapsamlı bir kanun yoludur. Fethiye Asliye Ceza Mahkemesi veya Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen bir HAGB kararına karşı istinaf başvurusu, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesince incelenmektedir.

HAGB Hangi Suçlarda Uygulanamaz?

CMK m.231/14’ün mevzuat.gov.tr’den doğrulanan güncel metni, HAGB’nin doğrudan uygulanamayacağı hâlleri şu şekilde sınırlamıştır:

CMK Madde 231/14- Bu maddenin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümleri, işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasanın 17 nci maddesi kapsamında kötü muamele kabul edilebilecek suçlar hakkında uygulanmaz.

Bu, kurumun kapsamı bakımından da önemli bir değişikliktir: madde metninde artık cinsel dokunulmazlığa karşı suçlara veya kamu görevine ilişkin suçların tamamına yönelik genel bir istisna yer almamakta, istisna yalnızca işkence, eziyet ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek kamu görevlisi suçlarıyla sınırlı tutulmaktadır. Bununla birlikte, CMK m.231/14’ün bu genel istisnasından bağımsız olarak, bazı özel kanunlarda ilgili suça özgü ayrı HAGB yasakları da bulunabilmektedir; örneğin 5941 sayılı Çek Kanunu m.5/10 hükmü, karşılıksız çek keşide etme suçu bakımından “ön ödeme, uzlaşma ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin hükümler uygulanmaz” demek suretiyle ayrı ve bağımsız bir HAGB yasağı öngörmektedir. Bu hüküm de mevzuat.gov.tr üzerinden doğrulanmıştır. Bu nedenle somut bir suç tipi bakımından HAGB’nin uygulanıp uygulanamayacağı değerlendirilirken, hem CMK m.231/14’ün genel istisnası hem de ilgili özel kanunda ayrıca bir yasak bulunup bulunmadığı birlikte kontrol edilmelidir.

HAGB Kararı Adli Sicile İşlenir mi?

HAGB kurumunun sanık lehine en somut sonuçlarından biri, kaydın genel adli sicil arşivine değil, ayrı bir sisteme işlenmesidir. CMK m.231/13’ün mevzuat.gov.tr’den doğrulanan metni, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı, bunlara mahsus bir sisteme kaydedilir” demekte ve bu kayıtların ancak bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak Cumhuriyet savcısı, hâkim veya mahkeme tarafından istenmesi hâlinde kullanılabileceğini öngörmektedir. Bir başka deyişle HAGB kaydı, iş başvurularında istenen adli sicil kaydı sorgulamasında üçüncü kişilerin veya işverenlerin erişimine açık değildir; yalnızca yargı mercileri, yeni bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında bu kayda ulaşabilir. Denetim süresi başarıyla tamamlanıp dava düştüğünde ise, HAGB kaydı bu özel sistemde de saklı kalmaya devam eder ve ancak kanunda öngörülen sınırlı amaçlarla kullanılabilir; kişi hakkında toplumsal anlamda bir mahkûmiyet algısı doğurmaz.

Fethiye’de HAGB kararı verilen dosyalarda, denetim süresinin sonunda düşme kararının usulüne uygun şekilde verildiğinin ve kaydın ilgili sisteme doğru yansıtıldığının takip edilmesi, ileride doğabilecek idari işlemlerde, örneğin bazı meslek gruplarına başvuru veya güvenlik soruşturması süreçlerinde, sorun yaşanmaması açısından önem taşımaktadır.

Sonuç ve İletişim

Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, görünüşte tek bir madde metnine dayansa da; şartlarının somut olguyla değerlendirilmesi, denetim süresinin doğru yönetilmesi ve 2024-2026 döneminde art arda gelen 7499 ve 7589 sayılı kanunlarla yapılan değişikliklerin doğru uygulanması bakımından ayrıntılı bir hukuki değerlendirme gerektirir. Özellikle kanun yolunun itirazdan istinafa dönüşmüş olması ve sanığın kabul şartının kaldırılmış olması, sürecin baştan itibaren doğru yürütülmesini daha da önemli hâle getirmektedir. Fethiye’de HAGB talebiyle veya HAGB kararına itiraz/istinaf başvurusuyla ilgili sorularınız için 0506 773 39 69 numaralı telefondan veya avmustafakocatepe@gmail.com adresinden bize ulaşabilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

HAGB nedir, kısaca nasıl özetlenir?

HAGB, sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün, kanunda aranan şartların varlığı hâlinde beş yıllık bir denetim süresi boyunca hukuki sonuç doğurmamasını sağlayan bir ceza muhakemesi kurumudur. CMK m.231’de düzenlenmiştir.

HAGB hangi cezalarda uygulanabilir?

CMK m.231/5 uyarınca, yargılama sonunda hükmolunan ceza iki yıl veya daha az süreli hapis ya da adli para cezası ise HAGB uygulanabilir. Bu sınır hükmolunan somut cezaya göre değerlendirilir.

HAGB kararı verilebilmesi için hangi şartlar aranır?

Sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkûm olmamış olması, kişilik özellikleri ve duruşmadaki tutumu itibarıyla yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varılması ve mağdurun veya kamunun zararının tamamen giderilmiş olması gerekir.

Sanığın HAGB’yi kabul etmesi hâlâ gerekiyor mu?

Hayır. 2010 yılında eklenen bu şart, 7499 sayılı Kanun’la kaldırılmıştır. Güncel CMK m.231/6 metninde sanığın kabulü ayrı bir koşul olarak yer almamaktadır; mahkeme diğer şartlar oluştuğunda resen değerlendirme yapar.

Denetim süresi ne kadar sürer?

CMK m.231/8 uyarınca denetim süresi beş yıldır. Bu süre içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve varsa denetimli serbestlik yükümlülüklerine uyulduğu takdirde dava düşer.

Denetim süresinde yeni suç işlenirse ne olur?

CMK m.231/11 uyarınca mahkeme, daha önce açıklanması geri bırakılan hükmü açıklar. Mahkeme yalnızca cezanın bir kısmının infaz edilmemesine veya erteleme/seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verebilir; hükümde başkaca bir değişiklik yapamaz.

HAGB kararına karşı hangi kanun yoluna başvurulur?

2024 öncesinde yalnızca itiraz yolu açıkken, 7499 ve 7589 sayılı kanunlarla yapılan değişiklikler sonucunda güncel CMK m.231/12 uyarınca artık istinaf yoluna başvurulmaktadır; bölge adliye mahkemesi kararları hakkında ayrıca temyiz hükümleri uygulanabilir.

HAGB hangi suçlarda uygulanamaz?

CMK m.231/14’ün güncel metnine göre işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlarda HAGB uygulanmaz. Ayrıca bazı özel kanunlarda, örneğin karşılıksız çek suçunda, ilgili suça özgü ayrı HAGB yasakları da bulunabilir.

HAGB kararı adli sicil kaydına işlenir mi?

Hayır, genel adli sicil arşivine işlenmez. CMK m.231/13 uyarınca bu kayıtlar ayrı ve sınırlı erişimli bir sisteme kaydedilir; ancak yeni bir soruşturma veya kovuşturmayla bağlantılı olarak yargı mercilerince kullanılabilir.

Mahkeme şartlar oluştuğu hâlde HAGB kararı vermeyebilir mi?

Evet. CMK m.231/5’teki “karar verilebilir” ifadesi mahkemeye takdir yetkisi tanır. Mahkeme, somut olayda yeniden suç işlemeyeceği kanaatine varamazsa, gerekçesini somut olgularla göstermek kaydıyla HAGB uygulamayabilir.

Fethiye’de HAGB kararına karşı istinaf başvurusu nereye yapılır?

Fethiye Asliye Ceza Mahkemesi veya Fethiye Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen HAGB kararlarına karşı istinaf başvurusu, Denizli Bölge Adliye Mahkemesi ilgili ceza dairesi tarafından incelenmektedir.

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?