Bir kişinin sosyal medya hesabına, e-posta adresine veya kurumsal bir bilişim sistemine şifresini kırarak ya da başka bir yolla yetkisi olmadığı hâlde girmesi, Türk Ceza Kanunu’nun 243. maddesinde düzenlenen bilişim sistemine girme suçunu oluşturur. Fethiye ve çevresinde son yıllarda internet kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte bu suç tipiyle ilgili şikayet ve soruşturma sayısı da artmaktadır. Bu yazıda TCK m.243’ün tüm fıkralarını mevzuat.gov.tr’de yayımlanan güncel metnine dayanarak; suçun unsurlarını, TCK m.244 ile karıştırılan yönlerini, sosyal medya ve banka hesabına erişim örneklerini, şikayete tabi olup olmadığını ve görevli mahkemeyi ele alıyoruz.
Ana Noktalar
- TCK m.243/1 uyarınca bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmek ya da orada kalmaya devam etmek, tek başına bir yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir; sistemdeki verilerin ayrıca zarar görmesi şart değildir.
- Yargıtay içtihadında, hesaba sadece izinsiz girilmesi TCK m.243, girişin ardından şifrenin değiştirilerek hak sahibinin erişiminin engellenmesi veya verilerin bozulması ise TCK m.244 kapsamında değerlendirilmektedir.
- İnternet bankacılığı şifresinin ele geçirilip hesaptan para aktarılması, Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre TCK m.243 değil, TCK m.142/2-e’de düzenlenen bilişim sistemi kullanılarak hırsızlık suçunu oluşturur.
- TCK m.243 kapsamındaki fiiller şikayete tabi suçlardan değildir; savcılık resen soruşturma açar ve suçun cezasının üst sınırı 10 yılın altında kaldığından görevli mahkeme asliye ceza mahkemesidir.

TCK m.243 Bilişim Sistemine Girme Suçu Nedir?
Türk Ceza Kanunu’nun “Bilişim Alanında Suçlar” başlıklı Onuncu Bölümünde yer alan m.243’ün mevzuat.gov.tr’de yayımlanan tam metni şöyledir:
“(1) Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına, hukuka aykırı olarak giren veya orada kalmaya devam eden kimseye bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası verilir. (2) Yukarıdaki fıkrada tanımlanan fiillerin bedeli karşılığı yararlanılabilen sistemler hakkında işlenmesi halinde, verilecek ceza yarı oranına kadar indirilir. (3) Bu fiil nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, altı aydan iki yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (4) Bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izleyen kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” (TCK m.243)
Maddenin koruduğu hukuki değer, bilişim sisteminin gizliliği ve bütünlüğüdür; sisteme yalnızca girmek dahi suçun oluşması için yeterlidir, ayrıca bir veri çalınması veya zarar doğması aranmaz. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, bir kişinin eski sevgilisine ait facebook hesabının şifresini ilişkileri bittikten sonra kullanmaya devam etmesi olayında, mağdura özel kısma girip hukuka aykırı olarak sistemde kalmanın tek başına TCK m.243/1’i oluşturduğuna hükmetmiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2016/11582, K. 2017/4268, T. 24.05.2017).
Birinci Fıkra: Temel Hâl
Suçun temel hâli, bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı girmek ya da girildikten sonra orada kalmaya devam etmektir. Girişin şifre kırma, çalıntı şifre kullanma veya güvenlik açığından yararlanma gibi herhangi bir teknik araçla gerçekleştirilmiş olması suçun oluşumu bakımından önemli değildir; belirleyici olan girişin hak sahibinin rızası dışında ve hukuka aykırı olmasıdır.
İkinci Fıkra: Bedeli Karşılığı Yararlanılan Sistemlerde İndirim
Fiilin, ücretli yayın platformları veya bedeli karşılığı erişilen dijital içerik sistemleri gibi bedel karşılığı yararlanılabilen sistemler üzerinde işlenmesi hâlinde, kanun koyucu cezanın yarı oranına kadar indirilmesini öngörmüştür. Bu düzenleme, sisteme girmenin kamu veya özel kurumların hassas verilerine yönelik girişlere kıyasla daha hafif bir tehlike oluşturduğu değerlendirmesine dayanır.
Üçüncü Fıkra: Verilerin Zarar Görmesi Hâlinde Ağırlaştırıcı Neden
Sisteme girme fiili nedeniyle sistemin içerdiği veriler yok olur veya değişirse, ceza altı aydan iki yıla kadar hapis olarak artırılır. Burada aranan, verilerin bozulmasının kasıtlı bir müdahale değil, sisteme girme fiilinin bir sonucu olarak ortaya çıkmasıdır; verilerin bilerek ve isteyerek bozulması veya silinmesi ise ayrıca TCK m.244 kapsamına girer.
Dördüncü Fıkra: Veri Nakillerinin İzlenmesi
24/3/2016 tarihli ve 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu’nun 30 uncu maddesiyle eklenen dördüncü fıkra, bir bilişim sisteminin kendi içinde veya bilişim sistemleri arasında gerçekleşen veri nakillerini, sisteme hiç girmeksizin, örneğin ağ trafiğini dinleyerek, teknik araçlarla hukuka aykırı biçimde izlemeyi ayrı ve daha ağır bir suç olarak düzenlemiş, cezasını bir yıldan üç yıla kadar hapis olarak belirlemiştir. Bu fıkra, m.243’ün diğer fıkralarından farklı olarak sisteme fiilen girmeyi değil, veri trafiğinin dışarıdan izlenmesini cezalandırır.
TCK m.243 ile TCK m.244 Arasındaki Fark: Girme mi, Bozma mı?
Uygulamada en sık karıştırılan ayrım, TCK m.243 (bilişim sistemine girme) ile TCK m.244 (sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme) arasındadır. TCK m.244/1-2 uyarınca, bir bilişim sisteminin işleyişini engelleyen veya bozan kişi bir yıldan beş yıla, sistemdeki verileri bozan, yok eden, değiştiren veya erişilmez kılan, sisteme veri yerleştiren ya da var olan verileri başka bir yere gönderen kişi ise altı aydan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır; bu fiillerin banka, kredi kurumu veya kamu kurum ve kuruluşlarına ait sistemler üzerinde işlenmesi hâlinde ceza yarı oranında artırılır (TCK m.244/3). Yargıtay 8. Ceza Dairesi, bir e-posta ve facebook hesabına giriş yapılmakla birlikte şifrenin değiştirilmediği ve hesaba erişimin engellenmediği bir olayda, eylemin TCK m.244 değil, yalnızca TCK m.243/1 kapsamında kaldığını vurgulamıştır (Yargıtay 8. Ceza Dairesi, E. 2017/25385, K. 2018/1217, T. 07.02.2018). Aynı şekilde Yargıtay 12. Ceza Dairesi, mağdurun e-posta adresine rızası dışında birçok kez girilmiş ancak veriler bozulmamışsa eylemin TCK m.243/1’i oluşturacağına, m.244’ün uygulanamayacağına karar vermiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/15933, K. 2016/277, T. 13.01.2016). TCK m.244’ün kendi ayrıntıları ve banka/kamu kurumu sistemlerine yönelik ağırlaştırıcı hükmü bu yazının kapsamı dışındadır.
Sosyal Medya ve E-posta Hesabına Yetkisiz Erişim Hangi Suçu Oluşturur?
Fethiye’de ve genel olarak Türkiye’de bilişim sistemine girme suçunun en yaygın görünüm biçimi, eski partnerin veya tanıdığın sosyal medya ya da e-posta hesabına şifre kırılarak girilmesidir. Yargıtay 12. Ceza Dairesi, TCK m.136’da düzenlenen “verileri hukuka aykırı olarak verme veya ele geçirme” suçu ile karıştırılan bir olayda, mağdurun bilgisi ve rızası dışında facebook sayfasına girme eyleminin TCK m.136 değil, TCK m.243/1’de düzenlenen bilişim sistemine girme suçunu oluşturduğuna hükmetmiştir (Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2015/2309, K. 2015/15364, T. 14.10.2015). Buna karşılık, sisteme girildikten sonra şifrenin değiştirilerek hak sahibinin kendi hesabına erişiminin engellenmesi hâlinde suçun vasfı değişir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, bir sosyal paylaşım hesabının şifresinin ele geçirilip hak sahibinin erişiminin engellenmesi şeklindeki eylemin TCK m.243/1’i değil, TCK m.244/2’yi oluşturduğuna karar vermiş ve tebliğnamenin aksi yöndeki görüşüne iştirak etmemiştir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20774, K. 2023/2091, T. 28.03.2023). Aynı Daire, gerekçede TCK m.243’ten söz edilip hüküm fıkrasında TCK m.244/2’den mahkumiyet kurulması nedeniyle oluşan çelişkiyi de bozma nedeni saymıştır (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21179, K. 2023/3873, T. 11.05.2023). Elektronik posta hesabı ele geçirilip bu hesap üzerinden sahte fatura göndermek gibi sisteme yeni veri yerleştirilen olaylarda da eylem yine TCK m.243/1 değil, TCK m.244/2 kapsamında değerlendirilmektedir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2022/9541, K. 2025/7292, T. 17.06.2025).
Banka Hesabı ve Kart Bilgilerine Erişim: TCK m.243 mü, m.244 mü, Yoksa Hırsızlık mı?
Bir diğer sık karışan alan, banka hesabı veya kart bilgilerine yetkisiz erişimin hangi suçu oluşturduğudur. Failin amacı yalnızca sisteme girmekse ve hesaptan para hareketi yoksa TCK m.243, hesaba girildikten sonra veriler bozuluyor veya erişim engelleniyorsa TCK m.244 gündeme gelebilir. Ancak internet bankacılığı şifresinin ele geçirilip hesaptaki paranın başka bir hesaba aktarılması ve çekilmesi hâlinde Yargıtay, eylemi bilişim sistemine girme değil, TCK m.142/2-e’de düzenlenen bilişim sisteminin kullanılması suretiyle nitelikli hırsızlık suçu olarak nitelendirmektedir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi, kimlik avı (phishing) yöntemiyle ele geçirilen internet bankacılığı bilgileriyle mağdurun hesabından para çekilmesi olayında bu eylemin TCK m.142/2-e kapsamında kaldığını onamıştır (Yargıtay 2. Ceza Dairesi, E. 2023/17723, K. 2025/20247, T. 18.11.2025). Yargıtay 15. Ceza Dairesi de Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun yerleşik içtihadına atıfla, internet üzerinden hesap ve şifre bilgilerinin ele geçirilip banka hesabından başka bir hesaba para aktarılmasının bilişim sisteminin kullanılması suretiyle hırsızlık suçunu oluşturduğunu belirtmiştir (Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2013/14935, K. 2015/29042, T. 29.09.2015). Bazı olaylarda ise bilişim sistemine girme, kişisel verilerin ele geçirilmesi ve dolandırıcılık suçları aynı olay örgüsü içinde birlikte değerlendirilebilmektedir (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/20554, K. 2023/3805, T. 10.05.2023). Dolayısıyla somut olayda hangi suçun oluştuğu, failin eylemiyle yalnızca sisteme mi girildiğinin, verilerin mi bozulduğunun yoksa parasal bir kazanca mı ulaşıldığının doğru tespit edilmesine bağlıdır.
Bilişim Sistemi Aracılığıyla Dolandırıcılıktan Farkı
TCK m.243’ü, sitemizde daha önce ele aldığımız bilişim yoluyla dolandırıcılık suçuyla karıştırmamak gerekir. TCK m.158/1-f, bilişim sisteminin veya banka/kredi kurumunun mağduru aldatmak için bir araç olarak kullanılmasını cezalandırır; örneğin sahte bir satış ilanı veya kimlik avı mesajıyla mağdurun kandırılarak para gönderilmesi bu kapsamdadır. TCK m.243 ise tam tersine, bilişim sisteminin kendisinin hedef alınmasını, yani sisteme hukuka aykırı olarak girilmesini cezalandırır; burada bir aldatma veya mağduru ikna etme unsuru aranmaz. Fethiye’de karşılaşılan olaylarda bu iki suç zaman zaman aynı olayda bir arada işlenebilmektedir: örneğin ele geçirilen bir sosyal medya hesabı üzerinden hesap sahibinin arkadaşlarından para istenmesi, hem hesaba yönelik bilişim sistemine girme veya sistemi bozma suçunu hem de üçüncü kişilere yönelik nitelikli dolandırıcılığı aynı anda oluşturabilir.
Şikayete Tabi mi? Soruşturma ve Kovuşturma Usulü
TCK’nın Onuncu Bölümünde düzenlenen bilişim suçları arasında, m.243 dahil hiçbir maddede işlemin şikayete bağlı olduğuna dair bir hüküm bulunmamaktadır. Bu nedenle bilişim sistemine girme suçu, takibi şikayete bağlı suçlardan değildir; öğrenen savcılık makamı resen soruşturma başlatabilir. Bununla birlikte mağdurun şikayeti, soruşturmanın başlaması ve erişim kayıtları, IP tespitleri ve ekran görüntüleri gibi delillerin zamanında toplanması açısından pratikte belirleyici bir rol oynar; şikayetten vazgeçilmesi hâlinde de savcılık kamu davasını resen sürdürebilir.
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkemenin belirlenmesinde 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun esas alınır. Kanun’un 12. maddesi, ağır ceza mahkemesinin görevine giren suçları tek tek saymakta; yağma, irtikap, resmi belgede sahtecilik, hileli iflas, TCK’nın belirli bölümlerinde tanımlanan suçlar ile ağırlaştırılmış müebbet, müebbet veya on yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçları bu mahkemenin görev alanına dahil etmektedir. TCK m.243’ün hiçbir fıkrası bu sayılan suçlar arasında yer almamakta, üst sınırı en ağır hâli olan dördüncü fıkrada dahi üç yıl hapisle sınırlı kalmaktadır. Aynı Kanun’un 14. maddesi, görev tayininde ağırlaştırıcı veya hafifletici nedenler gözetilmeksizin suçun kanundaki cezasının üst sınırının esas alınacağını hükme bağlamıştır. Bu iki madde birlikte değerlendirildiğinde, TCK m.243 kapsamındaki bilişim sistemine girme suçu, 5235 sayılı Kanun’un 11. maddesi uyarınca ağır ceza mahkemesinin görevi dışında kalan dava ve işlere bakan asliye ceza mahkemesinin görev alanına girer. Suçun Fethiye sınırları içinde işlenmesi hâlinde, yetkili mahkeme Fethiye Asliye Ceza Mahkemesidir; konuyla ilgili daha kapsamlı bilgi için Fethiye ceza avukatı sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Sonuç
TCK m.243, sistemin işleyişine zarar verilmese dahi bilişim sistemine hukuka aykırı girmeyi cezalandırır; somut olayın m.243 mü, m.244 mü, m.142/2-e mi yoksa m.158/1-f mi kapsamında kaldığı ise failin ulaştığı sonuca göre değişir ve bu ayrım cezanın türünü doğrudan etkiler. Fethiye ve Muğla’da bu alanda çalışmalarını sürdüren Av. Mustafa Kocatepe, bilişim sistemine girme suçuyla ilgili şikayetçi veya şüpheli sıfatıyla taraf olan kişilere dosyalarının değerlendirilmesi konusunda destek vermektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
TCK m.243 bilişim sistemine girme suçu nedir?
Bir bilişim sisteminin bütününe veya bir kısmına hukuka aykırı olarak girmek ya da girildikten sonra orada kalmaya devam etmek TCK m.243/1 uyarınca bir yıla kadar hapis veya adli para cezasını gerektirir.
Sosyal medya hesabımın şifresi izinsiz kullanılarak girilirse hangi suç oluşur?
Şifrenin izinsiz kullanılarak hesaba girilmesi ve verilerin bozulmadan sadece görüntülenmesi TCK m.243/1 kapsamındadır; hesap şifresinin değiştirilerek hak sahibinin erişiminin engellenmesi hâlinde ise eylem TCK m.244/2’ye girer.
Banka hesabıma yetkisiz girilip param başka bir hesaba aktarılırsa bu TCK m.243 mü sayılır?
Hayır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadına göre internet bankacılığı bilgilerinin ele geçirilip hesaptan para aktarılması, bilişim sistemine girme değil, TCK m.142/2-e’de düzenlenen bilişim sistemi kullanılarak hırsızlık suçunu oluşturur.
TCK m.243’ün dördüncü fıkrası gerçekten var mı, neyi düzenliyor?
Evet, dördüncü fıkra 6698 sayılı Kanun’un 30 uncu maddesiyle eklenmiştir; ancak banka veya kamu kurumu sistemlerine ilişkin değildir. Bir bilişim sistemi içindeki veya sistemler arasındaki veri nakillerinin, sisteme girmeksizin teknik araçlarla hukuka aykırı olarak izlenmesini bir yıldan üç yıla kadar hapisle cezalandırır.
Bilişim sistemine girme suçu şikayete tabi midir?
Hayır. TCK’nın bilişim suçlarına ilişkin bölümünde şikayet şartı öngörülmediğinden, bu suç resen soruşturulur ve kovuşturulur.
Bilişim sistemine girme suçunda görevli mahkeme hangisidir?
5235 sayılı Kanun’un 11, 12 ve 14. maddeleri uyarınca, cezasının üst sınırı on yılın altında kalan ve ağır ceza mahkemesinin görev listesinde yer almayan TCK m.243, asliye ceza mahkemesinin görev alanına girer. Fethiye’de işlenen bir eylem için yetkili mahkeme Fethiye Asliye Ceza Mahkemesidir.
Bilişim sistemine girme suçu ile bilişim yoluyla dolandırıcılık aynı suç mudur?
Hayır. TCK m.243 bilişim sisteminin kendisine yetkisiz girilmesini, TCK m.158/1-f ise bilişim sisteminin mağduru aldatmak için araç olarak kullanılmasını cezalandırır; ikisi farklı suç tipleridir ve aynı olayda birlikte de işlenebilir.
Bilişim sistemine girme suçunun cezası ne kadardır?
Temel hâlde bir yıla kadar hapis veya adli para cezası öngörülmüştür; bedeli karşılığı yararlanılan sistemlerde ceza yarı oranına kadar indirilir, fiil nedeniyle veriler zarar görürse altı aydan iki yıla, veri nakillerinin izlenmesi hâlinde ise bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası uygulanır.
Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz
Av. Mustafa Kocatepe
Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)