tr

Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik Suçları Nedir?

Resmi ve Özel Belgede Sahtecilik Suçları Nedir?
17.09.2026
15

Resmi ve özel belgede sahtecilik suçları, Türk Ceza Kanunu’nun “Kamu Güvenine Karşı Suçlar” bölümünde düzenlenmiş, uygulamada en sık karşılaşılan suç tiplerinden biridir. Sahte diploma, sahte kimlik, sahte kambiyo senedi, sahte sözleşme ya da sahte makbuz gibi pek çok farklı belge türü bu suçların konusunu oluşturabilir. Fethiye Ceza Avukatı olarak bu yazımızda TCK m.204’te düzenlenen resmi belgede sahtecilik ile TCK m.207’de düzenlenen özel belgede sahtecilik suçlarını, güncel Yargıtay kararları ışığında; unsurları, aralarındaki sınır ve zincirleme suç hükümleri bakımından ele alacağız.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 01.11.2022 tarihli, E. 2020/293, K. 2022/18265 sayılı kararında belirtildiği üzere, belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesiyle kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek resmi ve özel belgede sahtecilik suçları yaptırıma bağlanmıştır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/11974, K. 2020/4789 sayılı kararında da özel belgede sahtecilik suçuyla korunan yararın, resmi belgede sahtecilik suçunda olduğu gibi kamu güveni olduğunu tespit etmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun E. 2020/271, K. 2023/630 ve E. 2017/187, K. 2020/347 sayılı kararlarında da bu suçların hukuki konusunun kamunun güveni olduğu; belgelerin gerçeğe aykırı düzenlenmesi, gerçek bir belgeye eklemeler yapılması ya da belgenin tamamen veya kısmen değiştirilmesi eylemlerinin kamu güvenini sarstığı vurgulanmıştır.

Resmi Belgede Sahtecilik Suçu (TCK m.204) Nedir?

Resmi belgede sahtecilik suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 204. maddesinde düzenlenmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 29.11.2023 tarihli (E. 2020/271, K. 2023/630), 07.07.2020 tarihli (E. 2017/187, K. 2020/347) ve 18.02.2020 tarihli (E. 2019/431, K. 2020/107) kararlarında maddenin temel hükmü şu şekilde aktarılmıştır:

Madde 204/1- Bir resmî belgeyi sahte olarak düzenleyen, gerçek bir resmî belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren veya sahte resmî belgeyi kullanan kişi, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 30.04.2024 tarihli, E. 2021/7357, K. 2024/5800 sayılı kararında belirtildiği üzere, resmi belgede sahtecilik suçu; belgenin sahte olarak düzenlenmesi, gerçek bir resmi belgenin başkalarını aldatacak şekilde değiştirilmesi veya sahte olarak düzenlenen belgenin kullanılması eylemlerinden birinin gerçekleştirilmesiyle oluşur. Ceza Genel Kurulu, E. 2017/187, K. 2020/347 sayılı ilamında da suçun seçimlik hareketli bir suç olarak tanımlandığını, bu üç seçimlik hareketten herhangi birinin gerçekleşmesi hâlinde suçun oluşacağını belirtmiştir.

Resmi belge kavramı da Yargıtay içtihatlarında somutlaştırılmıştır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 23.09.2021 tarihli, E. 2021/12174, K. 2021/7178 sayılı kararında resmi belge; kamu görevlisi tarafından görevi gereği, kanunun belirlediği şekil şartlarına uygun olarak düzenlenen belge olarak tanımlanmıştır.

Aldatıcılık (İğfal) Kabiliyeti Nasıl Değerlendirilir?

Resmi belgede sahtecilik suçunun oluşması için düzenlenen veya değiştirilen belgenin, gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olması; yani aldatma (iğfal) kabiliyetine sahip olması gerekir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/271, K. 2023/630; E. 2017/187, K. 2020/347 ve E. 2019/431, K. 2020/107 sayılı kararlarında aldatıcılık özelliğinin suçun temel unsuru olduğunu ve özel bir incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belgenin sahte belge olarak kabul edilmesi gerektiğini belirtmiştir.

Aldatma kabiliyetinin bulunup bulunmadığının takdiri ise hâkime aittir. Ceza Genel Kurulu, E. 2020/271, K. 2023/630 sayılı kararında, hâkimin olayın çıkış, oluş ve akışını, düzenlenen belgelerle yapılan işlemleri göz önüne alarak sahteciliğin kolaylıkla anlaşılıp anlaşılamayacağını bizzat saptaması ve sonucuna göre belgede aldatma yeteneği olup olmadığını takdir etmesi gerektiğini vurgulamıştır.

Bu takdirin sağlıklı yapılabilmesi için belge asıllarının incelenmesi de bir zorunluluktur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 21.11.2022 tarihli, E. 2021/21714, K. 2022/19258 sayılı kararında, mahkûmiyet hükümlerine dayanak oluşturulan belge asıllarının denetime imkân verecek şekilde dosyaya alınması, aldatıcılık kabiliyetinin bu şekilde tespit edilmesi ve aslı ele geçirilemeyen fotokopi belgelerin sahtecilik suçuna konu olamayacağının gözetilmesi gerektiği hükme bağlanmıştır. Aynı Daire’nin 09.02.2022 tarihli, E. 2021/11719, K. 2022/1912 sayılı kararında da belgenin aldatıcılık niteliğinin mahkeme tarafından belge üzerinde gözlem yapılarak duruşma zaptına geçirilmesi, bu hususun gerekçeli kararda tartışılması ve denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiği belirtilmiştir.

Özel Belgede Sahtecilik Suçu (TCK m.207) Nedir? Maddi ve Fikri Sahtecilik Ayrımı

Özel belgede sahtecilik suçu 5237 sayılı Kanun’un 207. maddesinde düzenlenmiştir:

Madde 207/1- Bir özel belgeyi sahte olarak düzenleyen veya gerçek bir özel belgeyi başkalarını aldatacak şekilde değiştiren ve kullanan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 23.09.2021 tarihli, E. 2021/12174, K. 2021/7178 sayılı kararında özel belge; resmi belge niteliğini taşımayan ve kanunlarda ayrıca hüküm bulunmayan belgeler olarak, E. 2019/11974, K. 2020/4789 sayılı kararında ise kamu görevlisinin görevi nedeniyle düzenlediklerinin dışında kalan, doğrudan hukuken hüküm ve sonuç meydana getiren, bir hakkın doğmasına veya kanıtlanmasına yarayan yazı olarak tanımlanmıştır.

Özel belgede sahtecilik suçunun kapsamı bakımından en önemli ayrım, maddi sahtecilik ile fikri (içerik) sahtecilik arasındadır ve sadece maddi sahtecilik cezalandırılmaktadır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 21.02.2024 tarihli (E. 2021/8210, K. 2024/1992), 24.01.2022 tarihli (E. 2021/38066, K. 2022/1033), 01.11.2022 tarihli (E. 2020/293, K. 2022/18265) ve Yargıtay 7. Ceza Dairesi’nin 19.11.2024 tarihli (E. 2023/14779, K. 2024/9976) kararlarında, TCK m.207’de gerçeğe aykırı belge düzenleme olarak tanımlanan içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, yalnızca “belgeyi sahte düzenleme” hareketinin, yani taklit suretiyle sahte belge düzenleme veya gerçek bir belgede ekleme/çıkarma suretiyle sahteciliğin (maddi sahtecilik) suç kapsamında olduğu belirtilmiştir. Aynı kararlarda salt yalan beyan içeren özel belgenin, özel belgede sahtecilik suçunun maddi konusunu oluşturmayacağı da vurgulanmıştır.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/12174, K. 2021/7178 sayılı kararında fikri sahteciliği; belgeyi düzenleyen olarak görünen kişi ile düzenleyen kişinin aynı olduğu, ancak sahtecilik eyleminin belgenin özü, fikri yapısı ve içeriğiyle (gerçekliğiyle) ilgili olduğu durumlar şeklinde açıklamış; TCK m.204/2’de “gerçeğe aykırı belge düzenleme” şeklinde tarif edilen içerik sahteciliği eylemine, m.204/1 ve m.207/1’de yer verilmediğini belirtmiştir.

Özel belgede sahtecilik suçunun oluşması için ayrıca belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olması ve bu şekilde kullanılması gerekir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 23.11.2022 tarihli, E. 2019/5762, K. 2022/19598 sayılı kararında, TCK m.207/1’in uygulanabilmesi için suça konu özel belgenin hukuken korunan bir içeriğinin olması, bir hakkın değişmesine, doğumuna veya ortadan kalkmasına neden olacak şekilde hukuki sonuç doğurması gerektiği; somut olayda suça konu yazının hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı gözetilmeden mahkûmiyet kurulmasının isabetsiz olduğu belirtilmiştir. Aynı Daire, E. 2019/11974, K. 2020/4789 sayılı kararında da sahte özel belgenin hukuki sonuç doğuracak şekilde kullanılması gerektiği görüşünü vurgulamıştır.

Resmi Belge ile Özel Belge Arasındaki Sınır: Kambiyo Senetleri, Fotokopiler ve Kurum Belgeleri

Uygulamada bir belgenin resmi mi yoksa özel belge mi sayılacağı, sahtecilik suçunun hangi madde kapsamında (TCK m.204 veya m.207) değerlendirileceğini doğrudan etkilediğinden büyük önem taşır. Yargıtay içtihatları bu ayrımı somut belge türleri üzerinden netleştirmiştir.

Kambiyo Senetlerinde Sahtecilik

Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 30.04.2024 tarihli (E. 2021/12182, K. 2024/5788) ve 05.06.2024 tarihli (E. 2021/32695, K. 2024/7706) kararlarında, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu’nun 14.12.1992 tarihli ve 1/5 sayılı kararı ile Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 24.03.1998 tarihli ve 51/106 sayılı kararına atıfla; kambiyo senetlerinde yapılan sahteciliğin resmi belgede yapılmış sayılabilmesi için ilgili kambiyo senedinin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen bütün zorunlu unsurları taşıması gerektiği, aksi takdirde bu unsurları taşımayan bir kambiyo senedinde sahtecilik yapılmasının özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı belirtilmiştir. Aynı Daire’nin 13.06.2024 tarihli, E. 2020/4889, K. 2024/8216 sayılı kararında da suça konu senet metninde düzenleme (keşide) yerinin bulunmaması hâlinde, zorunlu unsur eksikliği nedeniyle senedin özel belge niteliğinde değerlendirilmesi gerektiği vurgulanmıştır.

Belge Aslının Bulunamaması ve Fotokopi Belgeler

Fotokopi belgelerin sahtecilik suçlarına konu olup olamayacağı da sık karşılaşılan bir sorundur. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 02.11.2023 tarihli, E. 2021/28692, K. 2023/7939 sayılı kararında, onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan belgelerin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olmadığı ve aldatıcılık niteliği bulunmayacağından resmi belgede sahtecilik suçunun unsurlarının oluşmayacağı; bu durumda eylemin özel belgede sahtecilik suçunu oluşturabileceği belirtilmiştir.

Yargıtay 15. Ceza Dairesi’nin 24.12.2020 tarihli, E. 2019/11294, K. 2020/12990 sayılı kararında, bankadan kredi çekilirken kullanılan nüfus cüzdanı ve ikamet senetlerinin asıllarına ulaşılamadığı, fotokopiden ibaret belgelerin sahtecilik suçlarına konu olamayacağı ve aslı olmayan belgelerin iğfal kabiliyetinin objektif olarak tespit edilemeyeceği; ancak sanığın düzenlediği kredi sözleşmesinin niteliği gereği özel belge teşkil etmesi karşısında, resmi belgede sahtecilik yerine özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği belirtilmiştir. Aynı ilkeye Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 27.04.2023 tarihli, E. 2020/1012, K. 2023/3379 sayılı kararında da yer verilmiş; aslı bulunamayan belgenin aldatıcı niteliğinin değerlendirilememesi nedeniyle eylemin bir bütün olarak özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı vurgulanmıştır.

Üniversite, Dernek ve Özel Eğitim Kurumu Belgeleri

Belgeyi düzenleyenin sıfatı da resmi/özel belge ayrımında belirleyicidir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 15.09.2021 tarihli, E. 2021/33442, K. 2021/6527 sayılı kararında, devlet üniversitesi niteliğindeki bir üniversitenin kamu görevlisi vasfındaki rektör ve öğretim üyeleri adına sahte imza atılmak suretiyle oluşturulan belgenin resmi belgede sahtecilik suçuna konu olacağı, bu hususta suç vasfında hataya düşülerek özel belgede sahtecilikten hüküm kurulmasının yasaya aykırı olduğu belirtilmiştir. Benzer şekilde Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 20.09.2022 tarihli, E. 2019/4455, K. 2022/14663 sayılı kararında, sınav salonunda görevli salon başkanı ve gözetmen tarafından imzalanan bir sınav cevap kâğıdının resmi belge niteliğinde olduğu ve bu belgede yapılan sahteciliğin TCK m.204/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiği ifade edilmiştir.

Buna karşılık Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/11974, K. 2020/4789 sayılı kararında, bir dernek adına düzenlenen yardım makbuzunun kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenen bir belge olmadığını ve mevzuatta derneğe ait yardım makbuzlarının resmi belge sayılacağına ilişkin bir hüküm bulunmadığını gözeterek, bu tür belgelerde yapılan sahteciliğin TCK m.207 kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturacağını belirtmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 09.02.2022 tarihli, E. 2021/11719, K. 2022/1912 sayılı kararının karşı oyunda da özel eğitim kurumu yöneticileri ve öğretmenlerinin görevleri sırasında düzenledikleri belgelerin, bu kişilerin belirli suçlar bakımından kamu görevlisi sayılmasına yönelik hükümlerden bağımsız olarak, resmi belge niteliği kazanmayacağı; ceza hukukunda kıyas yasağı gereği bu tür belgelerin kapsamının geniş yorumlanamayacağı vurgulanmıştır.

Yalan Beyan (TCK m.206) ve Vergi Usul Kanunu (VUK m.359) ile İlişkisi

Belgede sahtecilik suçlarının sınırları, komşu suç tipleriyle de dikkatle ayırt edilmelidir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 30.04.2024 tarihli, E. 2021/7357, K. 2024/5800 sayılı kararının karşı oyunda, resmi belgeyi düzenlemek yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunulmasının TCK m.206’da ayrı ve daha hafif bir suç olarak düzenlendiği hatırlatılarak, bu suçla resmi belgede sahtecilik suçu arasındaki sınırın irdelenmesi gerektiği belirtilmiştir. Ayrıca Yargıtay 11. Ceza Dairesi’nin 21.02.2024 tarihli, E. 2021/8210, K. 2024/1992 sayılı kararında, suça konu belgelerin 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesi kapsamında kalması hâlinde, TCK’deki genel sahtecilik hükümleri değil, özel kanun niteliğinden dolayı VUK hükümlerinin uygulanması gerektiği; bu suç bakımından vergi kanunlarına göre düzenlenmesi gereken belgelerin sahte olarak düzenlenmesinin yeterli olacağı belirtilmiştir.

Görüldüğü gibi resmi belge ile özel belge arasındaki sınırın, kambiyo senedinin unsurları, belgenin aslının bulunup bulunmadığı ve düzenleyenin sıfatı gibi pek çok teknik kritere göre değerlendirilmesi gerekmektedir. Somut olayda hangi suç tipinin oluştuğunun ve buna bağlı olarak savunma stratejisinin doğru kurgulanması için bir Fethiye Ceza Avukatı ile görüşülmesi önem taşır.

Zincirleme Suç ve İçtima

Resmi belgede sahtecilik ile özel belgede sahtecilik suçlarının kanunda benzer şekilde düzenlenmiş olması, her iki suçta korunan hukuki yararın kamu güveni olması ve suçun mağdurunun geniş anlamda toplumu oluşturan bireyler olması nedeniyle, bu iki suç Yargıtay içtihadında “aynı suç” kapsamında değerlendirilmektedir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21714, K. 2022/19258 sayılı kararında bu ilkeyi açıkça ortaya koymuştur.

Bu kabulün doğal sonucu olarak, resmi belgede sahtecilik ile özel belgede sahtecilik suçlarının aynı suç işleme kararı ile kısa zaman aralıkları içinde işlenmesi durumunda TCK m.43’teki zincirleme suç hükümleri uygulanır. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21089, K. 2023/5633 sayılı kararında bu ilkeyi vurgulamıştır. Buna karşılık Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39437, K. 2024/1559 sayılı kararında, belgelerin farklı zamanlarda düzenlendiğinin tespiti hâlinde de yine zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/1012, K. 2023/3379 sayılı kararında ise somut bir olayda, sözleşmelerin birkaç gün ara ile düzenlenmiş olması nedeniyle TCK m.43 kapsamında artırım yapılması gerektiği ifade edilmiştir.

Zincirleme suçun hukuki niteliği bakımından Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 10.07.2024 tarihli, E. 2021/163, K. 2024/229 sayılı kararında, aralarında “suç işleme kararında birlik” subjektif bağı bulunan ve birbirinden bağımsız olarak aynı suçun birden çok kez işlenmesi hâlinde zincirleme (müteselsil) suçtan bahsedileceğini; zincirleme suç hâlinde ortada tek bir suç değil, birden fazla suçun mevcut olduğunu belirtmiştir.

Son olarak, belgede sahtecilik suçlarının başka suçlarla içtimaı bakımından TCK m.212 önemli bir sınır çizer. Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21089, K. 2023/5633 sayılı kararında, TCK m.212 gereğince evrakta sahtecilik suçlarının başka bir suçun unsuru sayılamayacağını hükme bağlamış; özel belgede sahteciliğin nitelikli dolandırıcılık suçunun unsuru kabul edilerek ayrıca ceza tayin edilmemesinin hukuka aykırı olduğunu tespit etmiştir. Bu ilke uyarınca, örneğin dolandırıcılık suçunun işlenmesi sırasında sahte bir belge kullanılmışsa, fail hem dolandırıcılıktan hem de belgede sahtecilikten ayrı ayrı cezalandırılır.

Güncel Yargıtay Kararları

Resmi ve özel belgede sahtecilik suçlarına ilişkin yukarıda ayrıntılı olarak açıklanan içtihatların özeti aşağıdaki gibidir:

  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2020/271, K. 2023/630, T. 29.11.2023: Sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, aldatıcılık özelliğinin suçun temel unsuru olduğu ve bu hususun takdirinin hâkime ait olduğu belirtilmiştir.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2017/187, K. 2020/347, T. 07.07.2020: TCK m.204’ün seçimlik hareketli bir suç olduğu ve aldatıcılık özelliğinin bulunması gerektiği vurgulanmıştır.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2019/431, K. 2020/107, T. 18.02.2020: Aldatıcılık özelliğinin suçun temel unsuru olduğu ve özel incelemeye tabi tutulmadıkça gerçek olmadığı anlaşılamayan belgenin sahte belge sayılacağı belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/293, K. 2022/18265, T. 01.11.2022: Sahtecilik suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu ve özel belgede sahteciliğin yalnızca maddi sahtecilik fiillerini kapsadığı tespit edilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/11974, K. 2020/4789, T. 22.09.2020: Özel belgede sahtecilikle korunan yararın da kamu güveni olduğu, dernek yardım makbuzunun özel belge sayılacağı ve sahte özel belgenin hukuki sonuç doğuracak şekilde kullanılması gerektiği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/7357, K. 2024/5800, T. 30.04.2024: Resmi belgede sahteciliğin seçimlik hareketlerle oluşacağı belirtilmiş; karşı oyda yalan beyan suçu (TCK m.206) ile sınırına değinilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/12174, K. 2021/7178, T. 23.09.2021: Resmi belge ve özel belge tanımları ile maddi/fikri sahtecilik ayrımı ortaya konulmuştur.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21714, K. 2022/19258, T. 21.11.2022: Belge asıllarının incelenmesi zorunluluğu ve resmi/özel belgede sahteciliğin “aynı suç” kapsamında değerlendirileceği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/11719, K. 2022/1912, T. 09.02.2022: Aldatıcılık niteliğinin duruşma zaptına geçirilmesi gerekliliği ve özel eğitim kurumu belgelerinin resmi belge sayılmayacağına ilişkin karşı oy yer almaktadır.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/8210, K. 2024/1992, T. 21.02.2024: Özel belgede sahtecilikte fikri sahteciliğin cezalandırılmayacağı ve VUK m.359 kapsamındaki belgelerde özel kanun hükümlerinin uygulanacağı belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/38066, K. 2022/1033, T. 24.01.2022: Özel belgede sahteciliğin yalnızca maddi sahtecilik eylemlerini kapsadığı yinelenmiştir.
  • Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/14779, K. 2024/9976, T. 19.11.2024: TCK m.207’de içerik (fikri) sahteciliğine yer verilmediği, sadece maddi sahteciliğin suç oluşturduğu belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/5762, K. 2022/19598, T. 23.11.2022: Özel belgede sahteciliğin oluşması için belgenin hukuki sonuç doğurmaya elverişli olması gerektiği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/12182, K. 2024/5788, T. 30.04.2024: Kambiyo senedinin resmi belge sayılabilmesi için Türk Ticaret Kanunu’ndaki tüm zorunlu unsurları taşıması gerektiği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/32695, K. 2024/7706, T. 05.06.2024: Kambiyo senetlerinde zorunlu unsur eksikliğinin özel belgede sahteciliğe yol açacağı ilkesi tekrarlanmıştır.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/4889, K. 2024/8216, T. 13.06.2024: Düzenleme (keşide) yeri bulunmayan kambiyo senedinin özel belge sayılması gerektiği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/28692, K. 2023/7939, T. 02.11.2023: Onaysız fotokopi belgelerin resmi belgede sahtecilik suçuna konu olamayacağı, eylemin özel belgede sahtecilik olarak nitelendirilmesi gerektiği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 15. Ceza Dairesi, E. 2019/11294, K. 2020/12990, T. 24.12.2020: Aslı bulunamayan fotokopi belgelerin sahtecilik suçuna konu olamayacağı, ancak düzenlenen kredi sözleşmesinin özel belgede sahtecilik oluşturacağı belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2020/1012, K. 2023/3379, T. 27.04.2023: Aslı bulunamayan belgenin aldatıcılığının değerlendirilemeyeceği ve buna dayalı belgelerin özel belgede sahtecilik oluşturacağı, ayrıca zincirleme suç hükümlerinin uygulanabileceği belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/33442, K. 2021/6527, T. 15.09.2021: Devlet üniversitesi öğretim üyeleri adına sahte imzayla düzenlenen belgenin resmi belge sayılacağı belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2019/4455, K. 2022/14663, T. 20.09.2022: Sınav gözetmeni ve salon başkanı tarafından imzalanan sınav cevap kâğıdının resmi belge niteliğinde olduğu belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/21089, K. 2023/5633, T. 04.07.2023: Zincirleme suç hükümlerinin uygulanma koşulları ve TCK m.212 uyarınca sahteciliğin başka suçun unsuru sayılamayacağı belirtilmiştir.
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2021/39437, K. 2024/1559, T. 13.02.2024: Farklı zamanlarda düzenlenen belgeler bakımından zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği belirtilmiştir.
  • Yargıtay Ceza Genel Kurulu, E. 2021/163, K. 2024/229, T. 10.07.2024: Zincirleme suçun, “suç işleme kararında birlik” bağı bulunan birden fazla bağımsız suçtan oluştuğu belirtilmiştir.

Sonuç ve İletişim

Resmi ve özel belgede sahtecilik suçları, görünüşte basit gibi algılansa da; belgenin resmi mi özel mi olduğunun tespiti, aldatıcılık kabiliyetinin değerlendirilmesi, maddi ile fikri sahtecilik ayrımı ve zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı gibi pek çok teknik ve içtihada dayalı meseleyi barındırır. Bu suçlamalarla karşı karşıya kalan ya da mağduru olan kişilerin, savunma ya da şikâyet süreçlerini doğru yönetebilmeleri için sürecin en başından itibaren bir ceza avukatından destek almaları büyük önem taşımaktadır. Fethiye ve çevresinde resmi veya özel belgede sahtecilik suçlamasıyla ilgili sorularınız için Av. Mustafa Kocatepe ile iletişime geçebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

Resmi belge ile özel belge arasındaki fark nedir?

Resmi belge, kamu görevlisi tarafından görevi gereği kanunun belirlediği şekil şartlarına uygun olarak düzenlenen belgedir. Özel belge ise kamu görevlisinin görevi nedeniyle düzenlediklerinin dışında kalan, resmi sayılmayan ancak doğrudan hukuki sonuç doğuran, bir hakkın doğmasına veya kanıtlanmasına yarayan yazıdır.

Fotokopi belge sahtecilik suçuna konu olur mu?

Onaysız fotokopi niteliğinde olup suret belge özelliği taşımayan ve aslına ulaşılamayan belgeler, aldatıcılık niteliği objektif olarak tespit edilemeyeceğinden resmi belgede sahtecilik suçuna konu olamaz. Ancak bu belgeyle oluşturulan yazı özel belge niteliği taşıyorsa, eylem özel belgede sahtecilik suçunu oluşturabilir.

Kambiyo senedinde sahtecilik nasıl nitelendirilir?

Bir kambiyo senedinde (bono, çek, poliçe) yapılan sahteciliğin resmi belgede sahtecilik sayılabilmesi için senedin Türk Ticaret Kanunu’nda öngörülen düzenleme yeri gibi tüm zorunlu unsurları eksiksiz taşıması gerekir. Bu unsurlardan biri eksikse, sahtecilik özel belgede sahtecilik suçu olarak nitelendirilir.

Sahte diploma veya öğrenci belgesi kullanmak hangi suçu oluşturur?

Devlet üniversitesi gibi kamu kurumu niteliğindeki bir eğitim kurumunun yetkilileri adına sahte imzayla düzenlenmiş bir belge (diploma, sınav cevap kâğıdı gibi) resmi belge niteliğindedir ve bu belgede yapılan sahtecilik ile bu belgenin kullanılması TCK m.204 kapsamında resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturur.

Özel eğitim kurumu belgeleri resmi belge sayılır mı?

Hayır. Özel eğitim kurumu yöneticilerinin veya öğretmenlerinin belirli suçlar bakımından kamu görevlisi sayılmasına ilişkin özel hükümler, bu kişilerce düzenlenen belgeleri resmi belge hâline getirmez. Ceza hukukunda kıyas yasağı gereği bu belgeler dar yorumlanır ve kural olarak özel belge sayılır.

Dernek makbuzunda sahtecilik hangi suçu oluşturur?

Dernek adına düzenlenen bir yardım makbuzu, kamu görevlisi tarafından görevi gereği düzenlenmediğinden ve mevzuatta bu tür makbuzların resmi belge sayılacağına dair bir hüküm bulunmadığından özel belge niteliğindedir. Bu makbuzda yapılan sahtecilik TCK m.207 kapsamında özel belgede sahtecilik suçunu oluşturur.

Maddi sahtecilik ile fikri (içerik) sahtecilik arasındaki fark nedir?

Maddi sahtecilik, bir belgenin taklit yoluyla sahte olarak düzenlenmesi veya gerçek bir belgede ekleme/çıkarma yapılmasıdır. Fikri sahtecilik ise belgeyi düzenleyen kişinin gerçekten kendisi olduğu, ancak belge içeriğinin gerçeğe aykırı olduğu durumlardır. Özel belgede sahtecilik suçu yalnızca maddi sahteciliği kapsar; salt yalan beyan içeren özel belge bu suçun konusunu oluşturmaz.

Aldatıcılık (iğfal) kabiliyeti nedir, kim tarafından takdir edilir?

Aldatıcılık kabiliyeti, düzenlenen veya değiştirilen belgenin gerçek bir belge olduğu konusunda kişiyi yanıltıcı nitelikte olmasıdır ve sahtecilik suçlarının kurucu unsurudur. Bu hususun takdiri, olayın çıkış ve akışını, belgeyle yapılan işlemleri değerlendiren yargılamayı yürüten mahkemeye/hâkime aittir.

Sahte belgenin aslı bulunamazsa dava nasıl sonuçlanır?

Aldatıcılık niteliğinin tespiti için belge aslının dosyada bulunması ve incelenmesi gerekir. Belge aslı ele geçirilemiyor ve elde sadece fotokopi varsa, bu belge resmi belgede sahtecilik suçuna konu olamaz; ancak somut olayın özelliğine göre eylem özel belgede sahtecilik olarak nitelendirilebilir.

Resmi belgede sahtecilik ile özel belgede sahtecilik aynı davada birleştirilebilir mi?

Her iki suçta korunan hukuki yararın kamu güveni olması nedeniyle bu iki suç Yargıtay içtihadında “aynı suç” kapsamında değerlendirilmektedir. Bu suçların aynı suç işleme kararı ile kısa zaman aralıklarında işlenmesi hâlinde TCK m.43’teki zincirleme suç hükümleri uygulanır.

Belgede sahtecilik suçu dolandırıcılık suçuyla birlikte ayrıca cezalandırılır mı?

Evet. TCK m.212 uyarınca evrakta sahtecilik suçları başka bir suçun unsuru sayılamaz. Bu nedenle sahte bir belge kullanılarak dolandırıcılık suçu işlenmişse, fail hem dolandırıcılıktan hem de ayrıca belgede sahtecilikten cezalandırılır.

Kamu görevlisine yalan beyanda bulunmak sahtecilik suçu mudur?

Hayır, farklı bir suçtur. Bir resmî belgeyi düzenlemek yetkisine sahip kamu görevlisine yalan beyanda bulunmak TCK m.206’da ayrı ve daha hafif bir suç olarak düzenlenmiştir. Bu suç ile resmi belgede sahtecilik suçu arasındaki sınırın somut olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerekir.

Vergi belgelerinde sahtecilik TCK’ya mı yoksa VUK’a mı göre cezalandırılır?

Suça konu belgeler 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 359. maddesi kapsamında kalıyorsa, özel kanun niteliği gereği TCK’deki genel sahtecilik hükümleri değil, VUK hükümleri uygulanır.

Dosyanızı değerlendirmek için bize ulaşabilirsiniz

Av. Mustafa Kocatepe

Yasal Uyarı: Bu makalede yer alan bilgiler genel nitelikte olup hukuki mütalaa veya tavsiye niteliği taşımamaktadır. Hak kaybına uğramamak adına somut durumunuz için bir avukata danışmanız önerilir. — Av. Mustafa Kocatepe (Muğla Barosu Sicil No: 2749)

Ziyaretçi Yorumları

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

Whatsapp
Av. Mustafa Kocatepe
Av. Mustafa Kocatepe
Merhaba.
Size nasıl yardımcı olabiliriz?